Zafer Partisi İl Başkanı Büyükşen: 'Demiryolu, Cumhuriyetin Kastamonu'ya Vefa Borcudur'
Zafer Partisi İl Başkanı Özcan Büyükşen, partilerinin Dört Deniz-Dört Bölge Projesi'ne değinerek açıklamalarda bulundu.
Zafer Partisi İl Başkanı Özcan Büyükşen, partilerinin Dört Deniz-Dört Bölge Projesi'ne değinerek açıklamalarda bulundu.
Zafer Partisi İl Başkanı Özcan Büyükşen açıklamasında; 'Partimizin kuruluş aşamasında açıkladığı, 2023 Genel Seçimleri seçim beyannamemizde açıkça yer alan, bilimsel veriler, akılcı planlama ve uzun vadeli öngörüyle hazırlanmış stratejik bir kalkınma programıdır. Bu proje; Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz'e eş zamanlı açılan, üretimi ve sanayiyi dengeli biçimde ülke geneline yayan; lojistikten istihdama kadar Türkiye'nin yapısal sorunlarına kalıcı çözümler sunan bir vizyonun ürünüdür. Türkiye'nin ve Kastamonu'nun yıllardır ihmal edilen sorunları günübirlik politikalarla çözülemez. Değerli hemşehrilerim, bu nedenle Zafer Partisi, plansızlığa ve savrulmaya son verecek güçlü bir devlet aklını savunmaktadır. Dört Deniz-Dört Bölge Projesi'nin omurgasını oluşturan yaklaşım; üretim, ulaşım ve sanayinin bilimsel esaslara dayalı, planlı ve dengeli biçimde bütünleştirilmesidir. Bu yaklaşımın zorunluluğu, bugün herkesin konuşmak zorunda kaldığı beklenen İstanbul depremi ile artık açıkça ortadadır. Sanayinin, nüfusun ve lojistiğin büyük ölçüde Marmara Bölgesi'ne yığılmış olması, olası bir depremde yalnızca İstanbul'un değil, Türkiye ekonomisinin felç olması anlamına gelmektedir. Zafer Partisi, uzun yıllardır bu gerçeği dile getirmekte; sanayinin Anadolu'ya dengeli biçimde yayılmasının sadece ekonomik değil, aynı zamanda bir millî güvenlik meselesi olduğunu ısrarla savunmaktadır. Dört Deniz – Dört Bölge Projesi, bu nedenle bir tercih değil, zorunluluktur. Son dönemde AK Parti hükümetinin, Marmara Bölgesi'ne yığılmış ağır ve orta ölçekli sanayinin yurt geneline dağıtılması gerektiğine dair açıklamalar yaptığını duyuyoruz. Bu yaklaşım doğru bir tespittir; ancak son derece gecikmiş bir itiraftır. Değerli hemşehrilerim, Zafer Partisi bu projeyi 4,5 yıl önce, kuruluşunda ortaya koymuş; imkn bulduğu her platformda Türkiye'nin sanayi yükünün Marmara dışına taşınması gerektiğini açıkça ifade etmiştir. Bugün dile getirilenler, Zafer Partisi'nin öngörüsünün ve haklılığının teyididir. Bu vizyonun bel kemiği demiryolu yatırımlarıdır. Zafer Partisi, bugün yaklaşık 13 bin km olan mevcut demiryolu ağına ilave olarak 15 bin km yeni demiryolu inşa edilmesini hedeflemektedir. Limanları sanayi merkezlerine, üretim havzalarını iç pazara ve ihracat kapılarına bağlayan bu ağ; düşük maliyetli taşımacılık, yüksek rekabet gücü ve sürdürülebilir kalkınma demektir' dedi.
'İnebolu Limanı'na Demiryolu Projesi, Vefa Borcu Olarak Görülmektedir'
Açıklamalarına devam eden Büyükşen, 'Değerli Hemşehrilerim, Kastamonu özelinde hedefimiz nettir: Kastamonu'yu orman sanayiinin merkezi hline getirmek. Zengin orman varlığımız; ileri ahşap teknolojileri, mobilya, yapı malzemeleri ve biyokütle gibi alanlarda katma değerli üretimle buluşturulacaktır. Bu hamle, Kastamonu'da istihdamı artıracak, gençlerimizi memleketinde tutacak ve bölge ekonomisini kalıcı biçimde güçlendirecektir. Bu hedef, aynı zamanda tarihimize karşı bir sorumluluktur. Kurtuluş Savaşı'nda Karadeniz'den gelen cephaneyi gemilerden taşıyan İnebolulu kayıkçılar, bu cephaneyi kağnılarla Kastamonu'ya ve oradan Ankara'ya ulaştıran Türk kadını, bağımsızlığımızın adsız kahramanlarıdır. İstiklal Madalyası'na sahip tek ilçe olan İnebolu, bu fedakrlığın yaşayan simgesidir. Zafer Partisi'nin İnebolu Limanı'na kadar uzanan demiryolu projesi, Cumhuriyetin Kastamonu'ya ve İnebolu'ya olan vefa borcu olarak görülmektedir' ifadelerini kullandı.
'Plansız Yatırım İsraf, Plansız Siyaset Kayıptır'
Büyükşen son olarak; 'Değerli hemşehrilerim, İnebolu Limanı'nı Kastamonu'ya ve İç Anadolu'ya bağlayacak bu demiryolu hattı; sanayinin gelişmesine ivme kazandıracak, lojistik maliyetleri düşürecek, ihracat kapasitesini artıracak ve Karadeniz'i güçlü bir üretim ve ticaret hattına dönüştürecektir. Geçmişin onuru, geleceğin refahına taşınacaktır. Ancak altını özellikle çiziyoruz: Bu proje ve Zafer Partisi'nin diğer tüm kalkınma projeleri plansızlıkla hayata geçirilemez. Bu nedenle Zafer Partisi'nin ön koşulu, AK Parti iktidarı tarafından kapatılan Devlet Planlama Teşkilatı'nın yeniden açılmasıdır. Güçlü devlet, güçlü planlama ile olur. Plansız yatırım israf, plansız siyaset kayıptır. Zafer Partisi, Dört Deniz – Dört Bölge Projesi'ni günübirlik bir vaat olarak değil; kuruluşundan bu yana savunduğu, seçim beyannamesine koyduğu ve bilimsel, akılcı ve öngörülü bir devlet politikası olarak hayata geçirmeye kararlı olduğu bir kalkınma modeli olarak görmektedir. Değerli hemşehrilerim, Türkiye'nin ihtiyacı ezberler değil; plan, irade ve cesarettir. Bu irade vardır. Bu plan hazırdır. Bu mücadele Zafer Partisi ile verilmektedir' şeklinde konuştu.