Bakan Yumaklı'dan Kastamonu'ya Yatırım Sözü

AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı Halk Eğitim Merkezi Toplantı Salonu'nda, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın katılımlarıyla gerçekleştirildi.

AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı Halk Eğitim Merkezi Toplantı Salonu’nda, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımlarıyla gerçekleştirildi.

Bakan Yumaklı'dan Kastamonu'ya Yatırım Sözü

AK Parti Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda açılış konuşmasını yapan AK Parti İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu, Türk Bayrağı’na yapılan saldırıyı kınayarak başladığı konuşmasında; “Bizler bu sofanda lafla değil, işle konuşan, algıyla değil, hizmetle yürüyen bir siyasi anlayışın temsilcileriyiz. AK Parti vizyonu afişlerle değil, şehirlere kazıyan, projeyi maketle değil, milletin hayatına dokunarak hayata geçiren bir harekettir. Bugün Türkiye'de ve Kastamonu'da ortaya koyduğumuz hizmetleri konuşurken meseleye sloganlarla değil, rakamlarla, hayallerle değil, somut eserlerle bakıyoruz. Tam da bu noktada yapılanla yapılmayanı, üretilenle tüketileni, vizyon diye sunulanla gerçek vizyon olanı milletimizin ferasetine bırakmak boynumuzun borcudur. Bu bağlamda şehrimizi yönettiğin iradeye yanlışlarını söylemek, hatalarında ikaz etmek, eksikliklerinde de destek vermek bizlerin görevidir. Siyasi mücadele fikirle hizmette projeli yapılır. Önceki dönem yapılan hizmetleri kontrol edemeyen, devam ettiremeyen, bakamını yapamayan bir iradeden bahsediyoruz. Bugün geldiğimizde Türkiye'nin milli hamlelerine takoz olma misyonu olan bir irade bu. Bakın ne yazık ki kısa bir süre önce Kastamonu tarihinin en uzun susuzluk dönemlerinden birini yaşadık. Mevcut CHP'li belediye yönetiminin beceriksizliği ve kriz yönetememe zafiyeti nedeniyle bu olay maalesef halkımızda mağdur etmişti. Ortada bir arıza vardı ama asıl arıza bu süreci yönetemeyen zihniyetteydi. Bir hafta boyunca şehrimiz susuz kaldı. Bu süreçte ne belediye başkanı vardı ne de yetkilileri meydanlardaydı. Sokağa çıkamadılar. Milletin karşısına geçemediler. Aciziyetlerini bildiremediler. Ama kim vardı? Sokakta, karda, kışta, gece gündüz çalışan emekçi belediye personelimiz vardı. Onlar da ne yazık ki sahiplenmek yerine ifadelerimizi çarpılarak rencide etmeyi tercih ettiler. Bu süreçte geldiğimizde bu aziyetlerini belirtmelerini zaten bekleyemezdik. Ve geldiğimiz noktada da bu problemlerini, bu sıkıntılarını, bu beceriksizliklerini de bizlere, kurumlarımıza yansıtmaya çalışan bir iradeyle de karşı karşıya kaldık. Kurumlarımızın destek vermediği ve bu bağlamda da susuzlukta rol aldığı gibi ithamlarda bulundular. Bunlar sadece Kastamonu şu andaki CHP belediyesinin değil, aynı zihniyet Ankara'da, İstanbul'da, İzmir'de ve Bursa'da aynı şekilde devam etmektedir. Bunların niyetleri millete hizmet değil, bunların niyetleri günü kurtarma derdidir. Bu bağlamda bazı şeyleri kabul etmiyoruz. Kurumlarımızın özellikle küresel ısınmanın ve iklim değişikliğiyle ilgili geldiği aşamada su teminleri noktasında birinci derece asli sorumlu olan belediyelere öngörüyle, bilgiyle ve talimatı gereğiyle yazılar yazmıştır. Kastamonu'da da bu bağlamda Devlet Su İşlerimiz 2025 yılında küresel ısınmanın gerçeğini Kastamonu Belediyesi'ne iki defa yazıyla belirtmiştir. Bu yazılarda önlem alınmasını, tedbir alınmasını bizzat Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğümüzün yazılarıyla tebliğ edilmiştir. Geldiğimiz süreçte bir kuraklıkla karşı karşıya da olduk. Bu da bir gerçektir. Ve bunun yanında da Devlet Su İşleri’nden istemiş oldukları sondaj izinleri de birkaç hafta gibi sürede kendilerine verilmiştir. Hiçbir zaman hiçbir kurumumuz milleti cezalandırma yoluna gitmez. Belediye kürsülerinden, belediye meclisin divanlarından hamaset duygusuyla bu sorumsuzluklarını kurumlarımıza atmalarını asla kabul etmiyoruz. Bakın bulunduğu