Türk Ocakları, Gerekenin Yapılmasını İstiyor

Türk Ocakları Genel Merkezi tarafından fon tartışmaları hakkında açıklama yapıldı.

Türk Ocakları Genel Merkezi tarafından fon tartışmaları hakkında açıklama yapıldı.

Türk Ocakları Genel Merkezi'nden yapılan açıklamada; 'Ülkemiz, iki aya yakın bir süredir ekonomimizi ve mali yapımızı derinden etkileyen 'fon skandalı' ile çalkalanmaktadır. Bazı şirketlere bağlı fonların fiyatlarının, işlem hacmi düşük hisselerde çapraz işlemlerle sekiz ayda yüzde 3 binden fazla artmasının ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), duruma müdahale etmesinden iki hafta kadar sonra bir fon şirketinin ödemelerde temerrüde düştüğünü duyurmuş; akabinde SPK, 455 binden fazla yatırımcıyı doğrudan ilgilendiren toplam 113 fonu tasfiye kararı almış; bunun ardından da bazı fon yöneticileri tutuklanmış; çok sayıda kişiye yurt dışına çıkış yasağı getirilmiştir. 25 Eylül 2026'da SPK, piyasa dolandırıcılığı suçlarında etkin pişmanlıktan yararlanma şartlarını açıklamış, bir gün sonra ise eski bir bakan ve eşinin sağladığı 2,17 milyar haksız kazanç haberi gündeme bomba gibi düşmüştür. O günden bu yana geçen yaklaşık dört haftalık zaman zarfında siyasiler ve bürokratlardan pek çok kişinin ismi basında yer almış, bazı üst düzey bürokratlar görevden alınmış, bazıları tutuklanmıştır. Son olarak TBMM'de Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi kabul edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti'nin temelinde harcı olan Türk Ocakları, parti siyaseti dışında kalma ilkesine uyan bir kamu yararına çalışan dernek olarak ülkemizi ve milletimizi derinden etkileyen bu büyük skandal ve akabindeki gelişmeleri dikkatle izlemektedir. Sadece, büyük beklentiler içine sokularak birikimleri modern dolandırıcılık yöntemleriyle gasp edilen yaklaşık yarım milyon insanımız değil, ekonomiye ve mali sisteme etkileri itibarıyla, tuzu kuru azınlık dışında bütün vatandaşlarımızı mağdur eden bu büyük vurgunun fail ve sorumluları hakkında yasalar çerçevesinde gerekenin yapılmasını kuvvetle talep ediyoruz. Yargı mercilerinin konuyu hassasiyetle ele almasını kıymetli bulmaktayız. Bununla birlikte, bazı kişiler hakkında kamuoyuna yansıyan haberler üzerine basın mensupları hakkında yapılan bazı işlemlerin zihinlerde istifhamlara yol açmasına da dikkat edilmelidir. Yalan haber ve bilgi çarpıtmayla elbette hukuk çerçevesinde mücadele edilmelidir ancak bu, basının özgürce haber vermesini engellemeden yerine getirilmelidir. Basın özgürlüğü, sağlıklı işleyen bir demokrasi için vazgeçilmezdir. Son fon skandalı, bir kere daha göstermiştir ki sağlıklı bir demokrasi ancak ve ancak denge ve denetleme mekanizmaları iyi işleyen bir yönetim sistemi ile mümkündür. Bu sistemde, halkın oyları ile seçilen milletvekillerinden oluşan Meclis'in, farklı alanlardan ehil ve layık kişilerin belirli süreçler ve yöntemlerle oluşturulan adli ve idari denetleme kurum ve kurullarının varlığı hayati öneme sahiptir. Devlet; adalet, liyakat, danışma ve denetleme ilkeleri temelinde yönetildiği takdirde karşılaşılan yolsuzluk ve skandallar asgari düzeye indirilebilir. Dolayısıyla, elbette malum skandalın suçlu ve sorumluları hakkında gerekenler yapılmalı, toplumda adalet duygusunun zayıflamasına yol açılmamalıdır. Bunun yanında, mevcut yönetim düzeninde eksikliği artık saklanamaz hle gelen denge ve denetleme mekanizmalarının acilen oluşturulmasının, TBMM'nin önünde vazgeçilmez ve ertelenemez bir görev olduğunu hatırlatıyoruz' denildi.

Bakmadan Geçme