YRP'den AK Parti'ye Eleştiri
Yeniden Refah Partisi Üst Kurulu Delegesi Hüseyin, Kuzu Kastamonu gündemi ile ilgili açıklamada bulundu.
Yeniden Refah Partisi Üst Kurulu Delegesi Hüseyin, Kuzu Kastamonu gündemi ile ilgili açıklamada bulundu.
Hüseyin Kuzu yaptığı açıklamasında, 'Kastamonu, sadece coğrafi bir sınır değil; bir duruştur, bir gelenektir. Şehitler şühedalar diyarı bu topraklarda kurulan her sofra, aslında birliğin ve bereketin nişanesidir. Geçtiğimiz günlerde şehrimizde gerçekleşen, binlerce hemşehrimizin bir araya geldiği o dev iftar sofrası da bu anlamda büyük bir organizasyondu. Ancak bir sofranın büyüklüğü sadece içindeki davetli sayısıyla değil, o sofranın ne kadar geniş bir kucaklaşmaya vesile olduğuyla ölçülür. Sayın Tarım ve Orman Bakanımız İbrahim Yumaklı, bu şehrin yetiştirdiği bir değer, Ankara'daki sesimizdir. Kendisini memleketinde, hemşehrileriyle bir arada görmek her zaman kıymetlidir. Fakat Kastamonu kamuoyunda oluşan o haklı sitemin sesini de duymak gerekir: Kastamonu sadece bir partiden, bir teşkilattan ibaret değildir. Ilgaz'ın karı nasıl hepimizin üstüne yağıyorsa, Karadeniz'in dalgası nasıl hepimizin kıyısını dövüyorsa; bu şehrin sofrası da her görüşten, her mahalleden insanı ağırlayacak kadar geniş olmalıdır. Bir Bakan, bir siyasi kimliğin ötesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin ve dolayısıyla 37 plakanın her bir ferdinin Bakanıdır' dedi.
'Ormanımız, Çiftçimiz Ve Geleceğimiz'
Açıklamalarına devam eden Kuzu; 'Eleştirilerin odak noktasındaki maliyet tartışmalarından ziyade, asıl bakmamız gereken yer; o sofradan kalkınca ne bıraktığımızdır. Kastamonu'nun ciğerleri olan ormanlarımızın korunması, çiftçimizin toprağına küsmemesi ve köylümüzün emeğinin zayi olmaması, o sofradaki yemekten çok daha hayatidir. Vatandaş şunu bekliyor: 'Eğer bir ziyafet verilecekse, bu ziyafetin asıl sahibi olan halk, masanın neresinde?' Şatafatın gölgesi, bazen sokağın gerçek sesini duymamıza engel olabilir. Oysa bizim ihtiyacımız olan; birbirimizi alkışladığımız salonlar değil, birbirimizin derdini dinlediğimiz gönül köprüleridir. Siyaset gelir geçer, makamlar el değiştirir; ama geriye kalan tek şey bu kadim şehre olan borcumuzdur. Kastamonu halkı feraset sahibidir; samimiyeti de görür, ayrımcılığı da hisseder. Buradan tüm siyasi aktörlere bir çağrımız var. Gelin, Kastamonu'nun faydasına olan her işte 'biz' diyelim. Eleştiriyi düşmanlık değil, bir yol gösterici olarak görelim. Bir dahaki sefere o salonlar birleştiğinde; masalarda sadece rozetler değil, Kastamonu'nun her rengi, her fikri ve her ferdi temsil edilsin. Çünkü Kastamonu, ancak bir olduğunda gerçekten büyüktür. O zaman o kavurmanın tadı da, o ekmeğin bereketi de helalinden tüm şehre yayılır' dedi.