CHP İl Binası Önünde Sesler Yükseldi

CHP Kastamonu İl Başkanlığı önünde toplanan parti üyeleri ve vatandaşlar, görevden alınan CHP Kastamonu İl Yönetimi ile ilçe başkanlarına destek vermek amacıyla basın açıklaması düzenledi. Görevden alma kararını protesto eden katılımcılar, alınan karara tepki göstererek görevden alınan yönetim ve başkanların yanında olduklarını ifade etti.

CHP Kastamonu İl Başkanlığı önünde toplanan parti üyeleri ve vatandaşlar, görevden alınan CHP Kastamonu İl Yönetimi ile ilçe başkanlarına destek vermek amacıyla basın açıklaması düzenledi. Görevden alma kararını protesto eden katılımcılar, alınan karara tepki göstererek görevden alınan yönetim ve başkanların yanında olduklarını ifade etti.

Parti yöneticileri ve üyelerinin de yer aldığı programda, demokrasiye, milli iradeye ve halkın sandıkta ortaya koyduğu tercihe sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.

'Direne Direne, Sabırla Ve İnançla Kazanana Kadar Yürümeye Devam Edeceğiz'

Görevden alınan CHP Kastamonu Merkez İlçe Başkanı Damla Yılmaz Özcan, 'Bugün burada bir görevin sonunu konuşmak için değil, bir mücadelenin devam ettiğini ilan etmek için bulunuyorum. Mutlak butlan ve ekibinin 16.07.2026 tarihinde aldığı kararla, örgütün iradesi ile seçilen İl Başkanımız İlke Karabacak, ilyönetimiyle birlikte disiplin kurulu üyelerimiz ve Merkez ilçe yönetim kurulu üyelerimizle beraber, ben de Temmuz 2024'ten bu yana büyük bir onur ve gururla yürüttüğüm Cumhuriyet Halk Partisi Kastamonu Merkez İlçe Başkanlığı görevimden alınmış bulunuyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nde görevler gelip geçicidir. Makamlar emanettir, mücadele ise bakidir. Bizi bir arada tutan şey ünvanlarımız değil; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu bu partinin halkçı, demokrat ve cumhuriyetçi değerlerine olan sarsılmaz inancımızdır. Ve herkes şunu bilmelidir ki,bir imza ile bizi görevden alabilirler ama mücadelemizi asla elimizden alamazlar. Biz bu partide koltuk için değil, halk için siyaset yaptık. Kişiler için değil, ilkeler için mücadele ettik. Makamlara göre yönümüzü değil, değerlerimize göre duruşumuzu belırledık. Butlan Parti Sözcüsü Müslüm Sarı'yı dinlerken kendimi adeta AK Parti'nin bir basın açıklamasını dinliyormuş gibi hissettim. Yıllarca aynı çatı altında birlikte emek verdiği yol arkadaşlarına karşı kullandığı ifadeler, sadece siyasi nezaketten uzak değil; aynı zamanda kendisine verilen talimatı yerine getirdiğinin de açık göstergesidir. AK Parti'nin yıllardır diline pelesenk ettiği paralel yapılanma, bölücü gibi kavramların bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin sözcüsü tarafından kullanılması son derece düşündürücüdür. Bu söylemler, bağımsız bir siyasi iradenin değil, başkalarının belirlediği bir dilin tekrarından ibarettir. Daha da ilginci, bu yapı bugün kendisini kahraman ilan etmektedir. Güya kayyum gelmesin diye büyük bir fedakrlık yaptıklarını söylemektedir. Ben de kendi kendime düşündüm. Eğer gerçekten partimize kayyum atanmış olsaydı ne olurdu? Belki genel merkezimiz ve il binalarımız polis zoruyla ele geçirilirdi. Belki örgütümüz, iktidarın yeniden seçim kazanması uğruna adım adım
