CHP KADIN KOLLARI GENEL BAŞKANI FATMA KÖSE CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse, CHP İl Başkanlığını ziyaret etti. Köse, partisinin il binasında düzenlediği basın toplantısında: 'Kastamonu bizim için çok değerli. Kastamonu'dan çıkan hayır sesi bütün Anadolu'ya yayılacaktır' dedi. Fatma Köse'nin ziyaretinde konuşan CHP İl Başkanı Muzaffer Bıyıklı 'Cumhuriyet Halk Partisi olarak kadın örgütlenmesi, kadınların...
CHP KADIN KOLLARI GENEL BAŞKANI FATMA KÖSE; CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse, CHP İl Başkanlığını ziyaret etti. Köse, partisinin il binasında düzenlediği basın toplantısında: “Kastamonu bizim için çok değerli. Kastamonu’dan çıkan hayır sesi bütün Anadolu’ya yayılacaktır” dedi. Fatma Köse’nin ziyaretinde konuşan CHP İl Başkanı Muzaffer Bıyıklı; “Cumhuriyet Halk Partisi olarak kadın örgütlenmesi, kadınların çalışması konusunda çok özel ve titiz bir çalışma gerektirdiği düşüncesiyle özel bir örgütlenme yapısı vardır. Kadın kolları ve gençlik kolları bir genel başkanlık olarak örgütlenme yapısı vardır. Cumhuriyet Halk Partisi’nde bu gün üç tane genel başkan vardır. Ana kademenin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’dur ama kadın örgütlenmesinin ve gençlik örgütlenmesinin genel başkanlık biçiminde bir örgütlenme biçimi vardır. Bu aslında kadınların örgütlenmesi daha rahat biçim de örgütlenmeyi sağlıyor. Ülkemiz çok hızla bir referandum gidiyor. Türkiye geleceği açısından önemli bir karar verecek. Burada artık kadın, erkek bütün partililer ve bütün duyarlı yurttaşlar birlikte hareket edeceğiz ve bu referandum da Türkiye’nin geleceği açısından hayırlı kararı çıkarmak zorundayız. Böyle bir iş birliğine, güçlü bir çalışmaya ihtiyacımız var. Kadın Kolları Genel Başkanımız Sayın Fatma Köse’ye İl Başkanlığımız ziyaretinde ötürü teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. “SEÇİMLE GELMEYEN ATANAN BU KİŞİ TÜRKİYE’Yİ YÖNETECEK” Ülkenin çok tehlikeli bir yol ayrımında olduğunu ifade eden CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse; “Hepimiz insanlık için en güzel rejim olan Cumhuriyete sahipken, anayasa değişikliği adı altında bir metin, hiç sıkılmadan gözlerimizin içine baka baka bizlere dayatılmak isteniyor. Ülkemiz anayasa değişikliği adı altında hükümdar yetkilerine sahip ama adı Cumhurbaşkanı olan, bütün güçleri elinde bulunduran tek kişinin iktidarına sürüklemektedir. Anayasalar toplumsal uzlaşma ve mutabakat metinleridir. Bu anayasanın demokratik meşrutiyeti yoktur. Hiçbir anayasal kurumun halkımız görüşü alınmaksızın yapılmak istenen anayasa değişikliği halkımız bir talebi olarak ortaya çıkmamıştır. Dolayısıyla Türk toplumu bu süreç içerisinde daha fazla kutuplaştırılmaktadır. Böyle bir metnin teklif edilmesi bile bizim aklımızın, vicdanımızın yok sayılmasıdır. Neredeyse yüzyıllar öncesini anımsatan krallık, padişahlık ne derseniz deyin, parti başkanı bir cumhurbaşkanına dönüştürülmüş yeni adıyla bize dayatılmaktadır. Bu tartışmayı mevcut Cumhurbaşkanını