İrfan Bakır Güven Tazeledi
Diyanet-Sen Kastamonu Şubesi 7. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Genel kurulda yapılan seçimler sonucunda mevcut Şube Başkanı İrfan Bakır, yeniden başkanlığa seçildi.
Diyanet-Sen Kastamonu Şubesi 7. Olağan Genel Kurulu gerçekleştirildi. Genel kurulda yapılan seçimler sonucunda mevcut Şube Başkanı İrfan Bakır, yeniden başkanlığa seçildi.
Diyanet-Sen Kastamonu Şubesi 7. Olağan Genel Kurulu, Şerife Bacı Öğretmenevi'nde gerçekleştirildi. Sendika üyelerinin katılımıyla düzenlenen genel kurulda, şubenin faaliyetleri değerlendirilirken yeni dönem için seçimler de yapıldı.
Genel kurul, divanın oluşturulması ve gündem maddelerinin okunmasının ardından Diyanet-Sen Kastamonu Şube Başkanı İrfan Bakır konuşmasıyla başladı. Program kapsamında protokol konuşmaları gerçekleştirilirken faaliyet, mali ve denetim raporları da genel kurulun gündeminde yer aldı.
'Kastamonu'da 2 Bin Üye Hedefine Ulaşacağız'
Memur-Sen Kastamonu Şube Başkanı ve Diyanet-Sen Kastamonu Şube Başkanı İrfan Bakır, sendikanın 7. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada birlik, beraberlik, sendikal mücadele ve din görevlilerinin toplumsal sorumluluklarına dikkat çekti. Kastamonu'da yaklaşık bin 700 üyeye ulaştıklarını belirten Bakır, yeni dönemde 2 bin üye hedefine ulaşmak istediklerini söyledi.
Genel kurulda protokol üyelerine, sendika temsilcilerine, delegelere ve katılımcılara hitap eden Bakır, Diyanet-Sen'in yalnızca çalışanların özlük haklarını savunan bir sendika olmadığını, aynı zamanda medeniyet değerlerine sahip çıkan bir teşkilat olduğunu ifade etti.
Sendikal mücadelenin temelinde emek, alın teri, hak ve adalet anlayışının bulunduğunu belirten Bakır, geçmişten bugüne teşkilatın her kademesinde görev yapan emektarlara teşekkür etti. Vefat eden dava arkadaşlarını rahmetle anan Bakır, sendikanın kuruluşunda emeği bulunan isimleri de saygıyla yad etti.
'Din Görevlilerinin Sorumluluğu Çok Büyük'
Din görevlilerinin toplum hayatındaki önemine değinen Bakır, imamların yalnızca camilerde görev yapan kişiler olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Din görevlilerinin doğumdan cenazeye kadar hayatın pek çok aşamasında vatandaşların yanında olduğunu belirten Bakır, mevlit, nişan, cenaze ve çeşitli toplumsal etkinliklerde önemli sorumluluklar üstlendiklerini söyledi.
Din görevlilerinin toplum tarafından yüksek beklentilerle karşı karşıya bırakıldığını dile getiren Bakır, diğer kamu çalışanlarına kıyasla din görevlilerinin küçük hatalarının dahi daha fazla gündeme taşınabildiğini ifade etti. Konuşmasında Tosya'da yaşanan ve bir din görevlisinin hayatını kaybettiği olaya da değinen Bakır, din hizmetinin zorluklarına dikkat çekerek birlik, anlayış ve sağduyunun önemini vurguladı.
'Kastamonu'da 2 Bin Üyeye Ulaşacağız'
Diyanet-Sen'in Kastamonu'daki kuruluş ve teşkilatlanma sürecinde çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını anlatan Bakır, 2003 yılında başlayan çalışmaların bugün önemli bir noktaya ulaştığını belirtti. Kastamonu'da yaklaşık bin 700 üyeye sahip olduklarını ifade eden Bakır, bu başarının ilçe başkanları, delegeler ve üyelerin özverili çalışmaları sayesinde elde edildiğini söyledi. Yeni dönemde teşkilatın büyümesini sürdürmeyi hedeflediklerini belirten Bakır, 'İnşallah bu kongreden sonra, bu birlik ve beraberlikle Kastamonu'da 2 bin üyeye ulaşacağız' dedi.
Memur-Sen ve Diyanet-Sen'in kamu çalışanlarının haklarını geliştirmek için uzun yıllardır mücadele verdiğini belirten Bakır, sendikal kazanımların kendiliğinden elde edilmediğini dile getirdi. Kur'an kurslarında ek ders ödemeleri, ramazan ve bayram dönemlerindeki mesai ücretleri ile ücret adaletsizliklerinin giderilmesine yönelik talepleri hatırlatan Bakır, sendikaların çalışanların haklarını korumak ve geliştirmek amacıyla yetkili merciler nezdinde girişimlerde bulunduğunu ifade etti. Din görevlilerinin de diğer kamu çalışanları gibi ailelerinin geçimini sağlamak, çocuklarını okutmak ve yaşamlarını sürdürebilmek için ekonomik açıdan desteklenmesi gerektiğini belirten Bakır, özlük haklarının iyileştirilmesinin önemine dikkat çekti.
Sendikal genel kurulların birlik ve kardeşliği güçlendirmesi gerektiğini vurgulayan Bakır, Kastamonu'da 20 yılı aşkın süredir sürdürülen sendikal mücadelenin bundan sonra da devam edeceğini söyledi. Teşkilat çalışmalarında üyelerin desteğini her zaman yanlarında hissettiklerini belirten Bakır, Kastamonu'nun geniş coğrafyasında, merkez köylerinden uzak ilçelere kadar görev yapan din görevlilerinin sorunlarını çözmek için gayret gösterdiklerini kaydetti.
