Tarihi Miras, Hepkebirler Camii

Kastamonu'nun tarihi dokusunu günümüze taşıyan yapılardan biri olan Hepkebirler Camii, geçmişten günümüze uzanan köklü tarihi ve mimari özellikleriyle dikkat çekiyor.

Kastamonu'nun tarihi dokusunu günümüze taşıyan yapılardan biri olan Hepkebirler Camii, geçmişten günümüze uzanan köklü tarihi ve mimari özellikleriyle dikkat çekiyor.

Yavuz Selim Mahallesi Eligüzel Sokak'ta bulunan caminin kesin yapılış tarihi ve banisi bilinmezken, tarihi kaynaklarda caminin 'Kebkebirler Mahallesi Camii' adıyla geçtiği belirtiliyor. 1675 tarihli Kastamonu şer'iye sicilinde de adına rastlanan caminin, bu tarihten çok daha önce inşa edildiği değerlendiriliyor.

Moloz taşından inşa edilen caminin ahşap üzeri kiremit çatısı bulunuyor. Yaklaşık 6 metreye 13 metre ölçülerindeki harimin ahşap döşemesi ve tavanı, yapının geleneksel mimari özelliklerini yansıtıyor. Alçı mihrabı çiçek motifleriyle süslenirken, ahşap minberi üzerindeki bitkisel süslemeler de caminin dikkat çeken ayrıntıları arasında yer alıyor.

Haziresi ve çevresindeki tarihi mezarlarla da öne çıkan Hepkebirler Camii, Kastamonu'nun inanç ve kültür tarihinde önemli bir yere sahip. Caminin batı tarafında bulunan bir mezarın, halk arasında sahabe olduğuna inanılan Kaysü'l-Hemednî Asgar'a ait olduğu rivayet ediliyor. Rivayete göre Kaysü'l-Hemednî Asgar, Eyüp Sultan ile birlikte Anadolu'ya gelerek Kastamonu'ya ulaşmış ve burada vefat etmiş.

Caminin doğu bitişiğinde ise Hepkebirler Türbesi bulunuyor. Türbede ahşap sandukalar yer alırken, bölge tarihi yapıları, mezarları ve anlatılan rivayetleriyle ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Geçmişin izlerini günümüze taşıyan Hepkebirler Camii, Kastamonu'nun tarihi ve kültürel zenginliğinin önemli parçalarından biri olarak varlığını sürdürüyor.

1300 Yıllık Maneviyat, Kays'ül Hemedani

Kastamonu'da halk arasında 'Hepkebirler' olarak adlandırılan ve bir caminin minaresinin hemen yanında bulunan kabirde, Kays'ül Hemedani El-Asgar'ın (R.A.) medfun olduğu aktarılıyor. Ancak Kays'ül Hemedani hakkında günümüze ulaşan yazılı bir belge bulunmuyor.

Kastamonu'nun tarihi ve manevi mirasları arasında yer alan 'Hepkebirler' adı verilen kabir, geçmişten günümüze aktarılan rivayetlerle dikkat çekiyor. Kabirde Kays'ül Hemedani El-Asgar'ın medfun olduğu ifade ediliyor.

Kays'ül Hemedani'nin mezarının bulunduğu alanın, çevresindeki mezar taşlarının üslubundan hareketle bölgenin en eski mezarlıklarından biri olduğu değerlendiriliyor. Ancak Kays'ül Hemedani hakkında bugüne kadar herhangi bir yazılı belgeye ulaşılamadığı belirtiliyor.

Tek Kaynak 1911 Yılında Verilen Bilgiler

Kays'ül Hemedani ile ilgili günümüze ulaşan en önemli bilgi, Yalova'nın Güney Köyü'nde medfun bulunan Nakşibendi Şeyhi Şerafeddin Efendi tarafından 1911 yılında aktarılan bilgilerden oluşuyor.

Şerafeddin Efendi, Kays'ül Hemedani El-Asgar'ın, Kays'ül Hemedani isimli iki kardeşin küçüğü olduğunu ve Eyüp Sultan Hazretleri ile birlikte Anadolu'ya geldiğini ifade ediyor. Rivayete göre Kays'ül Hemedani El-Asgar, Eyüp Sultan Hazretleri'nin işaretiyle Kastamonu'ya geldi.

Hafız Şemseddin Zehebi'nin Tecrid-i Esmai's-Sahabe isimli eserinde de 'Kays'ül Hemedani' adına rastlandığı, ancak hayatı hakkında herhangi bir bilgi verilmediği aktarılıyor.

Kastamonu'ya Geliş Tarihi Bilinmiyor

Eyüp Sultan Hazretleri'nin şehadet tarihinin 678 yılı olduğu dikkate alındığında, Kays'ül Hemedani Hazretleri'nin Kastamonu'ya gelişinin de bu tarihe yakın bir dönemde gerçekleşmiş olabileceği değerlendiriliyor.

Kays'ül Hemedani'nin Kastamonu'ya nasıl geldiği, burada hangi şartlarda yaşadığı, ne zaman vefat ettiği ve yaşamına ilişkin diğer ayrıntılar ise kesin olarak bilinmiyor. Buna rağmen kabir, Kastamonu'nun geçmişten günümüze ulaşan önemli manevi ve tarihi değerlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.

Özel Haber

Bakmadan Geçme