ADD Ve Eğitim-İş'ten Ortak Kutlama

Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Eğitim-İş Şubesi iş birliğinde Cumhuriyet Meydanı'nda çelenk sunma töreni ve kutlama programı gerçekleştirildi.

Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Eğitim-İş Şubesi iş birliğinde Cumhuriyet Meydanı'nda çelenk sunma töreni ve kutlama programı gerçekleştirildi.

Törene Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Serkan Karayılan ve Eğitim-İş Sendikası Başkanı Ahmet Tevfik Bal katıldı. Programda başkanlar günün anlam ve önemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Açıklamaların ardından şiir okundu. Program kapsamında halk oyunu gösterisi ve oratoryo sahnelendi.

Eğitim-İş Şube Başkanı Ahmet Tevfik Bal, günün anlam ve önemine binaen yaptığı konuşmada; 'Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün 'en büyük eserim' dediği Cumhuriyetimizin 103. yılı kutlu olsun! Türkiye Cumhuriyeti, 103 yıl önce emperyalizme karşı verdiğimiz tam bağımsızlık mücadelesiyle kurulmuş, aklın ve bilimin rehberliğinde çağdaş uygarlık düzeyine yükselmeyi hatta onu aşmayı hedeflemiş Türk ve insanlık tarihinin en büyük devrimlerinden biridir. Cumhuriyetimizin temeli yalnızca siyasi ve askeri bağımsızlık değil, ekonomik, kültürel her alanda bağımsızlık, üreten, sorgulayan, fikri, vicdanı ve irfanı hür yurttaşların yaratılmasıdır. Tam da bu nedenle Eğitim-İş, yürüttüğü ulusal, laik, bilimsel, çağdaş, kamusal, parasız ve karma eğitim mücadelesiyle Cumhuriyet ilke ve devrimlerinin hem teminatı hem de taşıyıcısıdır. Gericiliğe, bağnazlığa, yobazlığa, yoksulluğa ve çaresizliğe karşı 'kimsesizlerin kimsesi' olarak kurulan Cumhuriyet; karanlığa karşı aydınlığın, kulluğa karşı yurttaşlığın zaferidir. Kurtuluşu yabancı ellerde aramayan, kaderini saraya teslim etmeyen, her şeyi kendinden bekleyen bir halkın iradesidir. 1933'te, Cumhuriyetimizin Onuncu Yıl kutlamalarında Ankara'da açılan bir pankart bugünkü mücadelemize de ışık tutmaya devam etmektedir Bugün Cumhuriyetimizin en temel değerleri çok yönlü bir saldırıyla karşı karşıyadır. Türkiye Cumhuriyetinin kurucu nitelikleri, Anayasamızın değiştirilemeyecek temel maddeleri tartışmaya açılırken, tarikat ve cemaatler ÇEDES ve benzeri protokollerle okullarımıza sokulmaktadır. 'Maarif Modeli' adı verilen çağdışı müfredat dayatmalarıyla akıl, bilim, sanat, felsefe, Atatürk ilke ve devrimleri ders kitaplarından çıkarılmakta; Cumhuriyetin eleştiren, düşünen, sorgulayan özgür yurttaş ideali aşındırılmaktadır. Cumhuriyetin 'kimsesizlerin kimsesi' olma hedefi çiğnenmekte, her çocuğu cumhuriyetin çocuğu olarak gören anlayış terk edilmektedir. Bugün yüz binlerce çocuğumuz okul sıralarından koparılıp atölyelere, fabrikalara ucuz ve güvencesiz işçi olarak mahkûm edilmektedir. Kamusal kaynaklar sermayeye aktarılırken çocuklarımız okulda günlerini aç ve susuz geçirmekte, nitelikli eğitim yalnızca parası olanların erişebildiği bir ayrıcalığa dönüştürülmektedir. Eğitimde yaşanan yıkım, Cumhuriyetin kamucu ve aydınlanmacı birikimiyle hesaplaşan siyasi anlayışın eseridir. Atatürk'ün 'fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür' nesiller yetiştirme görevini verdiği öğretmenler ise bugün güvencesiz çalışma koşullarıyla, yoksulluk sınırının altındaki ücretlerle ve her geçen gün artan şiddetle baş başa bırakılmıştır. Ancak öğretmenlerimiz, her şeye rağmen Başöğretmenimizin verdiği ödeve dört elle sarılarak çocuklarımızı cumhuriyet idealleri doğrultusunda eğitmeyi sürdürmektedirler. Cumhuriyet saraylardan ve düvel-i muazzamadan alınan icazetle kurulmadı. Cumhuriyetimizi kuran halkın örgütlü iradesi, bugün de onu savunacak ve yükseltecek olan iradedir. Eğitim-İş olarak sınıflarımızda, okullarımızda ve meydanlarda büyüttüğümüz örgütlü gücümüzle, ümmetçiliğe ve cemaatçi ayrıştırmaya karşı ulus bilincini, kulluğa karşı yurttaşlığı, gericiliğe karşı çağdaşlığı ve bilimi, sömürüye karşı emeği savunmaya devam edeceğiz. 29 Ekim, Cumhuriyeti coşkuyla kutladığımız, onun bağımsızlık ve aydınlanma idealini yaşatma irademizi yenilediğimiz gündür. Cumhuriyeti savunmak; çocukların eğitim hakkını, emekçilerin insanca yaşamını, halkın egemenliğini, Türkiye'nin istikllini ve istikbalini savunmaktır. Eğitim-İş olarak Cumhuriyetin birikimini koruyacak, devrimci idealini mücadelemizle büyüteceğiz' dedi.

'Cumhuriyet Çağdaşlaşma Devrimidir'

ADD Şube Başkanı Serkan Karayılan ise; 'Cumhuriyet Türk Milleti'nin tarih sahnesinde kendi iradesiyle gerçekleştirdiği en büyük aydınlanma ve çağdaşlaşma devrimidir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, emperyalizme karşı tam bağımsızlığı, saltanata karşı millet egemenliğinin, dogmalara karşı aklın ve bilimin tarihsel zaferidir. 103 yıl önce ortaya konulan kurucu irade bir devletin yönetim biçimini belirlemekle kalmamış, çağdaş, laik, ulusal ve üniter bir cumhuriyetin temellerini atmıştır. Bugün ülkemizin içinden geçtiği zorlu süreç, cumhuriyetimizin kuruluş felsefesinin ne denli yaşamsal olduğunu bir kez daha göstermektedir. Tarih bize açıkça öğretmiştir. Bağımsızlığın güvencesi ulusal egemenlik, toplumsal aydınlanmanın temeli laiklik, çağdaş uygarlığın yolu akıl ve bilimdir. Cumhuriyetin temel niteliklerinin tartışmaya açıldığı, toplumsal kutuplaşmanın derinleştiği, kendi içimizde dahi ayrılıkların yaşandığı dönemde bizlere düşen tarihi sorumluluk Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyetin felsefesini, doğru anlamak, anlatmak ve gelecek kuşaklara taşımaktır' dedi.

Özel Haber

Bakmadan Geçme