Kastamonu'nun Turizm Potansiyeli Konuşuldu

Kastamonu Üniversitesi'nin 20'nci yılı etkinlikleri kapsamında, Coğrafya Bölümü ve Turizm Fakültesi iş birliğiyle düzenlenen 10'uncu Uluslararası Kırsal Turizm ve Kalkınma Kongresi ile 15'inci Ulusal Kırsal Turizm Kongresi gerçekleştirildi.

Kastamonu Üniversitesi'nin 20'nci yılı etkinlikleri kapsamında, Coğrafya Bölümü ve Turizm Fakültesi iş birliğiyle düzenlenen 10'uncu Uluslararası Kırsal Turizm ve Kalkınma Kongresi ile 15'inci Ulusal Kırsal Turizm Kongresi gerçekleştirildi.

Kongrede kırsal turizm ve kırsal kalkınma konuları ele alınırken, Kastamonu'nun kırsal turizm potansiyeli ve geleceğine ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Kongre kapsamında ayrıca 'Kırsal Turizmden Kırsal Kalkınmaya: Kastamonu'nun Potansiyeli ve Geleceği' başlıklı panel de düzenlendi.

'Her İlimizin Olağanüstü Potansiyeli Var'

Kırsal turizmin Türkiye'de son yıllarda önemli bir ivme kazandığını belirten Kırsal Turizm ve Kalkınma Kongresi Koordinasyon ve Bilimsel Komite Başkanı Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş, '10'uncu Uluslararası Kırsal Turizm Kongresi'nin hikyesi 17 yıl önce başladı ama Kastamonu'nun hikyesi 20 yıl önce başladı. Kastamonu, bu anlamda üniversite olarak da akademik camiasındaki yerini güçlendirerek yürüyor. Ben bu anlamda kurul adına Kastamonu Üniversitesi'nin 20. yılını kutlamak istiyorum. Kastamonu, Türkiye turizminde, Türkiye kültüründe, Türk tarihinde son derece önemli ve müstesna bir yere sahip. Geçmişte iki kere ziyaret etmiştim bu güzel kadim kenti. Her yerinde farklı izler bırakarak süreci zihnimize kaydediyoruz. Kongrenin esas itibarıyla Türkiye'de geçmişten bugüne bir bakıma kırsal alanların geliştirilmesi yönünde ortaya koyulması, bir misyonu daha güçlendirecek sonuçlar getirmesini arzu ediyoruz. Ve Türkiye kırsal kalkınma içerisinde kırsal turizm programlarını ve yatırımlarını esasen son 15 yıl içerisinde çok güçlü desteklerle bu noktaya getirdi. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından organize ediliyor. Ama aynı zamanda yine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın kalkınma ajansları ve diğer firmalar bu anlamda ciddi imknlar sunuyorlar. Ve Türkiye aslında son 10 yılda ciddi ölçüde kırsal alanda alternatif bir geçim kaynağı modeli olarak kırsal turizmi aslında keşfetti ve hızlı şekilde mesafe almaya devam ediyor. Bizim yapmış olduğumuz bu etkinliklerin sadece akademik değil, sivil toplum kuruluşları, kamu ve özel sektörle de ilişkili olarak süreci güçlendirdiğine inanıyoruz. 2020 yılında Birleşmiş Milletler Turizm Örgütü dünya genelinde en iyi turizm köylerini seçmeye başladı. 'Best Tourism Villages' ile ifade edilen bu köylerden bugün için 319 tane var. Dünya genelinde 319 köy var, en iyi turizm köyü kapsamında. Türkiye'de ise bu kapsamda 9 köyümüz var. Tabii biz aslında bu etkinliklerle birlikte bu motivasyonu tüm ülke genelinde yaymaya da gayret ediyoruz. Aslında ben Kütahya'yı çok iyi biliyorum. Geçtiğimiz yıl Kahramanmaraş'ta gerçekleştirdik. Bir önceki yıl Konya'da gerçekleştirdik. Daha önce Bursa'da Cumalıkızık köyü, biliyorsunuz. Osmanlı köyüdür, 800 yıllık köy… Daha öncesinde Bodrum'da gerçekleştirdik. Pek çok yerde yaptık bu faaliyetleri. Bugün geldiğimiz noktada aslında her ilin en iyi turizm, kırsal turizm köyü olması noktasına geliyoruz. Biz dünya genelinde ortalamasının üzerindeyiz şu anda. Her ne kadar yarışa geç başlamış olsak da. Ama bugün geldiğimiz noktada bu 9 köye ek olarak 81 köyü ekleyip bunu 90'a çıkarmamız gerektiğine inanıyorum. Çünkü her ilimizin olağanüstü potansiyeli var. Bu güzel buluşmanın yeni dostluklara, uluslararası iş birliklerine ve kırsal kalkınma yolunda ilham verici projelere imkn hazırlamasını diliyoruz' diye konuştu.