bağlamında yapmak yanlış olmaz. Bu süreç bundan sonraki yıllarda da devam edecek bir süreçtir. İleride başka basiretsiz bir kişi geldi, ne olacak? Başkan yardımcısını atayacak. Seçimle gelmeyen atanan bu kişi Türkiye’yi yönetecek” dedi. “MESELEMİZ MEMLEKET MESELİDİR” Anayasa yapımının toplumsal uzlaşma gerektirdiğini ifade eden Köse; “Bu demokrasiden tamamen uzaklaşmak demek değil midir? Mesele parti meselesi değildir. Bu ne bir kişinin ne de partinin bir meselesidir. Meselemiz memleket meselidir ve bu memleket hepimizindir. Bu sistem doğru bir sistem değildir. Sistemin kendisi sakattır. Bütün yetkiler bir kişiye verilmez. Bu sorun, kendisini demokrat olarak gören, ülkesini seven, bayrağını seven, adını ve kimliğini nasıl tanımlarsa tanımlasın hepimizin ortak sorunudur. İster ülkücü tanımla, ister milliyetçi tanımla, ister devrimci tanımla, ister muhafazakar tanımla, ister dindar tanımla, nasıl tanımlarsan tanımla ama bu referandum da çocuklarımızın geleceğinin, ülkemizin geleceğinin oylanacağı düşün. Şimdi ayağa kalkmamızın, hep bir ağızdan haykırmamızın zamanıdır. Her şeye dur diyebilmenin en güzel, en çağdaş anlatımını aslında sadece o sandığa gidip hayır oyumuzu kullanmamızdır” diye konuştu. “GÜNEŞİN DOĞDUĞU HER UFUKTA, UMUDA GİDEN BİR YOL MUTLAKA VARDIR” Konuşmasına devam eden Köse şu ifadelere yer verdi: “Her türlü egemenliğin millete dayalı olduğunu ve mutlak egemenliğin bir kişiye verilmeyeceğini anlatmamız gerekiyor. Halkların, güvence altına alınmadığı ve güçler ayrılığının belirlenmediği bir toplumun anayasasının da olmayacağını söylememiz gerekiyor. Cumhuriyetimize, demokrasimize, ülkemizin geleceğine sahip çıkmanın onuru ve en doğal hakkımız olan direnme hakkımız için hayır dememiz gerekiyor. Biz kadınlar her yerde ve her saatte can güvenliğimiz olsun diye, bir kişi daha eksilmeyelim diye, çocuklarımızın düşleri kirletilmesin diye içinde olmadığınız bir anayasa hayır demeliyiz. Kırmadan, dökmeden, ideolojik tartışmalara girmeden, meseleyi sen ben kavgasına çekmeden yapacağımız bir hayır kampanyası ile bu gidişatı tersine çevireceğiz. Herkesin huzur içinde yaşayacağı kimsenin kimseye üstünlük taslamayacağını yeni bir anayasa yazabiliriz. Bu mümkün. Hem de fazlasıyla mümkün. Şunu unutmayın zalimleri var eden mazlumların rızasıdır. Gün bu gün, an bu andır. Güneşin doğduğu her ufukta, umuda giden bir yol mutlaka vardır” ifadelerini kullandı. “HAYIR’LI YARINLARDA BULUŞMAK ÜZERE” Hangi partiyi tutarsa tutsun, hiç ayrım yapmadan, hep birlikte bir yürek olarak mücadele edeceklerini ifade eden Köse; “Emin olun başaracağız, çünkü biz haklıyız. Haklı olduğumuz için hayır diyeceğiz. Tüm renklerimizle özgür, onurlu ve barış içinde yaşayacağımız bir ülke için hayır diyeceğiz. Türkiye’nin özgür olmasını, bağımsız olmasını ve kimsenin önünde eğilmemesini istediğimiz için onurlu bir Türkiye istediğimiz için hayır diyeceğiz. Hayır’lı yarınlarda buluşmak üzere hepimizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum” diyerek sözlerine son verdi.