'Memur-Sen ve Diyanet-Sen'in Bizim Gözümüzde Farklı Bir Yeri Var'
AK Parti Merkez İlçe Başkanı Yaşar Özdemir, Diyanet-Sen 7. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada sendikaların kamu çalışanlarının haklarının korunması ve çalışma ilişkilerinin geliştirilmesi açısından önemli bir görev üstlendiğini söyledi. Memur-Sen ve bağlı sendikaların kendileri için ayrı bir yere sahip olduğunu belirten Özdemir, teşkilatla aralarındaki gönül bağının güçlü olduğunu ifade etti. Konuşmasında sendikaların kamu düzeni ve çalışma hayatındaki rolüne değinen Özdemir, sendikaların kamu çalışanları, memurlar ve işçiler ile işverenler arasındaki ilişkilerin her iki taraf için de faydalı hle getirilmesine katkı sunduğunu belirtti.
Memur-Sen ve bağlı sendikaların kendileri açısından farklı bir konumda bulunduğunu dile getiren Özdemir, Diyanet-Sen başta olmak üzere bu teşkilatların geçmişten bugüne ortaya koyduğu duruşa dikkat çekti. Özdemir, 'Fakat Memur-Sen ve Memur-Sen'e bağlı diğer bütün sendikalar, başta Diyanet-Sen olmak üzere, bizim gözümüzde farklı bir yere sahip. Başkanımızın da dediği gibi, her zaman hakkın yanında, batılın karşısında; ümmet coğrafyasının ve ümmetin yanında olmuşlardır. Dönüp baktığımızda, her zaman bizim arkamızda olduklarını görüyoruz' dedi. Sendikalarla aralarında güçlü bir gönül bağı bulunduğunu belirten Özdemir, zaman zaman yaşanan küçük anlaşmazlıkların bu bağı zedelemediğini ve gelecekte de aşılmaz sorunlara dönüşmeyeceğini ifade etti.
'Çocuklarımızın Kur'an Kurslarına Katılımını Artırmalıyız'
24 ve 25. dönem Kastamonu Milletvekili Mustafa Gökhan Gülşen, Diyanet-Sen 7. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada çocukların millî ve manevi değerlerle yetiştirilmesinin önemine dikkat çekti. Eğitime Destek Platformu koordinatörlüğü kapsamında yürüttükleri çalışmalardan söz eden Gülşen, yaz Kur'an kurslarına katılımı artırmak amacıyla bisiklet hediye ettikleri bir proje gerçekleştirdiklerini belirterek din görevlilerine ortak çalışma çağrısında bulundu.
Milletvekilliği görevinin ardından Eğitime Destek Platformu koordinatörlüğünü üstlendiğini belirten Gülşen, platformun temel hedefinin gençlerin millî ve manevi değerlere bağlı yetişmesine katkı sunmak olduğunu ifade etti. Bu kapsamda Kastamonu'da yaz Kur'an kurslarına katılımı artırmak amacıyla yeni bir proje hayata geçirdiklerini anlatan Gülşen, hayırseverlerin desteğiyle Kur'an kursu sınıflarına bisiklet hediye ettiklerini söyledi. Gülşen, 'Bu yıl ilk defa güzel bir proje yapmaya çalıştık. Yaz Kur'an kurslarında her Kur'an kursu sınıfımıza bir bisiklet hediye ettik. Hayırseverlerimizden, biraz önce aramızda bulunan Zeki Kebeci ağabeyimiz ve İrfan Başkanımız gibi isimler bize destek oldu. Allah razı olsun' dedi. Projenin çocukların kurslara katılımını ve devamlılığını artırmayı amaçladığını belirten Gülşen, hayırseverlerin katkılarıyla il merkezindeki bazı kurslarda 25, 30 ve 40 bisiklete ulaşan destekler sağlandığını kaydetti.
'Çocuklarımızın Kur'an Kurslarına Katılımı Azalıyor'
Toplumda millî ve manevi değerlerin aktarımı konusunda yaşanan sorunlara dikkat çeken Gülşen, çocukların Kur'an kurslarına katılımındaki düşüşün kendilerini düşündürdüğünü ifade etti.
Çocukların dijital dünyadan yoğun biçimde etkilendiğini belirten Gülşen, bu durumun kurslara katılım ve devamlılık üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu savundu. Gülşen, 'Önümüzdeki yaz Kur'an kurslarına katılımı biraz daha artırmaya çalışacağız. Her geçen yıl ne yazık ki çocuklarımızın Kur'an kurslarına katılım sayısı azalıyor. Bunlar dijital çağın yan etkileri. Çocuklarımız dijital dünyadan çok fazla etkileniyor' ifadelerini kullandı. Çocukların dijital dünyanın olumsuz etkilerinden korunması ve dinî eğitimle daha güçlü bağ kurabilmesi için ortak hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Gülşen, din görevlilerinin bu süreçte önemli bir sorumluluk üstlendiğini söyledi. Eğitime Destek Platformu olarak Kastamonu'da çeşitli çalışmalar yürüttüklerini belirten Gülşen, benzer çalışmaların Türkiye genelinde yaygınlaştırılmasının önemine işaret etti. Gülşen, 'Değerli Genel Başkanımızın şahsında sizlerden ricamız, çocuklarımızın daha iyi yetişmesi için hep birlikte gayret göstermemizdir. Çocuklarımızı bu etkilerden korumak için hep birlikte din görevlilerimizle çalışmamız, omuz omuza vererek bu zorluğu aşmamız ve çocuklarımızı bu tehlikeden kurtarmamız lazım' dedi.