Kırsal Turizm İçin 8 Ülkeden Bilim İnsanları Bir Arada

Kongre hakkında bilgi veren Kırsal Turizm ve Kalkınma Kongresi Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Serdar Ceylan, 'Kongrede 100'ün üzerinde katılımcı ile 25 çevrim içi ve 30 yüz yüze olmak üzere toplam 55 bildiri sunulacaktır. Bildiriler Türkiye'nin yanı sıra Mısır, Özbekistan, Türkmenistan, Almanya, Türkistan, Pakistan ve Uganda'dan katılan bilim insanları tarafından sunulacaktır. Gerçekleştirilecek bilimsel sunumlar ve karşılıklı fikir alışverişleriyle kırsal turizmin geliştirilmesine, kırsal alanlarda sürdürülebilir bir kalkınmaya katkı sağlamayı bu kongrede amaçlıyoruz. 3 gün boyunca gerçekleştirilecek bilimsel oturumlarda kırsal alanlar, kırsal turizm, kırsal kalkınma, kırsal alanlarda istihdam, sürdürülebilirlik ve kırsal bölgelerin geleceği gibi çeşitli konular ele alınacaktır. Bu kapsamda kırsal alanların turizm yoluyla ekonomik ve sosyal açıdan güçlendirilmesi, yerel halkın turizm faaliyetlerine katılımının artırılması, kırsal bölgelerde yeni istihdam olanakları oluşturulması ve yerel kültürel değerlerin turizm faaliyeti kapsamında değerlendirilmesi konuları tartışılacaktır. Kırsal Turizm ve Kalkınma Kongresi'nin, tabiat turizmi ve sürdürülebilir alanda ihtisaslaşan Kastamonu Üniversitesi'nde gerçekleşiyor olması bizler için son derece anlamlıdır. Kastamonu'nun doğal, kültürel ve kırsal kaynaklarının turizm açısından etkin ve sürdürülebilir bir biçimde değerlendirilmesine yönelik akademik ve kurumsal görüşler kongrede ele alınacaktır. Bunun yanı sıra Kastamonu'da kırsal turizmin gelişimini sınırlandıran ulaşım ve altyapı yetersizlikleri, farkındalık ve pazarlama sorunları, yatırım gereksinimleri, insan kaynakları ve nitelikli insan kaynağı ihtiyacı gibi konular kongrede tartışılacaktır. Kamu kurumları, yerel yönetimler, kooperatif ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katılımıyla kırsal turizmin geliştirilmesine ilişkin mevcut sorunlar ve çözüm önerileri kongrede değerlendirilecektir. Bu kongrenin başta Kastamonu ilimiz ve Kastamonu Üniversitemiz olmak üzere, kırsal turizm ve kalkınma alanına katkı sunmasını temenni ediyorum' dedi.

'Kastamonu'nun Potansiyeli Çok Büyük'

