Yeni Altay'ın Bilinmeyen Hikayesi

Kastamonu Üniversitesi Sezai Karakoç Konferans Salonu'nda düzenlenen programda, savunma sanayisi ve Türkiye'nin millî üretim vizyonu üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Yalçıntaş, 'Yeni Altay'ın Bilinmeyen Hikâyesi' başlıklı söyleşide katılımcılarla bir araya geldi.

MÜSİAD Şubesi ile Kastamonu Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen söyleşi ve imza gününde, OYAK Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Yalçıntaş savunma sanayisi ve Türkiye'nin millî üretim vizyonunu ele aldı.

MÜSİAD Kastamonu Şubesi ile Kastamonu Üniversitesi iş birliğinde, OYAK Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Yalçıntaş'ın katılımıyla 'Yeni Altay'ın Bilinmeyen Hikyesi' konulu söyleşi ve imza günü gerçekleştirildi.

Kastamonu Üniversitesi Sezai Karakoç Konferans Salonu'nda düzenlenen programda, savunma sanayisi ve Türkiye'nin millî üretim vizyonu üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Yalçıntaş, 'Yeni Altay'ın Bilinmeyen Hikyesi' başlıklı söyleşide katılımcılarla bir araya geldi. Program kapsamında Yalçıntaş, savunma sanayisi alanındaki çalışmalar ve yerli üretimin önemi üzerine bilgi paylaşımında bulundu. Söyleşinin ardından düzenlenen imza gününde ise katılımcılar, Yalçıntaş ile bir araya gelme fırsatı buldu.

Açılış konuşmalarını yapan MÜSİAD Şube Başkanı Mustafa Akif Özmat, 'Bugün burada, savunma sanayisi ve bu süreçte gençlerimizle ilgili konuları konuşmak üzere bir araya geldik. İnanıyoruz ki güçlü bir Türkiye; üreten, gelişen ve kendi teknolojisini ortaya koyan bir Türkiye'dir. Bu hedefe ulaşmada üniversitelerimize, iş dünyamıza ve özellikle gençlerimize büyük sorumluluklar düşüyor. Bugün tecrübelerini bizlerle paylaşacak olan değerli konuğumuz Prof. Dr. Murat Yalçıntaş'a katılımları için teşekkür ediyorum. Bugün bu anlamlı buluşmanın gerçekleştirilmesine vesile olan üniversitemize, gençlerimize ve katkı sunan herkese şükranlarımızı sunuyorum' dedi.

OYAK Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, Kastamonulu olduğunu belirterek üniversitede bulunmaktan ve MÜSİAD'ın davetiyle memleketinde ağırlanmaktan duyduğu mutluluğu dile getirirken, 'Bugün burada bulunmak benim için çok mutlu edici oldu. Bu sabah geldim. Geldiğimden beri sağ olsunlar, beni birçok farklı yerde ağırladılar. Her ağırlanışımda da söylüyorum. Ben, aslen Anneanne tarafından Kastamonuluyum. İkincisi, biraz evvel genç arkadaşımızın da belirttiği gibi ben üniversitedeyim. Dolayısıyla üniversiteye geldiğim zaman kendi meknıma geldiğimi hissediyorum. Yaklaşık 5 senedir, görevlerim dolayısıyla üniversitelerden uzak kaldım. Ama böyle bir davet alıp geldiğimde çok mutlu oldum. Üçüncü mutluluğum da biraz evvel Sayın Başkan'ın konuşması ve beni davet etmesi oldu. Ben buraya MÜSİAD'ın davetlisi olarak geldim. MÜSİAD, İstanbul'da yaşadığım bir dernek. Benim gelişmemde, dünyaya geldiğimden itibaren çok büyük emeği oldu. Bu yüzden kendi ocağıma geldiğimi düşünüyorum. Dolayısıyla gerçekten çok mutluyum. Sizlere de çok teşekkür etmek istiyorum' ifadelerini kullandı.

Kitaplardan öğrenilen bilgilerle hayatın gerçeklerinin farklı olabildiğini belirten Yalçıntaş, insanların farklı düşüncelerine saygı duyulması gerektiğini vurguladı. Yaklaşık 40 yıldır yöneticilik yaptığını ve işe alım süreçlerinde önemli ölçütlerden birinin takım çalışmasına yatkınlık olduğunu ifade eden Yalçıntaş, 'Bir insan ne kadar iyi, bilgili ve becerikli olursa olsun, eğer başkalarıyla çalışamıyorsa ben onu kesinlikle işe almıyorum. Çünkü bana çok büyük bir problem çıkarıyor. Sadece bana değil, birlikte çalıştığı diğer arkadaşlara da problem çıkarıyor' dedi.

