Ulalı Bayramî Mürşidi Hüsâm Efendi'nin Dîvânı Yayınlandı

Muğla'nın Ula ilçesinde büyük mutasavvıf Bayrâmî Şeyhi Muabbir Hüsâm Efendi'nin kimliği, silsilesi, şiirleri, yetiştirdiği öğrencileri ve etkisi 450 sene sonra ilk kez bilimsel olarak kaleme alındı.

Muğla'nın Ula ilçesinde büyük mutasavvıf Bayrmî Şeyhi Muabbir Hüsm Efendi'nin kimliği, silsilesi, şiirleri, yetiştirdiği öğrencileri ve etkisi 450 sene sonra ilk kez bilimsel olarak kaleme alındı. Hacı Bayram-ı Velî'nin, Akşemseddîn ve Akhisarlı Mecdüddin İs Efendi'nin silsilesinden yetişen Muabbir Hüsm Efendi'nin hayatını ve şiirlerini içeren çalışma pek çok bilinmezi de aydınlığa çıkardı.

Gazi Üniversitesi öğretim üyelerinden edebiyat ve tasavvuf tarihçisi Dr. Mustafa Tatcı'nın uzun süren araştırmaları sonunda yazdığı eser 'Bayrmî Şeyhi Ulalı Hüsm Efendi ve Mehmed Şfiî'nin Hayatı-İlhîleri' ismini taşıyor.

Yanlış Atıflar Düzeltildi: 450 Yıllık Yanılgı Aydınlandı

Kitabı hazırlayan Dr. Mustafa Tatçı, çalışmayla ilgili olarak; 'Yıllardır Hüsm Efendi'nin adı, Pîr Hüsmeddîn-i Uşşkî ve oğlu Mehmed Şfi'î ile karıştırılıyor, hatta ona ait olmayan eserler Hüsm mahlaslı başka kişiler adına yayımlanıyordu. Yeni çalışma; yazmalar, kitbeler, menkıbnmeler ve silsilenmeler üzerinden yapılan karşılaştırmalarla bu büyük yanılgıyı kesin biçimde ortadan kaldırdı. Bu çalışmada Hüsm Efendi'nin Gelibolu'da başlayan Akhisar, Mısır, Hicaz, İstanbul ve nihayet Menteşe/Ula'da devam eden ilginç hayat hikyesi ile Divan-ı İlahiyatı bulunmaktadır. Eserde ayrıca Hüsm Efendi'nin oğlu Şfiî'nin de bilinmeyen hayatıyla şiirlerine yer verilmektedir. Hüsam Efendi tasavvuf tarihinde olduğu kadar edebiyat tarihinde de adından söz edilmesi gereken önemli bir mutasavvıf şairdir. O, şiirleriyle Yunus Emre mektebine mensup bir şairdir. Onun divanı Yunus'un, Hacı Bayram-ı Velî'nin, Akşemseddîn, İbrahim Tennurî, İbrahim Gülşenî ve Dede Ömer Ruşenî'nin bir devamı niteliğindedir' dedi.

Ula'da Bir Gönül Ocağı: Anadolu'nun Unutulmuş İrfan Havzası

Şeyh Hüsam Efendi'nin 'Ula'da bir gönül ocağı, Anadolu'nun unutulmuş irfan havzası' olduğuna işaret eden Dr. Tatçı, 'Vhib Ümmî'nin Elmalı'da, Merkez Efendi'nin İstanbul'da, Şabn-ı Velî'nin Kastamonu'da gönüller uyandırdığı dönemde Şeyh Hüsm Efendi Ula'da bir irfn ocağı kurdu. Burada yetiştirdiği onlarca gönül ehlini başta Menteşe çevresi olmak üzere, Adalara, Ege, Marmara ve İç Anadolu'ya ve hatta Kırım'a gönderdi. Evliya Çelebi 1671'de Ula'ya ziyaretinde Hüsm Efendi'nin hatırasının elan canlı olduğunu anlattıktan sonra bu büyük gönül için 'Din derysının dalgıcı, yakîn incisi Hazret-i Şeyh Hüsmeddîn' nitelemesinde bulunur' dedi.

Kitabın Hazırlanışı Ve İşlevi

Anadolu'nun unutulan bir Pîr'inin 450 yıl sonra yeniden hatırlanacağına dikkat çeken Dr. Tatçı, kitabın kültür ve irfan tarihimizle ilgili olarak; 'Yeni kitap çalışması, sadece bir dîvn yayını değil; Anadolu tasavvuf tarihinin boş kalmış bir kısmını yeniden inşa eden kapsamlı bir keşif niteliği taşıyor. Ula ve Menteşe çevresinde yüzyıllarca yaşamış büyük bir irfan geleneğinin gerçek kurucusu yeniden hatırlanacak hale geldi. Eser, hem kültür tarihçileri hem tasavvuf akademisyenleri, hem de yerel tarih araştırmacıları tarafından 'Menteşe-Ula irfan havzasının merkezi' olarak değerlendiriliyor. Gelibolu'da doğup Akhisar'da pişen, Mısır ve Mekke'de olgunlaşan, Ula'da bir irfan ocağı kuran bu büyük pîrin sesi nihayet yeniden duyuluyor. Ulalı Hüsam Efendi, sadece bir mutasavvıf değil; Anadolu irfanının kayıp halkasını tamamlayan bir büyük pirdir. Şimdi, dört yüz elli yıl sonra, onun dîvnı, silsilesi, şahsiyeti ve mirası nihayet doğru isimlerle, doğru kaynaklarla gün yüzüne çıkıyor' ifadelerini kullandı.
Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Muğla İl Temsilcisi Prof. Dr. Namık Açıkgöz, 'Dr. Mustafa Tatçı'nın bu çalışması, yöremizin kültürel zenginliklerine çok önemli bir katkıdır. Biz TYB Muğla İl Temsilciliği ve Metinbilim Enstitüsü Derneği olarak her türlü toplantıyı gerçekleştirmeye hazırız' dedi.

Bakmadan Geçme