Kastamonu'nun turizm potansiyelinin kentin tamamına yayıldığını belirten Belediye Başkan Vekili Hasan Fehmi Taş ise yaptığı açıklamada, 'Bugün kırsal turizmi ve kırsal kalkınmayı konuşmak için bir aradayız. Bu konferansın Kastamonu'da yapılmasını da çok anlamlı buluyorum. Çünkü Kastamonu, kırsal turizmi anlamak için örnek sayacağımız bir şehir değil; Kastamonu'nun kendisi başlı başına bir örnektir. Bir ucunda Karadeniz, diğer ucunda Ilgaz Dağları; Valla Kanyonu'ndan Horma Kanyonu'na, Çatak Kanyonu'ndan Ilıca Şelalesi'ne uzanan eşsiz bir doğa. Daday'ın ve Araç'ın yaylaları, Cide'nin sahilleri, İnebolu'nun İstiklal Yolu, Taşköprü'nün sarımsağı, Pınarbaşı'nın doğal güzellikleri, İhsangazi'nin siyezi, Tosya'nın pirinci ve şehir merkezinde yüzyıllara tanıklık eden konaklarımız, sokaklarımız ve kültürel mirasımız… Bütün bunlar bize şunu söylüyor: Kastamonu'nun turizm potansiyeli tek bir noktada değil, Kastamonu'nun tamamına yayılmış durumdadır. Bizim yapmamız gereken de bu değerleri birbirine bağlamaktır. Kastamonu'ya gelen bir misafir sadece şehir merkezini görüp gitmemeli. Pınarbaşı'nı, Azdavay'ı, Daday'ı, Taşköprü'yü, İhsangazi'yi, Tosya'yı, İnebolu'yu, Cide'yi mutlaka görmesi gerekmektedir. Kastamonu'yu sadece görmemeli, Kastamonu'yu yaşamalı. Çünkü turizm bizim için yalnızca daha fazla ziyaretçi demek değildir. Esnafımızın kazanması, üreticimizin kazanması, köylerimizde yaşayan insanların emeğinin değer bulması, gençlerimizin kendi memleketlerinde gelecek kurabilmesi demektir. Mesela Taşköprü sarımsağını, İhsangazi siyezini, Tosya'nın pirincini sadece bir ürün olarak görmemeliyiz. Bunların arkasında insanlarımızın emeği, üretimi, kültürü ve hikyesi var. Biz bu hikyeleri turizmin bir parçası hline getirebilirsek turizmi Kastamonu'nun dört bir yanına yayabiliriz. Ama bunu yaparken doğamızı korumak zorundayız. Valla Kanyonu'nu, Horma'yı, Çatak'ı, Ilgaz Dağları'nı, Daday ve Araç'ın yaylalarını, Cide'nin sahillerini korumadan sürdürülebilir bir turizmden söz edemeyiz. Kastamonu Belediyesi olarak biz de bu anlayışla hareket ediyoruz. Belediyeciliği sadece yol, park, altyapı hizmetlerinden ibaret görmüyoruz. Şehrin geleceğini planlamak, kültürel mirasını korumak, kendi kent merkezini güçlendirmek ve Kastamonu'nun tamamıyla bağlarını kuvvetlendirmek de bizim sorumluluğumuzdur. Bu nedenle üniversitemizle, kamu kurumlarımızla, ilçelerimizle, esnafımızla, üreticilerimizle ve turizm sektörüyle birlikte çalışmak istiyoruz. Çünkü Kastamonu'nun potansiyeli çok büyük. Ama bu potansiyeli gerçeğe dönüştürmenin yolu ortak akıldan, doğru planlamadan ve birlikte çalışmaktan geçiyor. Kastamonu'nun geleceği sadece şehir merkezinde değil. Bizim görevimiz bütün bu değerleri birbirine bağlamak ve Kastamonu'nun sahip olduğu bu büyük zenginliği burada yaşayan herkes için bir fırsata dönüştürmektir' ifadelerini kullandı.

'Ülkemize Ve Dünyaya Değer Katma Gayreti İçerisindeyiz'