Başarıya ulaşmada iş birliğinin önemine dikkat çeken Yalçıntaş, bireysel bilgi ve çalışkanlığın yanı sıra ekip içinde uyumlu çalışabilmenin de büyük önem taşıdığını kaydetti. Yalçıntaş, OYAK'ın yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vererek kurumun Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının katkılarıyla kurulduğunu belirtti. OYAK'ın 500 bin üyesi bulunduğunu ifade eden Yalçıntaş, kurumun 30 ülkede faaliyet gösteren 190 şirketinde toplam 40 bin kişinin çalıştığını söyledi.

Yalçıntaş, konuşmasında makam, mevki ve unvan gibi değerlerin geçici olduğunu, asıl önemli olanın kişinin kendi emeği, bilgisi ve kazandığı itibar olduğunu vurguladı. Görev ve sorumlulukların başkaları tarafından verildiğini belirten Yalçıntaş, 'Sakın ha sakın, onları kendinizden kaynaklanan bir şey zannetmeyin. Sakın ha sakın, onlarla gurur duyup onları kötüye kullanmayın. Asıl sizin değeriniz, kendi alın terinizle, kendi uğraşınızla, kendi kazandığınız itibarla ve kendi bilginizle elde ettiğiniz değerlerdir' dedi.

İnsanların makamlarından ayrıldıktan sonra da saygı görmelerini sağlayan unsurun kişisel itibarları olduğunu ifade eden Yalçıntaş, sevilen, bilgili ve güvenilir bir insan olmanın önemine dikkat çekti. Yalçıntaş, üniversite öğrencilerine iş hayatına hazırlık sürecinde dikkat etmeleri gereken üç önemli konuya değinerek yabancı dil öğrenmenin, ders notlarını iyi tutmanın ve sosyal faaliyetlerde aktif rol almanın önemini vurguladı. Öğrencilik yıllarında kazanılan bilgi ve deneyimlerin ilerleyen yıllarda büyük önem taşıdığını belirten Yalçıntaş, yabancı dil bilmenin yalnızca iletişim kurmak değil, farklı kültürleri tanımak anlamına da geldiğini ifade etti. İşe alım süreçlerinde adayların notlarını sorumluluk bilincinin, sosyal faaliyetlerini ise merak ve gelişime açıklığın bir göstergesi olarak değerlendirdiğini kaydeden Yalçıntaş, öğrencilerin üniversite yıllarını kendilerini geliştirmek için iyi değerlendirmeleri gerektiğini söyledi.

Yalçıntaş, öğrencilerin mezuniyet öncesinde iş deneyimi kazanmalarının önemine dikkat çekerek gençlere yaz ve sömestr tatillerini verimli değerlendirmeleri tavsiyesinde bulundu. Üniversitede görev yaptığı dönemde öğrencilerinin iyi şirketlerde staj yapabilmeleri için girişimlerde bulunduğunu anlatan Yalçıntaş, staj sürecinin hem mesleki deneyim kazandırdığını hem de öğrencilerin işverenler tarafından tanınmasını sağladığını belirtti. Gençlerin çalışmak istedikleri sektörde şimdiden deneyim kazanmaya başlamaları gerektiğini vurgulayan Yalçıntaş, 'Sebat eder, kendinizi gösterirseniz mezun olduğunuz zaman sizin bir şey söylemenize gerek kalmayacak. Onlar size 'Ne zaman mezun oluyorsunuz?' diye soracaklar' ifadelerini kullandı.

Yalçıntaş, üniversite yıllarında ve sonrasında çalışma hayatında edindiği deneyimleri öğrencilerle paylaşarak genç yaşta iş hayatını tanımanın ve kendi yolunu çizmenin önemine değindi. Dayısına ait dokuma fabrikasında elektrik ve torna bölümlerinde çalıştığını anlatan Yalçıntaş, ilerleyen yıllarda kendi işini kurmaya karar verdiğini belirtti. Ailesinden bağımsız bir girişim başlatmak istediğini dayısına söylediğinde aldığı yanıtı da paylaşan Yalçıntaş, gençlerin yeni şeyler denemekten çekinmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Söyleşi, OYAK Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Yalçıntaş'ın öğrenciler için kitaplarını imzalamasıyla sona erdi.

Özel Haber

Bakmadan Geçme