Kastamonu'da Toplu Taşıma Ücretleri Belli Oldu

Kastamonu Belediyesi Şubat ayı Belediye Meclisi'nin ikinci oturumunda şehir içi toplu taşımaya ilişkin ücret tarifeleri görüşülerek oybirliğiyle kabul edildi.

Kastamonu Belediyesi Şubat ayı Belediye Meclisi'nin ikinci oturumunda şehir içi toplu taşımaya ilişkin ücret tarifeleri görüşülerek oybirliğiyle kabul edildi.

Toplantıda yeni otobüslerin maliyetleri ve ulaşım sistemiyle ilgili giderler kamuoyuyla paylaşılırken, su kesintileri üzerinden yaşanan tartışmalar da meclis gündemine damga vurdu.

CHP Grup Başkanvekili Serkan Mütevelli şöyle konuştu; 'Başkanım teşekkür ederim. Bir konuyla ilgili söz almış bulunuyorum. Naci Bey'in geçen haftaki toplantıda sormuş olduğu, otobüslerin maliyetiyle ilgili hususu kalem kalem izah etmek istiyorum. Hem değerli meclisimize hem de kıymetli Kastamonu halkına bilgi vermek istiyorum. Bildiğiniz üzere iki çeşit otobüsümüz bulunmaktadır. Bunlardan biri 12 metrelik, diğeri ise 8 metrelik otobüslerdir. 12 metrelik otobüslerden 7 adet bulunmaktadır. Bu otobüslerin birim maliyeti vergi hariç 12.660.794 TL'dir. 8 metrelik otobüslerden ise 5 adet bulunmaktadır. Bu otobüslerin birim maliyeti vergi hariç 9.389.446 TL'dir. Toplamda 12 metrelik otobüslerin maliyeti 88.625.560 TL, 8 metrelik otobüslerin maliyeti ise 46.947.230 TL'dir. Burada özellikle belirtmek isterim ki KDV muafiyetinden faydalandık. Bu nedenle rakamlar KDV hariçtir ve KDV tutarı Kastamonu halkımızın cebinde kalmıştır. Otobüslere ödediğimiz toplam bedel 135.572.790 TL'dir. Bunun yanı sıra akıllı kart sistemimizin yazılım ve donanım giderleri yaklaşık 9,2 milyon TL'dir. Lastik ihtiyacından kaynaklı masrafımız yaklaşık 2 milyon TL civarındadır. KASKO, sigorta ve benzeri giderler yaklaşık 3 milyon TL'dir. Diğer genel giderler ise yaklaşık 1 milyon TL civarındadır. Tüm bu kalemlerle birlikte toplam maliyetimiz 150.000.772 TL olarak gerçekleşmiştir. Tabii bunların dışında otobüs garajlarımızı da yaptık. Meydandaki durakları yeniledik ve yeni alanlar oluşturduk. Ancak bu maliyetler söz konusu rakamlara dahil değildir. Bilgilendirme amacıyla söz aldım' dedi.

'Herhangi Bir Artış Ya Da Azalış Söz Konusu Değildir'

Gündem maddesiyle ilgili söz alan CHP Belde Meclis Üyesi Umut Araç, tarifelerin yanlış anlaşılmaması gerektiğini belirterek; 'Bu tarifeler zaten şu anda kooperatifin ve ulaşım şirketimizin uyguladığı tarifelerdir. Olası olarak belediyemiz bu otobüsleri işletirse bir tarife oluşturmak durumundaydık. Bu amaçla yapılmış bir tarifedir. Herhangi bir artış ya da azalış söz konusu değildir' ifadelerine yer verdi.

'Barajın Ötesinde Çok Büyük Bir Proje Söz Konusudur'

