Kastamonu'dan Çıkan 'Cumhuriyet Yıldızı', Tarihe İz Bıraktı

Kastamonu Kadın Derneği (KAST-KADER) tarafından Şapka ve Kıyafet İnkılâbı'nın 100'üncü yılı anısına düzenlenen 'Şapkamla Çağımı Selamlıyorum' yarışmasında Serpil Köprülüoğlu, Nurcihan Kabaoğlu ile Semahat Tüfekci, tasarladıkları şapka ile Türkiye 1'incisi olarak büyük bir başarıya imza attılar.

Kastamonu Kadın Derneği (KAST-KADER) tarafından Şapka ve Kıyafet İnkılbı'nın 100'üncü yılı anısına düzenlenen 'Şapkamla Çağımı Selamlıyorum' yarışmasında Serpil Köprülüoğlu, Nurcihan Kabaoğlu ile Semahat Tüfekci, tasarladıkları şapka ile Türkiye 1'incisi olarak büyük bir başarıya imza attılar.

Kastamonu Kadın Derneği (KAST-KADER), Türkiye Cumhuriyeti'nin modernleşme sürecindeki önemli virajları arasında yer alan Şapka ve Kıyafet İnkılbı'nın 100. yılı anısına özel bir yarışma düzenledi. Emek, yaratıcılık ve ilham dolu sürecin final sahnesine taşındığı yarışmaya Pera Palace ev sahipliği yaptı.

Şapka ve Kıyafet İnkılabı'nın 100. yılında geleneksel mirası yaşatmak ve yeniden canlandırmak amacıyla açılan şapka kursu, Olgunlaşma Enstitüsü El Nakışı Usta Öğreticisi Semahat Tüfekçi, Devrekani Halk Eğitim Merkezi Dikiş Hocası Serpil Köprülüoğlu ve Olgunlaşma Enstitüsü Usta Öğretici Makine Nakışçısı Nurcihan Kabaoğlu için ilham verici bir başlangıç oldu.

Yoğun iş tempolarına rağmen kursa katılım sağlayan Tüfekçi, Kabaoğlu ve Köprülüoğlu fırsat buldukça derslere katılarak ellerinden gelen çabayı gösterdi.

Hocalarının destekleyici yaklaşımı ve teşvikleriyle şapka yarışmasına katılmaya 10 gün kala karar veren Tüfekçi, Kabaoğlu ve Köprülüoğlu birbirlerinden aldıkları enerji, dayanışma ve motivasyon sayesinde tasarım sürecini ve yarışmayı keyifle tamamladı.

Yoğun katılımın sağlandığı ve geleneksel mirasın modern tasarımla buluştuğu yarışma finali büyük bir heyecanla gerçekleştirildi. Tasarımlarla birlikte emeğin, yaratıcılığın ve üretim gücünün görünür kılınmasının amaçlandığı yarışmada finale kalan tasarımlar şık bir defile ile izleyicilerin beğenisine sunuldu. Serpil Köprülüoğlu, Nurcihan Kabaoğlu ile Semahat Tüfekçi'nin, tasarladıkları 'Cumhuriyet Yıldızı' adlı şapka jüri tarafından birinciliğe layık görüldü.

'Başarı Vazgeçmeyenlerindir'

