Afet Riskini Azaltmak İçin Yeni Adımlar Atılacak
İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında yürütülecek çalışmaların ele alındığı bilgilendirme toplantısı, Vali Meftun Dallı başkanlığında gerçekleştirildi.
İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) kapsamında yürütülecek çalışmaların ele alındığı bilgilendirme toplantısı, Vali Meftun Dallı başkanlığında gerçekleştirildi.
İl merkezinde görev yapan kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticilerinin katılımıyla İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü toplantı salonunda düzenlenen toplantıda, 2027-2031 dönemini kapsayan İl Afet Risk Azaltma Planı kapsamında yürütülecek çalışmalar değerlendirildi.
Toplantıya Vali Meftun Dallı, Vali Yardımcısı Aydın Ergün, Belediye Başkan Yardımcısı Umut Uçaroğlu, Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu İl Afet ve Acil Durum Müdürü Dr. Suat Tüfekci, kurum ve kuruluş müdürleri ile çok sayıda davetli katıldı.
İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı tarafından yayımlanan 1 Haziran 2026 tarihli ve 2026/2 sayılı 'İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) 2027-2031 Uygulama Süreci' konulu genelgeyle, 2027-2031 dönemine ilişkin İRAP hazırlama ve uygulama esasları yeniden düzenlendi. Genelge kapsamında, İRAP Sekretaryasının İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü bünyesinde oluşturularak çalışmaların valiliklerin sorumluluğu ve koordinasyonunda yürütülmesi, plan hazırlıklarının İRAP Hazırlama Kılavuzu doğrultusunda 30 Eylül 2026'ya kadar tamamlanması, planların 30 Ekim 2026'ya kadar baskıya hazır şekilde Başkanlığa gönderilmesi ve belirlenen eylemlerin gerekli incelemelerin ardından 1-15 Ocak 2027 tarihleri arasında İRAP İzleme ve Değerlendirme Sistemine işlenmesi istendi.
'Rehavete Kapılmadan Her An Hazırlıklı Olmalı'
Açılış konuşmasını yapan Vali Meftun Dallı, yeni İRAP sürecinin tüm kurumlar tarafından dikkatle takip edilmesi gerektiğini belirterek hazırlanan dokümanların detaylı şekilde incelenmesini istedi. Kastamonu'nun birçok afet riskiyle karşı karşıya bulunduğunu vurgulayan Dallı, 'İlimiz kaya düşmeleri başta olmak üzere birçok doğal afet tehdidi altında bulunuyor. Rehavete kapılmadan her an hazırlıklı olmalı, kurumlarımızı ve personelimizi afetlere karşı en iyi şekilde hazırlamalıyız. Bu konuya hiçbir şekilde baştan savma yaklaşılmasını istemiyoruz. Bu yeni İRAP hazırlama süreci, biraz daha üzerinde çalışmayı ve ilgilenmeyi gerektiriyor. Kurum yöneticilerimizin özellikle vakit ayırıp bu konunun üzerinden geçmesini rica ediyorum. Kastamonu, hepinizin bildiği gibi, bir kısmınızın da bizzat yaşayarak içinden geçtiği üzere afetlere oldukça açık bir bölge. Son yıllarda çok ciddi felaketler yaşadı. Heyelanlar hiç eksik olmuyor, sürekli heyelanlar meydana geliyor. Kaya düşmeleri yaşanıyor. Özellikle Tosya ve İhsangazi ilçelerimiz Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunduğu için tarihte de ciddi depremler yaşanmış. Hl deprem kuşağındayız. Dolayısıyla il olarak ciddi şekilde hazırlıklı olmamız, rehavete kapılmamamız gerekiyor. Kurumsal düzeyde de, kurumlarımızın çalışanları itibarıyla da afetlere karşı en iyi şekilde hazır olmamız lazım. Bu nedenle bu sürece hep birlikte azami dikkat gösterelim, gereken özeni gösterelim. Personelimizin bu konuda yetişmesi için de gerekli itinayı gösterelim. İnşallah, Allah göstermesin ama bir afet durumunda, öncesinde alınacak pek çok tedbir var. Afet öncesi yapılması gerekenler konusunda da bilgilenelim. Bir afet esnasında da Allah korusun, en hızlı şekilde müdahale edebilme kabiliyetini hep birlikte kazanalım ve her zaman hazır olalım' diye konuştu.