Su arızaları üzerine konuşan, AK Parti Belediye Meclis Üyesi Mehmet Naci Terzi; 'Başkanım, az önce sorduğum soruya tam olarak cevap alamadım. Su arızası yaşandı, boru patladı. Peki bu süreç neden bir hafta sürdü? Bunun cevabını alamadım.Elbette su arızası olabilir. Belediye başkanı AK Parti'den olur, Doğru Yol Partisi'nden olur, ANAP'tan olur, CHP'den olur; kimin olduğu önemli değil. Her belediye döneminde arıza yaşanabilir. Ancak bu arıza bir hafta sürdü. Neden sürdü? Süreci neden iyi yönetemediniz? Birinci sorum budur.İkinci olarak, su sorunlarıyla ilgili Devlet Su İşleri size heyet getiriyor. Sondaj yapılacak yeri gösteriyor ve 'Bu sondaj suyunu buraya bağlayabilirsiniz' diyor. Peki bunun ihalesini ocak ayına kadar neden yapmadınız? Bunun cevabını verebiliyor musunuz?Benim kastettiğim şu: Elli yıl önce yapılmış bir baraj, bugünün ihtiyacını karşılıyor. Ancak ben sürekli geçmişi kastetmiyorum. Bugün Kastamonu'ya yeni bir baraj yapılırken, bu barajın önümüzdeki otuz, kırk, elli yılın ihtiyacını karşılayacak şekilde planlanması gerekiyor.O barajın hakkaniyetini düşündüğümüz zaman, siz de bizi izleyen herkes de buna hak verecektir. Barajın maliyeti yaklaşık iki buçuk milyar lira, yolların maliyeti ise yirmi beş milyar liradır. Burada barajın ötesinde çok büyük bir proje söz konusudur.Orada yolların, tünellerin ve bağlanacağı güzerghın planlanması gereken geniş bir alan vardır. Bu, sıradan bir baraj yapmak kadar kolay bir iş değildir. Güzerghın doğru şekilde ayarlanması gerekiyor. Devlet yolu tali bir yol olarak verse, aşağıdan barajı yapsa ve suyu doldursa bile, yarın bir kaza olduğunda bunun hesabını ne belediye ne hükümet kimse veremez. Bu nedenle yol güzerghı tamamlanmadan barajı yapabilme şansımız yoktur.Buradaki sıkıntıyı oluşturan baraj değildir. Devlet Su İşleri 'Biz bunu bir senede yaparız' diyor. Ancak yol hatları yapılamadığı için süreç uzuyor.Yol güzerghındaki vatandaş dava açıyor, mahkemelik oluyor ve süreç uzuyor. Tüm bu nedenlerle aksama meydana geliyor.Bunu anlamanın bu kadar zor olmaması gerektiğini düşünüyorum' ifadelerini kullandı.

'Barajdan Gelen Meseleyi Belediye Düşünsün'

