Muhtarlar Dayanışma Toplantısında Buluştu

Türkiye Muhtarlar Derneği Şubesi tarafından düzenlenen İstişare ve Dayanışma Toplantısı Şerife Bacı Öğretmenevi'nde gerçekleştirildi.

Türkiye Muhtarlar Derneği Şubesi tarafından düzenlenen İstişare ve Dayanışma Toplantısı Şerife Bacı Öğretmenevi'nde gerçekleştirildi.

Açılış konuşmasını yapan Türkiye Muhtarlar Derneği Şube Başkanı Ahmet Şatırgil, 'Toplantımızın amacı sadece burada muhtarlarımızla birlik, beraberlik ve tanışma, dayanışma toplantısıdır. Türkiye Muhtarlar Derneği Genel Başkanımız Ramazan Bey, siz de hoş geldiniz, sefa geldiniz Sayın Başkanım. Genel Sekreterimiz Canan Hanım, siz de hoş geldiniz, sefalar getirdiniz efendim. Toplantıya katıldığınız herkese şükranla, saygı ve sevgiler iletiyorum arkadaşlar. Hoş geldiniz, sefa geldiniz. Başkanımıza çok teşekkür ediyoruz' dedi.

Kastamonu'ya İstişare ve Dayanışma Toplantısı için gelen Türkiye Muhtarlar Federasyonu Genel Başkan Ramazan Özünal, 'Bir şeyleri bilmeniz lazım. Lafla değil icraatla kimin ne yaptığını bilmeniz lazım. Sizler seçilmiş güçlü insanlarsınız. Bölgenizin, köyünüzün insanlarısınız. Çalışanlar var, yürekli olun. Yürekli olunca hatırınız sayılsın. Lafın peşine değil, icraatın peşine insanlara ne söz verdiyseniz hizmetle ilgili onun peşine gitmemiz lazım. Sizin aldığınız maaş değil. Sizin aldığınız ödenektir. Ödenek nedir? Kanunda misafir ağırlama ödeneğidir. Bu ödeneği yaratan evvela devletimiz hükümetimiz bugünkü cumhurbaşkanı bununla ilgili ne dediysem onu yerine getirmiş. Bundan sonra asgari ücretin dışında bakın konuştuğumuz sonuna kadar arkasındayım. Adım Ramazan Özünal. Kendim Adana'lıyım. Sahipsiz değilsiniz. Uydurukların peşine gitmeyin ne olur. Beni arayıp ulaşamadıysanız eğer mutlaka daha sonra geri dönerim. Onun için diyorum ki sahipsiz değilsiniz. Ben dün arkadaşım birisine Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Plan Bütçe Komisyonu'nda bütün teşkilatçı partilerin ittifakıyla otomatiğe bağlandınız. Ödenekler yani aldınız size öyle bir maaş gibi dediğiniz şeyle otomatiğe bağlanmıştık. 10 kuruş geldiyse, 10 kuruş size gelecekti. Diğeri de tabanca harcıydı. Var mı şimdi tabanca harcı verme? Yok. Her şeyi belgeli konuşuyorum, belgesiz değil. Bizim sahibimiz yok. Ben sizlerden cesaret alıyorum. Biz burada ne aylıkçıyız, ne yıllıkçıyız, ne efendime söyleyeyim mayışçıyız, yok böyle bir şeyimiz. Bu gönüllük sevdası. Tabanca harcı var mı kardeşim? Yok. Bakur var mı kardeşim? Yok. Hiç unutmam bir Samsun Havza'da bir muhtarım. Bekçi çalıştırdığı köylerde eskiden. Bekçinin parası ödemediği için traktörünü samanın içine gümüşledi. Onun elinden akıl aldı traktörünü. Bakın. Aldı mı şimdi? Almadı, bitti. Bir tarafa giderken yalnız gidiyorsunuz. Yok böyle bir şey, yalnız gitme yok. Bir arkadaşın işi varsa, diğeri de onunla beraber gitsin. Bürokratın yanında siyasetçinin yanında abiydi falan yok böyle bir şey. Siz seçilmiş insanlarsınız. Abisi mabisi yok. Herkes size hürmet gösterecek, siz de herkese hürmet göstereceksiniz. Açık yüreklilikle söylüyorum. Biz en son bir çalışma yaptıydık. Muhtarlıklara girerken, aday olurken Sayın Cumhurbaşkanımız da dedi ama sonradan duruyor muallakta. Konuşacaktı, yapacaktı, kanunlaşacaktı, başvurularla ilgili efendime diyor ki seçim kurulan başvurulan gibiydi. Meclis üyeleri, milletvekilleri gidiyor başvuruyla. Öyle olacaktı, peşindeyim. Muhtarımız var köy ve mahallede. Bunların içerisinde şunu istedim. Yeşil pasaport verin dedim. Niye, sizin hakkınız değil mi? Ben ne siyaset yapıyorum şu anda, ne bilmem birisine yaranıyorum. Yok böyle bir şey. Sizin hakkınız. Bunu söyleyin ve isteyin. Sizin verdiğiniz destek olursa, biz daha aslan gibi kükreriz. Sizin verdiğiniz destek yıldız olursa, biz böyle kedi gibi pısarız. Herkes için bu geçerli. Bölgedeki komutan için de geçerli. Emniyetimiz için de geçerli. Siyaset için de geçerli. Geçerli oğlu geçerli. Çünkü ülkemiz artık dünyada tavana vurdu. Herkes bizle uğraşıyor. Yani ülkemizle uğraşıyor ama bundan sonra gücünüz yetmeyecek. Ey büyük ülkeler isim vermiyorum. Türkiye Cumhuriyeti Türk Devleti, Türk bayrağı bundan sonra göklerle daha çok dalgalanacaktır. Onun için her şeye kulak verelim. Mahalleyle kulak verelim, gelene gidene de kulak verelim. Yani birisiyle karşılaştığımız vakit daha bilinçli, daha konuya vakıf kişiler olalım. Aslanlar gibi, medenice, hakkınız da var. Biriyle çıkarken diyor ki ne? Muhtar, oraya giremez. Hadi oradan, kim diyor onu?! Böyle bir şey yok. Tüzüğün ne varsa, muhtar buraya girmeyi diyorsa, tamam' ifadelerini kullandı.

