Sessiz Dillerin Psikolojisi
Kastamonu'da 17 yıldır veteriner hekimlik yapan Faruk Özdemir, hayvan psikolojisi üzerinde dikkat edilmesi gereken önemli noktalara dikkat çekti.
Kastamonu'da 17 yıldır veteriner hekimlik yapan Faruk Özdemir, hayvan psikolojisi üzerinde dikkat edilmesi gereken önemli noktalara dikkat çekti. Özdemir, evcil ve vahşi hayvanların ruhsal durumlarının, yaşam koşulları ve çevresel faktörlerden doğrudan etkilendiğini belirterek sahiplerin bu konuda daha bilinçli davranması gerektiğini vurguladı.
Faruk Özdemir açıklamasında; 'Hayvan psikolojisi, hayvanların davranışlarını ve bilişsel süreçlerini inceleyen bir alandır. Evcil hayvanlar barınma ve yiyecek sıkıntısı genelde yaşamazlar. İnsanlar tarafından bakıldıkları için daha güvenli ve oyun ortamında yaşarlar. Vahşi hayvanlar ise sürekli rekabet ve hayatta kalma mücadelesi içindedir. Bu yüzden davranışları daha saldırgan, hareketleri daha dikkatli ve özgürdür. Evcil hayvanlar bağımlı ve uyumlu davranışlar gösterirken; vahşi hayvanlar bağımsız, özgür ve içgüdüsel davranışlarla hareket ederler' dedi.
'Beslenemeyen Hayvanlarda Et, Süt Ve Yumurta Verimi Azalıyor'
Mesleği boyunca hayvanların ruh sağlığına dair birçok gözlemde bulunan Veteriner Hekim Faruk Özdemir; 'Daha önce ilgilendiğimiz ancak sonrasında iş yoğunluğu, sağlık problemleri ya da şehir dışına çıkmak zorunda kaldığımız durumlarda hayvanların durgunlaştığı, iştahlarının azaldığı ya da tam tersine aşırı huzursuz olduklarında sürekli bağırdıkları durumlara şahit oldum. Özellikle köpeklerde bu durum havlama şeklinde kendini gösteriyor. Ayrıca tuvalet sorunları, eşyalara zarar verme, çiğneme ve agresif tutumlar da gözlemlenmektedir. Ekonomik sıkıntılar nedeniyle yeterli beslenemeyen hayvanlarda ise süt, et ve yumurta veriminde azalmalar yaşanmaktadır' şeklinde konuştu.
'Isırma Vakalarıyla Karşılaşıyoruz'
Kedi ve köpeklerde en sık görülen davranış problemlerine dikkat çeken Özdemir, 'Bu hayvanlarda alışılmadık yerlere tuvalet yapma eğilimi, aşırı saklanma, hareketsizlik ve donuk bakışların yanı sıra sürekli havlama ve tırmalama gibi davranışlar sıkça görülüyor. Ayrıca agresif tutumlar, ani tepkiler ve ısırma vakalarıyla da karşılaşıyoruz. Bu tür davranışlar genellikle hayvanların stres altında olduklarının ve kendilerini güvensiz hissettiklerinin bir göstergesidir' ifadelerine yer verdi.
'İştahsızlık Ve Sürekli Uyuma İsteği Stres Belirtisidir'
Hayvanların stres yaşadığını nasıl anlaşılabileceğini anlatan Özdemir, iştahsızlık, zayıflama, hareketlerde kısıtlılık, sürekli uyuma isteği, aşırı miyavlama veya havlama gibi davranışların özellikle kedi ve köpeklerde sık görüldüğünü ifade etti. Ayrıca sığır, koyun, keçi ve tavuk gibi hayvanlarda ise stresin, süt ve yumurta gibi verimlerde azalmaya yol açtığını vurguladı.
'Sevgi Eksikliği Ve Bakımsızlık, Hayvanların Psikolojisini Olumsuz Etkiler'
Sahiplerinin davranışlarının hayvan psikolojisi üzerindeki etkisine de değinen Özdemir, 'Evcil hayvanların temiz ve taze gıda ile beslenmeleri, sevgi ve ilgi görmeleri onları mutlu eder. Ancak sevgi eksikliği ve bakımsızlık, hayvanların psikolojisini olumsuz etkiler. Bu durum stres yaşamalarına, huzursuzluk göstermelerine ve anormal davranışlar sergilemelerine yol açabilir. Hasta olmalarına sebep olabilir' dedi.
Hayvanların kendi aralarındaki iletişimi değerlendiren Özdemir, 'Kusursuz yaratıcının hayvanlara verdiği mükemmel ve kusursuz bir lütuf. Burada herkesin yakından bildiği, tanıdığı ama sırlar dünyası olan arıdan bir örnek verecek olursam; bir koloni düşünün, on binlerce bireyden oluşuyor. Arazide besin kaynağını bulan işçi arılar bu besinin yerini, çeşidini ve miktarını petek üzerinde yaptığı dans ile diğer arılara bildirir. Bu da aralarındaki iletişimin mükemmel ve kusursuz olduğunu gösterir' ifadelerine yer verdi.