'Kastamonu, Nüfusuna Oranla Türkiye'nin En Fazla Cami ve İmam Hatibine Sahip İli'
25, 26 ve 27. dönem Kastamonu Milletvekili Metin Çelik, Diyanet-Sen 7. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Memur-Sen'in ülkenin demokratik süreçlerinde üstlendiği role dikkat çekti. Kastamonu'nun nüfusuna oranla Türkiye'de en fazla cami ve imam hatibin bulunduğu il olduğunu belirten Çelik, din görevlilerinin toplumsal sorumluluklarının önemini vurguladı.
Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı zorluklarda Memur-Sen'in sergilediği tutuma değinen Çelik, sendikanın yaşanan gelişmeleri yalnızca hükümetin meselesi olarak görmediğini, ülkenin geleceği açısından değerlendirdiğini ifade etti. Çelik, 'Son dönemde, özellikle siyasetin içinde bulunduğumuz süreçlerde, ülkemizin karşılaştığı her zorlukta ve demokrasimizin yara alma teşebbüsüyle karşı karşıya kaldığı her durumda Memur-Sen ailesi her zaman ülkesinin, devletinin, demokrasisinin ve milletinin yanında olmuştur. Öncelikle bu anlamda hepinize teşekkür ediyoruz. Allah razı olsun' dedi.
Memur-Sen'in ülkenin meselelerini kendi sorumluluğu olarak gördüğünü belirten Çelik, sendika yöneticilerine katkılarından dolayı teşekkür etti.
'Kastamonu, Nüfusuna Oranla İlk Sırada'
Kastamonu'nun Diyanet teşkilatı açısından önemine dikkat çeken Çelik, kentteki cami ve imam hatip sayısının nüfusa oranla Türkiye'de ilk sırada bulunduğunu ifade etti.
Kastamonu'nun personel sayısı bakımından da Türkiye'de beşinci sırada olduğunu belirten Çelik, bu durumun ilin din hizmetleri açısından taşıdığı önemi ortaya koyduğunu söyledi. Çelik, 'Kastamonu, personel sayısı bakımından Türkiye'de beşinci sırada; ancak nüfusuna oranla en fazla caminin ve en fazla imam hatibin bulunduğu ilimizdir. Nüfusuna oranla baktığımızda Türkiye'de birinci sırada yer almaktadır. Bu açıdan Diyanet'in içerisindeki önemini kavramak da çok zor değil' ifadelerini kullandı.
'Çözüm İçin Karşılıklı Anlayış Önemli'
Geçmiş dönemlerde sendika yöneticileriyle yürüttükleri çalışmalara da değinen Çelik, İrfan Başkan ve diğer sendika temsilcileriyle samimi ilişkiler içerisinde olduklarını belirtti. Her talebin karşılanmasının veya her sorunun çözüme kavuşturulmasının mümkün olmayabileceğini dile getiren Çelik, buna rağmen karşılıklı anlayış ve diyalog sayesinde ortak bir noktada buluşulabileceğini söyledi. Sendika yöneticilerine bugüne kadar yürüttükleri çalışmalar için teşekkür eden Çelik, yeni dönemde görev alacak yöneticilere de başarılar diledi.
Din görevlilerinin görevlerinin yalnızca namaz kıldırmakla sınırlı olmadığını belirten Çelik, imam hatiplerin toplumun ihtiyaç duyduğu konularda da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle gençlerin doğru yönlendirilmesi konusunda din görevlilerinin önemli bir rolü bulunduğunu dile getiren Çelik, imam hatiplerin toplumsal meselelerde duyarlı hareket etmelerini beklediklerini söyledi.
'Din Görevlilerimiz Bizim Baş Tacımızdır'
Kastamonu eski Belediye Başkanı Tahsin Babaş, Diyanet-Sen'in 7. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada din görevlilerinin toplumdaki önemine dikkat çekerek, imamların çalışma şartları ve üstlendikleri sorumlulukların yeterince bilinmediğini söyledi. Belediye başkanlığı döneminde sendikalarla uyum içerisinde çalıştığını belirten Babaş, din görevlilerinin toplum için önemli bir görev üstlendiğini vurguladı.
Konuşmasına genel kurula katılan protokol üyelerini, sendika temsilcilerini, sivil toplum kuruluşlarının yöneticilerini ve delegeleri selamlayarak başlayan Tahsin Babaş, 1987 yılında başladığı belediye görevinde yaklaşık 35 yıl boyunca çeşitli görevlerde bulunduğunu ve bu süreci belediye başkanlığıyla tamamladığını ifade etti.
'Sendikalarla Uyum İçerisinde Çalıştık'
Görev süresi boyunca Kastamonu'nun imarı, ihtiyaçlarının karşılanması ve sorunlarının çözümü için çalıştıklarını belirten Babaş, Diyanet-Sen ve diğer sendikalarla da uyum içerisinde hareket ettiklerini söyledi. Sendikaların üyelerinin sorunlarını dile getirmesi ve ihtiyaçlarını ilgili makamlara iletmesi açısından önemli bir görev üstlendiğini ifade eden Babaş, örgütlenmenin önemine dikkat çekti.