dağıtılmaya çalışılırdı. doldurulurdu. Belki önce MYK ve Parti Meclisi tasfiye edilir, yerlerine kendi adamları
Belki genel merkezin ve il başkanlıklarının iletişim kanalları, sosyal medya platformları ele geçirilir, örgütlerin sesi kısılmaya çalışılırdı. Ardından il yönetimleri hedef alınırdı. Bugün 3 il, yarın 5 il, sonra on il derken bütün örgütü tasfiye eder,AKP'nin kara düzenine ses edemeyecek hale getirmeye çalışırdı. Bütün bunları düşünürken bir de dönüp baktım... Anlatılan senaryonun değil, yaşanan gerçeğin tam da bu olduğunu gördüm. Demek ki mesele kayyumun gelmesini engellemek değilmiş. Mesele,
kayyum görevinin AKP' ye edeceği hizmeti,kendilerinin etme isteğiymiş. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurumsal kimliği bizim için büyük bir değerdir. Ancak bizi görevlerimizden almak; AK Parti'nin kurduğu düzene karşı mücadele etmemizi, özgür ve demokratik bir Türkiye idealinden vazgeçirmeye yetmeyecektir.
Biz mücadelemizi hiçbir zaman bir makama bağlamadık. Dün olduğu gibi bugün de doğrunun yanında, haksızlığın karşısında olmaya devam edeceğiz. Bizim Genel Başkanımız Özgür Özel'dir.
Parti Meclisi üyemiz Hikmet Erbilgin' dir. İl Başkanımız İlke Karabacak'tır. Kastamonu'muz Hasan Baltacı'ya emanettir. Bu isimlerin temsil ettiği mücadele, yalnızca makamlarla sınırlı değildir. Onlar da bizler de bulunduğumuz her yerde aynı inançla mücadele etmeye devam edeceğiz. Şunu da herkes bilsin:
Görevden alınmış olabiliriz. Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında mücadele etmemiz engellenmek istenebilir. Ancak bizi ne inandığımız yoldan çevirebilirler ne de bu ülkenin aydınlık
yarınlarına olan umudumuzdan vazgeçirebilirler.
Direne direne, sabırla ve inançla kazanana kadar yürümeye devam edeceğiz. Hiçbir zaman kişisel hesapların değil, örgütümüzün ve halkımızın yanında
durmaktan vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.
Partimizi Türkiye'nin birinci partisi yapan ve ilk genel seçimde partimizi iktidar yapma yolunda gece gündüz demeden emek veren Merkez Ilçe Yönetim Kurulu üyelerime, örgütümüzün her bir neferine en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Birlikte yürüdüğümüz her yol, verdiğimiz her emek benim için büyük bir onurdur.
Son sözüm şudur: Her karanlık, kendisini sona erdirecek şafağın tohumlarını kendi içinde taşır.
Biz o şafağın geleceğine inanıyor, mücadelemizi aynı inanç ve kararlılıkla ürmeye devam ediyoruz' diye konuştu.

