Kadınlar Renklerle Stresten Uzaklaşıyor

Workshop yöneticisi ve eğitimci Serap Emiroğlu, Kastamonu'daki workshoplarında kadınların hem yaratıcılıklarını keşfettiğini hem de günlük hayatın stresinden uzaklaştığını belirtti.

Youtube Kanalı
Abone Ol

Workshop yöneticisi ve eğitimci Serap Emiroğlu, Kastamonu'daki workshoplarında kadınların hem yaratıcılıklarını keşfettiğini hem de günlük hayatın stresinden uzaklaştığını belirtti

Workshop Yöneticisi ve Eğitimcisi Serap Emiroğlu, havayla kuruyan kil ve obje boyama workshoplarının, katılımcılara hem yaratıcılıklarını keşfetme hem de günlük hayatın stresinden uzaklaşma imknı sunduğunu belirterek; 'Aslında her şey çok doğal başladı. Bir arkadaşıma havayla kuruyan kilden yaptığım objeleri ve bir tabloyu gösterdim. Onları gördükten sonra 'Neden bize workshop yapmıyorsun?' dedi. İşte o cümleyle birlikte süreç başladı. İlk olarak seramik workshopuyla başladık ama zamanla obje boyama workshopuna dönüştü. Çünkü fark ettim ki insanlar renklere gerçekten hasret kalmış. İnsanlar yoğun hayat temposunda renklerle nadiren buluşuyor ve workshoplar bunun için küçük ama etkili bir alan sunuyor. Ben kendimi bildim bileli renklerle oynamayı seviyorum. Renklerin enerjisi hep ilgimi çekti ve bunu çevremdekilerle paylaşmayı doğal bir ihtiyaç olarak gördüm. Küçüklüğümden beri hayatımın bir parçası diyebilirim; renklerle deney yapmak, hayal gücünü serbest bırakmak ve kendi küçük dünyamı yaratmak bana her zaman keyif verdi. Workshoplarım, kadınların bir araya gelip eğlendiği, sohbet ettiği ve gündelik hayatın karmaşasından uzaklaştığı bir alan oluyor. Bu alan, hem zihinsel hem de duygusal bir mola sunuyor; katılımcılar kendilerini daha rahat ve özgür hissediyorlar. Benim amacım sanatı ulaşılabilir kılmak. Profesyonel olmak zorunda olmadıklarını göstermek. Bir boya darbesinin, renkleri karıştırmanın, kendi elinle bir şey yapmanın korkulacak değil, aksine çok doğal ve keyifli olduğunu hissettirmek istiyorum. Çünkü bana göre sanat, herkes için olmalı; yaşı, mesleği veya deneyimi ne olursa olsun insanın kendini ifade etmesini sağlayan bir araç. Katılımcılar, ilk başta küçük bir çekingenlikle gelse de süreç ilerledikçe yaratıcılıklarını keşfetmeye başlıyor ve kendi potansiyellerini fark ediyorlar' dedi.

'Workshoplar Hem Hobiye Dönüşebiliyor Hem De Terapi Etkisi Yaratıyor'

Workshop Yöneticisi ve Eğitimcisi Serap Emiroğlu, düzenlediği workshopların katılımcılara hem hobi hem de terapi imknı sunduğunu vurgulayarak; 'Workshoplar hem hobiye dönüşebiliyor hem de terapi etkisi yaratıyor. O an sadece sen ve yaptığın şey varsın; zihin sessizleşiyor ve günlük hayatın yüklerinden uzaklaşıyorsun. Bu süreç, bazen yeni bir üretim alanına dönüşebiliyor. Kafeler zaten insanların buluşma noktası, ben sadece o alana sanatı dahil ediyorum. Katılımcılar kahvelerini içerken, tatlılarını yerken bir yandan da boyayla buluşuyor ve farkında olmadan yaratıcılıklarını ortaya çıkarıyorlar. Aynı zamanda workshopu gören başka insanlar da merak edip dahil olabiliyor ve topluluk daha da genişliyor. Olumsuz bir etkisi olduğunu düşünmüyorum. Kastamonu'da sosyalleşme alanları sınırlı ve kafe ortamı bu anlamda önemli bir yer tutuyor. Ben de bu alanı değerlendirmek istedim. Çocuklarla yaptığım workshoplar da var; anne-çocuk katılımlı etkinlikler özellikle değerli ama ben özellikle kadınlarla bir arada olmayı tercih ediyorum. Kadınların günlük hayatta üstlendiği sorumluluklar çok fazla. Boyalar çoğu zaman çocuklar için bir etkinlik aracı olarak görülüyor ama aslında renkler yetişkinler için de bir şifa aracı. Kendi istediğin şeyi yapmak, sadece kendin için bir alan açmak çok kıymetli. Bence en büyük motivasyon, katılımcıların 'Ben bunu yapabilir miyim?' sorusunun cevabını görmek. Yapabildiğini fark etmek büyük bir mutluluk ve özgüven veriyor. Aslında ortaya çıkan şey kişinin kendi sanat eseri; herkes kendi yaptığı ürünü eve götürüyor ve bu da deneyimi kişisel kılıyor. Katılımcılar sadece arkadaş gruplarıyla değil, yeni insanlarla da tanışıyor. Ortak bir deneyimin içinde bulunmak insanları çok hızlı yakınlaştırıyor. Bazen sadece bir renk istemekle başlayan bir iletişim, sohbetle başka bir yere evriliyor. Küçük bir paylaşım, birbirlerini destekledikleri ve şifalandırdıkları anlara dönüşebiliyor. Workshop başında biraz çekingen başlayanlar, boyayla temas ettikçe ve ortaya bir şeyler çıktıkça yüz ifadeleri değişiyor, rahatlıyor ve kendilerini daha özgür hissediyorlar. Sanat gerçekten stres azaltıcı bir etkiye sahip; insan o an sadece yaptığı işe odaklanıyor ve zihni dinleniyor. Bu süreç, hem yaratıcı hem de duygusal bir terapi işlevi görüyor ve katılımcılar hayatlarına daha pozitif bir enerjiyle dönüyorlar. Renklerin gücü, paylaşılan anların sıcaklığı ve yaratıcılığın verdiği haz, workshopları çok özel kılıyor' şeklinde konuştu.


Özel Haber

Bakmadan Geçme