Semahat Tüfekçi tasarım süreciyle ilgili olarak; 'Ben ilk Şapka tasarımımı lise yıllarında yapmıştım. Bir tiyatro oyununda turist rolünü oynarken var olan bir fötr şapkaya tel kırma, flar takarak farklı bir tasarım gerçekleştirmiştim. Şapkalar benim için her zaman modern bir görünüşü temsil etmektedir Tasarım konusunda tam da destek gördüm diyemem. Çoğu zaman çabalarımı gereksiz görüldü. Ama az da olsa öğrendiklerimden yola çıkarak kendimi geliştirdim. Öncelikle renk ve kumaş konusunda seçim yaptık. Farklı kullanım amaçları olacak şekilde birbirinden ayrıştığında ayrı ayrı anlamlar ifade edecek bir tasarım hayal ettik. Hem geleneklerimizi yansıtacak el sanatları ve motifleri kullandık hem de ayrıştığında modern bir görünüş kazandırdık. Yarışmaya katılırken en çok zorlandığımız nokta zamanın çok kısa oluşuydu. Yarışmaya katılmaya sürecin uzadığı dönemde karar verildi. Çizimleri ancak son güne yetiştirebildik. Onaylandıktan sonra sadece 25 günlük bir süre vardı üretim yapmamız için. Grup halinde katılarak iş bölümünü yaptık. Ben tel kırma ve iğne oyalarını halledecektim. Nurcihan hocam Türkiye haritası içindeki Atatürk silüetini işleyecekti. Hepsini birleştirmek ve son halini meydana getirmek de Serpil hocamızın işiydi. Kadın tasarımcı olmak kesinlikle zor. Eş, anne ve ev hanımı olarak bir de çalışıyorsanız tüm sorumluluklarınızı yerine getirdikten sonra arta kalan zamanda (tabi kalırsa) ancak tasarımınız için uğraşabiliyorsunuz. Kısıtlı imknlarla en güzelini hayal ederek tasarladık. Maddi imknlar konusunda sıkıntılarımız olmadı. Çünkü çalışan kadınlarız. Ailevi sorumluluklar hepimizi zorlayan en önemli etkenlerdendi. Hepimizin ayrı ayrı çalıştığımız parçaları birleştirdiğimiz an biz bu birim eserimiz diyerek gururlanmıştık. Yarışmanın yapıldığı mekn, katılımcılar düzenlenen konser, jüri üyeleri çok özel bir çalışmanın eseriydi. Orada bulunmaktan çok büyük onur ve gurur duydum. Daha dereceye giren ürünlerin hangisi olduğu belli olmadan yapılan defilede bizim eserimiz sahnelendiğinde gelen alkış sesleri güzel şeyler olacağının habercisiydi. Jüri üyelerinde gerekli takdiri görmüştük. Kadın kategorisinde 2'nci ve 3'üncü olan şapkalar da çok güzel hazırlanmıştı. Ayrıca erkek kategorisi 1'incisi de çok güzel bir tasarımdı. İstemek ve vazgeçmemek kaydıyla her şeyi, başarabileceğimize olan inancımız kuvvet kazandı. İleriye dönük güzel projelerimiz var. Gurur ve mutluluk dolu bir deneyimdi. Çok güzel dönüşler oldu. Şu an haberdar olduğumuz bir proje yok. Olursa daha büyük bir zevk ve istekle katılmak isteriz. Dileriz ki uluslararası arenalarda da katılım sağlayabilme fırsatımız olur. Genç kızlarımız ve kadınlarımız; şartlar ne kadar zor ve zahmetli olursa olsun hayallerinizden vazgeçmeyin. Başarı vazgeçmeyenlerindir' diye konuştu.

'Uluslararası Arenada Yer Almak İsterim'

Serpil Köprülüoğlu destek ve motivasyonla süreci tamamladıklarına dikkat çekerek, 'Tasarım yapmaya Gazi Üniversitesi Moda Tasarımı ve Giyim Endüstrisi Öğretmenliği bölümünü okumaya başladığımda başladım. Liseyi Kız Meslek Lisesi'nde okumuş olmam bu bölümü seçmem de etken. Çevrem tasarım yapma istediğimi destekledi. Şapka yarışmasına katılmaya son 10 gün kala karar verdik. Zaman kısıtlı olduğu için biraz zorlandık. Hem Halk Eğitim Merkezinde öğretmenlik yapmak hem de tasarımla uğraşmak biraz yorucu oldu. Üniversitede tasarım eğitimimi aldım. Sonrasında dikilen ürünler üzerinde tasarımlar yaparak yeteneğimi geliştirdim. Tasarımımızda Türkün tarihini, kullandığı sembolleri ve yöresel el sanatlarımızı kullanmayı uygun gördük. Şapkamızdaki büyük gül Türkiye'yi temsil ederken altında sallanan 7 adet çiçek 7 bölgemizi temsil etti. Atamıza duyduğumuz saygı ve minneti dile getirmek için ise Türkiye haritamızın içinde elinde şapkasıyla Atatürk'ün portresini şapkaya işlemeye karar verdik. Çok amaçlı kullanıma uygun olursa daha da çarpıcı olabileceğini düşündük. Vaktimizin kısıtlı olması ve benim ilçeden arkadaşlarımla bir araya gelebilmem için Kastamonu'ya gelmem gerekti. Üçümüzün bir araya gelmesi bizi biraz zorladı. Kadın olmak bakıldığında sorumluluklarımız açısından zor. Arkadaşlarımızdan aldığımız destek ve motivasyonla süreci başarıyla tamamladık. Maddi imkanlar zorlamadı. Zaman yönetimi ve sorumluluklar kısmen zorlasa da çok keyifli bir süreçti. Bu eser yalnızca benim eserim değil ekip başarısı. Yarışma atmosferi tam anlamıyla rüya gibiydi. Tebrik edildik, 'sizinle gurur duyduk' gibi geri dönüşler aldık. Tasarım için araştırmalar yaptık ve Şapka Müzesi'ni gezdik. Elimizdeki şapkaları, bağ, tel kırma, iğne oyası, taş baskı gibi bütün aksesuarları topladık. Nasıl bir çalışma yapalım derken farklı tasarımlar çıkardık. En son bu modele karar verdik. Hırslı bir insan değilim ama arkadaşlarımdan aldığım enerjiyle azmin, elinden hiçbir şeyin kurtulamayacağını anladım. Mutluluğumu anlatmaya kelimeler yetmez. Çevremden aldığım tebrik ve takdirler inanılmaz derecede mutluluk verdi. Mahallemizdeki yaşlı teyzemden, Sayın Milletvekilimiz Serap Ekmekci hanımefendiye kadar, kurumda, markette, yolda, sosyal medyada; her yerden tebrikler aldık. Çok güzel tepkiler aldım. Sevenlerimin varlığı beni daha da güçlü yaptı. Arkadaşlarımla birlikte başka projelere katılmak isterim. Uluslararası arenada yer almak isterim. Kendimi daha da geliştirip enlerin arasında olmak büyük bir gurur. Benim için yarışmaya katılmaya karar vermek uzun zaman aldı. Ama bu yola girince Rabbim yardım etti. Emeksiz yemek olmaz. O nedenle zorluklardan, savaşmaktan, uğraşmaktan korkmasınlar. Biz ne yapacağımızı bilmeden girdiğimiz yolda zafere imza attık. İyi ki bu sürecin bir parçası olduk. İyi ki tüm zorluklara rağmen vazgeçmedik ve Türkiye 1.si olduk. Arkadaşlarım ve kendim adına gurur duyuyorum. Kastamonu'muzu en güzel şekilde temsil ettiğimiz için. 100. yıl anısına 'gelenekten geleceğe' tabirine uygun bir şapka tasarladık. Gururluyum, mutluyum. Şapkamız hem fes, hem fötr şapka, hem süslü hem de çok amaçlı kullanıma uygun' şeklinde konuştu.