'Cumhuriyet Halk Partisi'nin İleri Gidişini Önlemek İstiyorlar'

Belediye Başkanı Hasan Baltacı ise, 'Öncelikle bir şeyin altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum. Ben ve arkadaşlarım bugüne kadar hak etmediğimiz hiçbir makama göz dikmedik. Ben ve arkadaşlarım bugüne kadar üyeden, delegeden, milletten, halktan onay almadan hiçbir makama oturmadık, hiçbir göreve el uzatmadık. Çünkü biz şunu biliyoruz: Eğer milletin gönlünde yoksanız, eğer üyenin kalbinde yoksanız, eğer sizi seçen bir delege yoksa, onlardan yetki almadıysanız, onlardan görevi almadıysanız; millete rağmen, halka rağmen hiçbir koltukta, hiçbir makamda sonsuza kadar oturamazsınız. Bu dün de böyle oldu, yarın da böyle olacak. Buna olan inancınızı gözlerinizde görüyorum. Buna o kadar inanıyoruz ki, geçmişte uğruna büyük mücadele verdiğimiz bu çatıyı bile, gelecekte çok daha büyük bir mücadele vererek Türkiye'nin hak ettiği geleceği kurabilmek için arkamızda bırakmaya razıyız. Çünkü bizim yüzümüz millete dönüktür. Çünkü bizim yüzümüz halka dönüktür. Çünkü bizim güvendiğimiz tek bir güç vardır. O da içinde birlikte yaşadığımız, birlikte umut ettiğimiz, birlikte başaracağımıza inandığımız halkımızdan başka hiç kimse değildir. Buna bütün kalbimizle inanıyoruz ve birlikte kazanacağımızı buradan herkese bir kez daha söylüyorum, 19 Mart'tan beri yapılmak istenen şey bellidir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin ileri gidişini önlemek istiyorlar. Mesele bir partinin seçimde birinci çıkması değildir. Mesele, Türkiye'yi bu çağda, 21. yüzyılda hak ettiği yere kavuşturabilmektir. Şimdi mahkeme kararıyla önce çok kıymetli yoldaşım, Parti Meclisi üyemiz Hikmet Başkanımızın ve arkadaşlarının Parti Meclisi üyeliklerini düşürdüler. Şimdi de il başkanımızı, merkez ilçe başkanımızı ve Türkiye'de 52 il başkanımızı görevden aldılar. Ben öncelikle kendi adıma, partim adına, yoldaşlarım adına ve memleketim adına değerli yoldaşlarıma canıgönülden teşekkür ediyorum. Hikmet Başkanım, 5 yıl boyunca Kastamonu'da il başkanlığı yaparken, üç yıl boyunca da bu partide Parti Meclisi üyeliği yaparken hem bize hem de Türkiye'nin 81 ilindeki bütün örgütlere en doğru önderliği yapmıştır. Huzurlarınızda kardeşime teşekkür ediyorum. Onunla gurur duyuyorum. O bizim yüz akımızdı. Hem Merkez İlçe Başkanlığı döneminde hem de il başkanlığı döneminde bu şehrin 20 ilçesine, bin 54 köyüne sahip çıkmasıyla, bizlere sahip çıkmasıyla, her an yanımızda olmasıyla ve kararlı bir yoldaşımız olmasıyla İl Başkanımıza da canıgönülden teşekkür ediyorum. Bütün işini gücünü bırakarak 24 saat mesaisini bizlere ayıran, bu zor günlerde, bu şehri yönettiğimiz bu stresli süreçte bir adım dahi yanımızdan ayrılmayan değerli Merkez İlçe Başkanıma da hepinizin huzurunda teşekkür ediyorum. Sözü fazla uzatmayacağız arkadaşlar. Aslında sözü fazla uzatmamak gerekiyor. Hep birlikte yeni bir söz söyleme zamanı, hep birlikte yeni bir yolu daha büyük ve daha geniş bir katılımla yürüme zamanı, hep birlikte yeni bir hikye yazma zamanına gelmiş bulunuyoruz. Geride bıraktıklarımıza üzülmek yok arkadaşlar. Geride bıraktıklarımıza dertlenmek yok. Yüzümüzü güneşe, yüzümüzü geleceğe döneceğiz. Kalbimizi millete açacağız. Yine milletin bağrında bu ülkenin geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz' dedi.

'Tarih Şimdi Bizleri Yepyeni Bir Mücadeleye Çağırıyor'

