Zafer Partisi'nden Özelleştirme Tepkisi
Zafer Partisi İl Başkanı Özcan Büyükşen, Resmi Gazete'de yayınlanan bazı köprü ve otoyollarına ilişkin özelleştirme kararlarına değinerek açıklamada bulundu.
Zafer Partisi İl Başkanı Özcan Büyükşen, Resmi Gazete'de yayınlanan bazı köprü ve otoyollarına ilişkin özelleştirme kararlarına değinerek açıklamada bulundu.
Zafer Partisi İl Başkanı Özcan Büyükşen, açıklamasında; 'Türk milletinin vergisi, bir yerlerde kendiliğinden oluşan bir para değildir. O para; sabah dükkanını açan esnafın siftahından, fabrikada alın teri döken işçinin maaşından, tarlasını ekip biçen çiftçinin emeğinden, işletmesini ayakta tutmaya çalışan girişimcinin kazancından çıkar. Vergi, bazen bir babanın çocuğunun ayakkabısından, bazen bir annenin mutfak masrafından kısarak ödediği paradır. Devletin kasasındaki para, Türk milletinin alın teridir. 6 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararla İstanbul'daki boğaz köprüleri, 8 otoyol ve 2 çevre otoyolu özelleştirme kapsam ve programına alındı. İşletme hakkının 30 yıla kadar özel sektöre devredilmesinin önü açılıyor. Bizim itirazımız tam da burada başlıyor. Bu yolları kim yaptı? Millet. Parasını kim ödedi? Millet. Bu yatırımlar kimin ortak malı? Türk milletinin. Öyleyse neden bu yatırımların gelecekteki işletme gelirleri nasıl özel şirketlere bırakılıyor? Elektrik dağıtımının özelleştirilmesinden sonra vatandaşın ödediği faturalar ortada, aynı anlayışı kamuya ait başka gelir kaynaklarına da taşımakta ısrar etmenin millete ne faydası var? Kanadalı şirketin Erzincan İliç'te işlettiği maden sahasında yaşanan facianın ardından kamu yararı ve millet menfaati açısından ortaya çıkan tablo ortadadır. Kamu kaynaklarının ve doğal zenginliklerimizin kullanımında öncelik, şirketlere kazanç sağlamak değil; Türk milletinin menfaatini gözetmek, kamu yararını esas almak ve her yatırımda kr-zarar hesabını millet adına yapmak olmalıdır' dedi.
'Biz Çocuklarımıza Güçlü Bir Türkiye Bırakmak İstiyoruz'
Açıklamalarına devam eden Büyükşen; 'Türk milleti vergisini verecek, devlet bu vergilerle yatırım yapacak. Yatırım tamamlanacak, üretim başlayacak, gelir oluşacak. Ancak tam da o noktada, milletin vergileriyle ve devletin imknlarıyla ortaya çıkarılan bu kamu değerinin işletme hakkı uzun yıllar boyunca başkalarına bırakılacak. Bizim itirazımız tam da bunadır. Kamu kaynaklarıyla yapılan yatırımın kazancı kamuya, yani millete dönmelidir. Devletin görevi, milletin vergileriyle oluşturduğu değerleri başkalarının uzun vadeli kazancına dönüştürmek değil; kamu yararını, milletin menfaatini ve ülkenin geleceğini önceleyerek işletmek ve değerlendirmektir. Hükümetler mirasyedi gibi davranamaz. Milletin malı, iktidarların babadan kalma mirası değildir. Kamu kaynakları hiçbir hükümetin şahsi tasarruf alanı, milletin serveti de iktidarların kasası değildir. O kaynakların sahibi Türk milletidir; hükümetlerin görevi ise o emaneti tüketmek değil, korumak, büyütmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye olarak bırakmaktır. Türkiye'nin ihtiyacı, elindeki değerleri tüketerek günü kurtarmak değil; milletin ortak servetini büyütmek, ülkenin geleceğini güvence altına almaktır. Devletin görevi, bugün kaynak yaratmak uğruna yarının imknlarını tüketmek değil; milletin sahip olduğu her değeri daha da büyüterek gelecek nesillere devretmektir. Biz Zafer Partisi olarak devletin, milletin cebinden aldığı parayla yaptığı değerleri günü kurtarmak için başkalarına bırakmasını değil; milletin parasını millet için kullanmasını istiyoruz. Çünkü bugün ne yaparsak yapalım, hesabını yarın çocuklarımız ödeyecek. Biz çocuklarımıza borç ve fatura değil, güçlü bir Türkiye bırakmak istiyoruz' ifadelerini kullandı.