'Tasarım Yapmak Benim Ruhumda Varmış'

Nurcihan Kabaoğlu küçük yaşlardan itibaren tasarıma ilgi duyduğunu belirterek; 'Tasarım yapmak benim ruhumda varmış. Aileden gelen yetenek sanırım. Elime ne geçerse bir şeyler yapmak için uğraştım. Günlük hayatımda da şapkaya ilgi duyuyorum. Köyde bile şapka takıyorum. Normalde de şapka tasarlıyorum, dikimini gerçekleştiriyorum. Yarışmada takacağım şapkayı da arabada dikip hazır hale getirdim. Azim böyle bir şey. Babamın pantolonlarından halamın 60'lı yıllardan kalan elbiselerinden babaannemin eski gelindiğinden kalan ipek elbiselerinden sürekli bir şeyler tasarladım. Babaannemin ipek elbisesinden ona uygun gece elbisesi yapmıştım o görmeden. Babaannem bana yapma derdi ama ben tasarımı bitirdikten sonra beğenirdi. Has Köyünde doğdum büyüdüm. Ağaçtan, çiçekten böcekten doğada ne varsa ilham alarak tasarımlar yapardım. İlk yaptığım şapkayı kuzenim çocuğu için yaptım. Has Köyünde yoğun iş temposunun arasında kendime zaman yaratarak nakış işine ve tasarım işine başladım. 2007 yılında kendi dükkanımı açtım. Kendi işimle ilgili önemli destekler gördüm. Genelde herkes bir yerlere tırnaklarıyla kazıyarak geldiğini söyler. Benim için de durum bu şekilde. Buralara tırnaklarımla kazıyarak geldim. Şapka Kursuna giderek bilgi birikimimi daha da fazla geliştirmek istedim. Yoğun iş tempomdan dolayı fazla gidemedim. Yılların tecrübesiyle ve bilgi birikimimle daha fazla kendimi geliştirmeye devam ettim. Ayrıca geçmişten günümüze araştırmalar yaptık. Türkün derin ve eşsiz tarihinde en çok kullanılan renk, figür ve sembolleri nakış ve oylarımıza kullanarak nasıl bir tasarım yapabileceğimizi hayal ettik. Tasarıma şanlı bayrağımızı, Ulu Önder Atatürk'ü ve geleneklerimizi yansıtacak şekilde uygulamaya karar verdik. Kendi iş tempomdan fedakarlık yaparak sorumluluklarımı yerine getirmeye çalıştım. Çünkü arkadaşlarıma verdiğim söz her şeyden önemliydi. Maddi olarak etkilendiğimiz söylenemez. Bizler üretken kadınlarız. Sanat bir altın bileziktir. Kadın isterse her şeyi yapar. Bir araya çok fazla gelemediğimizden parçaları birleştiremedik. Son bir gün kala nakış ve oyalarımızı birleştirince tasarımın güzel olduğuna karar verdik. Şapkanın iç ve dış siperinde Atatürk'ün Türkiye haritasındaki şapkalı tasarımını nakışla işledim. Tepedeki Türk yıldızını da nakışla yine ben işledim. Tasarladığımız şapka 3 kişinin ürünü. Türkiye 1'incisi olduk ne mutlu bize. Yarışma atmosferi çok güzeldi. Bizleri çok güzel karşıladılar. Mutluluk ve gururu bir arada yaşadık. Güzel insanlarla tanıştık. En çok 'Zübeyde' isimli şapkayı beğendim. 2'nci olan şapka yine Kastamonu'dandı. Bu da bizi gururlandırdı. Azmin elinden hiçbir şey kurtulamaz. Ben köyden gelerek dışarıdan okuyarak büyük bir azimle belgeler aldım. Ayrıca Olgunlaşma Enstitüsünde sınavları kazandım. Kadınlar isterse her şeyi başarabilir. Sadece kendinize güvenin ve başarmak isteyen herkesin elinden tutun. Hocalarımız ve arkadaşlarımızla çok fazla baş başa gelemedik. Herkesin ayrı iş temposu olduğu için kısıtlı zamanlarda bir araya gelebildik. Birinci olmak mutluluk ve gurur vericiydi. Bu yarışmanın ve birinciliğin bana çok şey kattığını düşünüyorum. Beni tebrik eden herkese sonsuz teşekkürler. Şuan katılacağımız bir proje yok ama olursa katılmak isteriz. Bizler azmettik kazandık. Ben ve arkadaşlarım 'Cumhuriyet Yıldızı' isimli şapkamızla çağımızı ve Kastamonu'muzu selamlayarak Türkiye birincisi olduk. Kadınlarımızın her alanda desteklenmesini temenni ediyorum. Çünkü destek bekleyen bir sürü kadın var. Destek olan tüm kadınlara sonsuz teşekkürler' dedi.

