Kastamonu'da Üryani Bereketi Başladı

Sadece Kastamonu'da yetişen ve Osmanlı mutfağının vazgeçilmez meyvelerinden olan coğrafi işaretli üryani eriğinin hasadına başlandı.

Youtube Kanalı
Abone Ol

Türkiye'de sadece Kastamonu il merkezinde ve Daday ilçesinde yetişen, içerdiği antioksidan maddelerden dolayı sağlıklı yaşam meyveleri arasında ilk sıralarda yer alan üryani eriğinin (ala) hasadı başladı. Coğrafi işaret belgesiyle tescillenen endemik bitki türü olarak kabul edilen üryani eriği, magnezyum, potasyum, demir ve B grubu vitaminleri açısından oldukça zengin bir içeriğe sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Vücudu hastalıklara karşı koruyan flavonoidler açısından da zengin olan üryani eriği, içeriğinde fazla şeker olmadığı için diyabet ve obezite sorunu olanlar da rahatlıkla tüketebiliyor.

Kastamonu'nun merkez ilçesine bağlı Halife köyünde ve Daday ilçesinde hasadına başlanan erik, ağaçtan toplandıktan sonra kabuğu soyularak kurutuluyor. Kurutularak da tüketilebilen üryani eriğinden pestili, hoşaf ve eğşi (içecek) yapılabiliyor.
Üryani eriğinin Kastamonu Üniversitesi tarafından da kansere karşı vücuda direnç kazandırdığı belgelendi. Kastamonu Üniversitesi akademisyenleri tarafından yapılan deneylerde, balıkların bir kısmını kanserojen madde enjekte edildi. Kanserojen madde enjekte edilen balıklara üryani eriği yedirildi. Üryani eriği ile beslenen balıkların kanserojen maddeye karşı direnç gösterdiği belgelendi.

'Üryani Eriği Sindirim Sistemine Mükemmel İyi Gelen Bir Üründür'

Üryani erik üreticisi olan Harita Yüksek Mühendisi Feza Tiryaki, 'Sıcak su, soğuk su eşliğinde her gün dolaşılarak olgunlaşanlar toplanır. Bunlar sıcak suya, peşinden de soğuk suya sokulduğu zaman kabuğu soyulur. Zaten üryan kelimesi, oradan gelir. Üryani eriği bizim lakabımızdır. Asıl adı 'ala' eriktir. Soyulduktan sonra bunların en güzelleri, en gösterişlileri, çam veya gürgenden yapılan tahtalarda kurutulur. Ama bu 15 günlük çalışmadır. Hava nemli olursa, çisilerse kaldırmanız gerekir. Eriklerin hiçbiri birbirine değmeden kururlar. Ondan sonra raf ömrü 2 yıl, 3 yıl olan bir ürününüz olur. Kaynadıktan sonra dinlenmiş suda, sıcak suya atarsınız. Daha sonra da suyunu içer, tanesini yersiniz. En güzel kullanım amacı budur. Şeker katmanıza gerek yok, doğal şekeri yeterlidir' dedi.

'Hem Sindirim Sistemine İyi Geliyor, Hem İnsanı Rahatlatıyor, Kansere Karşı Da Direnci Arttırıyor'

Sindirim sistemine iyi geldiğini söyleyen Tiryaki, 'Hepimizin sindirim sorunları var. Üryani eriği sindirim sistemine mükemmel iyi gelen bir üründür. Yani kabızlık gibi, şişkinlik gibi sorunlarınızı çözer. Buna birebir çok şahit olduk. Çok kişiden bunları duyduk. Sindirim sistemine, kan dolaşımına çok faydalı bir ürün. Birkaç yıl önce Kastamonu Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi'nde ala balıklara kanserli hücre enjekte edildi ve ikiye bölündü. Bir kısmına üryani eriği yedirildi. Üryani eriği yiyen balıklarda kansere karşı ciddi direnç geliştirildiği belgelendi ve uluslararası yayın yapıldı. Dediğim gibi hem sindirim sistemine iyi geliyor hem insanı rahatlatıyor hem de kansere karşı da direnci arttırıyor' diye konuştu.

'Kastamonu'nun Dışında Da Bunu Yetiştirilmesi Mümkün Değildir'

Üryani eriği Daday menşeili bir ürün olduğunu söyleyen Tiryaki, 'Taşköprü sarımsağı gibi Daday ilçesinin de üryanisi meşhur. Diğer ilçelerimizde de yetiştiği olur ama asıl merkezi Daday'dır. Ama Kastamonu'nun dışında da bunu yetiştirilmesi mümkün değildir. Endemik, bizim burayı özgü bir üründür. Coğrafi işaretini de Daday Belediyesi almıştır. Ben herkese tavsiye ediyorum ama talebi karşılayacak bir üretimimiz yok. Onun için Dadaylı herkesin bunu bahçesinde, bağında, bostanında yapabildiği kadar yapmasını bekliyorum. Herkes kendi evinin ihtiyacı kadar yapıyor. Biraz daha fazla yapılırsa bu mutlaka değerlendirir, satılır' ifadelerini kullandı.

'Üryani Eriğinin Kabuklarını Da Analiz Ettirip Çay Olarak Tüketilmesini Araştıracağız'

Üryani eriğinin kabukları üzerinden de araştırmalar yaptıklarını belirten Tiryaki, 'Bu yıl Üryani eriklerimizin kabuklarını soyduk, kuruttuk ve bunları analize yollayacağız. Kastamonu Üniversitesi MERLAB'da analizi yapıldıktan sonra bu kabuklarda da çay olarak kullanılabilir mi, nasıl değerlendirilir, onun bir araştırmasını yapacağız. Tabiatta kırmızı olan her şey antioksidandır. Yani kansere karşı direnç göstergesidir. İnşallah üryani kabuğu çayı da içeceğiz yakında' şeklinde konuştu.

'3-4 Senedir Olmuyordu, Bu Sene Allah Verdi'

Eylül ayında toplanan Üryani eriğini ağaçlardan toplamaya başladıklarını anlatan Melahat Gökmen ise 'Bu ürün bizim için çok değerli bir ürün. Bu üründen her şey oluyor. Her şeye de yararlıdır. Ağacından toplarız, çöpünü çekeriz, kabuğunu soyarız, tahtaya dökeriz. Bunun işi uzundur. Pestili güzelce tavaya koyuyoruz, güzelce pişiririz. Ondan sonra tahtaya döküyorsun. Bu ürün her yerde olmaz. Soğuk vurunca olmuyor. 3-4 senedir olmuyor, bu sene Allah verdi' ifadelerini kullandı.

Mürüvvet Sefer de üryani eriğiyle birçok ürün yaptıklarını belirterek, 'Eriklerimizin kabuklarını atmıyoruz. Böyle süzgeçten süzdük. Sonra sofralara döktük, kuruttuk. Onu da çay olarak tüketiyoruz' dedi.

İhlas Haber Ajansı

Bakmadan Geçme