'İkinci İRAP Dönemi Resmen Başladı'
İl Afet ve Acil Durum Müdürü Dr. Suat Tüfekci ise yaptığı konuşmada, ilk İRAP döneminin 2021–2026 yıllarını kapsadığını, ikinci dönem olan 2027–2031 İRAP hazırlık çalışmalarının İçişleri Bakanlığı'nın genelgesi doğrultusunda resmen başladığını söyledi.
Teknik düzeyde görev yapan personelin de önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek toplantılarla sürece dahil edileceğini belirten Tüfekci, Kastamonu'nun 9'dan fazla afet türünü yaşayan illerden biri olduğunu hatırlatarak, afet gerçekleşmeden önce alınacak risk azaltıcı önlemlerin can ve mal kayıplarının önlenmesinde büyük rol oynayacağını ifade etti.
Açıklamalarda bulunan Tüfekci; 'Daha önceki çalışmalarımızda, taslaklarımızda ve ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz çalışmalarda aslında bizim yol haritamız belirlenmişti. Biz de bu süreçte, 2020 yılında yürüttüğümüz çalışmalarda, Kastamonu Üniversitesi ile birlikte tematik masalar oluşturduk. Buradaki tüm paydaş kurumlarımızın görevlendireceği yönetim düzeyindeki temsilciler ile yönetim kurulu ve proje koordinasyonuna ait personelin katılımıyla bu tematik masalarda çalışmalarımızı yeniden değerlendirdik. Daha önceki çalışmalarda 211'den fazla eylemimiz vardı. Ancak burada önemli olan, çalışmaların ve eylemlerin sayısı değil; gerçekten uygulanabilir olması ve fayda sağlamasıdır. Bizim için önemli olan, uygulanabilecek eylemleri belirlemektir. Tüm kurumlarımızdan beklentimiz; burada, bu masada kararlı bir şekilde yer almaları, riskleri birlikte görmeleri ve bu riskleri bertaraf edecek tedbirleri yine birlikte ortaya koymalarıdır. Bu konuda tüm kurumlarımızın ilerleyen süreçte üzerlerine düşeni yapacaklarına inanıyoruz. İnşallah güzel bir çalışma sonucunda ilimiz için riski en üst düzeyde bertaraf edecek ve riskleri birlikte yönetebileceğimiz bir sistemi ortaya koymayı arzu ediyoruz' dedi.
'Sistem Dijital Ortamda Yürütülürse Daha Faydalı Olur'
Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük ise yaptığı açıklamada, 'Yükseköğretim Kurulu ile AFAD arasında yapılan iş birliği protokolü kapsamında Türkiye'deki bütün üniversitelere bu noktada bir talimat gönderildi. Çalışmaların yapılması hususunda biz de Kastamonu özelinde bu noktada acil olarak birlikte çalışmamızı başlattık. Bu çalışma da inşallah bu plan sürecinin bir altyapısını teşkil edecek. Biz bunu yapmaya hazırız. Öneri olarak şunu ifade etmek istedim. Çağımız dijitalleşme çağı. Bu Kastamonu AFAD Yönetim Sistemi tarzında bir yazılım geliştirebilirsek; bu yazılımda belirtilen stratejik planın amaçları, hedefleri, eylemleri, göstergeleri, sorumluları ve sürecin takip edildiği canlı bir sistem oluşturabiliriz. Bunu bir yazılıma dökersek ve sorumlu birimlere kullanıcı yetkisi verdiğimizde, bütün bu sorumlu birimler sürecin anlık olarak nasıl yürütüldüğünü, izleme süreçleri boyunca hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığını çok rahatlıkla görebilecek. Bir sonraki dönemde de elimizde hazır bir yazılım olacak. Sadece statik olarak kğıt üzerinde kalan değil; belli dönemlerde bir araya gelip hatırladığımız ya da bir kısmını hatırlayamadığımız bir süreç de olmayacak. Sistem dijital ortamda yürütülürse, geçmişe dönük analiz yapılması, yetkililerin süreçleri anında görmesi, takip etmesi ve gerekli müdahale ile tedbirleri alması açısından karar destek sistemi niteliğinde bir yazılımın faydalı olabileceği kanaatindeyim' diyerek sözlerini tamamladı.