'Şapkamız Türk Milletinin Değerlerini Bir Bütün Olarak Yansıtmaktadır'

Tüfekçi, Köprülüoğlu ve Kabaoğlu tasarladıkları şapkanın detaylarına ilişkin yaptıkları açıklamada; 'Hazırladığımız şapkamız Türk milletinin tarihini kültürünü ve değerlerini bir bütün olarak yansıtmaktadır. Şapkamızın tepe kısmında yer alan 16 uçlu yıldız tarihte kurulmuş olan 16 Türk Devletini temsil ederek köklü geçmişimize vurgu yapmaktadır. Alın kısmındaki tel kırma işlemeleri geleneksel el sanatlarımızın zerafetini öne çıkarırken ortada yer alan ay yıldız motifi milletimizin bağımsızlığını ve birliğini simgeler. Şapkanın arka kısmında yer alan iğne oyasından işlenmiş gül Türkiye Cumhuriyetini temsil ederken altındaki 7 küçük çiçek de ülkemizin 7 bölgesini temsil etmektedir. Bu bütünlük aslında farklılıklarımızın bizi tamamladığını göstermektedir. Şapkanın vizyer kısmı çıkarılıp takılabilen şekilde tasarlanmış olup üzerinde ve vizyerin altında ( yanlara yakın yerde) Türkiye haritası içinde Atatürk'ün elinde şapkasıyla yer aldığı figür dikiş tekniğiyle işlenmiştir. Bu detay Cumhuriyetimizin kurucusuna bir saygı duruşudur. Arka kısmından çıkarılıp takılabilen krep tülbent taş baskı ile renklendirilmiş olup Türk sembollerini barındırmakta ve kenarlarında yer alan Kastamonu tırnak bağı oyası ise ince emeği ve estetiği yansıtmaktadır. Tepe kısmındaki yıldızın çevresi yorganlama tekniğiyle yapılmıştır. Bu şapkamız sadece bir baş aksesuarı değil, aynı zamanda Türk tarihini, kültürünü ve birliğini ve Cumhuriyetimizin değerlerini içinde barındıran anlamlı bir eserdir. Onu başımda taşımak geçmişi selamlamakla birlikte geleceğe de gururla bakmaktır. Ortaya koyduğumuz eser çok yönlü kullanıma uygun şekilde hazırlanmıştır. Fes kısmı ve vizyer, fermuar sistemi sayesinde kolayca takılıp çıkartılabilmektedir. Aynı şekilde iğne oyaları da isteğe bağlı olarak arkada, yanda ya da yaka iğnesi olarak kullanılabilir. Şapkanın arkasındaki krep tülbent ise çıtçıtlarla takılıp çıkarılabilir. Şimdi, tüm bu emek ve heyecanla hazırladığımız şapkamızı sizlere sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz' ifadelerine yer verdi.


Özel Haber

Bakmadan Geçme