Üniversitenin ormancılık ve tabiat turizmi alanındaki çalışmalarına dikkat çekerek Kastamonu'nun doğal, kültürel ve tarihi değerlerinin tanıtılmasına yönelik projelerin sürdüğünü belirten Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı,'Kastamonu kadim bir coğrafya, kadim bir memleket, kadim bir medeniyetin önemli tezahürlerinden bir tanesi. Kastamonu deyince bizim aklımıza kale geliyor, kule geliyor, dere geliyor, veli geliyor ve insanı geliyor. Ve bununla beraber Türk-İslam medeniyetinin önemli unsurlarından biri olan hem kent kültürü, hem bilim hayatı, hem de irfan ve hikmet dünyası önümüze geliyor. Dolayısıyla önemli bir memleketteyiz, önemli görevleri icra ediyoruz. Sizler de önemli bir yerdesiniz. İnşallah burada alınacak kararlar da çok güzel ve çıkacak sonuçlar da güzelliklere vesile olur diye ümit ediyoruz. Kastamonu Üniversitesi olarak biz ormancılık ve tabiat turizmi alanında ihtisaslaşan bir üniversiteyiz. Dolayısıyla burada hem Turizm Fakültemiz, Eğitim Fakültemiz, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültemiz hem de Orman Fakültemizle birlikte; Beşerî ve Ekonomik Coğrafya, Turizm ve katma değer noktasında memlekette olabilecek projeler üretiyor ve üretmeye devam ediyoruz. Valiliğimizle bu noktada güzel iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Keza Belediyemizle birlikte, Kültür Müdürlüğümüzle birlikte güzel işlere vesile olma gayreti içerisindeyiz. Jeopark'la alakalı süreç gayet olumlu bir şekilde gidiyor. Evliyalar, Kasaba Köyü, Mahmutbey Camii, Ilgaz… Bunların listeye alınması bizim için çok önemli bir mevzudur. Dolayısıyla sürecimiz inşallah emin adımlarla beraber devam ediyor. Üniversitemiz 26 bin öğrencisiyle birlikte Kastamonu'da hizmet vermeye devam ediyor. Yaklaşık 2 bin personelimiz var. 15 fakülte, 13 meslek yüksekokulu, 1 enstitü ve uygulama araştırma merkezleri, koordinatörlükleriyle beraber bilim, kültür, sanat ve spor alanlarında ülkemize, dünyaya değer katma gayreti içerisinde oluyoruz. Tabii 3 günlük güzel bir programımız var. Keşke her birinde bulunabilsek, sizlerle birlikte olabilsek. Ama finaldeki geziyi özellikle mutlaka hatırlamanızı ve istirham ediyorum ve tavsiye ediyorum' dedi.

'Kastamonu, Anadolu'nun Bağımsızlık Mücadelesinin Sembolüdür'

