Emeğin Görünmeyen Yüzü
Hilal Ekmek Fırını'nın sahibi Alp Ercan Karakaş, üç kuşaktır sürdürülen mesleğin zorluklarını ve değişen ekmek kültürünü anlattı.
Hilal Ekmek Fırını'nın sahibi Alp Ercan Karakaş, üç kuşaktır sürdürülen mesleğin zorluklarını ve değişen ekmek kültürünü anlattı.
Geleneksel üretimin hl sürdüğünü belirten Karakaş, fırıncılığın kıymeti bilinmeyen emek mesleklerinden biri olduğunu söyledi. 3 kuşak fırıncılık yaptığını söyleyen Alp Ercan Karakaş; 'Yaklaşık 90 yıllık bir firmayız. Bu meslek büyükbabamdan babama, babamdan da bana kalan bir emanet. Şu anda üçüncü kuşak olarak bu fırının başındayım. Tarih bölümü mezunuyum. Öğretmenlik yapabilirdim ama mesleğimi yapmadım. Babamın mesleğini seçtim. Üç kuşaktır aynı ocakta ekmek çıkarıyoruz. Bu, ölmeyecek mesleklerden biri. Belki endüstriyel hale gelir, belki klasik taraflarından biraz kopar ama meslek olarak asla ölmez. Çünkü ekmek daima bir ihtiyaçtır. İnsan beslenme kültüründe her zaman ilk sıralardadır. O yüzden bu meslek hiçbir zaman ölmez. Yaz ayları bizim için en zor zamanlardır. Endüstriyel soğutmalar, klimalar vardır ama bize fayda etmez. Henüz bizi gerçekten serinletecek bir klima icat edilmedi. Fırının içindeki sıcaklık yazın daha da ağırlaşır. O yüzden yaz bizim için çok zordur. Kış ise fırıncıyı etkilemez. Çünkü fırın zaten kendi ısısıyla sıcaktır. Bu nedenle kışın istenilen, yazın ise kaçınılması gereken bir meslek olarak görülür. Kastamonu'da ekmek kültürü hl çok güçlüdür. En çok köy ekmeği sevilir. Ardından ekşi mayalı, odun ekmeği gelir. Yaklaşık 20 yıl önce endüstriyel ekmekler daha çok tercih edilirdi. Ancak zamanla insanlar yeniden geleneksel olana yöneldi. Son 20 yılda ciddi bir değişim yaşandı. Bugün ekşi mayalı, köy ekmeği ve odun ekmeği yeniden sofraların baş tacı oldu. Yaz ve kış masrafları birbirinden farklıdır. Yazın bazı masraflar olmaz ama bu kez buz üretimi gibi başka ihtiyaçlar çıkar. Maya masrafı azalır, başka kalemler artar. Kışın ise maya masrafı olur. Ama genel olarak yaz ve kış arasında çok büyük bir fark yoktur' dedi.
'Kastamonu'da Üretim Hl Geleneksel Usullerle Yapılıyor'
Fırıncılara yeteri kadar önem verilmediğini söyleyen Alp Ercan Karakaş; 'Fırıncılık, dışarıdan bakıldığında fark edilmeyen bir emek işidir. Bizim cenazemiz olmaz. Olur ama bir gün sonra gelmek zorundayız. Bayramımız olmaz. Özel günümüz olmaz. Herkesin bir günü vardır; eczacıların, doktorların günü vardır. Ama fırıncıların yoktur. Bu yüzden kıymeti bilinmeyen bir meslek olduğunu düşünüyorum. Herkes gece tatlı uykusundayken biz burada çalışırız. Şehir henüz uyanmamışken fırının ışıkları yanar. Çalışmak zorundayız. Parasal olarak konuşmuyorum, parasal boyut ikinci plandadır. Ama manevi olarak da gerektiği değerin görüldüğünü düşünmüyorum. Sosyal medya bu konuda çok etkili. Bir ekmek zammı geldiğinde fırıncılar hemen hedef tahtasına konuluyor. Sanki bu zamları biz yapıyormuşuz gibi. Çok insafsız yorumlarla karşılaşıyoruz. Oysa bu zamları biz yapmıyoruz. Fırıncılar, emekçi bir iş kolu olarak hiçbir zaman yeterince kıymet görmedi. İnsanlar dışarıdan bakınca bir ekmeğin ortaya çıkmasını çok kolay sanıyor. Oysa hiç de kolay değil. Bu iş sabır işidir. Kastamonu'da üretim hl geleneksel usullerle yapılıyor. Yani 100-200 yıl önce nasılsa bugün de büyük ölçüde öyledir. Ekşi mayayla çalışıyoruz ve bu zaman ister. Mayanın tutması için 8-10 saat beklemek gerekir. Endüstriyel üretimde ise hamur yoğrulur, bir saat sonra her şey hazır olur ve 3 saat içinde ekmek çıkar. Bizde ise tam 10 saat sonra ekmek fırından çıkar. İşte bu sabırdır. Bizim için müşteri memnuniyeti her şeyden önce gelir. Para kazanmak ikinci, üçüncü plandadır. Önce müşteri ekmeği beğenecek. Sıcak ve güzel bir ekmek sunduğumuzda, müşterinin teşekkür etmesi bizim için en büyük ödüldür. Bu, paradan çok daha değerlidir. Ekmek işi zor bir iştir. Vatandaş 'zor yapıyorsun ama para kazanıyorsun' diyebilir. Ama bu her zaman böyle değildir. Pandemi döneminde zararına çalıştık. İnsanlar dükknını kapattı ama biz kapatmadık. Çalıştık ve zarar ettik. Ekonomik kriz dönemlerinde de çalışırken zarar ettik. Ama yine de ekmek çıkarmaktan vazgeçmedik. Bunun karşılığında bir teşekkür beklemiyoruz. Ama özellikle zam dönemlerinde yapılan insafsız eleştiriler insanı incitiyor. Fırıncılar günü olsun diye bir talebimiz de yok. Ama bu mesleğin kıymetinin yeterince bilinmediğini düşünüyorum' şeklinde konuştu.