AK Parti Belediye Meclis Üyesi Mehmet Naci Terzi'ye cevap veren, CHP Belediye Meclis Üyesi Alican Yılmaz; 'Naci Bey dedi ya orada bir bağlantı yolunda bir kaza olsa hesabını belediyede veremez diye bizi de ekledi. Bırakın da onun hesabını biz vermeyelim zaten Naci Bey. Her şeyi bizden beklemeyin. Barajda olduğu gibi. Hesap verecekseniz siz verin niye yapamadınız bugüne kadar para meselelerini anlatmayın. Her yere para harcıyorsunuz. İhale konusuna geleyim mi? Bence sorgulayın. Bence buradan başlayın sorgulamaya. Biz gerekli yerlerden yazışmalarla ihaleyi daha hızlı yapabilmek için; biliyorsunuz ihale yöntemleri vardır. Doğrudan temin bir yöntemdir, ekip üzerinden yapılan ihaleler bir yöntemdir, pazarlık usulü yapılan bir ihaleler bir yöntemdir, davet usulü yapılan ihaleler bir yöntemdir. Bunlar da süreç alır. Hepsi farklı farklı süreçler alır. Ama devletin daha hızlı çözüm üretebileceği ihale yöntemleri vardır. İhaleler üç günde, beş günde bir haftada tamamlanabilir. Sağ olsun, kızmayın bunu söylüyorum diye, sizin yönettiğiniz bakanlıklar bize bu müsaadeyi vermedi. Çünkü su meselesini onlar acil olarak görmedi.Çünkü vatandaşı susuz bırakmayı bir siyaset meselesi yapmayı planlamışlardı. Hani hem devlet su işleri bize yazacak, yüz otuz günlük suyunuz kaldı. Acil çözüm bulun diyecek. Hem de biz tamam acil çözüm bulalım ve acil ihale yapalım diyeceğiz. Sizin bakanlığınız izin vermeyecek. Sizce bu bir çelişki midir değil midir? Vicdanınıza bırakıyorum. Hani yastığa kafanızı koyduğunuzda buna çelişki değildir. Bu doğru olandır diyebiliyorsanız Allah'la sizin aranızda. Ben bir şey diyemem. İkincisi, aynı Bakanlıklar Karayolları'na 1,5 milyar TL'lik ihale için bu izni verdi Hacıbey Kavşağı için, bu ihaleyi yaptınız. Şimdi soruyorum size Hacıbey Kavşağı mı daha acil bir sorundu Kastamonu için? Su meselesi mi daha acil bir sorundu Kastamonu için? Şunu diyorsanız 'Kardeşim su meselesi acil bir sorun değil. Barajlarımızda da su var.' Yazın bize yazınızı. Bakanlıklarınız, bölge müdürlükleriniz neresi yazarsa yazsın. Yazın belediyemize yazınızı. 'Ya kardeşim bu memlekette su sorunu yoktur. Barajımız doludur.' Biz de ona göre rahat rahat hareket edelim. Sondaj meselesini belediye düşünsün. Barajdan gelen meseleyi belediye düşünsün. Acil işlem planını belediye düşünsün. Başında devlet isminde su yazan devlet su işleri ne yapacak? Devlet su işleri ne iş yapacak?Barajı ben yapacağım. Sondajı ben yapacağım. Suyu ben getireceğim. Suyu ben yöneteceğim. Suyla ilgili her şeyi ben yapacağım. Ve ben de yirmi beş müdürlük olacak sadece bir tanesi suyuyla alakalı. Ama başında devlet ortasında su yazan Devlet Su İşleri seyir mi edecek bu işi? Devlet Su İşleri bu işlerin hiçbir yerinde olmayacak mı yani? Bana söylesenize Devlet Su İşleri ne iş yapar? Kanunda diyor ki baraj yapmak, barajdan içme ve sulama suyunu temini planlamak, aktif hacmi hesaplamak, yeni kaynak projeleri üretmek belediyenin değil Devlet Su İşlerinin, gelen suyu hatlara dağıtmak, yönetmek, evlere vermek, hanelere vermek belediyenin işi. Kardeşim baraj senin işin. Barajdaki su senin işin. Barajdaki su benim işim değil ki. Ama onu da ben yapıyorum. Sondajı ben yapmışım. İhalesini ben açmışım. Bu ihaleyi hızlandırmak için gerekli izni istemişim vermemişsin. Sonra bana geleceksin diyeceksin ki ihaleyi niye ocakta yaptın? İzin verseydin. Niye vermediniz? Bana niye izin vermediniz yani? Belediyemizin yazdığı yazıya niye red cevap verdiniz? Sorun. Siz sorun bizim adımıza. Biz sorunca cevap vermiyorlar. Siz sorun. Bize anlatsınlar. Ya siz su meselesini önemsiz görüyorsunuz. Ya da burada vatandaşa yalan söylüyorsunuz. Kürsüye çıkacaksınız. Diyeceksiniz ki bize bahanelere sığınmayın. Ama grup başkan vekilimiz burada size bir şey sorunca şöyle oldu, böyle oldu, bahanelere sığınacaksın. Yalan söylemedik. Ama siz diyorsunuz ki arıza bir haftada giderilmedi. Ya oradaki çalışan arkadaşların emeklerine yazık. Ben oradaydım. Orada olan mesela belediye meclis üyelerimiz vardı. Belediye başkanımız oradaydı. KASKİ müdürümüz oradaydı. O soğukta o suyun içinde çalıştılar. Yazıktır, günahtır. Bir haftadır arıza giderilmedi dediniz. Henüz on yedinci saatte, on sekizinci saatte halklara su verilmeye başlandı. Nasıl arıza giderilmedi? Niye yalan söylüyorsunuz? Niye bu insanların günahına giriyorsunuz? Emeklerini heba ediyorsunuz? Yazık günah değil mi ya? İşçi arkadaşlarımız bunlar. İşçi kardeşlerimiz bunlar. Ben şahidim çalışmalarına. Hepsinden Allah razı olsun. Bütün KASKİ personelinin, işçisinden, ustabaşına, müdürüne hepsinden Allah razı olsun. Ben birebir şahidim. Vatandaşlarımız da emin olsun. O soğukta soğuk demeden, karnımız aç demeden çalıştılar. Ama burada bir hafta arıza giderilmedi demek o arkadaşlarımıza saygısızlıktır, ayıptır, günahtır. Bunu da asla kabul etmiyorum. Hatta da su verildi, hatta su verildikten sonra belediyenin zaten yapabileceği bir iş yoktur. Hatta suyu verirsin, hatların dolması gerekir, hatların şişmesi gerekir, depoların dolması gerekir. Ama nerede yanlış yapılmış biliyor musunuz Naci Bey? Mehmet Akif Ersoy'a gidin. Yukarıdaki kavşaktan sağa dönün. Solda binalar göreceksiniz. O binaların bir arkasına gidin. Orada milyonca para harcanmış. Ama yanlış yapıldığından dolayı kullanılmayan su depomuz var. Belki o su depomuz olsaydı bir bazı evlere bir gün önce su gidecekti. Doğru yere doğru şekilde yapılsaydı. Biraz daha ileri gidin. Şahin Tepesi yolundan Şerifebacı'ya inen tarafa geçin. Orada da bir su deposu göreceksiniz. Orada da su depolayamıyoruz biliyor musunuz? Hiç bunu araştırdınız mı hiç? O meşhur Devlet Su İşlerinize sordunuz mu? O su depoları yanlış yerlere yapılmış. Kardeşim sizin yüzünüzden susuz kaldı memleket diye sordunuz mu? Onları da biz planlıyoruz. Müsterih olun. Biz vatandaşımızdan hiçbir şey saklamayız. Doğru neyse onu söyleriz. Kastamonu'da su sorunu bugünün sorunu değildir. Seçim dönemlerinde sizin de söylediğiniz sorunlar vardır Kastamonu'da. Biz hiçbir zaman sorun yokmuş gibi davranmayız. Evet sorun vardır. Ama sorun bu yanlışlıklar dolayından vardır. Sorun Ilgaz'a yapılan, güya yapılan, paket arıtma tesisi yapılan ama bir litre bile suyu arıtamayan paket arıtma testindedir. Bunu yapanlardadır. Çözecek olan da belediye başkanımız Hasan Baltacı'nın görev verdiği arkadaşlardır, müdürlerdir, şeflerdir, personellerdir. Sizin oluşturduğunuz sorunları da çözmeye talip olduğunuz için zaten bu yola çıktık. Ve bu sorunları da siz de göreceksiniz vatandaşlarımız da görecek. Ve bir sonraki zaten mecliste Hasan Başkanımız da bununla ilgili bir sunum yapacağımızı iletti. Orada da tek tek tekrar anlatacağız. Önemli olan da sizin bize ikna olmanız değil. Gördük ki siz zaten ikna olmayacaksınız. Vatandaşımıza anlatacağız bunları' şeklinde konuştu.