'Hayvanları Sıkmamak Ve Sınırlarına Özen Göstermek Gerekir'
Evcil hayvanların çocuklarla veya diğer hayvanlarla ilişkilerinde dikkat edilmesi gereken noktalara değinen Özdemir, 'Hayvanlar ilgi ve alakadan hoşlanırlar ancak aşırı sevgi ve sıkıştırma onların psikolojisini olumsuz etkileyebilir. Özellikle çocuklar hayvanlarla oynamayı çok sever fakat bu oyun bazen hayvanlar için sıkıcı hale gelebilir. Bu durumda hayvanlar ortamdan uzaklaşmayı tercih eder. Eğer bu durum sık sık tekrarlanırsa hayvanlarda stres, huzursuzluk ve agresif davranışlar görülebilir. Bu nedenle hayvanları severken ya da onlarla ilgilenirken onları sıkmamak, sınırlarına özen göstermek ve ihtiyaç duyduklarında dinlenmelerine fırsat vermek büyük önem taşır' şeklinde konuştu.
'Küresel Isınma Göçe Sebep Oluyor'
Hayvanların küresel ısınma nedeniyle göç ettiğine dikkati çeken Özdemir; 'Hayvanların yalnız kalmaları hareketlerini azaltmaya, iştahlarının kesilmesine dolayısıyla fiziki olarak hastalanmalarına neden olur. Küresel ısınma hayvanların doğal yaşam alanlarını etkilediği için onların göç etmelerine sebep oluyor. Son zamanlarda doğal göllerin kuruması burada yaşayan canlı türlerinin göç etmesine ve yok olmasına neden oldu. Sıcaklık artışı, ani hava değişimleri ya da doğal afetler evcil ve sokak hayvanları için stres faktörleri arasında yer alıyor. Doğada meydana gelen bu değişimler hayvanlarda üreme ve beslenme bozukluklarına sebep olur. Bu bozukluklar da hayvanlarda saldırganlık ve agresif hareketleri tetikler. Örneğin hava sıcaklıklarının artması ya da azalması sığırlarda döl verimini düşürüyor. Doğal afetler hayvanlar için şok etkisi yaratır. Bu durumu atlatmaları oldukça güçtür. Şok etkisi hayvanlar üzerinde korku ve huzursuzluğa neden olur. Ayrıca bu afetler sonucu sakat kalan hayvanlar gıdaya ulaşmakta güçlük çeker. Bu durum psikolojisini olumsuz etkileyebilir. Yangın, deprem vb durumlar da hayvanlarda kalıcı organ kaybına sebep olduğu için bu durum ciddi psikolojin soruna neden olabilir. Yaz aylarında havaların aşırı ısınması bazı hayvanları olumsuz etkilemesine rağmen bazıları için de aşırı rahatlamaya neden olur. Özellikle sıcak havalar soğukkanlı hayvanlar için yaşam kalitesinin artması anlamına gelir. Et, süt ve yumurta verimi için beslenen hayvanlarda bu sıcaklıklar dezavantajdır ve verim kaybı yaşanabilir. Aşırı tüylü kedi ve köpekler tıraş edilebilir, ama bu durum da onlarda stres etkisi yaratabilir.' İfadelerini kullandı.
'İklim Değişikliği, Hayvanların Neslinin Tükenmesine Yol Açıyor'
İklim değişikliklerinin hayvanlar üzerindeki etkilerine ilişkin konuşan Özdemir; 'İklim değişikliğine bağlı çevresel faktörler hayvanların uyku, beslenme ve sosyal alışkanlıklarında değişikliğe yol açar. İklim değişiklikleri hayvanların bulunduğu bölgelerde kuraklık ya da aşırı yağışlar sonucunda ekosistemi olumsuz etkileyerek beslenme ve barınma alanlarını yok ediyor. Bu durum hayvanları göçe zorluyor ve üreme faaliyetlerini düşürüp neslinin azalmasına, kesilmesine neden oluyor. Buna maruz kalan hayvanlarda kendi aralarında ciddi bir mücadeleye giriyor, bu durum sosyal anlamda güçlü olanın ayakta kalacağı bir ortamı geliştiriyor. Paylaşımlar ve tahammül seviyesi azalıyor, agresif bir yaşam döngüsü ortaya çıkıyor' dedi.
'Fenotip (Dış Etken) Genetiği Değiştirir'
Fenotipin genetiği değiştirdiğini dile getiren Özdemir; 'Psikolojisi olumsuz etkilenen hayvanlarda rehabilitasyon tedavi yöntemi bulunuyor. Maruz kalınan stres durumları ortadan kaldırıldığında hayvanlar, zaman içerisinde kendini güvenilir ve rahat bir ortamda hissettiğinde tedaviye cevap veriyor. Psikolojisi olumlu anlamda iyiye gider. Fenotip ( dış etken) genetiği değiştirir. Dışarıda yaşayan bir hayvan evcil bir ortama alındığında bu ortama ayak uydurmak zorunda olduğu için hastalanır. Evcil hayvanlar da doğal ortamının dışına çıkartıldığında çevreye uyum sağlamak zorunda olduğu için hastalanır. Dışarıda çok gezen büyükbaş hayvanlarda kas ve ayak yapısı doğal ortama göre gelişmiştir. Çok fazla dışarıya çıkmayan hayvanlar daha narin olur. Ayak yapısı daha az gelişmiştir. Bu hayvanlarda tırnak ve ayak hastalıkları daha fazla görülebilir' ifadelerine yer verdi.