Görevden alınan CHP Kastamonu İl Başkanı İlke Karabacak ise yaptığı konuşmada, 'Dün sözde parti sözcüsü Müslüm Sarı, yaptığı açıklamayla aralarında Kastamonu İl ve Merkez İlçe Başkanlığımızın da bulunduğu bazı il ve ilçe başkanlıklarının görevden alındığını ilan etti. Başka bir şey yapamayacaksınız. Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyelim: Hadi oradan!Kararınız da ilanınız da yok hükmündedir. Çünkü sizin varlığınız yok hükmündedir. Meşru değilsiniz. Bugün burada, bu ülkede iradenin nerede başladığını ve kiminle anlam kazandığını hatırlatmak için toplandık. Çünkü biliyoruz ki makamlar verilir, alınır. Unvanlar değişir. Ama halkın verdiği görev hiçbir kalemin imzasıyla geri alınamaz. Dün akşamdan beri bizleri arayarak dayanışma duygularınızı iletiyor, ardından üzüntü ve öfkenizi dile getiriyorsunuz. Bugün sizlerin gözlerinde de o duyguları görüyorum. Ancak gün o gün değil, kıymetli yol arkadaşlarım. Öfkenin de üzüntünün de ağırlığını kaldıracak hlde değil omuzlarımız. Zira bizlerin omuzlarında bu kadim toprakların ve Cumhuriyetimizin geleceği gibi oldukça ağır ve onurlu bir yük var. Sizler, yarını kuracak olanlar; Türkiye'nin dört bir yanında ülkenin umudunu, geleceğini ve onurunu temsil ediyorsunuz. Kendimize yakışanı yapacağız. Ve kim olduğumuzu her zaman yaptığımız gibi tekrar tekrar hatırlatacağız. Mütevazı olmayacağız. Bugün burada toplananlar olarak hep birlikte mücadelemiz ve duruşumuzla bu memlekette birilerinin rüyasında bile göremeyeceği zaferler kazandık. 2 dönem üst üste değerli yol arkadaşım Hasan Baltacı'yı milletvekili olarak Meclis'e gönderenler buradadır. 20 yıldır Daday'da partisini iktidar yapanlar buradadır.
35 yıl sonra yerel seçimleri kazanarak yerelde iktidar olanlar buradadır. Cumhuriyet Halk Partisini Türkiye'nin birinci partisi yapanlar buradadır. Halkın mücadelesi, umudu ve onuru buradadır. Bunların hiçbirisini bir bina yapmadı. Bunların hiçbirisini bir mevki, bir koltuk yapmadı. Bunu başaran sizlersiniz; mücadeleniz, dayanışmanız ve fedakrlığınızdır. Sizler hep birlikte bu kentte bir hikye yazdınız arkadaşlar. Güçlü, erdemli, samimi ve onurlu bir hikye. Bizler hep birlikte çok şeyi başardık ve çok şey öğrendik. Yan yana durmayı öğrendik. Bir arada kalmayı öğrendik. Birbirimize omuz vermeyi ve örgütlü mücadeleyi öğrendik. Vah ki bir makamı gasp ettiğinde mücadeleyi durduracağını sananlara… Vah ki kendisini dört duvarın içine hapsedip halkına sırt çevirenlere… Vah ki hırsından başka elinde bir şey kalmayanlara… Hlleri ne acınası, ne ibretliktir. Bize gelince, değerli yol arkadaşlarım…Tarih şimdi bizleri yepyeni bir mücadeleye çağırıyor. Yolumuz uzun olabilir. Ama yönümüz bellidir. Yönümüz millettir. Milletimizin iktidarıdır. Seçilmişler buradadır. Meşruiyetini halkın gönlünden alanlar buradadır. Örgütümüz buradadır. Dostlarımız buradadır. Ve en önemlisi, memleketimizin geleceğine yön verecek olanlar buradadır. Yolumuz açık olsun' ifadelerini kullandı.

'Bu Partiyi Elini Kolunu Sallayarak Gelip Teslim Alacağını Düşünenlere İşte Bu Meydandaki İradeyi Gösteriyorum'