'Kastamonu Halkı Şahittir Ki Son 10-15 Yılda Onlarca Kez Arıza Yaşanmıştır'

CHP Belediye Meclis Üyesi Alican Yılmaz'ın açıklamalarına yönelik konuşan, AK Parti Belediye Meclis Üyesi Mehmet Naci Terzi; 'Başkanım, öncelikle Alican Bey'i kınıyorum. 'Yalan söylüyorsunuz' demesi hiç şık değildir. Ben kimseyi bu şekilde itham etmem. Bir insan eksik bilgiye sahip olabilir ya da yanlış bilgiye sahip olabilir. Ancak insanları bu şekilde doğrudan suçlamak doğru değildir. Bunu kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. İkincisi şunu söylemek istiyorum: Kastamonu'daki içme suyu kesintilerinin sebebi barajın su seviyesiyle ilgili değildir. Bu kesintilerin nedeni, ana şebekeden Kastamonu'ya gelen su hattında meydana gelen arızadır. Böyle bir arızanın olması da gayet normaldir. Ancak bütün Kastamonu halkı şahittir ki son 10-15 yılda onlarca kez arıza yaşanmıştır. Fakat hiçbir arıza bir hafta sürmemiştir. Burada asıl sorun, sürecin kötü yönetilmesidir.Su seviyesiyle ilgili olarak da şunu ifade etmek isterim: Kastamonu halkı, herkes kendi vicdanına göre değerlendirmesini yapacaktır. Ben kimseyi yüzde yüz ikna etmek zorunda değilim. Ben sadece bildiklerimi ve inandıklarımı söylerim. Takdir kamuoyunundur.Devlet Su İşleri'ne belediye yazı yazdığı zaman, acil eylem planı çerçevesinde Harasu Çayı'ndan Karaçomak Barajı havzasına deşarj yapılması ve boru döşenmesi gündeme gelmiştir. Ayrıca 5.000 metreküplük su deposuna ve Mehmet Akif Ersoy Mahallesi Şehit Bülent Gider Caddesi Danişment Sokak'ta bulunan su deposuna su aktarılmasıyla ilgili çalışmalar da konuşulmuştur. Devlet Su İşleri ise şu öneride bulunmuştur: 'Bunları yapmayın, sizin için zor olur. Biz size yol gösterelim.'Ankara'dan gelen heyet, İrsaliye hattı yakınında, Gürlek Suyu çevresinde üç tane sondaj yeri tespit etmiştir. Yetkililer şunu söylemiştir: 'Sizin içme suyu şebekesine göndermeniz gereken su miktarı saniyede 180 metreküptür. Zaten burada 180 metreküp su bulunmaktadır. Ancak sizin hattınızdan yalnızca 60 metreküp su geçiyor. 120 metreküp suyu şebekeye uygun şekilde verebilirsiniz. Bu sağlandığında zaten yeterli olacaktır.' Devlet Su İşleri size bu yolu göstermiştir. Buna rağmen siz bunu yapamamışsınız. Bu durumda kimseyi suçlamaya ve 'Bizi engellediler' demeye hakkınız yoktur. Bu işi yapamamak sizin beceriksizliğinizdir. Ben bunu ifade etmek istiyorum' diye konuştu.

