CHP'de 'İhraç' Tartışması
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından ihracı talep edilen CHP PM Üyesi Hikmet Erbilgin açıklamalarda bulunurken, Erbilgin'in açıklamalarına CHP İl Başkanı Uğur Alemdar cevap verdi.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından ihracı talep edilen CHP PM Üyesi Hikmet Erbilgin açıklamalarda bulunurken, Erbilgin'in açıklamalarına CHP İl Başkanı Uğur Alemdar cevap verdi.
CHP'den ihraç edilen Hikmet Erbilgin açıklamasında; ''Gemiyi güvenli limana taşıyacağız' diyenlerin, bugün arsız bir korsanlığa girişerek gemiyi kaçırmaya çalıştıkları görülmüştür. Cumhuriyet Halk Partisi'nin butlan Genel Başkanı ve MYK'sı eliyle, içlerinde benim de olduğum 51 arkadaşımın kesin ihracımızın istendiğini basında çıkan haberlerden öğrenmiş durumdayım. Peki, ne yapmışız? Öncelikle Yuvamız Kastamonu'da yol arkadaşlarımla birlikte hane hane, sokak sokak, köy köy, ilçe ilçe milletimizle buluşmuş, kucaklaşmış, üye sayısını yaklaşık 4 kat arttırmışız. Bu kadim şehirde milletimizin derdi ile dertlenmiş, yüreğimiz Kastamonu diye atmış, oylarımızı her seçimde arttırmışız. Görev yaptığımız partinin kapasitesini büyütmek için modern bir il binasına kavuşmasına katkı sunmuş, Kastamonu'nun yerelde ve genelde temsili için sorumluluk üstlenmişiz. Bütün bu gayretlerin içerisinde, o günkü genel merkez yönetiminin milletle bağının zayıf olduğunu görüp cesaretle değişim çağrısına öncülük etmişiz. Bu çağrı, Genel Başkanımız Özgür Özel liderliğinde ete kemiğe bürünmüştür. CHP, 47 yıl sonra Türkiye'nin birinci partisi olmuştur. SHP dönemi dışında, yaklaşık yarım asır sonra Kastamonu'yu yuvamız yapmış, kalesine Türk bayrağını asma onurunu milletimiz bize yaşatmıştır. İşte ihraç gerekçesi olarak sundukları, alın teri ile ilmek ilmek örülmüş bu öyküdür. Ülkemizi bu kara düzenden kurtarmak için azim ve kararlılığımız nettir. Yeniyi bu aziz milletle buluşturmak boynumuzun borcudur. Duymak istedikleri şuysa: liderimiz Özgür Özel, Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'dur. Artık vakit, darbecilerden, butlancılardan, cuntacılardan kurtulma vaktidir. Ne alnımızda bir ayıp, ne koltuk altında saklı haçımız. Biz bu halkı sevdik ve bu ülkeyi. İşte bağışlanmaz Korkunç suçumuz…' ifadelerini kullandı.
'Mesele Bugün Nerede Durulduğudur'
Hikmet Erbilgin'in açıklamalarına cevap veren CHP İl Başkanı Uğur Alemdar; 'Asırlık çınarımız, ata yadigarımız, baba ocağımız Cumhuriyet Halk Partisi'ne bugüne kadar emek veren, katkı sunan, partimizi geliştiren herkese teşekkür ederim. Bununla birlikte geçmişte verilen emeğin, bugün sergilenen siyasi çelişkilere zırh haline gelemeyeceğini de vurgulamak isterim. Mesele dün kimin kaç üye yaptığı, hangi görevlerde bulunduğu ya da hangi binaya katkı sunduğu değildir, mesele bugün nerede durulduğudur. Siyasi tercih özgürdür. Dileyen CHP'de siyaset yapar, dileyen başka bir siyasi yolu seçer. Buna kimsenin itirazı olamaz. Siyasi bir kalkışmayla yenileneceğim diyerek parti değiştirenler, o partiye destek verenler, malum partililerle kol kola gezenler; kalkıştıkları partiden ihraçlarını korsanlık olarak değerlendirmişler! İkiyüzlü davrananlar, tavşana kaç deyip tazıya tut diyenler, korsanların dik alasıdır. İlgili kişilere, ilgili kişiyle aynı safta, yerde ve istikamette olanlara soruyoruz. Madem yolunuzu ayırdınız, neden istifa etmediniz? Madem başka bir siyasi adresin propagandasını yapıyorsunuz, CHP üyeliğini neden muhafaza ettiniz? Madem Cumhuriyet Halk Partisi'ni 'darbecilik', 'cuntacılık' ve 'korsanlık' gibi ifadelerle suçlayacak kadar bu siyasi iradeden koptunuz, hl bu partinin üyeliğini taşımakta neden ısrar ediyorsunuz? CHP'nin kapısından çıkmaya cesaret edemeden başka kapılarda siyaset yapıp, parti hukuku işletildiğinde mağduriyet hikyesi yazmak siyasi cesaret değildir. Siyasi cesaret, seçtiğiniz yolun arkasında durmak ve sonucunu üstlenmektir. Gemiden indiğini ilan etmeden başka bir geminin güvertesinde siyaset yapanların, bugün dönüp 'gemiyi kaçırıyorlar' diye bağırması en hafif ifadeyle siyasi ahlaksızlıktır. Cumhuriyet Halk Partisi'ni bugün 'cunta', 'darbe' ve 'korsanlık' sözcükleriyle tarif edip hl o partinin üyeliğini taşıyorsanız, önce CHP'nin değil, kendi siyasi tutarlılığınızın hesabını vermelisiniz. CHP kimsenin siyasi ihtiyat akçesi değildir. Bir bekleme salonu değildir. Bir sigorta poliçesi değildir. Şartların nasıl şekilleneceğini görmek için cepte tutulan bir yedek adres hiç değildir. İhanetten söz edilecekse önce şu soruya cevap verilmelidir: Bir siyasi partiye sadakat, üyelik kartını cebinde taşımakla mı; yoksa o partinin siyasi iradesinin arkasında durmakla mı ölçülür? Madem başka bir yol seçtiniz, seçtiğiniz yolun arkasında durun ve yolunuza bakın. Cumhuriyet Halk Partisi'ni siyasi hesaplarınızın, yarına dair ihtimallerinizin ve değişen şartlara göre pozisyon alma arayışınızın yedek adresi olmaktan çıkarın. Cumhuriyet Halk Partisi, giderken arkanızda açık bırakacağınız bir kapı değil; inanarak, bedel ödeyerek ve sorumluluğunu taşıyarak yürünecek bir siyasi iradedir. Önce hangi gemide olduğunuza karar vereceksiniz. Sonra o geminin hukukundan söz edeceksiniz' dedi.