Görevden alınan CHP Parti Meclis Üyesi Hikmet Erbilgin, 'Her ne yaşadıysak, 38. Kurultay'daki o değişim iradesinin ete kemiğe bürünmesiyle birlikte yaşadık. O nedenle o gün bizleri bu güzel Kastamonu'yu, bu kadim partiyi temsil etmek üzere Ankara'ya kurultay delegesi olarak gönderdiğiniz kardeşlerimi buraya davet ediyorum. Şöyle bazı şeyleri hatırlatmamızda fayda var. Ama bu hatırlatmalardan önce Ankara'da suyu bulandırmaya çalışanlara kötü bir haberim var. Bugün burada Kastamonu'nun 20 ilçe başkanı, il başkanı İlke Karabacak'ın yanındadır. Kastamonu'daki Cumhuriyet Halk Partili iki belediye başkanı, il başkanının ve genel başkanının yanındadır. Kastamonu'nun tüm ilçelerinden seçilen belediye meclis üyelerimiz, il genel meclisi üyelerimiz il başkanımız İlke Karabacak'ın yanındadır. Bu Kastamonu'yu sokak sokak gezip ter döken kadınlarımız, kadın kollarımız, gençlerimiz il başkanımız İlke Karabacak'ın yanındadır. Her seçimde; yetmiş yaşında, elli yaşında, kırk yaşında, on sekiz yaşında sandıkları bekleyen kardeşlerimiz genel başkanımız Özgür Özel'in ve il başkanımız İlke Karabacak'ın yanındadır. Bu partinin 10 bin üyesi il başkanımızın yanındadır. Yüreği güzel insanlar, milletimiz genel başkanımız Özgür Özel'in yanındadır kardeşlerim. Birlikte mücadele etmekten onur duyduğum kurultay delegesi arkadaşlarımızla birlikte bundan tam 520 gün önce, 11 Şubat 2025 tarihinde bir bildiri yayımladık. O gün Kemal Kılıçdaroğlu, kurultayımızın butlan olduğunu iddia etmişti. Biz de demiştik ki: 'Mustafa Kemal'in koltuğunda oturanlar millete karşı sorumludur. Boynuna idam fermanı geçirilmiş hlde Samsun yoluna düşen Mustafa Kemal'in arkadaşları millete karşı sorumludur. Feraset sahibidir.' Yine değerli kardeşlerim, o bildiride bu işlerin belediyelerimize yönelik operasyonlardan bağımsız olmadığını söylemiştik. Öyleyse hepimizin 19 Mart darbesini bir kez daha hatırlaması gerekiyor. Bu ülkede 15,5 milyon oyla seçilmiş Cumhurbaşkanı adayımız, girdiği her seçimde Erdoğan'ı yenmiş Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu, ön seçimden önce gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. Onun devamında birçok kardeşimiz ve belediye başkanımıza yönelik operasyonlar sürdü. Ancak bu operasyonların hiçbirinden iktidar murat ettiği sonuçları alamadı. Ve ülkenin her yanında Cumhurbaşkanı adayımıza yönelik destek dalgası devam etti. İşte onun yol arkadaşı, bizim liderimiz Özgür Özel yüzlerce miting düzenledi. Yılmadan, yorulmadan, kararlı bir biçimde mitinglerini sürdürdü. Genel başkanımıza dediler ki: 'Gel Ankara'da otur, seksen yaşına kadar Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığını yap.' Özgür Özel ise: 'Ben bu milletin evladıyım. Bu rüşvetleri kabul etmem. Milletimle beraber yürüyeceğim.' dedi. Ve bu yürüyüşüne devam etti. İşte bu memlekete karşı olan düşmanlık, millet sevdasının milletin ve genel başkanımızın etrafında toplanması; saray yargısı aracılığıyla bu kadim partiye müdahale edilmesi gerektiğini düşündürdü ve 13 yıl genel başkanlığımızı yapan Kemal Kılıçdaroğlu'nu partinin başına butlan kararıyla atadılar. Bu karardan sonra her türlü yetkiye sahip olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu yönetimi dün itibarıyla 52 ilimizde il başkanlarını görevden aldı. Milletvekillerimizi disipline verdi. Her şeyi yapma hakkını kendinde gören bu anlayış bir tek şeyi yapamayacağını söylüyor. 