Manav Esnafı Zincir Marketlerden Dertli

Kastamonu'da 35 yıldır yazın manavlık, kışın ise balıkçılık yapan Mevsim Manav ve Balıkçılık işletmecisi Hasan Asrak, artan maliyetler, eleman sıkıntısı ve zincir marketlerin oluşturduğu rekabet nedeniyle esnafın zor günlerden geçtiğini söyledi.

Kastamonu'da 35 yıldır yazın manavlık, kışın ise balıkçılık yapan Mevsim Manav ve Balıkçılık işletmecisi Hasan Asrak, artan maliyetler, eleman sıkıntısı ve zincir marketlerin oluşturduğu rekabet nedeniyle esnafın zor günlerden geçtiğini söyledi. Asrak, vatandaşların alım gücünün düşmesiyle birlikte sebze ve meyve alışverişlerinin de azaldığını belirtti.

Masrafların ağır, gelirlerin ise düşük olduğunu belirten Asrak, '35 senedir bu işi yapıyorum. Sıkıntılar var tabii. Masraf ağır, gelir az. Fiyatlar da anormal. Şu anda meyveler falan hepsi biraz düştü, iyi oldu. Bir de eleman sıkıntısı var Kastamonu'da. Dükkanlarda çalışacak eleman bulamıyoruz. Şu anda 2 kişi var. Yani elemanda sıkıntı var. Günlük çalışanlar var, gelip giden. Daimi çalışan yok yani. Kendimizle beraber 2-3 kişi düştü. 4 kişiyiz kendimle beraber. Meyvelerin falan fiyatları şu anda düştü, havaların sıcaklığından dolayı bol oldu bu sefer. Patates, soğan rekor kırıyor. Normal fiyatlar 40-50 liraya. Akaryakıt, nakliyede çok fazla biniyor. Elemanlardan, işçilerden. Bir işçinin yevmiyesi Antalya'da 4 bin-5 bin lira. Bir hamaliyesi olsun, kasaları doldurması olsun, toplaması olsun. Nakliyeden biniyor zaten, ürünlere yansıyor. Meyve ağırlıklı, yaz ayında sıcaklık bol olduğundan dolayı, meyve ağırlıklı. Sebze alınıyor, sebze donmuyor. Meyve biraz daha fazla tüketim var. Tabii, nakliye var. İşçi parası var. Bütün il ve ilçelerde bu marketler artık kendi ürünleri değil, sebzeyi de kolaylık gibisine doldurdu her tarafta. Şimdi vatandaş eskiden 2-3 kilo alırken, şu anda 1 kilo, yarım kilo alıyor. Niye diye sorarsak, çünkü evinin altında zincir marketler var. Bir de şöyle söyleyelim, ürünleri daha kaliteli sattığımız için, kaliteli ürünler bulundurduğumuz için bizde biraz bir özellik var. Yani baştaki türlü vatandaş şimdi günübirlik yaşıyor. Öyle eskisi gibi, bugün alayım da, Mesela şimdi Salı Pazarı var değil mi? İşte 2 kilo alayım da cumartesiye kadar bana yetiyor gibi, öyle bir şansları yok şimdi. Yani günübirlik yaşıyorlar. Zorunlu ihtiyaçlarını azaltıyorlar. Kaliteye göre değil de artık fiyata göre biraz daha tercih ediyorlar. Eskiden 2-3 kilo domates alan vatandaş şimdi 1 kiloyu nadir alıyor. Köye kente gidenler de, hasat zamanı başlayınca gelmeyenler alımları öyle yapıyorlar. Yani normal şehir merkezinde yaşayanlar günübirlik yaşıyorlar. Evinin ya 50 metre, ya 100 metre arasında zincir marketler var. Şimdi artık onlar için ürün iyi olmuş, olmamış önemli değil. Orada alışveriş yaparken, ekmek alırken, peynir alırken; 2 tane domates, 1 tane salatalık alayım diyerek gününü tamamlıyor. Onların işinin kolaylığına geliyor marketler. Geçen akşam televizyonda gördüm, bir sebze ürününe 70 lira yazmışlar mesela zincir market reklamında. Yapsanıza indirimi şekere, peynire, reçele, pirince, yağa falan o gıdalara yapsanıza. Yazık bu millete gerçekten. Zaten orta kesimi kaldıracaklar. Pazarcı alıyor 40 liraya, 50 liraya etiket koyuyor. Elinde ürün kalacak. Satıyor 30'a, 40'a. Diğerlerinin umurlarında değil. Diğerleri satılsa da oluyor, satılmasa da oluyor. Zincir marketler sıkıntılı. Milletin alabileceği temel gıdalarda indirim yok. Temel gıdalarda hiçbir dokunma yok. İşin kolayını anlamışlar. 15 kilo, 20 kilo, 10 kilo malzeme götürüyorlar. Televizyonu açıp bir bakıyorum zincir market reklamı… Örneğin bir ürün 70 lira. Ben zaten 65 liraya almışım. Ben bunu zaten yarısını satıyorum. Böyle giderse sıkıntı devam eder. İş değiştirmeye kadar gidiyor. Yine Kastamonu, küçük olduğu için, belli bir yer olduğu için… Yani sağ olsunlar, vatandaşlar, bizim ürünlerimizin sağlıklı olduğunu bildiğinden dolayı diğer marketlerden ben 10 lira fazla satıyorum, 20 lira fazla satıyorum ama evine varınca ne hanımından kocası laf işitiyor, ne hanımı kocasından. Sağlıklı olduğu için ayaktayız şu anda ama bilemiyorum nereye kadar dayanabileceğiz. Maalesef çok zor. Yaz mevsiminde meyvenin bol olması, ürünlerin bol olması, meyvenin yani, kavun, karpuz vesaire çok olmasından biraz rahat görüyorsun işini. Kışın zaten belli ürünler var. Elma, mandalina, portakal, bildiğimiz muz. Bir kavun olursa oluyor işte. Yazın biraz daha iyi oluyor. Kış meyveleri işte az olduğu için yazın biraz daha rahat' diye konuştu.

