Kastamonu Bu Depremleri Unutmadı!

Kastamonu, yüzyıllardır depremlerle mücadele eden kentlerden biri. Tarihsel kayıtlara göre kenti etkileyen en büyük sarsıntıların başında 1668 Büyük Anadolu Depremi gelirken, yakın tarihin en yıkıcı depremlerinden biri ise 1943 Tosya-Ladik Depremi oldu.

Kastamonu, yüzyıllardır depremlerle mücadele eden kentlerden biri. Tarihsel kayıtlara göre kenti etkileyen en büyük sarsıntıların başında 1668 Büyük Anadolu Depremi gelirken, yakın tarihin en yıkıcı depremlerinden biri ise 1943 Tosya-Ladik Depremi oldu.

Kastamonu'nun deprem geçmişi, bugün yaşanan küçük sarsıntıların çok daha ötesine uzanıyor. Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun etkilediği bölgeler arasında bulunan kent ve çevresinde, geçmiş yüzyıllarda büyük yıkımlara neden olan çok sayıda deprem meydana geldi.

Tarihsel kaynaklar ve akademik çalışmalar incelendiğinde özellikle 1668 Büyük Anadolu Depremi, 1910 Tosya Depremi ve 1943 Tosya-Ldik Depremi, Kastamonu'nun deprem tarihinde öne çıkan sarsıntılar arasında yer alıyor.

Kastamonu'yu Sarsan En Büyük Deprem: 1668

Kastamonu'nun deprem tarihindeki en büyük olaylardan biri, 17 Ağustos 1668 tarihinde meydana gelen Büyük Anadolu Depremi oldu. Yüzyılda gerçekleştiği için bu deprem, günümüzdeki depremler gibi sismograf cihazlarıyla ölçülmedi. Bu nedenle depremin büyüklüğü doğrudan ölçülmüş bir değer değil, tarihsel belgeler ve meydana gelen yıkımın boyutu üzerinden yapılan bilimsel hesaplamalara dayanıyor.

Çeşitli araştırmalarda 1668 depreminin büyüklüğü yaklaşık 7,8 ile 8,0 arasında tahmin ediliyor. Deprem, yalnızca Kastamonu'yu değil, Kuzey Anadolu boyunca geniş bir bölgeyi etkiledi. Bolu, Amasya, Tokat, Samsun ve çevresindeki yerleşimlerde de ciddi etkiler meydana geldi. Tarihsel kayıtlarda Kastamonu'da çok sayıda yapının yıkıldığı belirtilirken, deprem nedeniyle kentte kaç kişinin hayatını kaybettiğine ilişkin güvenilir ve kesin bir rakam bulunmuyor. Bu nedenle 1668 depremi için belirli bir can kaybı sayısını kesin veri olarak vermek mümkün değil.

1668 depremi, Kuzey Anadolu Fay Zonu'nun tarih boyunca ürettiği en büyük depremlerden biri olarak kabul ediliyor. Fay boyunca çok uzun bir kırılmanın meydana gelmiş olabileceği ve depremin etkilerinin çok geniş bir alana yayıldığı değerlendiriliyor.

1943 Tosya-Ladik Depremi Kastamonu'yu Ağır Vurdu

Kastamonu'nun yakın tarihindeki en önemli deprem ise 26 Kasım 1943 tarihinde meydana gelen Tosya-Ldik Depremi oldu.

Gece saatlerinde meydana gelen deprem, Kastamonu ve çevresinde büyük yıkıma neden oldu. Akademik çalışmalarda depremin büyüklüğü Ms 7,2 olarak veriliyor. Depremin etkilediği alan oldukça genişti. Kastamonu'nun yanı sıra Çorum, Samsun, Çankırı, Amasya ve çevresindeki birçok yerleşim de sarsıntıdan etkilendi. Kastamonu il sınırları içerisinde ise özellikle Tosya ağır hasar gören bölgelerin başında geldi. Deprem nedeniyle Tosya ve çevresinde çok sayıda yapı yıkıldı, binlerce kişi evsiz kaldı ve ciddi can kaybı yaşandı.

Tosya Kaymakamlığı tarafından paylaşılan tarihsel bilgilerde 1943 depreminde ilçede yaklaşık 1.000 kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor. Depremin toplam can kaybı konusunda ise farklı kaynaklarda farklı rakamlar bulunuyor. Türkiye genelindeki kaybın yaklaşık 4 bin kişi olduğu bilgisi, çeşitli akademik ve kurumsal kaynaklarda yer alıyor.

Kastamonu Kalesi'nden Kopan Kayalar Evleri Yıktı

1943 depreminin Kastamonu merkezindeki en dikkat çekici sonuçlarından biri ise Kastamonu Kalesi'nde meydana gelen kaya kopmaları oldu.

Deprem sırasında kaleden kopan büyük kayalar, aşağıdaki Hisarardı Mahallesi'ndeki evlerin üzerine yuvarlandı. Bu olay sonucunda 7 ev yıkıldı, 4 kişi hayatını kaybetti ve 2 kişi yaralandı. Deprem kent merkezindeki önemli yapılarda da ağır hasara neden oldu. Dönemin kayıtlarında hükümet binası, Vali Konağı, Askerlik Şubesi, Ziraat Bankası, İnhisarlar Binası ve Gazipaşa İlkokulu gibi yapılarda hasar meydana geldiği aktarılıyor.

Bu yönüyle 1943 Tosya-Ldik Depremi, Kastamonu'nun yalnızca ilçelerinde değil, kent merkezinde de ciddi izler bırakan büyük bir afet olarak tarihe geçti.

1910 Tosya Depremi De Büyük Hasara Yol Açtı

Kastamonu'nun deprem geçmişinde 1943'ten önce meydana gelen önemli sarsıntılardan biri de 25 Haziran 1910 Tosya Depremi oldu.