'Dinî Görevlerini Yerine Getiren İmamlarımız Baş Tacımızdır'
Din görevlilerinin yoğun çalışma temposuna ve karşılaştıkları sorunlara değinen Babaş, imamların görevlerini yerinde bilen biri olduğunu belirtti. Toplumda din görevlilerinin çalışma şartlarına ilişkin bazı eleştirilerin, bu mesleğin sorumluluklarını yeterince bilmeyen kişiler tarafından dile getirildiğini savunan Babaş, imamların emeklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. Babaş, 'Gerçekten dinî görevlerini yerine getiren imamlarımız bizim baş tacımızdır. Bunun böyle bilinmesini istiyorum' dedi. Siyaset akademisinde ve belediyedeki ilk eğitimlerinde kendilerine verilen bir tavsiyeyi de paylaşan Babaş, 'Bulunduğunuz bölgedeki imamları ve okul müdürlerini ihmal etmeyin' anlayışının önemini vurguladı. Bu tavsiyeye uygun hareket etmeye gayret ettiğini belirten Babaş, din görevlileriyle kurulan iletişimin yerel yönetimler açısından da önemli olduğunu ifade etti.
'Din, Siyasetin De Üzerindedir'
AK Parti Kastamonu İl Başkan Vekili Osman Perk, Diyanet-Sen 7. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada din görevlilerinin toplumdaki önemine dikkat çekerek imam hatiplere cemaatle iyi ilişkiler kurmaları çağrısında bulundu. Perk, din görevlilerinin yalnızca ibadet hizmetlerini yerine getiren kişiler olmadığını, aynı zamanda topluma önderlik eden isimler olduğunu ifade etti.
Din görevlilerinin toplumdaki konumuna değinen Osman Perk, dinin kendileri açısından siyasetin üzerinde bir yere sahip olduğunu vurguladı. İmamların cemaatlerine önderlik eden önemli kişiler olduğunu belirten Perk, din görevlilerinin vatandaşlarla ilişkilerinde hassas davranmaları gerektiğini söyledi. Perk, 'Bizim için din her şeyin üzerinde, siyasetin de üzerindedir. Sizler, bize ve cemaatimize önderlik yapan insanlarsınız' dedi.
'Cemaatimizin Gönlünü Alın'
Din görevlileriyle cemaat arasındaki iletişimin önemine dikkat çeken Perk, kendilerine bazı şikyetlerin ulaştığını belirterek imam hatiplerden vatandaşlarla daha yakın ilişkiler kurmalarını istedi. Perk, 'Yalnız şunu bilin ki bir imamın arkasında yalnızca cemaat yok, müftü de var. Bütün cemaatimiz sizin cemaatinizdir. Lütfen biraz dikkatli olun. Bize şikyet gelmesin. Cemaatimizin gönlünü alın. Mümkünse onlarla iyi geçinin, hatırlarını sorun. Sizden istirhamımız budur' ifadelerini kullandı. Kendilerine ulaşan şikyetlerin bir bölümünün önemsiz gerekçelere dayandığını savunan Perk, din görevlilerinin cemaatle ilişkilerinde anlayışlı ve yapıcı bir tutum sergilemelerinin önemini vurguladı.
'Din Görevlileri, Bahane Üretmeden Hizmetlerini Sürdürmüşlerdir'
Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Diyanet-Sen Genel Başkanı Ali Yıldız, din görevlilerinin tarih boyunca üstlendikleri sorumluluklara dikkat çekerek, toplumun rehberliğinde önemli bir rol oynadıklarını söyledi. Yıldız, din görevlilerinin en zor şartlarda dahi görevlerini sürdürdüğünü belirterek, Diyanet-Sen'in de bu hizmet anlayışıyla hareket ettiğini ifade etti.
Din görevlilerinin milletin zor dönemlerinde yol gösterici bir rol üstlendiğini belirten Ali Yıldız, Kurtuluş Savaşı'ndan ülkenin kritik süreçlerine kadar din görevlilerinin topluma rehberlik ettiğini dile getirdi. Din görevlilerinin görevlerini yerine getirirken şartları bahane etmediklerini vurgulayan Yıldız, 'Din görevlileri, tarihin her döneminde görevlerini yerine getirmişlerdir. Karanlığın çöktüğü, havanın bulandığı zamanlarda aziz milletimize yön gösterme, rehberlik etme ve hakikate ulaşma noktasında hasbi bir şekilde görev yapmışlardır. Hiçbir zaman zemine, şartlara ve konjonktüre takılmadan, bahane üretmeden hizmetlerini sürdürmüşlerdir. Bugün de aynı misyonu yerine getiriyorlar' dedi.
'Doğumdan Ölüme Kadar Vatandaşlarımızın Yanındalar'
Din görevlilerinin vatandaşların hayatlarının her aşamasında yanında bulunduğunu belirten Yıldız, doğumdan vefata kadar birçok önemli anda din görevlilerinin sorumluluk üstlendiğini söyledi. Din görevlilerinin ülkenin dört bir yanında, en ücra yerleşim yerlerinde dahi görev yaptığını ifade eden Yıldız, özellikle ulaşımın ve yaşam koşullarının zor olduğu bölgelerde gösterilen fedakrlığa dikkat çekti.
Önceki gün Artvin'de bulunduğunu ve bölgedeki çalışma koşullarını gözlemlediğini aktaran Yıldız, ulaşımın son derece güç olduğu coğrafyalarda görev yapan din görevlilerinin bulunduğunu belirterek, 'İnsanların tırmanarak çıkmasının bile mümkün olmadığı coğrafyalarda ve meknlarda kardeşlerimiz görev yapıyor. Başka yerlerden gelmiş, o coğrafyaya alışık olmayan arkadaşlarımız bile din-i mübin-i İslam'ı tebliğ etme noktasında kendilerine verilen görevi hakkıyla yerine getiriyorlar' ifadelerini kullandı.