ortamlarda belediye meclislerinde belirtmiş oldukları bu ithamlara karşılık en son üç dört ay önce Devlet Su İşlerinin vermiş olduğu sondaj izinlerine karşılık kuyular açılmış fakat o günden bugüne daha bir metre kanal yapıp da şebekeyi bağlama yoluna gidememişlerdir. Ama işlerine geldiği zaman menfaatleri olduğu zaman sarı otobüsler denen taşımalarda getirdikleri noktayı bir iki gün gibi sürede ihalesini apar topar ne olduğunu anlayamadığımız şekilde yapma kabiliyetleri de var. Bunları da hepimiz görüyoruz. Bu beceriksizliklerinden de halkımızı mağdur etmelerine asla müsaade etmeyeceğiz. Bunların bu hamaset duygusu daha ilk günden beri geldiklerinden beri kendilerini belli etti. Hamaset duygusuyla vatandaşımıza iletişim noktasında eksiklerini zaten zafiyetlerini görüyoruz. Daha üç dört ay önceki bir belediye meclis kürsüsünde belediye başkanının şöyle bir söylemde bulundu. ‘Sizin Kırık Barajınıza ihtiyacımız yok. Sizden gelecek herhangi bir yardıma da ihtiyacımız yok. Biz kendi imkanlarımızla milletimizi, halkımızı susuz bırakmayız’ dediler. Bunlar videolarda var. Bunlar belgelerde var. Ama daha en son ki belediye meclisi toplantısında maalesef, yine bu fevri hareketleriyle geldiğimiz noktada Kırık Barajı’nın eksikliğinden, barajın iyi yönetilmemesinden, sondajlara izin verilmemesi gibi nedenlerden mazeret üretmeye de devam ettiler. Bunları da biz elimizden geldiği kadar kurumlarımızla ve Sayın Bakanımızın güçlü iradesiyle memleketimize en güzel hizmetleri de yapmaya da devam edeceğiz. Kimseyi de biz mağdur etmeyeceğiz. Bunlar gibi gelip geçici söylenmede bulunan iradeyi de nasip olursa üç yıl gibi sonraki süreçte Sayın Cumhurbaşkanımıza verdiğimiz sözle birlikte buradaki teşkilat mensuplarımızın da gayretleriyle inşallah tekrar AK Parti belediyeciliğini Kastamonu'da tanıştıracağız. Hizmet noktasında da elimden gelen gayretleri yapacağım. İlk günden beri yapmış oldukları bu iradenin eksik ve noksanları, hataları, her bunları dile getirdiğimizde, saygı çerçevesinde dile getirdiğimizde farklı söylemlere gittiler. Fakat bunların bu şehri yönetemeyecek iradede olduklarını bizzat kendi söylemlerine aşikar meydana çıkartmaktadırlar. CHP il başkanı hanımefendi kendi önüne konan senaryoyu uygularken bazen öncesinde de bu senaryoları okumasını tavsiye ediyorum kendisine. Kendi basiretsizliklerini meydana vermekte ve millete de göstermekte. Bakın kıyaslama yaparken daha geçen günkü videolarından bir tanesinde aynen şöyle bir tabirde bulundu. ‘Siz bu şehre uçmayan hurda bir uçak getirdiniz. Biz sarı otobüsleri getirdik.’ Bunların belediyeden ve hizmetten anladıkları bu. Bir tarafta tematik bir park üyesi olan ve şehre o bölgeye ayrı bir ivme kazandıracak uçuş kabiliyetini artık kaybetmiş bir uçağı getirip orada halkın hizmetine sunduk ve bunda Millet Kıraathanesi olarak hizmet verdi. Biri tematik park öğesi diğer tarafta da ulaşımda vizyon dedikleri milletin konforunu sağlamaya çalıştırdıkları bir ulaşım öğesi. Bunun yanında biz bu söylemleri yaptığımızda kaldırılmanızın durumlarının çözüm noktası olmadığında yürünemeyecek hale geldiğinde ağaçların restorasyonu yaptırdıklarından bahsediyorlar. Biz milli iradeye inanan insanlarız. Saygımız var. Hemşehrilerimiz bunu istediyse bu dönemde bize muhalefet görevi yaptırdıysa yapmak da boynumuzun borcu, sonuna kadar yaparız. Eksiklerimizi, noksanlarımızı bu arada değerlendirip daha iyi hizmet nasıl yaparız diye gayretlerimizi gösteririz. Onların da eksikle noksanlarını dile getirmemiz artık şarttır. Milletimize karşı mahcubiyetimiz var. Kendimizi demek yeteri kadar anlatamamışız. İzah edememişiz. Ama bu millet bize bir dönem bu görev vermediyse onlara 30 yıldan beri yerelde görev vermedi. Bizim yüzümüz kızarıyorsa onların yüzlerinin kapkara olması gerekiyor. Bu bağlamda söylediklerini önlerine konan senaryoları okumadan, uygulamadan önce CHP İl Başkanı'na da bir kere o senaryoları idrak