'Olağanüstü kurultayı toplayamam' diyor arkadaşlar. Niye toplayamazsın? Eğer olağanüstü kurultayı toplayamayacaksan bu partinin iki milyon üyesi var. Üyelerimizin önüne sandık koyalım. Genel Başkanımız Özgür Özel diyor ki: 'Yüzde 90'ın altında oy alırsam siyaseti bırakacağım' Buna cesaret edebilir misin? Şimdi bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Biz Özgür Özel'in arkadaşlarıyız. Biz bu milletin evlatlarıyız, kardeşleriyiz, arkadaşlarıyız. El ele yürümeye var mısınız arkadaşlar? Bu memleketin, bu kadim şehrin her karışında mücadele etmeye; Hasan Baltacı'nın yol arkadaşları olmaya, İlke Karabacak'ın yol arkadaşları olmaya var mısınız? Öyleyse kardeşlerim, bize düşen yüzümüzü milletimize dönmektir. Yeni bir yol açmak ya da yeni bir yol bulmaktır. O yeni yolu hep birlikte açacağız. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. Genel Başkanımız elini kaldırdığında ne derse onu yapacağız. Özgür Özel ne yaparsa onu yapacağız arkadaşlar. Şimdi değerli kardeşlerim, yaşadığımız süreçle ilgili bizleri hem duygulandıran hem de onurlandıran bir hikyeyi sizlerle paylaşmak ve hatırlatmak isterim. Bu partide aramızda Salih Karasubaşı Başkanım da var. Hoş gelmiş, sefa gelmiş. Birçok insanımız emek verdi, birçok insanımız gayret gösterdi. Bizler 2018 yılında göreve geldikten sonra, o günün koşullarında 2 bin 800 olan üye sayısını milletimize yüzümüzü dönerek, bu alanda bulunan sizlerin emeği ve katkısıyla 10 bine çıkardık arkadaşlar. 2018 yılında girdiğimiz milletvekilliği seçimlerinde Hasan Baltacı'yı, bu memleketin evladını, kardeşini ve arkadaşını bizi temsil etsin diye Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gönderdik. O gün bazıları dediler ki: 'İttifak sayesinde çıktı. Siz bu işleri başaramazsınız. Bir sonraki seçimde milletvekili çıkaramazsınız' Kapılarının önündeki kötücül düşünceleri dillerine vurdular. Biz bu yolculuğa çıktığımızda buralı olmadığımızı söylediler. Biz bu yolculuğa çıktığımızda bölücü partilerle birlikte olduğumuzu söylediler. Yer yer onurumuza, şerefimize ve haysiyetimize saldırmaya çalıştılar. İşte onlar bugün Kemal Kılıçdaroğlu'nun arkadaşlarıdır arkadaşlar. Bunu aklınızdan çıkarmayın. 2018'de bu memleketin evladını Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gönderdiğimizde Hasan Baltacı bu sokaklarda yürünecek bir milletvekilliği örneği gösterdi. Dilinden Kastamonu'yu düşürmedi. Gönlünden Kastamonu'yu düşürmedi. Aklından sizleri hiç çıkarmadı. Öyle gayret etti, öyle çok çalıştı ki; o günün il başkanı olarak ben ve arkadaşlarım, o günün Merkez İlçe Başkanı İlke Karabacak ve arkadaşları, Kastamonu'daki tüm ilçe başkanlarımızla birlikte birbirimize sarıldık, canla başla çalışmaya başladık. Ve 2023 seçimlerine geldiğimizde arkadaşlar, bu sokaklarda Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı olsun diye, Kastamonu'da yeniden milletvekilliği kazanmak için büyük bir gayret gösterdik. Oylarımızı yaklaşık yüzde 40 artırarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yeniden temsil hakkını kazandık. Bu partiye emek verenler hatırlayacaktır. Şurada Kafaloğlu Sokak'ta geçmiş büyüklerimizin emeğiyle alınmış bir il binamız vardı. Bu partiye o kadar emek verdik, o kadar gayret ettik ki bugün kullandığımız il başkanlığı binasını yine gayretimizle aldık ve Kastamonulu hemşehrilerimizin yürekli katkılarıyla tefriş ettik. Bu partide ilçelerimizin hiçbir eksiği kalmasın diye el birliğiyle çalıştık. Bütün bunları hatırlıyoruz değil mi? Sonra her seçimde boynumuz bükük, erkenden evimize gidip parti