'Birçok Yerde Devletin Resmî Temsilcisi Konumundalar'
Din görevlilerinin yalnızca dinî hizmetler sunmadığını, aynı zamanda bulundukları bölgelerde önemli bir temsil sorumluluğu da üstlendiğini vurgulayan Yıldız, 'Birçok yerde din görevlisi kardeşimiz, devletin oradaki resmî temsilcisi konumundadır' dedi.
Din görevlilerinin üstlendikleri sorumluluk ve ortaya koydukları iradeyle önemli hizmetler gerçekleştirdiğini belirten Yıldız, bu hizmetlerin her zaman takdire değer olduğunu ifade etti.
'Diyanet-Sen Olarak Hizmet Etmeyi Görev Biliyoruz'
Diyanet-Sen'in faaliyet anlayışına da değinen Ali Yıldız, din görevlilerine hizmet etmenin aynı zamanda dine hizmet etme anlayışını taşıdığını söyledi.
Din görevlileri gibi kıymetli bir topluluğa hizmet etme sorumluluğunu üstlenmekten duyduğu memnuniyeti dile getiren Yıldız, 'Bizler de bugün Diyanet-Sen ailesi olarak bu şerefli görevle istihdam edilen kardeşlerimize hizmet etmek, dine hizmet etmek anlayışıyla yola çıktık. Sizler gibi kıymetli bir kitleye, topluluğa hizmetkr kılındığımız için Rabb'ime şükürler olsun' diye konuştu.
'Diyanet-Sen, 90 Bin Üyesiyle 23 Yıldır Yetkili Sendika'
Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Diyanet-Sen Genel Başkanı Ali Yıldız, Diyanet-Sen'in sendikal faaliyetleri, toplu sözleşme kazanımları ve teşkilat yapısına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurucu Genel Başkan merhum Ahmet Yıldız'ın 'Din görevlisine hizmet, dine hizmettir' anlayışıyla hareket ettiklerini belirten Yıldız, Diyanet-Sen'in 90 bin üyesiyle 23 yıldır Diyanet İşleri Başkanlığında yetkili sendika olduğunu söyledi.
Diyanet-Sen'in din görevlilerinin taleplerini dinlemek ve sorunlarına çözüm üretmek amacıyla çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Ali Yıldız, teşkilat olarak üyelerin yanında olmaya devam edeceklerini kaydetti.
'Din Görevlisine Hizmet, Dine Hizmettir'
Kurucu Genel Başkan merhum Ahmet Yıldız'ın ortaya koyduğu anlayışı sürdürdüklerini belirten Ali Yıldız, din görevlilerinin taleplerini dinlemeye ve sorunlarına çözüm üretmeye önem verdiklerini vurguladı.
Yıldız, 'Kurucu Genel Başkanımız merhum Ahmet Yıldız Başkanımızın da ifade ettiği gibi, 'Din görevlisine hizmet, dine hizmettir' anlayışıyla hareket ediyoruz. Bahane üretme hastalığına yakalanmadan, uzak yakın demeden, soğuk sıcak demeden her zaman sizlerin yanında olmaya, var olmaya, taleplerinizi anlamaya, dertlerinizi dinlemeye, sizlerle aynı ortamı paylaşmaya ve sizlere katkı sunmaya devam edeceğiz inşallah' dedi.
'130 Ana Başlıkta Kazanım Elde Ettik'
Sendikal faaliyetlerini 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu çerçevesinde yürüttüklerini belirten Yıldız, üyelerin taleplerinin toplu sözleşme süreçlerinde ve kurumlar arası görüşmelerde gündeme taşındığını ifade etti.
Sendikacılıkta yasal çerçevenin önemine dikkat çeken Yıldız, iki yılda bir gerçekleştirilen toplu sözleşme görüşmelerinin yanı sıra Kurum İdari Kurulu ve Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantılarında da üyelerin taleplerini dile getirdiklerini belirtti. Diyanet-Sen'in bugüne kadar sekiz toplu sözleşme sürecinde yer aldığını kaydeden Yıldız, 'Diyanet-Sen, şimdiye kadar Allah'ın izniyle sekiz toplu sözleşme sürecinde yer almıştır. Bu toplu sözleşmelerde siz kıymetli meslektaşlarımız için 130 ana başlıkta kazanım elde etmiş bir teşkilattır' diye konuştu.
2004 yılından itibaren elde edilen kazanımlara da değinen Yıldız, Kurum İdari Kurulu kararlarıyla birlikte yaklaşık 700 maddede kazanım sağladıklarını ifade etti. Bu çalışmalarla Diyanet çalışanlarının yaşam standartlarını yükseltmeyi ve din hizmetlerinin verimliliğine katkı sunmayı hedeflediklerini belirten Yıldız, önümüzdeki süreçte de kazanımları artırmak için çalışacaklarını söyledi.
'90 Bin Üyemizle 23 Yıldır Yetkili Sendikayız'
Diyanet-Sen'in üye sayısı ve yetki durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldız, sendikanın elde ettiği başarının teşkilat mensuplarının desteğinden kaynaklandığını vurguladı.
Diyanet-Sen'in 90 bin üyesiyle 23 yıldır Diyanet İşleri Başkanlığında yetkili sendika olduğunu belirten Yıldız, kurumda faaliyet gösteren diğer sendikaların toplam üye sayısının da Diyanet-Sen'in üye sayısının dörtte birine ulaşmadığını öne sürdü.
Yıldız, 'Diyanet-Sen, 90 bin üyesiyle 23 yıldır Diyanet İşleri Başkanlığında yetkili olan tek sendikadır. Diyanet İşleri Başkanlığında şu anda 27 sendika var. Hepsini alt alta, yan yana, üst üste koyun; İrfan Başkanımızın da söylediği gibi, bizim üye sayımızın dörtte birine ulaşamıyorlar' ifadelerini kullandı.