'Devletle Millet Arasında Köprü Vazifesi Oluşturan Nadide İnsanlarsınız'

Programın devamında söz alan İl Genel Meclis Başkanı Doğan Ünlü, 'Tabi bu arada ilçelerden gelen başkanlarımız var, dernek başkanlarımız var, muhtarlarımız var. Bir mücadele var. Bu mücadele hakla batılın mücadelesi. Bir tarafta mazlum ve Müslümanların haklı mücadelesi var. Bir tarafta da emperyalistlerin, Siyonistlerin, zalimlerin değil mi? Bir kendilerine göre mücadelesi var. Ama biz her zaman hakkın, hakikatin Müslümanların, mazlumların yanında yer aldık. Kastamonu şehitler diyarı evliyalar şehri her zaman sesimizi en yüksek seviyede değil mi? Kurtuluş Savaşı'nda nasıl bu ecdad mücadele ettiyse bugün bu haklı yoldaki mücadelemize de hep birlikte devam ediyoruz. Bu mücadelede de her zaman olduğu gibi devletinin yanında duran, milletin yanında duran bayrağının savunucusu, ezanının koruyucusu değerli muhtarlarımıza da bir kez daha sizlere şükranlarımı sunuyorum. Muhtarlarımızla zaman zaman bir araya geliyoruz. Sizler de kendi bölgelerinizde seçilmiş devletle millet arasında köprü vazifesi oluşturan kıymetli nadide insanlarsınız. Sizlerin yapmış olduğu çalışmalarda başarıya ulaşıldığında bir hizmet o köyümüze geldiğinde bizden mutlu oluyoruz. Tabii eksik kaldığımız yönler var mı? Var. Bunları da inşallah hep beraber önümüzdeki dönemde birlikte çalışarak ayrılmadan rahmetli üzerimize alarak ayrılıkta azap birlikte rahmet vardır şia ile beraber inşallah hep birlikte hizmetlerimize çalışmalarımıza devam edeceğiz. Her dönem Cumhurbaşkanımız muhtarlarımızı çok farklı bir yere konumlandırıyor. Siyasetin merkezine konumlandırıyor. Muhtarlarımıza çok büyük değer veriyor. AK Parti döneminde de muhtarlarımızla ilgili özlük hakları konusunda birçok çalışmalar gerçekleşti. Muhtarlarımıza gereken önem ve hassasiyet sağlandı. Sağlanmaya da inşallah devam ediyor. Ben önümüzde kurban bayramı var. Şimdiden tüm muhtarlarımızın hemşerilerimizin kurban bayramını kutluyorum. Allah mübarek eylesin' şeklinde konuştu.

