İsmail Bey Kastamonu'yu Neden Savaşmadan Osmanlı'ya Bıraktı?

Kastamonu'nun Osmanlı hakimiyetine girişi, sanıldığı gibi büyük bir meydan savaşıyla gerçekleşmedi. Candaroğlu İsmail Bey, Fatih Sultan Mehmed'in üstün askerî gücü karşısında önce Sinop'a çekildi, ardından güvence karşılığında beyliğini savaşmadan teslim etti.

Kastamonu'nun Osmanlı topraklarına katılması, şehrin tarihinde önemli bir dönüm noktası oldu. 1461 yılında Candaroğulları Beyliği'nin hkimiyetindeki Kastamonu ve Sinop, Fatih Sultan Mehmed'in Anadolu birliğini güçlendirmeye yönelik siyaseti kapsamında Osmanlı yönetimine geçti. Ancak bu süreç, doğrudan Kastamonu'da yaşanan büyük bir savaşla gerçekleşmedi.

Dönemin Candaroğlu hükümdarı Kemleddin İsmail Bey, 1443 yılında beyliğin başına geçmişti. Onun döneminde Kastamonu yalnızca siyasi açıdan değil, ilim, kültür ve imar faaliyetleri bakımından da dikkat çeken bir merkez haline geldi. Bugün şehirde bulunan İsmail Bey Külliyesi de bu dönemin en önemli miraslarından biri olarak kabul ediliyor.

Fatih Sultan Mehmed Neden Kastamonu'ya Yöneldi?

İstanbul'un 1453 yılında fethedilmesinin ardından Fatih Sultan Mehmed'in Anadolu'daki siyasi yapıları Osmanlı hkimiyeti altında toplama siyaseti hız kazandı. Candaroğulları'nın toprakları ise Karadeniz'in Anadolu kıyılarındaki konumu nedeniyle ayrıca önem taşıyordu.

Fatih, İstanbul'un fethinden sonra Anadolu'nun birliği siyasetini öne çıkardı ve 1461 yılında Candaroğulları Beyliği'ne son vererek Kastamonu ve çevresini kesin biçimde Osmanlı topraklarına kattı.

Bu süreçte İsmail Bey'in Osmanlılarla ilişkileri de tamamen düşmanca değildi. İki hanedan arasında daha önce kurulmuş akrabalık bağları bulunuyordu. İsmail Bey'in Osmanlılarla ilişkilerinde diplomatik bir çizgi izlediği, Fatih'in Trabzon seferi sırasında da Osmanlılara askerî destek gönderdiği kaynaklarda yer alıyor.

İsmail Bey Neden Sinop'a Çekildi?

1461'de Fatih Sultan Mehmed'in Candaroğulları topraklarına yönelik harektı sırasında İsmail Bey'in kardeşi Kızıl Ahmed Bey de Osmanlıların yanında yer aldı. Osmanlı hizmetine giren Kızıl Ahmed Bey'e Bolu sancağı verilmişti ve Candaroğulları tahtında bulunan kardeşi İsmail Bey'e karşı muhalefet ediyordu.

Sefer sırasında Osmanlı kuvvetlerinin Kastamonu üzerine yönelmesi üzerine İsmail Bey Sinop'a çekildi. Akademik çalışmalarda aktarılan bilgilere göre Kastamonu'nun yönetimi Kızıl Ahmed Bey'e verildi. Böylece İsmail Bey'in asıl savunma noktası Sinop Kalesi oldu.

Dolayısıyla 'İsmail Bey Kastamonu'yu hiçbir mücadele olmadan bıraktı' şeklindeki anlatım, olayın tamamını karşılamıyor. Kastamonu'daki hkimiyet değişiminin arkasında Osmanlı askerî harektı vardı; İsmail Bey ise doğrudan bir meydan savaşına girmek yerine Sinop'a çekildi.

Asıl Teslim Sinop'ta Gerçekleşti

İsmail Bey'in neden savaşmadığı sorusunun cevabı, Sinop'taki gelişmelerde daha açık şekilde görülüyor.

Osmanlı kuvvetleri Vezîrizam Mahmud Paşa komutasında Sinop üzerine ilerledi. Denizden de Osmanlı donanmasının bölgeye gelmesiyle Sinop hem karadan hem denizden baskı altına girdi. Akademik kaynaklarda, Mahmud Paşa'nın İsmail Bey'e mektup göndererek kan dökülmeden teslim olması yönünde girişimde bulunduğu aktarılıyor.