Yetkili sendika olmanın daha fazla sorumluluk getirdiğini dile getiren Yıldız, bu sorumluluğun daha çok çalışmayı, üretmeyi ve kamu çalışanlarına daha fazla katkı sunmayı gerektirdiğini kaydetti.
'Yüzde 63'lük Örgütlenme Oranına Ulaştık'
Diyanet-Sen'in kamu görevlileri sendikaları arasındaki örgütlenme oranına da değinen Yıldız, sendikanın yüzde 63'lük oranla Türkiye birincisi olduğunu belirtti.
Sendikal başarının arkasında teşkilatın desteği bulunduğunu ifade eden Yıldız, 'Kamu görevlileri sendikaları içerisinde üye sayısı bakımından daha büyük sendikalar olabilir. Üç yüz bin, beş yüz bin üyeye sahip sendikalar bulunabilir. Ancak Diyanet-Sen gibi bulunduğu kurumda yüzde 63'lük örgütlenme oranını yakalamış bir sendika yoktur' dedi.
Elde edilen başarıda teşkilat mensuplarının katkısının büyük olduğunu vurgulayan Yıldız, kendilerine verilen destekten dolayı üyelere teşekkür ederek, Diyanet-Sen'in önümüzdeki dönemde de kazanımlarını artırmak ve din görevlilerinin taleplerine çözüm üretmek için çalışmalarını sürdüreceğini ifade etti.
'Memur-Sen, 1 Milyon 130 Bin Üyeye Ulaştı'
Diyanet-Sen'in elde ettiği kazanımlarda teşkilat mensuplarının desteğinin önemli olduğunu ifade eden Ali Yıldız, toplu sözleşme, Kurum İdari Kurulu ve Kamu Personeli Danışma Kurulu toplantılarına bu destekle katıldıklarını belirtti.
Diyanet-Sen'in 130 ana başlıkta toplu sözleşme kazanımı elde ettiğini hatırlatan Yıldız, Memur-Sen'in de 15 Mayıs üye sayımı tutanaklarına göre 1 milyon 130 bin 8 üyeyle Türkiye'nin en büyük örgütlü sivil toplum kuruluşu olduğunu ifade etti. Memur-Sen'in kamu çalışanları için 1.124 ana başlıkta kazanım elde ettiğini kaydeden Yıldız, bu kazanımların yürütülen çalışmaların sonucu olduğunu dile getirdi.
Kariyer Basamakları Yeniden Düzenlenecek
Diyanet-Sen'in önümüzdeki dönemde üzerinde duracağı konuların başında Diyanet İşleri Başkanlığındaki kariyer basamaklarının yeniden düzenlenmesinin geldiğini belirten Yıldız, uzman ve baş unvanlı personelin meslek yılı ve hizmet yılı esas alınarak yeni bir sisteme tabi tutulması için çalışacaklarını söyledi.
Geçiş süreçlerinin düzenlenmesi ve daha işlevsel bir sistem oluşturulması gerektiğini vurgulayan Yıldız, uzun süren ve sonuç alınamayan sınav uygulamalarına karşı olduklarını belirtti.
Yıldız, 'İnşallah bundan sonraki süreçte mücadele edeceğimiz konulardan biri de Diyanet İşleri Başkanlığındaki kariyer basamaklarının yeniden düzenlenmesidir. Uzman ve baş unvanlı meslektaşlarımızın meslek yılı ve hizmet yılı esas alınarak bir sisteme tabi tutulması, bu konuda geçişlerin sağlanması ve yeni bir sistem oluşturulması için çalışacağız' ifadelerini kullandı.
'Mülakatların Azaltılması Gerekiyor'
Diyanet İşleri Başkanlığında görev yapan personelin sınav ve mülakat süreçlerine de değinen Yıldız, özellikle görev yeri değişikliklerinde uygulanan sınavların çalışanlar açısından oluşturduğu zorluklara dikkat çekti.
Kurum İdari Kurulu görüşmeleri sonucunda D grubundan D grubuna geçişlerde camilerdeki sınavların kaldırılmasını sağladıklarını belirten Yıldız, uygulamanın diğer geçiş süreçlerine de yaygınlaştırılmasını hedeflediklerini kaydetti. İleri yaştaki din görevlilerinin görev yeri değişikliği sırasında kendilerinden çok daha genç komisyonların karşısında sınava girmesini eleştiren Yıldız, bu durumun çalışanları incitebildiğini ifade etti. Yıldız, 'Artık Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanlarının müsamere talebesi konumundan çıkarılması, hak ettikleri değerin verilmesi ve mülakatların bu anlamda azaltılması gerekiyor' dedi.
D grubundan D grubuna geçişlerde başlatılan uygulamanın yaygınlaştırılması için çalışacaklarını belirten Yıldız, sonraki süreçte C grubundan C grubuna geçişlerde de camilerdeki sınavların kaldırılmasını hedeflediklerini söyledi.
Atamalarda Puan Esaslı Sistem Hedefi
Din görevlilerinin görev yeri değişikliklerinde eğitim durumu, hafızlık, mezuniyet ve mesleki bilgi ve becerilerin esas alınması gerektiğini ifade eden Yıldız, atamaların daha objektif bir sistem üzerinden gerçekleştirilmesini istediklerini belirtti.
