Sürgünde geçen 75 yıl

Ahıska Türkleri Sürgünü'nün 75'inci yıldönümü münasebetiyle dün Kastamonu Bilgehan Bilgili Kütüphanesi'nde 'Trende Solan Hayatlar' konulu konferans düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan program Kur'an-ı Kerim tilaveti ve Ahıska Türkleri'nin yaşadıklarını anlatan sinevizyon gösterimi ile devam etti. 'TOPRAK ACISINI KEMİKLERİNDE HİSSETMİŞLERDİR' Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Kemale Şakirova 'Bize...

Ahıska Türkleri Sürgünü'nün 75'inci yıldönümü münasebetiyledün Kastamonu Bilgehan Bilgili Kütüphanesi'nde 'Trende Solan Hayatlar' konulukonferans düzenlendi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayanprogram Kur'an-ı Kerim tilaveti ve Ahıska Türkleri'nin yaşadıklarını anlatansinevizyon gösterimi ile devam etti.

'TOPRAKACISINI KEMİKLERİNDE HİSSETMİŞLERDİR'

Konferansın açılış konuşmasını gerçekleştiren KastamonuÜniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Kemale Şakirova; 'Bizeanneanne, babaanne, dedelerimizin masal şeklinde anlattıkları sürgünhikayeleri, kiminin genç, kiminin çocuk yaşta yaşadıkları hayat, olaylar uzakbir masal gibiydi. Fakat biz büyüdükçe bu masallar iliklerimize kadar işledi.Bu yük giderek daha da ağırlaşmaya başladı. Müslüman ve Türk olmanın bedelinibiz yıllar öncesinde ödemeye başladık. Bu zulüm 1829 Edirne Antlaşmasıyla vebizim akıbetimizin tamamen Ruslara kalmasıyla, periyodik olarak katliama,sürgüne, toplumun baskıya kalması 1944 yılında nihai zaferine ulaştı. 14 Kasım1944 günü o acı zulüm yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. Ondan sonra dünyayayayılan Ahıska Türkleri gittikleri ülkelerde halka uyum sağlamakla beraber, hepvatan ve toprak acısını kemiklerinde hissetmişlerdir. Türkiye Devletine bizeiskan ve eğitim anlamında verdiği desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum' diyekonuştu.

'600 BİNAHISKA TÜRKÜ ANAYURTLARINDAN SÜRGÜN EDİLMİŞLERDİR'

Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Mehmet Atalan,Sovyet Rusya'nın yayılımcı politikasının Ahıska Türkleri'ni çok derindenetkilediğini söyleyerek; 'Ahıska Türkleri'nin topraklarına Sovyetler Rusyatarafından el konulmuştur. Ahıska Türkleri kendi topraklarından sürgünedilmişlerdir. Rusların zorla uyguladığı bu göç ve sürgün politikaları butopraklar üzerindeki potansiyel Türk birliğine engel olabilmek amacıtaşımıştır. Sovyet yönetiminin altında yaşayan Ahıska Türkleri ise, her zamankendini Anadolu Türkleri'ne, dolayısıyla Türkiye'ye daha yakın hissetmişlerdir.Dil ve din birliğinin olması Rus işgali altında yaşayan Ahıska Türklerinin dahaçok Türkiye'ye gelmelerine neden olmuştur. 2'nci Dünya Savaşı'nda Stalin'intehlikeli gördüğü Ahıska Türkleri 1944'ün Kasım ayında Orta Asya'ya sürülmüş,Sovyetler Birliği'nin son yıllarına kadar bu bölgede yaşamlarınısürdürmüşlerdir. Bu dönemlerde Ahıska Türklerine Azerbaycan, Kazakistan veKırgızistan devletleri kucak açmışlardır. Günümüze kadar 600 bin Ahıska Türküanayurtlarından sürgün edilmişlerdir. Ahıska Türkleri bugün göçmen olarak, 15'eyakın ülkede yaşamaktadırlar. En kalabalık oldukları ülkeler ise, Türkiye,Kazakistan, Azerbaycan ve Kırgızistan'dır. Ahıska Türkleri nedensiz bir şekildeanayurtlarından sürgün edilmiş ve vatanlarına asla dönememişlerdir. Bu durumgünümüz dünyasında tam bir insan hakları ihlalidir. Ahıska Türkleri sürgünerağmen, dünyadaki varlıklarını, örf, det ve inançlarından hiçbir şekilde ödünvermeden devam ettirmiş ve yüreklerinin bir yerlerinde vatan özlemini hep hazırtutmuşladır. Ahıska Türkleri geniş bir alana sürülmelerine ve buna bağlı olarakgeniş bir coğrafyada yaşamalarına rağmen, Türklüklerinden hiçbir şeykaybetmemiş ve bugüne kadar kendi bünyelerinde Türk adını yaşatmasınıbilmişlerdir' ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından Dr. Azad Dedeoğlu ve Dr. Elşan İzzetgilkonferansı gerçekleştirdi.

Bakmadan Geçme