'Konuyu Daha Fazla Uzatmanın Anlamı Olmadığını Düşünüyorum'

Tartışmalar üzerine Başkan Vekili Hasan Fehmi Taş şöyle konuştu; 'Aynı konular üzerinde dönüp durmayalım. Az önce bir ifade kullanıldı. Alican Bey, Devlet Su İşleri'nin yanlış bilgi aldığınızı söylediğini belirtti ve 'Beraber gidelim' dedi.Buyurun, Devlet Su İşleri'ne birlikte gidin. Yarın, öbür gün ya da ne zaman isterseniz gidip asıl bilgileri oradan alın.Biz bu konuları daha önceki belediye meclislerinde detaylı olarak açıkladık. Burada dilekçeler verilmişti ve gerekli anlatımlar yapılmıştı.Bu nedenle aynı meseleleri tekrar tekrar uzatmaya gerek yok. Alican Bey de biraz önce açıklamasını yaptı. Konuyu daha fazla uzatmanın anlamı olmadığını düşünüyorum' ifadelerine yer verdi.

'Meclis Üyeleri Olarak Karar Alıyoruz'

AK Parti Belediye Meclis Üyesi Necati Atak ise; 'Sesli bir tartışma olmasını istemiyorum. Ancak bazı arkadaşlarımız hl sataşarak, tepeden bakarak ve insanları küçük görerek konuşuyor.Biz burada meclis üyeleri olarak karar alıyoruz. Bu kararları uygulayanlar belediye başkanımız, başkan yardımcılarımız ve müdür arkadaşlarımızdır. Daha sonra işçi arkadaşlarımız da verilen emirler doğrultusunda bu kararları yerine getiriyor.Elbette her kararın doğrusu da olabilir, yanlışı da olabilir. Uygulama sırasında eksikler ya da hatalar yaşanabilir. Ancak burada mesele başka bir noktaya çekilmektedir.Bir arkadaşımız 'Barajlarda su yok' dedi. Oysa yaşanan kesintilerin barajlardaki su seviyesiyle bir ilgisi yoktur.Şunu ifade etmek istiyorum: Geçmişte Özal otoyollara ve tünellere başladı. Ömrü yetmediği için Bolu Tüneli'ni yarıya kadar açabildi ancak tamamen bitiremedi. Daha sonra 17 hükümet gelip geçti. Kimisi 'Su çıkıyor' dedi, kimisi 'Pay hakkı var' dedi, kimisi 'Buraya saman deposu yapalım' dedi, kimisi ise 'Burası olmaz' dedi.17 hükümetten sonra Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan döneminde Bolu Tüneli tamamlandı. Bugün Türkiye'de o kadar çok tünel yapılmıştır ki saymak mümkün değildir.Buradaki proje de mevcut tünel projeleri gibi viyadükler, yollar ve bağlantı yollarıyla birlikte yürütülmektedir. Baraj yapmak tek başına problem değildir. Bu yollar ve bağlantılar tamamlandıktan sonra baraj da yapılabilecektir.Peki bunları neden görmezden geliyoruz? Kastamonu halkı bunları görüyor. Vatandaşlarımız her şeyi yakından takip ediyor.Bu nedenle insanlara sataşarak ve sözle tartışarak bu işi yürütmenin anlamı yoktur. Elbette gecikmenin sebepleri vardır. Ancak bugüne kadar yapılan projeler çoğu zaman planlanan tarihte, hatta gününden önce tamamlanmıştır.Ben bunu halkımızın takdirine bırakıyorum.' dedi.

