Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Sancaktaroğlu: 'Operasyonel Söylemler Kabul Edilemez'

Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Orhan Sancaktaroğlu, ilimizde yaşanan ve bir öğretim görevlisinin tutuklanmasına değinerek açıklamada bulundu.

Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Orhan Sancaktaroğlu, ilimizde yaşanan ve bir öğretim görevlisinin tutuklanmasına değinerek açıklamada bulundu.

Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Orhan Sancaktaroğlu açıklamasında; 'Bir öğretim elemanının adli bir soruşturma kapsamında tutuklanmasıyla neticelenen olay üzerinden, bazı siyasi parti temsilcileri tarafından alelacele ve özensizce yapılan açıklamaları yakından takip etmekteyiz. Söz konusu iddialara konu olan fiilin, hukuki ve ahlaki açıdan hiçbir hafifletici sebebi olamayacağı gibi, yargı tarafından en ağır şekilde cezalandırılması da en büyük beklentimizdir. Ancak bu elim konunun, bireysel ve hukuki bir suç olmanın ötesine taşınarak; din eğitimi, ilahiyat camiası, vakıf ve cemaat gibi köklü kavramlar üzerinden birer siyasi hesaplaşma malzemesi haline getirilmesini kesinlikle doğru bulmuyoruz. Hukukun ve adaletin konusu olan münferit bir hadise üzerinden, toplumun kutsal ve manevi değerlerini hedef alan, milyonlarca insanımızın aidiyet duyduğu kavramları zan altında bırakan toptancı genellemeler yapmak; ne adalet duygusuyla ne de sorumlu siyaset anlayışıyla bağdaşmaktadır. Bir kişinin gayriahlaki ve hukuk dışı eyleminden hareketle, topyekûn din eğitimini ve ilahiyat kurumlarını tartışmalı hale getirmeye çalışmak; yıllardır bu aziz milletin değerlerine bağlı şekilde, alnının akıyla görev yapan binlerce eğitimciyi, akademisyeni ve sivil toplum gönüllüsünü haksız yere töhmet altında bırakmaktır. Sırf siyasi rant devşirmek uğruna; 'dindar nesil', 'maneviyat' ve 'hizmet' gibi bu toprakların harcı olan kavramları suçla yan yana anmak; toplumsal huzura, birlik duygusuna ve gençlerimizin temiz inanç dünyasına dinamit koymaktan farksızdır' dedi.

'İdeolojik Dil Ve Operasyonel Söylemler Asla Kabul Edilemez'

Açıklamalarına devam eden Sancaktaroğlu; 'Gerçek dindarlık ve İslam ahlakı; makamı, unvanı ve gücü istismar etmeyi değil; tam aksine kul hakkından sakınmayı, emanete sadakati ve adaleti emreder. Bizim inancımız, kim olursa olsun ve hangi unvanı taşırsa taşısın yanlışa düşenin ve suç işleyenin karşısında durmayı şart koşarken; aynı zamanda 'suçun şahsiliği' ilkesini esas alarak, bir kişinin cürmünü tüm bir inanca, kuruma ya da toplumsal kesime mal etmemeyi buyurur. Dolayısıyla, yaşanan bu üzücü olay üzerinden dini değerleri, köklü vakıf kültürümüzü ve ilahiyat camiasını yıpratmaya yönelik ideolojik dil ve operasyonel söylemler asla kabul edilemez. Ayrıca kamuoyunda art niyetli bir şekilde oluşturulmaya çalışılan algının aksine, söz konusu şahsın sendikamızla hiçbir üyeliği ve bağı bulunmamaktadır. Gerçekleri araştırmadan, kulaktan dolma bilgilerle ve hatta yerel basına yansıyan ifadelerindeki isim/unvan karmaşalarından da anlaşılacağı üzere, ne dediklerini dahi tam bilmeyen siyasi çevrelerin, bu olay üzerinden sivil yapıları töhmet altında bırakmaya çalışması tam bir aymazlıktır. Kirli bir algı operasyonuna figüranlık yapan bu çevrelerin samimiyetsizliği ortadadır. Eğitim kurumlarımızın itibarını korumak; toplumu ayrıştıran, peşin hüküm üreten ve inanç değerlerimize saldıran bir dille değil; hukukun üstünlüğünü ve sağduyuyu önceleyen adil bir duruşla mümkündür. Suçlunun hukuk önünde en ağır cezayı almasının takipçisi olurken, inancımızın ve eğitim camiamızın haysiyetini de bu vizyonsuz siyasi saldırılara karşı sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.

Bakmadan Geçme