'İlgili Kurumlarla Sürekli Bağlantı Hlindeyiz'
Orman Bölge Müdürü Hakan Yaslıkaya da orman yangınları ile ilgili konuşmasında, 'Kurumumuz faaliyetlerini yürütürken zaten ilgili kurumlarla sürekli bağlantı hlindeyiz. İhtiyaç duyduğumuz zaman kurumlarımız bize her zaman yardımcı oluyor. Arkadaşlarımız kendi kurum personeline ulaştığında ya da herhangi bir hukuki durum söz konusu olduğunda, 112'ye bildirim yapılmasının yanı sıra gerekli ilk müdahaleyi de yapabiliyoruz. Süreci zaten bu şekilde yürütüyoruz' ifadelerini kullandı.
'Bence Bunu İzah Edecek Tek Kelime Var; Bu Hainliktir'
Orman yangınlarına değinen Vali Meftun Dallı ise, 'Büyümeden, çok küçük alanlardayken yangınları söndürüyoruz. Şu ana kadar durum böyle. Ziraat yangınlarıyla beraber 30'u geçti yangın sayımız. İkisinde de yangının çıktığı noktada; birinde soda şişesi ve maden suyu şişesi kırıkları, diğerinde de cam bardak kırıkları vardı. Tabii pikniğe gidenler mi bıraktı, oradan geçen birisi mi attı bilemiyoruz. Orman yolu var sadece bu bölgede, ana yollara falan yakın bir yer değil. Dolayısıyla diğerlerini bilmiyorum ama bu iki yangının çıkış sebebi ciddi şekilde insan kaynaklı sonuçta. Ben şuna inanamıyorum, bütün bu yaşadıklarımızdan sonra, ülke olarak hl araçtan sigara izmariti atabilmeyi, yol kenarına veya ormanlık alana güneş ışınlarıyla büyüteç etkisi oluşturup yangına sebebiyet verecek cam şişe, bardak ve benzeri malzemeleri bırakabilmeyi ya da piknik yaptıktan sonra bu tür şeyleri orada bırakabilmeyi anlayamıyorum. Bence bunu izah edecek tek kelime var; bu hainliktir, başka bir şey değil. Bunu çok açık ve net olarak söylüyorum. Lütfen her birimiz çevremizi, ailemizi ve arkadaşlarımızı bu konularda uyaralım. Bu olmaz. Artık hiç kimsenin bu ülkede bunu yapmaması lazım. Bir insanın kalbinde bu ülkeye, bu vatana, yeşil vatana, yani ormana azıcık bir saygısı, sevgisi ve muhabbeti varsa bunlara kesinlikle müsaade etmemesi ve kendisinin de yapmaması gerekir. Kıymetli hemşehrilerimize özellikle istirhamda bulunuyorum. Lütfen dikkat edelim. Pikniği zaten yaz boyunca ormanlarda yasaklıyoruz. Ama bir şekilde oralardan geçtiğinizde ya da bulunduğunuzda bu konulara çok dikkat edin. Şimdi otlar da bundan sonra yavaş yavaş kuruyacak biliyorsunuz. Geçtiğimiz birkaç ay içerisinde yağmur da gayet iyi yağdı. Dolayısıyla otlar geçen seneye göre çok daha fazla. Her taraf kurumuş otlarla dolu olacak. Tabii hem orman teşkilatımız hem de diğer ilgili kurumlarımız yol kenarı temizliklerini yapmaya çalışıyorlar. Ancak ne kadar uğraşırsanız uğraşın, bir sigara izmariti attığınızda, hele bir de rüzgr varsa, çok hızlı bir şekilde tutuşup ormana sirayet edebilecek pek çok noktamız var. Bunlara lütfen kıymetli hemşehrilerim dikkat edelim. Orman yangını korkunç bir şey biliyorsunuz. İlimizin yaklaşık 13 bin kilometrekarelik alanının büyük bölümü ormanlarla kaplı. Dolayısıyla bu konuda en hassas illerden birisiyiz. İnşallah bu yaz mevsimini, bu sezonu orman yangını yaşamadan geçiririz. Bunun için hep birlikte dua edelim, gerekli tedbirleri alalım ve gerekli özeni gösterelim. Tekrar AFAD'a teşekkür ediyorum. Suat Bey'e ve Nisanur Hanım'a güzel sunumları için teşekkür ediyorum. Sizlerden de bir kez daha bu konuya azami özeni göstermenizi rica ediyorum' dedi.