Akademik deprem kataloglarında bu depremin büyüklüğü Ms 6,1, maksimum şiddeti ise VII olarak veriliyor. Depremin merkez üssü Tosya olarak kaydedildi.

1943 depremi kadar büyük olmasa da 1910 Tosya Depremi, Kastamonu'nun özellikle güney kesimlerinin deprem tehlikesiyle uzun süredir karşı karşıya olduğunu gösteren önemli tarihsel olaylardan biri.

1880'li Yıllarda Da Kastamonu Depremlerle Sarsıldı

Kastamonu'nun deprem geçmişi 1900'lü yıllarla başlamıyor. Osmanlı dönemine ait tarihsel kayıtlar da bölgede daha önce meydana gelen depremlere ilişkin önemli bilgiler içeriyor.

Araştırmalara göre 1882 yılında meydana gelen deprem, Tosya, Kastamonu, İskilip ve Çankırı çevresinde hasara neden oldu. Bu depremin maksimum şiddeti VI olarak değerlendiriliyor. 1883 yılında meydana gelen başka bir depremde de Kastamonu ve Çankırı çevresinde hasar meydana geldiği kayıtlara geçti.

Bununla da sınırlı kalmayan deprem hareketliliğinde 1885 yılında yaşanan bir başka sarsıntının Sinop, İnebolu, Taşköprü, Tosya, Çankırı ve İskilip çevresinde hissedildiği ve bazı yapılarda hasara yol açtığı belirtiliyor.

1900'lü Yıllarda Da Sarsıntılar Devam Etti

Kastamonu ve yakın çevresindeki deprem hareketliliği 20. yüzyılda da sürdü. 9 Mart 1902 tarihinde meydana gelen Çankırı Depremi, Kastamonu ve çevresinde hissedilen sarsıntılardan biri oldu. Depremin büyüklüğü tarihsel kataloglarda yaklaşık 5,6 olarak veriliyor.

Bundan birkaç yıl sonra, 25 Haziran 1910'da Tosya'da meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki deprem bölgenin deprem geçmişinde önemli bir yer edindi. 1919 yılında Almus çevresinde meydana gelen yaklaşık 5,9 büyüklüğündeki deprem de Kastamonu ve çevresinde hissedilen sarsıntılar arasında yer aldı.

1940'lı yıllara gelindiğinde ise bölgedeki deprem hareketliliği yeniden dikkat çekti. 21 Kasım 1942'de Osmancık çevresinde meydana gelen yaklaşık 5,5 büyüklüğündeki deprem, 1943'te yaşanacak büyük yıkımdan önce bölgenin sismik hareketliliğinin dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Ardından 26 Kasım 1943'te meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki Tosya-Ldik Depremi, Kastamonu ve çevresinde çok daha ağır bir tablo ortaya çıkardı.

1953 yılında Çerkeş ve Kurşunlu çevresinde meydana gelen yaklaşık 6 büyüklüğünün üzerindeki bir başka deprem de Kastamonu ve çevresinde hissedilen önemli sarsıntılar arasında yer aldı.

Peki Kastamonu Tarihinin En Büyük Depremi Hangisi?

Kastamonu'nun deprem tarihindeki 'en büyük deprem' sorusuna verilecek cevap, tarihsel ve aletsel dönem ayrımına göre değişiyor. 17 Ağustos 1668 Büyük Anadolu Depremi, yaklaşık 7,8-8,0 arasındaki tahmini büyüklüğüyle Kastamonu'nun etkilediği en büyük tarihsel depremlerden biri olarak öne çıkıyor.

Buna karşılık, ölçüm ve kayıtların çok daha sağlıklı olduğu yakın dönemde 1943 Tosya-Ldik Depremi, 7,2 büyüklüğü ve meydana getirdiği büyük yıkım nedeniyle Kastamonu'nun deprem hafızasında en önemli sarsıntı olarak öne çıkıyor.

Tarihsel depremlerde kullanılan büyüklük değerlerinin günümüzdeki aletsel ölçümlerle aynı kesinlikte olmadığı da özellikle belirtilmeli. 1668 gibi eski depremlerde verilen büyüklükler, tarihsel belgeler, hasar alanları ve jeolojik bulgular üzerinden yapılan tahminlere dayanıyor.

Kastamonu'nun Deprem Geçmişi Ne Söylüyor?

Kastamonu'nun geçmişine bakıldığında, kentin deprem riskinin yeni bir konu olmadığı açıkça görülüyor. Yüzlerce yıl öncesine ait kayıtlarda bile Kastamonu, Tosya, Taşköprü, İnebolu ve çevresinin çeşitli büyüklüklerdeki depremlerden etkilendiği görülüyor. Özellikle 1668 ve 1943 depremleri, bölgenin geçmişte çok büyük sarsıntılar yaşayabildiğini gösteren en güçlü tarihsel örnekler arasında bulunuyor.

Ancak geçmişte meydana gelen büyük bir depremin gelecekte aynı tarihte veya aynı büyüklükte bir depremin gerçekleşeceği anlamına gelmediği unutulmamalı. Deprem tehlikesinin değerlendirilmesinde fayların yanı sıra zeminin özellikleri, yapıların dayanıklılığı, bina yaşı ve yapı kalitesi gibi birçok faktör önem taşıyor.

Kastamonu'nun deprem tarihi ise yüzyıllar öncesinden bugüne uzanan önemli bir gerçeği ortaya koyuyor: Büyük depremler bu bölgenin tarihinde zaten var ve kentin deprem hafızası sanıldığından çok daha eskiye dayanıyor.

Özel Haber

Bakmadan Geçme