KKV'nin Olağan Genel Kurulu Gerçekleştirildi

Kastamonu Kalkınma Vakfı'nın (KKV) Olağan Genel Kurulu, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlendi.

Kastamonu Kalkınma Vakfı'nın (KKV) Olağan Genel Kurulu, Kastamonu Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlendi.

Genel kurul toplantısı, vakfın faaliyetlerinin değerlendirilmesi ve gelecek dönem planlamalarının ele alınması amacıyla sunumlar yapıldı. Genel kurula Kastamonu Valisi Meftun Dallı da katıldı.

'Kastamonu İle İstanbul El Ele Vererek Daha Güçlü Projelere İmza Atabiliriz'

Açılış konuşmasını yapan KKV Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Umur, 'Bu yıl gerçekleştirdiğimiz faaliyetlere değinmek gerekirse; her yıl olduğu gibi İstanbul'da geniş katılımlı bir iftar programı düzenledik. Bu yıl da aynı şekilde iftar programımızı gerçekleştirdik. Öğrencilerimize burs desteği sağladık. Detaylara girmek istemiyorum ancak öğrencilerimizle ilgili üç ayrı branşta kahvaltı programı düzenleyerek iş dünyasıyla bir araya geldik. Özellikle inşaat, tıp-sağlık ve hukuk alanındaki öğrencilerimizi iş insanlarıyla buluşturduk. 19 kaymakamımızın önerileriyle Ramazan ayı içerisinde yaklaşık bin aileye yardım ulaştırıldı. Burada özellikle şunu ifade etmek istiyorum, vakfın kuruluş amacını zaman zaman hepimizin kendimize sorması ve değerlendirmesi gerekmektedir. Yönetim kurulu olarak her türlü eleştiriye açığız. Öncelikle şunu ifade etmek isterim ki, burada basın mensuplarımız var ve medyaya saygımız sonsuzdur. Sivil toplum kuruluşlarında, özellikle vakıflarda, bu bir gönül işidir. Karşılık beklenmeden yapılır. Bunu neden ifade ediyorum? Geçtiğimiz günlerde İstanbul'da Kastamonulu bir kardeşimizin yerel gazeteci kimliğiyle sosyal medyada yaptığı 'görüntü var, ses yok' şeklindeki paylaşımıyla vakfımız eleştirilmiştir. Bu açıklamayı talihsiz ve üzücü bulduğumuzu özellikle belirtmek isterim. Keşke ilgili kardeşimiz bugün yapılan genel kurulumuza katılsaydı ve dilek ve temenniler bölümünde söz alarak eleştirilerini doğrudan ifade etseydi. Eğer eksik veya yanlış yaptığımız bir konu varsa, bunu açıkça dile getirip bizleri uyarabilir, biz de gerekli değerlendirmeleri yapabilirdik. Biz bugün İstanbul'dan buraya, mesaimizi bırakarak geldik. Buradan ahkm kesmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Vakıf işi gönül işidir. Burada hepimiz görevimizi yapıyoruz; eleştiri de olabilir, uyarı da olabilir. Geçmişte İstanbul'da yaptığımız genel kurulda İstanbul ile Kastamonu'yu entegre etmek amacıyla üç yeni arkadaşımızı yönetime dahil ettik. Amacımız İstanbul ile Kastamonu arasında güçlü bir köprü oluşturmaktır. Bu süreçte birçok önemli isimle birlikte çalışıyoruz. Bugün devlet kademelerinde, iş dünyasında ve yerel yönetimlerde Kastamonulu birçok değerli isim bulunmaktadır. Bu durumun tamamı ortak emek ve çabayla oluşmaktadır. Geçmişte yaşanan afet süreçlerinde ve önemli olaylarda da görüldüğü gibi, Kastamonu'nun ihtiyaçları doğrultusunda birçok adım atılmıştır. Örneğin 2021 yılındaki sel felaketinden sonra ulaşımla ilgili önemli çalışmalar yapılmış, gerekli girişimler sonucunda hava ulaşımı konusunda düzenlemeler sağlanmıştır. Bunları neden anlatıyorum? Çünkü herkes kendi alanında elinden gelen katkıyı sunmaktadır. Vakıf olarak bizim de temel hedefimiz budur. Gelecekte daha iyi işler yapmak için proje üretmemiz gerekmektedir. Vakıflar kamu yararına çalışan yapılardır. Günümüzde ekonomik koşullar nedeniyle yardım ve burs imkanları geçmişe göre daha sınırlı hale gelmiştir. Bu nedenle kamu yararına vakıf statüsüyle daha güçlü bir yapı oluşturmak önemlidir. Eğer bunu başarırsak, hem şirketlerimizden hem de resmi kanallar üzerinden daha güçlü destekler sağlanabilir ve yardımlar katlanarak artabilir. Bu kapsamda Kastamonu Mesleki Eğitim ve İstihdam Programı'nın başlatılması önerilmiştir. Meslek lisesi öğrencilerine burs verilmesi, staj imkanları sağlanması ve istihdam garantili projeler geliştirilmesi oldukça kıymetlidir. Ayrıca belediyeler, valilikler ve üniversitelerle ortak projeler geliştirerek ulusal ve uluslararası fonlara erişim sağlanması hedeflenmektedir. Kastamonu'nun yer altı ve yer üstü kaynaklarının envanterinin çıkarılması ve potansiyelinin ortaya konulması da önemli bir öneridir. Biz inanıyoruz ki, Kastamonu ile İstanbul el ele vererek daha güçlü projelere imza atabiliriz. 'Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz' anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz' diye konuştu.