Tartışmalar üzerine konuşan, CHP Belediye Meclis Üyesi Tezcan Biçicioğlu; 'Başkanım, yaklaşık 22-23 dakika önce kurduğum cümleyi tekrar etmek istiyorum. Arkadaşların o sırada nerede olduğunu gerçekten anlamıyorum. Hasan Başkan'ın geçen mecliste defalarca söylediği gibi, ben de tane tane anlatıyorum. Yaklaşık 23 dakika önce kurduğum cümleden ne anlaşıldığını çok ilginç buluyorum. Memleket, yapılmayan barajlar nedeniyle susuzlukla mücadele ederken; vatandaşlarımız asgari ücretle geçinmeye çalışırken, emeklilerimiz ay sonunu nasıl getireceğini hesap ederken, bazı kurumların vatandaşın parasıyla kendilerine lüks ofisler ve lojmanlar yapma derdine düştüğünü görüyoruz. Burada hangi cümlemde 'barajda su yok' dedim? Sürekli boru patladı deniyor. Elbette boru patlayabilir. Ancak mesele yalnızca bununla sınırlı değildir. Naci Bey'in rakamlarla olan ilgisini de merak ediyorum. Sürekli 'Öyle bildiğiniz gibi değil' demek istiyor. 'Bu barajlar yapılmadan önce yolların yapılması lazım, viyadüklerin yapılması lazım' deniliyor. Peki bu projeyi hazırlayanlar, Veysel Eroğlu döneminde bu yolların ve viyadüklerin yapılması gerektiğini bilmiyor muydu? Bunların zorunlu olduğunu o zaman kimse öngörmedi mi? Naci Bey az önce yolların maliyetinin 2,5 milyar lira olduğunu söyledi. Ben de kendisinden şunu rica ediyorum: Devlet Su İşleri'nin içinde yapılan lojmanların maliyetini bir dahaki meclise getirir misiniz? Demek istediğim şudur: Öncelik diye bir şey vardır. 2,5 milyarlık kaynak kavşaklara ve baraj yollarına mı harcanmalıdır, yoksa DSİ içinde lüks lojmanlar yapmaya mı? Benim cümlelerimden 'barajlar boş' anlamını çıkarmak doğru değildir. Barajların boş olduğunu nerede söyledim? Bunun neresinden böyle bir sonuç çıkardınız?Tekrar ediyorum, her şeyin bir önceliği vardır. Ayranımız yokken faytonla yolculuğa çıkamayız. 'Çivi çakmadınız' denildiğinde kastettiğim, gerçek üretim ve istihdamdır. Teleferikler duruyor, Olukbaşı'ndaki devasa bina ortada. Söz edilen 'çivi' 15 katlı lojmanlar ve lüks idari binalar mı olacaktır?Buyurun fabrika kuralım, istihdam sağlayalım diyorum. Geçen hafta boru patladı deniyor, ama mesele bundan ibaret değildir. Sanırım ne demek istediğimi anlatabildim' diye konuştu.

Toplantıda yolcu biniş ücretleri ile kart satış ve vize ücretlerine ilişkin tarife, komisyon raporu doğrultusunda mevcut haliyle uygulanmak üzere meclis gündemine alındı.

Görüşmelerin ardından şehir içi ulaşımda uygulanacak tarifeler; tam biniş ücreti 24 TL, öğrenci biniş ücreti 15 TL olarak belirlendi. Kredi ve banka kartı ile biniş ücreti 25,50 TL, nakit şoför kartı ile biniş ücreti ise 30 TL oldu.

Kart satış ve vize ücretleri de mecliste kabul edilen tarife kapsamında belirlendi. Ulaşım tarifelerine ilişkin karar, 4 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilen meclis oturumunda oybirliğiyle kabul edildi.

Özel Haber

Bakmadan Geçme