Kur'an kursu öğreticilerinin atamalarında olduğu gibi bilgisayar üzerinden otomatik atama yapılabilecek bir sistem üzerinde çalışılması gerektiğini dile getiren Yıldız, değerlendirmelerin belirlenen kriterler doğrultusunda puanlanarak sisteme işlenmesini hedeflediklerini kaydetti.
Yıldız, vekil ve fahri din görevlilerinin yaşadığı sorunların çözümü için de çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.
Vekil Din Görevlilerinin Ücret Sorunu Gündemde
Vekil din görevlilerinin ücretlerinin asgari ücretin altında kalmasına ilişkin soruna dikkat çeken Yıldız, çözüm sürecinde Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığıyla ilgili yaşanan sürecin konuyu karmaşık hle getirdiğini savundu.
Diyanet İşleri Başkanlığının ücretlerin ödenmesi ve uygulanmasına yönelik Strateji ve Bütçe Başkanlığına yazı gönderdiğini belirten Yıldız, ilgili kurumun eski köy kanunu ve başka mevzuat hükümlerine atıfta bulunmasının çözüm sürecini zorlaştırdığını öne sürdü. Yıldız, 'Özellikle vekil hocalarımızın asgari ücretten daha az maaş alır durumda devam etmeleri, maalesef Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığından çözüm beklerken meselenin dolambaçlı bir sürece sokulması nedeniyle yaşanan bir sorundur' diye konuştu. Sürecin çözülmesi için girişimlerde bulunduklarını belirten Yıldız, 'Çözülmesi için gönderdiğimiz konu, tamamen bir kördüğüme dönüştürülüyor. Şu anda da bunun sıkıntılarını yaşıyoruz' ifadelerini kullandı.
Yıldız, Diyanet çalışanlarının özlük haklarının iyileştirilmesi, kariyer basamaklarının yeniden düzenlenmesi ve vekil ile fahri din görevlilerinin sorunlarına çözüm bulunması için mücadelelerini sürdüreceklerini kaydetti.
'Veklet Ücretleri İçin Açtığımız Davalarda Kaybettiğimiz Dava Yok'
Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Diyanet-Sen Genel Başkanı Ali Yıldız, vekil din görevlilerinin ücret sorunları ve 4-6 yaş Kur'an kurslarının fiziki koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Veklet ücretlerinin eksiksiz ödenmesi için hukuki mücadele yürüttüklerini belirten Yıldız, bugüne kadar açtıkları davaların sayısının 1.000-1.500'ü geçtiğini ve kaybettikleri bir dava olmadığını söyledi. Yıldız, 4-6 yaş Kur'an kurslarının da daha uygun fiziki şartlara kavuşturulması gerektiğini vurguladı.
Şehir merkezlerinde görev yapan vekil din görevlilerine veklet ücretlerinin tam olarak ödenmediğini, köylerde görev yapanların ise bu ödemelerden yararlanabildiğini belirten Ali Yıldız, mevcut uygulamanın yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Kanunda yer alan veklet edilen kadronun maaş katsayısı çarpanının üçte ikisinin ödenmesine ilişkin hükmün uygulanması için çalışma yürüttüklerini kaydeden Yıldız, konuyu yargıya taşıdıklarını söyledi. Yıldız, 'Şu anda mahkemelere başvuruyoruz. Bugüne kadar açtığımız davaların sayısı 1.000-1.500'ü geçti. Kaybettiğimiz bir dava yok. İnşallah bu konuyu da aynı yöntemle çözmeye çalışacağız' dedi.
'4-6 Yaş Kur'an Kursları Önemli Projelerden Biri'
Diyanet-Sen'in gündemindeki bir diğer konunun 4-6 yaş Kur'an kursları olduğunu belirten Yıldız, bu kursların çocukların eğitimi ve medeniyet anlayışının gelecek nesillere aktarılması açısından önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Kurslara toplum tarafından büyük beklentiler yüklendiğini dile getiren Yıldız, Diyanet İşleri Başkanlığının son 100 yıldaki önemli projelerinden biri olarak değerlendirdiği bu eğitim faaliyetlerinin daha iyi koşullarda yürütülmesi gerektiğini söyledi. Yıldız, 'Özellikle 4-6 yaş Kur'an kurslarıyla ilgili inisiyatif alınması, irade ortaya konulması gerekiyor. Kendi medeniyetimizi inşa noktasında Diyanet İşleri Başkanlığının son 100 yılındaki en önemli projelerinden biridir' dedi.
'Bu Kursları Merdiven Altı Konumundan Kurtarmalıyız'
4-6 yaş Kur'an kurslarına verilen önem ile bazı kursların fiziki koşulları arasında çelişki bulunduğunu savunan Yıldız, Türkiye'nin birçok yerinde bu kursların hl uygun olmayan meknlarda faaliyet gösterdiğini belirtti.
Kursların daha nitelikli ve uygun fiziki şartlara kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Yıldız, 'Bu kadar beklenti içerisindeyiz, bu kadar önem veriyoruz ama bugün olmuş, Türkiye'nin birçok yerinde bu kursları hl merdiven altı konumundan kurtaramamışız. Bunlar birbiriyle çelişen şeylerdir. Bundan kurtulmamız lazım' ifadelerini kullandı.
Yıldız, hem vekil din görevlilerinin özlük haklarının iyileştirilmesi hem de 4-6 yaş Kur'an kurslarının fiziki koşullarının geliştirilmesi için çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.
'Kur'an Kursları Anaokullarıyla Aynı İmknlara Kavuşmalı'
Türkiye'nin farklı bölgelerinde görev yapan Kur'an kursu öğreticilerinin ağır iş yüküyle karşı karşıya kaldığını belirten Ali Yıldız, bazı kurslarda öğreticilerin eğitim faaliyetlerinin yanı sıra idari işler, yemek ve temizlik gibi sorumlulukları da üstlendiğini söyledi.