'Kastamonu'nun Turizm Açısından Yeterli İlgiyi Görmediğini Düşünüyorum'

Açıklamalarda bulunan Kastamonu Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Üstün Göksoy, 'Kastamonu'da doğmuş, büyümüş biri olarak; bugüne kadar şehirde yapılan tüm iş ve işlemleri yakından takip eden bir vatandaşım. Bu anlamda Kastamonu'da yapılan her hizmette emeği geçen herkese teşekkür ediyor, 'Allah razı olsun' diyorum. Bundan sonra da Kastamonu'ya yapılacak tüm hizmetlerde belediye olarak bugüne kadar olduğu gibi destek vermeye devam edeceğimizi buradan özellikle ifade etmek istiyorum. Kastamonu benim için üzerinde en çok durulması gereken konulardan biridir. Özellikle turizm açısından ciddi desteğe ihtiyaç duyan ve her türlü turizme açık bir ilimizdir. Bunu burada yaşayan herkes çok iyi bilmektedir. Ben, Kastamonu'nun turizm açısından yeterli ilgiyi görmediğini düşünenlerdenim. Oysa ilimizde deniz turizmi (kısa da olsa), kayak turizmi, tarih turizmi, din turizmi, binicilik ve kültürel turizm gibi birçok alan bulunmaktadır. Ayrıca Kastamonu'nun kültürel dokusu da büyük ölçüde korunmuş durumdadır. Ancak ne yazık ki, bu potansiyeli yeterince değerlendirebildiğimizi düşünmüyorum. Kastamonu, görüldüğü anda sevilen, bilinen ancak tanıtımı yeterince yapılmayan bir şehirdir. Bu nedenle turizm konusunda eksiklerimizin olduğunu düşünüyorum. Bu konuda çalışmaların daha da hızlandırılması gerektiğine inanıyorum. Çünkü Kastamonu'da yaşayan biri olarak bu eksikliği bizzat gözlemliyorum' dedi.

'Kastamonu'nun Son 30 Yılına Baktığımızda Önemli Bir Gelişim Süreci Görüyoruz'

