Elif Özkan'ın Ölümünde Kan Donduran Şüphe
Kastamonu'nun Hanönü ilçesinde geçen yıl hayatını kaybeden 3 çocuk annesi Elif Özkan'ın ölümüne ilişkin yeni iddialar gündeme geldi. Ailenin, ölümün intihar olarak değerlendirilmesine karşı çıktığı ve dosyanın yeniden incelenmesi için savcılığa yeni deliller sunulduğu öğrenildi.
Kastamonu'nun Hanönü ilçesinde geçen yıl hayatını kaybeden 3 çocuk annesi Elif Özkan'ın ölümüne ilişkin yeni iddialar gündeme geldi. Ailenin, ölümün intihar olarak değerlendirilmesine karşı çıktığı ve dosyanın yeniden incelenmesi için savcılığa yeni deliller sunulduğu öğrenildi.
Cinayet Şüphesi Üzerinde Duruluyor
Kastamonu'nun Hanönü ilçesinde geçen yıl hayatını kaybeden 3 çocuk annesi Elif Özkan'ın ölümündeki sır perdesinin henüz aralanamaması üzerine aile ölümün 'intihar' olarak değerlendirilmesine karşı çıktı. Maktulün ailesi, ilk günden bu yana cinayet şüphesi üzerinde duruyor. İlk soruşturma kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verilmesinin ardından ailenin itirazı üzerine dosyanın yeniden ele alınması için savcılığa yeni bir şikayet dilekçesi sunuldu. Elif'in boynundaki izin halatla uyuşmadığı iddiasından olay günü üzerindeki kıyafetlerin akıbetine, cenaze günü duyulduğu öne sürülen sözlerden yanıt bekleyen diğer sorulara kadar pek çok ayrıntının yer aldığı dilekçede; fethi kabir ve yeniden otopsi yapılması, telefon ve kamera kayıtlarının toplanması ve yeni tanıkların dinlenmesi istendi.
Mezarın Açılması Talep Edildi
Elif Özkan'ın ölümündeki sır perdesinin aralanması için ailesi bu kez mezarın açılmasını istedi. Savcılığa sunulan yeni dilekçede, olay yerinde bulunan halatın üzerindeki 4 kıl örneğine dikkat çekildi. Bu örneklerin incelenmesi ve sonuçlarının dosyaya eklenmesi istenirken, olay yeri fotoğraflarında görülen ek bağ ya da kablo benzeri materyalin de araştırılması talep edildi. Ancak dosyadaki en dikkat çekici ayrıntı, Elif'in boynundaki iz oldu. Aile, boynundaki izin olay yerinde bulunan halatla uyuşmadığını savunarak bu konunun da yeniden ele alınması talebinde bulundu.
Dilekçede olayın zaman akışının da netleştirilmediği savunuldu. Elif Özkan'ın son canlı görüldüğü, asılı bulunduğu, asıdan indirildiği, 112'nin arandığı ve sağlık ekiplerinin olay yerine ulaştığı saatlerin dakika düzeyinde belirlenmesi istendi. Bu nedenle 112 çağrı ses ve kayıtları, ambulans ve sağlık personeli kayıtları, hastane kayıtları, polis telsiz ve görev kayıtları, PTS görüntüleri, HTS ve telefon kayıtları ile varsa çevre kamera kayıtlarının birlikte incelenmesi talep edildi.
Elif Özkan'ın ölümüne ilişkin soruşturma dosyasında dikkat çeken ayrıntılardan biri de olay günü üzerindeki kıyafetler oldu. Genç kadının 15 Temmuz sıcağında kalın kazak giymesi ve üzerindeki kıyafetlerin kendisine ait olmadığı yönündeki iddialar, dosyadaki soru işaretleri arasına girdi. Dilekçede yer alan en çarpıcı iddialardan biri ise bazı tanıkların, Elif'in asılı bulunduğu sırada çıplak olduğu ve sağlık ekipleri gelmeden önce giydirildiği yönündeki anlatımları oldu. Aile, bu iddiaların aydınlatılması için söz konusu kişilerin tespit edilerek ifadelerinin alınmasını istedi.
Elif'in olay günü üzerinde bulunan kıyafetlerin akıbetiyle ilgili dikkat çekici iddialar da dilekçede yer aldı. Kıyafetlere DNA ve doku incelemesi yapılmadığı ileri sürülürken, kıyafetlerin Elif'in kayınpederi Ş.Ö.'ye teslim edildiği, ardından eşi N.Ö. ile Ş.Ö. tarafından evin bahçesinde yakıldığı belirtildi. Aile, bu hususun aydınlatılması için komşuların dinlenmesini ve kıyafetlerin emanet olarak teslim edildikten sonraki akıbetinin araştırılmasını istedi.
Ayrıca dilekçede, cenaze günü yapıldığı iddia edilen bir telefon görüşmesine de dikkat çekildi. Cenazeye katılan S.K. isimli şahsın, ifadesinde Elif'in eşi N.Ö.'nün amcası B.Ö.'nün telefon konuşmasına denk geldiğini ve 'Evde tartışma oldu. Kabak benim başıma patlayacak, Ş.Ö. (kayınpeder) işi karıştırdı' sözlerini duyduğunu anlattığı aktarıldı. Söz konusu konuşmanın hangi koşullarda yapıldığının ve ne anlama geldiğinin aydınlatılması için S.K. ile B.Ö.'nün dinlenmesi, ayrıca ilgili kişilere ait HTS kayıtlarının incelenmesi istendi. Ailenin avukatı Müge Uluışık ise SABAH'a yaptığı açıklamada, dosyaya uzman mütalaası ve ek deliller sunduklarını belirtti. Uluışık, olay yeri bulgularının, biyolojik delillerin, sağlık ve iletişim kayıtlarının, medya görüntülerinin ve tanık ifadelerinin de ayrıntılı biçimde araştırılması gerektiğini dile getirdi.