Vali Yardımcısı Hakan Kubalı, 'Kastamonu Valiliği olarak Kastamonu'nun hak ettiği yere gelmesi için kırsal turizm alanında yaptığımız çalışmaları, kısaca son birkaç yıl için arz etmek istiyorum. Biz Kastamonu'da kırsal turizmin bilimle birlikte, yeni gelişmelerle birlikte, yeni bir konseptle, çağdaş bir anlayışla ele alınması ve bu yönde çalışılması için öncelikle planlama çalışması yaptık. 2024 yılında Turizm Master Planı çalışmalarını başlattık ve 2025 yılında Turizm Master Planı'nı uygulamaya başladık. Bu kapsamda Kastamonu'da konaklayan turist sayısında ve geceleyen turist sayısında ciddi artışlar sağladık. 2026'da daha değişik, daha güzel bir vizyonu uygulamaya koyduk. Kastamonu'nun uluslararası dünya mirası listesinde tanınmış bir il olması için UNESCO teşkilatıyla projelerin devamını sağladık. 2023 yılında il merkezindeki Mahmut Bey Camii'ni UNESCO'ya tescil ettirdik ve dünyadaki sayılı birkaç eserden birisi olarak, dünyanın tescilli bir eseri olarak Dünya Miras Listesi'ne girdi. Yeni bir çalışmamız Güney Karadeniz Jeopark Projesi. Kastamonu'nun 11 ilçesi bu programa dhildir. UNESCO'nun aday listesine girmiş bir proje ve adaylığı onaylanmıştır. İnşallah Kastamonu'yu mağaralarından kanyonlarına, vadilerine, ormanlarına ve bütün kültürel mirasına varıncaya kadar UNESCO'nun tescil ettiği bir il olarak Dünya Jeopark Listesi'nde yer alacaktır. Üçüncü olarak, vizyonumuz var. Vizyonumuz şudur: Kastamonu, Anadolu'nun bağımsızlık mücadelesinin sembolüdür. Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı büyük bir nehre benzetebiliriz. Nasıl ki büyük bir nehri besleyen Anadolu'daki başka nehirler ise işte Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı besleyen en büyük damarlardan biri Kastamonu'da, Ulusal Kurtuluş Savaşı'na lojistik destek sağlayan İstiklal Yolu'dur. İnebolu'dan gelen silahları Kastamonu'nun kahraman kadınlarıyla cepheye ulaştırmıştır. Kastamonu, Ulusal Kurtuluş Savaşı'mızda en çok şehit veren illerin başında gelmektedir. Aynı şekilde Atatürk'ün şapka ve kılık kıyafet devrimini ilan ettiği yerdir Kastamonu. Kastamonu, Atatürk'ün ve Cumhuriyet'in şehridir. Ama sadece bununla ibaret değildir. Tarihten gelmiştir, Kastamonu'nun kimliği. Gerek Osmanlı öncesi gerekse Osmanlı döneminden gelen konaklarıyla ve eserleriyle… Daha da öncesinde Roma döneminin merkezi şehirlerinden bir tanesidir Kastamonu. Antik Roma'dan… Kastamonu'da kalkınma konusunda anlayışlar uygulamaya konmaktadır. Öncelikle biz Kastamonu'ya kaç tane turist geldi sayısından ziyade bu turistin Kastamonu'ya ne bıraktığıyla ve Kastamonu ekonomisine sağladığı katkıyla da ilgileniyoruz. İşte bunlardan bir tanesi, yapmakta olduğumuz Örnek Köy Projesi. Ilıca Köyü… Horma'dan başladığınızda, o vadiden ilerlediğinizde Ilıca'da ilk örnek köyü yapıp orada örnek ev pansiyonculuğunu geliştirmek için bir proje uyguladık, uyguluyoruz. Yaklaşık 30 ev ve yine istihdam sağlayacaktır bu proje. Kastamonu'da genel istihdamı artırmayı düşünüyoruz. Nasıl? Kooperatifçilikle, kadın ve genç girişimcilere sağladığımız desteklerle. Bize kalan bu sermaye, bu doğal sermaye sadece bize ait değildir. Bu, bizden sonraki nesillere bırakmak zorunda olduğumuz büyük bir borçtur. Kastamonu'nun doğasını, kültürünü koruyarak biz bu çalışmaları yapmak zorundayız. Gelen turistin vatandaşlarımıza katkı sağlamasının yanı sıra korunması da bizim için en büyük amaçlardan bir tanesidir. Şu ana kadar bu sermayenin korunmasında biz, valilik olarak elimizden geleni yaptığımıza inanıyoruz. Hiçbir şekilde doğal ve kültürel sermayeyi bozucu bir yapılaşmaya izin vermedik. Biz diyoruz ki kalkınma genelden başlar. Kalkınma, halkın, üreticinin örgütlenmesiyle gerçekleşir. Yönetişim kavramı vardır. Sadece devletin yaptığı çalışmalarla bu iş olmaz. Bu iş köylüyle, üreticiyle, kooperatiflerle, gençlerle, üniversiteyle, kamu kurumlarıyla birlikte olur. Hep birlikte bir ekosistem yaratacağız. Bu ekosistemde Kastamonu'nun dünyaya tanıtımını gerçekleştirecek bir ağ kuracağız. Kastamonu'da ekoturizm, doğaya saygılı ve aynı zamanda üretim ekonomisine katkı sağlayan, dijital teknolojiyi kullanan ve yerel halkın yaşam standartlarını yükselten bir anlayışla uygulamaya konmaktadır. Kastamonu'nun en büyük vizyonlarından bir tanesi ve yine bizim vizyon projelerimizden bir tanesidir. Kastamonu'nun gastronomisini üniversiteyle hazırlayıp kullanıyoruz. Bir yemek yarışması düzenledik. Kastamonu yemekleri üzerine çalışmalar gerçekleştirdik. Fakat şu andaki vizyonumuz 2027 yılında Kastamonu'yu bir marka hline getirmek. Değerli gençler, burada sizlerle bir arada olmak, yaptığınız çalışmaları anlatmak, üretmek şahsım adına büyük bir mutluluk duyuyorum. Fakat aynı zamanda kendimi şunları söylemekte hoşnut hissediyorum: Bu vatan yokluktan yaratılmış bir vatandır. Bu vatanı en iyi seviyelere çıkartacak olanlar sizlersiniz. Gençler, Atatürk'ün yolunda, aklın ve bilimin dışında bu ülkeyi en iyi seviyelere taşıyacağımıza inanıyorum. Bunun amacı, bunun yöntemi bellidir. Türkiye'yi çağdaş uygarlık seviyesinin daha da ötesine taşımak üzere hep birlikte olmanız, hep birlikte çalışmanız… Biz birlik oldukça güçlüyüz. Gençlerimizi büyük bir mutlulukla görüyorum. Üniversiteyi kutluyorum' diyerek sözlerini tamamladı.

Özel Haber

Bakmadan Geçme