Bir Kur'an kursunda 15 çocuğun eğitim gördüğünü ve öğreticinin birçok işi tek başına yürüttüğünü anlatan Yıldız, din görevlilerinin iyi niyetinin suistimal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Yıldız, 'Kur'an kurslarımız, tıpkı Millî Eğitim Bakanlığındaki ana sınıfları ve anaokulları gibi aynı statüye ve imknlara kavuşturulmalıdır. Bu sonuç alınana kadar sesimizi de sözümüzü de yükseltmeye devam edeceğiz' dedi.
4-6 yaş Kur'an kurslarının mevcut durumunun kalıcı bir hukuki güvenceye ihtiyaç duyduğunu savunan Yıldız, bu kurumların kişilere ve dönemsel siyasi iradelere bağlı kalmadan faaliyetlerini sürdürebilmesi gerektiğini ifade etti. Yıldız, kursların anayasal statüye kavuşturulması gerektiğini belirterek, konunun devlet yöneticileri ve siyasetçilerle görüşülmeye devam edileceğini kaydetti.
'Günümüzün En Büyük Cihadı Aileyi Ayakta Tutmaktır'
Ailenin korunması ve gençlerin eğitilmesinin din görevlilerinin öncelikli sorumlulukları arasında bulunduğunu belirten Yıldız, toplumsal değişim karşısında daha fazla çalışma yapılması gerektiğini söyledi.
Aile yapısının güçlendirilmesi, gençlerin dinî ve ahlaki değerlerle yetiştirilmesi ve sahih dinî bilginin yaygınlaştırılması çağrısında bulunan Yıldız, 'Günümüzün en büyük cihadı aileyi ayakta tutmaktır. Bu konuda en büyük sorumluluk taşıyanlardan biri biziz' ifadelerini kullandı. Memur-Sen ve Diyanet-Sen olarak Aile Yılı kapsamında çeşitli programlar, çalıştaylar ve imza kampanyaları düzenlediklerini belirten Yıldız, hazırlanan rapor ve kitapların Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş'a da sunulduğunu söyledi. Aile politikalarına ilişkin yasal düzenlemelerin Türkiye'nin toplumsal değerleri doğrultusunda yeniden ele alınmasını isteyen Yıldız, İstanbul Sözleşmesi ve bağlantılı mevzuatın kaldırılması gerektiğini savundu. Yeni anayasa çalışmalarında aile yapısına ilişkin düzenlemelerin de gündeme alınması çağrısı yaptı.
'Gazze İçin 80 Okul Yaptıracağız'
Gazze'ye yönelik insani yardım ve eğitim çalışmalarına ilişkin bilgi veren Ali Yıldız, 7 Ekim'den bu yana Filistin'e destek faaliyetlerini sürdürdüklerini ifade etti.
Gazze'deki çocukların eğitimlerine devam edebilmesi için yeni bir kampanya başlattıklarını açıklayan Yıldız, sekiz sivil toplum yardım kuruluşunun koordinasyonunda 80 okul yaptırmayı hedeflediklerini söyledi. Yıldız, 'Gazze'de 80 okul yaptıracağız. Bu kampanyayı başlattık. Sekiz sivil toplum yardım kuruluşunun koordinasyonunda çalışacağız. Yardım paraları bu kuruluşlara yatırılacak, okulları biz organize edeceğiz. Gazzeli kardeşlerimizin eğitim öğretimlerinin aksamaması için çalışacak ve o okulları inşallah yaptırarak kardeşlerimize hediye edeceğiz' diye konuştu.
Gazzeli öğrencilerin eğitim taleplerine dikkat çeken Yıldız, Türkiye'deki üniversitelerin uzaktan eğitim imknlarıyla bu sürece katkı sunduğunu belirtti. Memur-Sen'in yardım kampanyaları kapsamında insani yardım faaliyetlerine ve Gazze'ye yönelik filo çalışmalarına da destek verdiğini ifade etti.
'Gazze Siyonizmden Kurtulana Kadar Mücadelemiz Sürecek'
Gazze'ye yönelik uluslararası dayanışmanın önemine değinen Yıldız, boykot çağrısını yineleyerek toplumun tüketim tercihleri konusunda daha duyarlı davranması gerektiğini savundu. Gazze'de yaşananların dünya kamuoyunda farkındalık oluşturduğunu belirten Yıldız, Filistin halkının bağımsızlığına kavuşmasına kadar destek faaliyetlerini sürdüreceklerini söyledi. Yıldız, 'Bundan sonra da Gazze siyonizmden kurtulana, bağımsız Filistin Devleti kurulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz' dedi. Boykotun önemine işaret eden Yıldız, din görevlilerinin camilerde, vaazlarda ve hutbelerde toplumu bilinçlendirmesi gerektiğini ifade etti. Gazze'de yaşananların uluslararası kuruluşların işleyişine ilişkin tartışmaları da gündeme taşıdığını belirten Yıldız, Müslüman toplumların birlik ve dayanışma içinde hareket etmesi gerektiğini kaydetti.
Genel kurulda yapılan seçimler sonucunda Memur-Sen Kastamonu Şube Başkanı ve Diyanet-Sen Kastamonu Şube Başkanı İrfan Bakır, yeniden başkanlığa seçildi.
Genel kurul kapsamında zorunlu organlar ile üst kurul delegelerinin seçimleri de gerçekleştirildi. Dilek ve temennilerin dile getirilmesinin ardından Diyanet-Sen 7. Olağan Genel Kurulu sona erdi.