binasının ışığını söndürdüğümüz yerel seçimlerden sonra, bu memlekette Cumhuriyet Halk Partisinin belediye başkan adayı olarak Hasan Baltacı'yı milletimizin önüne çıkardık. Her iki seçmenden biri Hasan Baltacı'ya oy verdi ve bu memleketi yönetme iradesini bize teslim etti. İşte butlan yönetiminin cezalandırmaya çalıştığı başarı hikyesi budur arkadaşlar. Bunlar başarıyı cezalandırmaya çalışıyorlar. Bunların iktidar olma gayreti de umudu da beklentisi de yok. Onlar Cumhur İttifakı'nın gölgesinde var olmanın peşindeler. Özgür Özel'in arkadaşlarının kararı ise milletle beraber iktidar olmaktır. Bunun dışında hiçbir beklentimiz yok. Diğer illerde olduğu gibi burada da görevden alma işlemini gerçekleştirdiler. Şimdi buraya birisini atamaları gerekiyor. Bir il başkanı bulmaları gerekiyor. Burada bu görevi yapacak arkadaş var mı arkadaşlar? Biliniz ki bu milletin dar günlerinde, bu milletin zor günlerinde başını kuma gömenler, Özgür Özel buraya geldiğinde sosyal medya hesabından bir satır 'Hoş geldin' yazmayanlar butlancılardır. Eğer yanınıza gelip yönetim kurmaya kalkarlarsa yüzlerine tükürün arkadaşlar. Sokak sokak alın teriyle Kastamonu'da Cumhuriyet Halk Partisini yeniden ayağa kaldıranlara karşı 'Biz burada il başkanı oluruz, kapıyı da kilitleriz. Belki yarın bize de bir şey olur' diyenlerin yüzüne tükürün arkadaşlar. Çünkü onlar bu milletin arkadaşı değildir. Onlar bu milletin kardeşi değildir. Onlar bu milletin derdiyle dertlenmez. Geçmişte kapalı kapılar ardında arkadaşlarıyla konuşup dışarı çıktığında onlar hakkında dedikodu yapanlar, gittiği yerde önce 'Cumhuriyet Halk Partiliyim' deyip sonra bu partinin seçmenlerini AK Parti'ye, MHP'ye yönlendirenler; işte onlar bu tavrı hak eden insanlardır. Bu işi ancak ve ancak bu milletin evlatları başaracaktır. Buradan bir kez daha söylüyorum: Bu memleket için dertlenen, Cumhuriyet Halk Partisi üyesi olsun olmasın, Kastamonu'yu seven, ülkemizi seven, Türkiye'yi seven ve kendisini bu 86 milyonun bir evladı olarak gören herkesle birlikte yol yürümeye hazırız. Önümüzdeki günlerde, Salı günü, Genel Başkanımız Özgür Özel bütün il başkanlarını Ankara'ya çağırdı. Onun talimatı neyse, onun öngörüsü neyse, onun yol yürüyüşü neyse onunla birlikte hareket edeceğimizi bir kez daha buradan yüksek sesle ve gururla ifade ediyoruz. Parti Meclisinde de ifade etmiştim. Bizim butlancılara uzatacak elimiz yoktur. Bizim butlancılarla yürüyecek yolumuz yoktur. Bizim yolumuz milletle beraberdir. Biz bu milletin evlatlarıyız. O istikametten şaşmayız, şaşmayacağız. O nedenle butlancıları tartışmak yerine bu memleketin dertleriyle hemhl olacak bir anlayışa ihtiyacımız var. Her zaman söylüyoruz. Evlerinize döndüğünüzde bu memleket için dertlenen, evladı için kaygılanan, yaşlı anne babasına bakmak zorunda olan, tarlası için mücadele eden, emekli olduğu hlde torununa harçlık veremeyen insanlara yüreğinizi açın. Onlarla dertleşeceğiz. Bizim yapacağımız yegne iş budur. Bu iradeyi daha da büyütmemiz gerekiyor. Daha çok kucaklaşmamız, daha çok yardımlaşmamız gerekiyor. Bunu başaracağız. Bu partiyi elini kolunu sallayarak gelip teslim alacağını düşünenlere işte bu meydandaki iradeyi gösteriyorum. Bu Kastamonu buna müsaade etmez arkadaşlar. Öyleyse konuşmamızı Genel Başkanımızın dediği gibi tamamlayalım. Yürüyelim arkadaşlar' diyerek sözlerini tamamladı.

Parti binasının önünde toplanan vatandaşlar, sloganlar eşliğinde Cumhuriyet Meydanı'na yürüdü.

Özel Haber

Bakmadan Geçme