Toplantıda, afet risklerinin azaltılmasına yönelik planlama süreci, kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi ile izlenecek yol haritası hakkında katılımcılara bilgilendirme sunumu yapıldı.
Kurumlara Daha Kapsamlı Görevler Verildi
Yeni genelge kapsamında daha önce 5 üyeden oluşan İRAP İzleme ve Değerlendirme Komisyonu 9 üyeye çıkarıldı. Kastamonu'da komisyon; Vali veya Vali Yardımcısı başkanlığında, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri, AFAD İl Müdürü, Belediye Başkan Yardımcısı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü, DSİ Bölge Müdürü, Karayolları Bölge Müdürü, Orman Bölge Müdürü ve Kastamonu Üniversitesi temsilcisinden oluşacak. İhtiyaç halinde kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de toplantılara davet edilebilecek. Komisyon ayrıca yeni eylem önerileri ile mevcut eylemlerde yapılacak ekleme, çıkarma ve güncelleme taleplerini değerlendirecek.
Genelgeyle İRAP eylemlerinin hazırlanmasına ilişkin kriterler de ayrıntılı hale getirildi. Buna göre eylemlerin uygulanabilir, ölçülebilir ve izlenebilir olması, ilçe, mahalle, mevki, güzergh, bina veya tesis adı içermesi, zaman, bütçe, kapsam ve performans göstergeleriyle somutlaştırılması, tek bir faaliyeti kapsaması ve her eylem için yalnızca bir sorumlu kurum belirlenmesi zorunlu olacak. Ayrıca tüm eylemlerin başlangıç ve bitiş tarihleri 2027-2031 dönemi içerisinde yer alacak.
Yeni süreçte teknik altyapı da güçlendirildi. İRAP hazırlıklarında AFAD Afet Risk Azaltma Sistemi (ARAS), AFAD Deprem Erken Hasar Kestirim Sistemi (AFAD-DEHAS), Taşkın Yönetim Planları ve Türkiye Afet Risk Azaltma Planı (TARAP) esas alınacak. Afet risklerinin belirlenmesinde bu sistemlerden azami ölçüde yararlanılması, taşkın ve sel risklerine yönelik uygun eylemlerin İRAP'a aktarılması öngörüldü.
Genelgeyle İRAP eylemleri ile yatırım ve bütçe programları arasındaki bağ da güçlendirildi. Risk azaltma çalışmalarına yönelik bütçelerin önceliklendirme ve maliyet analizleriyle belirlenmesi, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığına sunulacak yatırım tekliflerinde ilgili İRAP eylem kodlarının belirtilmesi istendi. Ayrıca AFAD İl Müdürlüklerince yürütülen heyelan, kaya düşmesi ve çığ önleme projelerinin İRAP'a eylem olarak eklenmesi zorunlu hale getirildi.
Eylemlerin tamamlanma sürecinde de yeni bir sistem getirildi. Tamamlanan çalışmalara ait kanıtlayıcı belgelerin sisteme yüklenmesinin ardından eylemler önce İRAP İzleme ve Değerlendirme Komisyonunun onayına sunulacak, uygun bulunması halinde sistem yöneticisi tarafından tamamlanma onayı verilecek.
Yeni düzenleme, afet risk yönetiminde sosyal, kültürel ve çevresel yaklaşımları da ön plana çıkardı. Kültürel mirasın korunması, kırılgan grupların gözetilmesi ve doğa temelli çözümlerin afet risk azaltma çalışmalarına dahil edilmesi istenirken, önceki yıllarda yayımlanan ve yeni genelgeye aykırı olmayan başkanlık genelgelerinin uygulanmasına da devam edileceği belirtildi.
Toplantıda kurumlara yönelik beklentiler de paylaşıldı. Buna göre çalıştaylara karar alma yetkisine sahip yöneticilerin katılması, AFAD tarafından hazırlanan durum tespit anketlerinin eksiksiz doldurulması, 2027-2031 döneminde belirlenen eylemlerin kurum amirlerince yakından takip edilmesi, yatırım bütçelerinin İRAP hedefleriyle ilişkilendirilmesi, yeni risklerin İRAP Sekretaryasına bildirilmesi ve tamamlanan çalışmaların bilgi ve belgeleriyle birlikte sisteme yüklenmesi istendi.