İsmail Bey, mevcut askerî şartlarda uzun süre direnmesinin mümkün olmadığını gördü. Bazı tarih kaynaklarında ise teslim kararının, kendisinin ve çocuklarının hayatlarının güvence altına alınması karşılığında verildiği belirtiliyor. İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın Osmanlı tarihi çalışmasında da İsmail Bey'in savunmadan sonuç alınamayacağını anlayınca Mahmud Paşa ile görüştüğü ve hayatı ile çocuklarına dokunulmaması yönünde güvence aldıktan sonra kaleyi teslim ettiği aktarılıyor.

Böylece Sinop da 1461 yılında kan dökülmeden Osmanlı hkimiyetine geçti. TDV İslm Ansiklopedisi, Fatih Sultan Mehmed'in Sinop ve çevresini savaşmadan ele geçirdiğini ve İsmail Bey ile sipahilerine Rumeli tarafında dirlikler verdiğini belirtiyor.

İsmail Bey Neden Savaşmak Yerine Teslim Olmayı Seçti?

Kaynakların birlikte değerlendirilmesiyle ortaya çıkan tabloya göre bunun temelinde Osmanlı askerî üstünlüğü, savunma şartları ve İsmail Bey'e sağlanan güvence bulunuyordu.

İsmail Bey'in karşısındaki güç yalnızca Kastamonu'ya ulaşan bir Osmanlı ordusundan ibaret değildi. Fatih Sultan Mehmed'in seferi sırasında Osmanlı kara kuvvetleriyle birlikte donanmanın da kullanılması, Sinop gibi stratejik bir merkezde savunmayı daha da zorlaştırıyordu. Akademik çalışmalarda İsmail Bey'in Osmanlı gücü karşısında direnmenin mümkün olmadığını görerek teslim olduğu özellikle vurgulanıyor.

Bunun yanında İsmail Bey'in teslim olması tamamen karşılıksız değildi. Fatih Sultan Mehmed, Candaroğlu hükümdarına iyi muamelede bulundu. İsmail Bey'e Bursa civarında Yenişehir, İnegöl ve Yarhisar taraflarında dirlikler verildi; oğlu Hasan Bey'e de Bolu sancağı tahsis edildi. Daha sonra İsmail Bey Filibe'ye gönderildi ve burada yaşamını sürdürdü.

Bu nedenle İsmail Bey'in kararını yalnızca 'savaşmak istemedi' şeklinde açıklamak yerine, dönemin askerî ve siyasi şartları içerisinde beyliğin tamamen yıkıma uğramasını önleyecek bir teslim yolunu tercih etmesi şeklinde değerlendirmek daha doğru görünüyor.

Candaroğulları Beyliği Böylece Sona Erdi

İsmail Bey'in teslim olmasıyla Candaroğulları'nın bağımsız siyasi varlığı sona erdi. Kastamonu ve Sinop Osmanlı yönetimine bağlandı. Türk Maarif Ansiklopedisi de Candaroğlu İsmail Bey'in Kastamonu ve Sinop'u 1461 yılında Fatih Sultan Mehmed'e teslim etmesiyle bölgenin Osmanlı toprağı olduğunu belirtiyor.

Kastamonu'nun Osmanlı yönetimine geçişiyle şehir, Anadolu eyaletine bağlı bir sancak merkezi haline geldi. İlerleyen dönemde Kastamonu'nun şehzade sancağı olarak da kullanıldığı ve Fatih Sultan Mehmed'in oğlu Cem Sultan'ın burada görev yaptığı biliniyor.

İsmail Bey ise beyliğini kaybetmesine rağmen Osmanlı hizmetinde yaşamını sürdürdü. Filibe'de imar faaliyetleriyle ilgilendi ve 1479 yılında burada hayatını kaybetti. Kastamonu'da bıraktığı en önemli eserlerden biri olan İsmail Bey Külliyesi ise günümüzde hl ayakta bulunuyor. Külliye; cami, medrese, imaret, han, hamam, sıbyan mektebi ve türbe gibi yapılardan oluşan geniş bir vakıf topluluğu olarak Candaroğulları döneminin şehirdeki en önemli izleri arasında yer alıyor.

1461'de Osmanlı ordusunun üstünlüğü karşısında Kastamonu'dan Sinop'a çekilmiş, Sinop'un da kuşatılması ve savunmanın sürdürülemeyeceğinin anlaşılması üzerine can güvenliği konusunda aldığı güvenceyle teslim olmuştur. Bu teslimiyetin ardından Candaroğulları Beyliği sona ermiş ve Kastamonu Osmanlı idaresine girmiştir.

Özel Haber

Bakmadan Geçme