Son olarak söz alan Kastamonu Valisi Meftun Dallı,' Mehmet Bey'e açıklamaları için teşekkür ediyoruz. Diğer bazı hususlara geçmeden önce kısaca birkaç noktayı ifade etmek istiyorum. Yapıcı eleştiriler, tüm kurumlar ve müesseseler için olmazsa olmazdır. Herkes yapıcı eleştirilere her zaman açık olmalıdır; biz de her zaman bu anlayıştayız. Ancak eleştirilerin amacı ya da sonucu yalnızca karamsarlık oluşturmak, insanları umutsuzluğa sürüklemek olursa bunun kimseye faydası olmaz. Bu durumda niyet sorgulaması da ister istemez gündeme gelir. Öncelikle şunu ifade etmek isterim, bu vakıf çok kıymetli bir platformdur. Hiç kimsenin bunda kuşkusu olmamalıdır. Platformlar iyi niyetle kurulur; zaman içinde bazıları hızlı ilerler, bazıları ise daha uzun süreçte hedeflerine ulaşır. Ancak bir platformun varlığı, yokluğundan her zaman daha değerlidir. Kastamonu için, Kastamonu Kalkınma Vakfı'nı kuran ve bugüne kadar emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun. Bu vakfın ilerleyen süreçte Kastamonu Üniversitesi başta olmak üzere şehrimize çok önemli katkılar sunacağına inanıyorum. Bugüne kadar vakfın en önemli yatırımı insana yapılmıştır. Binlerce öğrencimize ve gencimize burs verilmiştir. Bunların içinden bugün önemli konumlara gelmiş çok sayıda insan vardır ve bu sayı artmaya devam edecektir. En iyi yatırımın insana yapılan yatırım olduğu gerçeği tartışılmazdır. Bir vakıftan, yatırımcı bir kuruluş gibi şehri tek başına dönüştürmesini beklemek de gerçekçi değildir; bunu da açıkça ifade etmek isterim. Kastamonu'nun son 30 yılına baktığımızda önemli bir gelişim süreci görüyoruz. Elinizi vicdanınıza koyup bakarsanız, ciddi farklar olduğunu hepimiz görürüz. Özellikle ulaşımda Ilgaz Tüneli ve havalimanı gibi yatırımlar, şehir için adeta bir devrim niteliğindedir. Duble yollar ve yol iyileştirmelerini de buna eklediğimizde büyük bir ilerleme olduğu açıktır. Sanayi açısından baktığımızda ise bugün Kastamonu'da dört OSB bulunmaktadır. Merkez OSB tamamen dolmuş, Tosya OSB kapasitesini aşmış, Taşköprü OSB büyük oranda dolmuş, Seydiler OSB ise iyi bir şekilde ilerlemektedir. İlave alan ihtiyaçları da oluşmaktadır. Devrekni'de kurulan Organize Tarım Bölgesi (OTB) de henüz açılış yapılmadan yüzde 70 doluluk oranına ulaşmıştır. Bu da Kastamonu'nun üretim potansiyelini göstermektedir. Araç–İhsangazi OSB ise Kastamonu'nun en önemli vizyon projelerinden biridir. Bu bölge, katma değeri yüksek yatırımlarla doldurulabilirse hem istihdamı artıracak hem de dışarıdan göç alabilecek bir cazibe merkezi haline gelecektir. Bu süreçte hemşehrilerimizin ve iş insanlarımızın desteği büyük önem taşımaktadır. Hep birlikte bu projeyi daha ileriye taşıyacağımıza inanıyorum. Ülkemizin son yıllarda yaşadığı deprem, savaşlar ve ekonomik zorlukların da etkisiyle bazı sıkıntılar yaşandığını kabul etmek gerekir. Ancak bu süreçlerin aşılmasıyla birlikte daha güçlü bir döneme gireceğimize inanıyorum. Turizm konusuna da değinmek isterim. Kastamonu'nun turizm potansiyeli mevcut durumunun çok altındadır. Bunu hepimiz görüyoruz. Ilgarini Mağarası buna güzel bir örnektir. Eğer ulaşım ve altyapı sorunları çözülürse, Horma Kanyonu gibi dünya çapında bir destinasyon haline gelebilecek bir potansiyele sahiptir. Ancak şu an erişim oldukça zordur ve yeterli sosyal alanlar bulunmamaktadır. Horma Kanyonu bugün Türkiye sınırlarını aşan bir tanınırlığa ulaşmıştır. Taşköprü Pompeiopolis Antik Kenti de tamamlandığında Türkiye'nin önemli kültür merkezlerinden biri olacaktır. Ancak turizmde en önemli sorunlardan biri konaklama kapasitesidir. İlçemizde ve merkezde sınırlı sayıda nitelikli konaklama tesisi bulunmaktadır. Özellikle yabancı turistler için standartların artırılması gerekmektedir. Bu noktada özel sektör yatırımlarına ihtiyaç vardır. Tüm bu çalışmaların hızlanmasıyla Kastamonu'nun turizmde hak ettiği yere geleceğine inanıyorum' diyerek sözlerini tamamladı.

Toplantının sonunda dilek ve temenniler bölümünde Abana Belediye Başkanı Seda Oyar ve İl Genel Meclisi Başkanı Doğan Ünlü söz aldı. Genel Kurul, plaket takdiminin ardından sona erdi.

Özel Haber

Bakmadan Geçme