100 Yıllık Gelenek Yaşatılıyor
Yaklaşık 100 yıllık geçmişe sahip, Kastamonu'nun ilk kahvecisi olarak bilinen Dibek Döğme Kahve'nin işletmecisi Gülümser Dilekçi, eşi Zeki Dilekçi'den kalan geleneksel kahve kültürünü yaşatmayı sürdürüyor.
Yaklaşık 100 yıllık geçmişe sahip, Kastamonu'nun ilk kahvecisi olarak bilinen Dibek Döğme Kahve'nin işletmecisi Gülümser Dilekçi, eşi Zeki Dilekçi'den kalan geleneksel kahve kültürünü yaşatmayı sürdürüyor. Yaklaşık 15 yıldır işlettiği dükknın geçmişinin ise kayınpederi dönemine kadar uzandığını anlatan Gülümser Hanım, eski ustaların kahveyi tamamen beden gücüyle dövdüğünü söyledi.
Eskiden kahvenin ceviz ağacından yapılan büyük bir tokmakla dibekte dövüldüğünü anlatan Gülümser Hanım, 'Eskiden ceviz ağacından yapılan bir tokmakla kahve dövülürmüş. Yani tamamen beden gücüyle çalışılırmış. Dibek kahvesi ismi de buradan geliyor. O ustayı tanımayan yoktu. Ter içinde kalır, saatlerce kahve döverdi. Yaşlı müşterilerimiz hala onu anlatır. Hala aynı dükkandayız, 100 yıla aşkın. Şu anda ben buradayım. Daha öncesinde de eşim vardı. O da yaklaşık 15 yıl burada çalıştı, buranın sahibiydi. Ondan da bize devroldu' ifadelerini kullandı.
Dükkanda yalnızca kahve sattığını söyleyen Gülümser Hanım, eski kavurma ve öğütme makinelerini de hala koruduklarını belirterek, 'Tek başıma çalıştığım için farklı ürünler yapamıyorum. Burası tamamen kahve üzerine. Eski makinelerimiz de hala duruyor. Burası adeta antika bir dükkan' diye konuştu.
'Müşterilerimiz Yıllardır Değişmedi'
Müşterilerinin büyük bölümünün yıllardır aynı kişiler olduğunu dile getiren Gülümser Hanım, 'Müşterilerimiz sabit. Çok eski insanlar buraya alışmışlar. Ondan sürekli geliyorlar. 'Biz buradan başkasına gitmiyoruz' diyorlar. Sabit olmayanlar da sağdan soldan duyuyor. 'Buranın kahvesini tutan yok' diye onlar da geliyorlar. Fakat artık kahve çok pahalandı. Zaten sadece kahve değil, her şey pahalı. Elektrik, çalışan giderleri, sigorta… Hepsini karşılamaya çalışıyoruz. Burayı yaşatmak için açık tutuyoruz' şeklinde konuştu.
Dilekçi, 'Turist uğramıyor. Eskiden bu sokağa çok gelen olurdu. Şimdi bu pazar yeri kalkınca burası fenalaştı. Daha doğrusu alışveriş durdu. Sadece benim dükknım değil, herkesin dükknı öyle. Geçerken bakın, herkesin dükknı bomboş. Millette para yok. Alışveriş yapamıyor. Normal şartlarda kış sezonunda daha çok satışımız oluyor. Yazın dışarıdan gelenler var. Buranın yerlisi olup da başka yerlere yerleşenler, sonra köylerine dönenler alıyorlar' diye konuştu.
Kastamonu'da kahve kültürünün hl yaşadığını belirten Dilekçi, özellikle eski neslin kahve tiryakisi olduğunu söyledi. Gençlerin ise artık kahveye daha fazla ilgi gösterdiğini ifade eden Gülümser Hanım, 'Kastamonu'nun bir kahve kültürü var, tiryakiler var. Eski insanlar daha çok içiyor kahveyi. Yeni nesil eskiden içmezdi. Ben hatırlıyorum, gençliğimizde annem bize kızardı. Mesela kahve ikram ederlerdi, 'Almayın' derdi. Ayıptı o zaman gençlerin kahve içmesi. Ben bunu çok iyi hatırlıyorum. Kararısınız diye kandırırlardı hatta, bir şeyler derlerdi. Fazla içilmezdi yani. Ama şimdi kahveye çok fazla ilgi var' diyerek sözlerini tamamladı.
Dibek Dövme Kahve Geleneği Kültürel Mirası Yaşatıyor
Kastamonu'da asırlık geçmişe sahip dibek dövme kahve geleneği, günümüzde de geleneksel yöntemlerle yaşatılmaya devam ediyor. Geçmişte kahve çekirdekleri, ceviz ağacından yapılan tokmaklarla taş dibek içinde tamamen el gücüyle dövülerek hazırlanıyordu. Elektrikli değirmenlerin yaygınlaşmadığı dönemlerde uygulanan bu yöntem, hem zahmetli hem de ustalık gerektiren bir iş olarak biliniyordu. 'Dibek' adı verilen taş haznede dövülen kahve, çekirdeklerin öğütülerek değil ezilerek parçalanmasını sağlıyor. Bu yöntem sayesinde kahvenin doğal aroması ve karakteristik lezzeti korunurken, kendine özgü yumuşak içimi de ortaya çıkıyor. Geleneksel dibek kahvesi, günümüzde modern makinelerle hazırlanan kahvelerden farklı olarak geçmişten bugüne uzanan kültürel bir mirası temsil ediyor.
Kastamonu'da bu geleneği sürdüren sayılı işletmelerden biri olan Dibek Döğme Kahve, asırlık taş dibekte kahve hazırlama kültürünü yaşatarak hem kentin hafızasını koruyor hem de ziyaretçilere geleneksel kahve deneyimi sunuyor. Burada kullanılan taş dibek ve eski kahve makineleri de geçmişten günümüze ulaşan önemli kültürel miras unsurları arasında yer alıyor.