'Dile Getirdiğiniz Her Sorunu Çözme Kabiliyetimiz Her Zaman Vardır'

Açıklamalarda bulunan Vali Yardımcısı Aydın Ergün, '3 yıl önce göreve başladığımda Kastamonu Vali Yardımcısı olarak Merkez Köylere Hizmet Götürme Birliği'nin ilk toplantısında da ifade ettim. İl Genel Meclisi Başkanımız muhtarlığın önemi konusunda çok güzel ifade de buyurdular. Ama ben bunu bizzat hissettim. Ben bir muhtar torunuyum, köy muhtarı torunuyum. Babam 2 dönem köyümüzün muhtarlığını yaptı. Bir muhtar valiliğe gittiğinde kaymakamlığa gittiğinde ne hisseder, olumsuz bir cevap aldığında ne düşünür, seçime girerken nelerle karşılaşır? Seçimi kaybettiğindeki duygu ve düşünceleri nedir? Bunu çok iyi anlayabilecek durumdayım. Ben devleti tanımadan önce muhtarı, muhtarlık müessesesini özellikle seçime listesiz, partisiz, tek başına aday olabilmesi kaybeder kazanır ama aday olabilmesi bizim başka bir seçimle gelinen müessese kurumlarımızda, sizin toplum örgütlerinizde yok. Sadece muhtar bir gün önce canı sıkılır, ben adayım der, ertesi gün gider aday olabilir. Seçilmenin ne kadar zor olduğunu, o mücadelenin muhtarlığın ne kadar zor olduğunu üniversite hayatım boyunca, lise hayatım boyunca bizzat kendi köyümde babamın muhtarlık 2 dönem yaptığı muhtarlık süresince deneyimledim, yaşadım. O yüzden başkasının cumhurbaşkanımız olmak üzere onun taşradaki temsilcileri valilerimiz ilçedeki temsilcileri kaynakamlarımız verilen talimat odur ki muhtarların dilek ve taleplerine kayıtsız kalmayın. Çalışmalarımızda onlarla iş birliği içerisinde olun. Elbette cennette yaşamıyoruz. Dile getirdiğiniz her sorunu çözme kabiliyetimiz her zaman vardır. Hele ki Kastamonu ilini, Türkiye'nin ilk özel idaresi açısından istisnasız, rakipsiz, en zor ilinde idarecilik yapıyorsanız, muhtarlık yapıyorsanız bu kısıtlamaların farkında olmak zorundasınız. Maalesef yolağından, içme suyuna, kanalizasyondan diğer hizmetlerine kadar birçok şeyi istediğimiz düzeyde avuz ettiğimiz düzeyde yerine getirmekte zorlanabiliyoruz. Çünkü gerçekten çok zor bir coğrafyada görev yapıyoruz. Yaptığımız her iş bir heyecanlı geçen bu sene sadece kış sonunda bahara çıkarken kış ayların etkisi 80 milyonun üzerinde yeni bütçeye gerekli kaldı. Bununla ilgili bazen diyebiliyorsunuz; Sivas bizden daha fazla köyü var ya da köye var ama biz ne Sivas'ta ne Konya'yla ne de Türkiye'de başka bir ille İl Özel İdaresi hizmet sunarken bu gayesi edilemez. Sizler de bunu en az benim kadar biliyorsunuz, vatandaşımızın da bunu bilmesi gerekiyor. Vardan sorulur, yoktan sorulmaz. Varınız varsa bir şey yaparsanız elinizde yok ise yapma şansınız da olmaz' dedi.

Toplantı sonunda Ramazan Özünal 29 maddelik taleplerini de açıkladı.

Özel Haber

Bakmadan Geçme