'Kastamonu'da İşçi Sorunu Çok Büyük'

Eleman sıkıntısının yalnızca manav sektöründe yaşanmadığını belirten Asrak, 'Kastamonu'da işçi sorunu çok büyük. Yani sadece benim sektör için değil. Herkeste aynı dert var. Şimdi eskiden iş arayan kişiler işe gelirdi. Ücret falan sormaz. 'Ben ne zaman gireceğim, ne zaman gideceğim?' diye öyle bir şey yoktu. Şimdi gelen vatandaşlar, 'Kaçta geleceğim, akşam kaçta gideceğim? Kaç lira vereceksin?' Biz öyle esnaf değildik. İşverenler için işçi mi lazım? Gidilirdi, çalışılırdı. 3 gün, 5 gün hatta hafta sonu, ondan sonra ödenen paraya bakardı. Yani tatminkarlıktan ziyade bedava çalıştırmaz zaten vatandaş. Yeni neslin şımarıklığından oluyor bunlar. Adamlar çok rahat. Boşta insanımız çok aslında. Anası babası çalışıyor. Evli de olsa ya anasından alıyor ya babasından alıyor derken zaten veriyoruz. Bir sorumluluk yok ki. Yani yeni nesilde sorumluluk yok. İyi kötü altında bir arabası varsa kral benim diyor. En büyük sorunumuz uyuşturucu. Çok çabuk ulaşılabiliyor artık. En büyük sorunlar biri uyuşturucu. Türkiye'de de böyle, Kastamonu'da da aynı yani. Saygı, sevgi kalmadı. Gençmiş, tanıdığıymış hiç fark etmiyor, bunu düşünen yok. Ailelerine Allah sabır versin. Yani kimseyi tanımıyor. Benim babamın arkadaşı veya komşum falan demiyor kardeşim. 'Benim ustam' demiyor. O gün için, o anda ne yaptıysa zaten yarın pişmanlık oluyor. Şimdi ben, bakkal dükkanı olsa kapıyı kilitle de git, buzdolabın çalışıyor; peynir de et de bozulmaz, yumurta bozulmaz. Sigara satsam da olur satmasam da olur. Benim sattıklarım, ürünlerim yaş sebze. Mecburen açacaksın bu dükkanı. Başka ihtimalin yok' diyerek sözlerini tamamladı.

Özel Haber

Bakmadan Geçme