etmesini, ondan sonra uygulamaya geçmesini tavsiye ediyorum. Bölgemiz turizm olarak kültürel doğası olarak çok vizyonel bir yapıya sahip çevremizdeki illerle çok tatlı bir rekabet halindeyiz turizm noktasında. Bu şehrimize turizm de memleketimize bir artı getirmesi için farklı bir konsepte teleferiği getirmeyi gayret ettik bizim dönemlerimizde. Fakat geldiğimiz noktada en son bıraktığımız gibi bizden sonraki dönemlerde maalesef teleferiği tamamlayamadılar. Şimdi şehrin ortasına hançer gibi saplanmış ‘direkler diye bahsediyorlar’ teleferiği. O teleferiğin zaten bu şehri kazandıracağı vizyonu bilmiş olsalardı o zamana kadar çoktan tamamlarlardı. Ama bugüne kadar çıkıp da Ankara'nın kalesinin üzerine ne anlama geldiğini bilmediğimiz iki tane beton direkle ilgili bugüne kadar hiçbir söylemde bulunmadılar. Ve Sayın Bakanım Ankara'daki o iki tane ne olduğunu bilemediğimiz direklerin bugünkü maliyeti bir Kırık Barajı’nın maliyetine yakın. Bunların millete hizmet olarak verdiği algı öngörü bundan öteye gitmemektedir. Belediye meclislerinde yerelde özellikle her toplantıda bir meclis üyesi, birkaç meclis üyesi farklı konuları önlerine getirip farklı yazıları okuyup yine veremedikleri millete hizmeti algıyla üzerini kapatma niyetindeler. Ekonomik sıkıntılardan bahsediyorlar. Ama bunlar bilinmelidir ki ‘millet aç’ diye zengin olanlar. ‘Millet aç’ diyorlar, şehrin en güzel yerlerinde bunlar şu anda hala devam ediyorlar. ‘Millet sefalet içinde’ diyorlar, sıfır kilometre araçlara binmekten utanmıyorlar. ‘Millet perişan’ diyorlar, kat kat yeni apartmanları, yeni konutları, yeni rezidansları yapıp ticaretlerinden geri kalmıyorlar ve bu konuda da birbirleriyle yarışıyorlar. Bizler kaldırımlar yürünmüyor, parklara, bahçelere bakım yok dedikçe psikolojileri bozuluyor. Biz onları belki rüyalarımızda görmüyoruz ama kabuslarında her zaman bizi hissettiklerini ben biliyorum. Yönetemeyenlerin dili sertleşir. Hizmet üretemeyenlerin üslubu bozulur. Şehre dair vizyon ortaya koyamayanlar ise polemikle, algıyla ve saygısızlıkla gündemde kalmaya çalışır. Bugün Kastamonu'da yaşanan tablo tam olarak budur. Ne yazık ki bu beceriksizliğin geldiği son nokta belediye meclis kürsüsünden devletin en üst makamlarına dil uzatacak bir seviyesizliğe dönüşmüştür. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanımıza yönelik hadsiz ifadeler siyasi eleştiri değil, açık bir hadsizliktir. Bu sözler sadece Sayın Cumhurbaşkanımıza değil, milletin iradesine, sandığın kararına ve devletin vakalarına yapılmış bir saygısızlıktır. Aynı zihniyetin Sayın Bakanımıza aykırı bir hitapta bulunması da bu savrulmanın başka bir göstergesidir. Devlet geleneğinde hitap bellidir, sınır bellidir, edep bellidir. Bu sınırları bilmeyenlerin ne yönetime ne de temsil sorununa layık olması mümkündür. Açık ve net söylüyorum şehri yönetemeyen projeleri eline yüzüne bulaştıran, ulaşımı tematik park oyuncuyla karıştıran, teleferik direklerini baraj maliyetleriyle kıyaslayamayan bir anlayış önce işi kaybeder, sonra da dilini kaybeder. Bugün yaşanan üslup bozukluğu tam olarak bu krizin ve psikolojik savunmanın dışavurumudur. Bizim siyaset anlayışımızda saygı güçtür, edep asalettir, devlet terbiyesi vazgeçilmezdir. Cumhurbaşkanımıza da bakanlarımıza da millete de nasıl hitap edileceğini bilmek siyaset yapan herkesin asli görevidir. Bu görevi yerine getiremeyenler aslında kendi yetersizliklerini ve çaresizliklerini ifşa etmektedir. Milletimiz bu dili tanır, bu zihniyeti bilir, lafla değil, eserle konuşanları da saygıyla hizmet edenlerle, hoyratlıkla gündem oluşturmaya çalışanları da ayırt edecek ferasete fazlasıyla sahiptir. Biz algıyla değil, rakamlarla konuşuruz. Her geçen gün hemşerilerimize 2002 yılından önce yapılan ve 2002 yılından bugüne kadar AK Parti hükümetlerimizle yapılan çalışmalarımıza, şehrimize kattığımız vizyona, şehrimize kattığımız eserlere istihdamda, üretimde, ihracatta ne aşamaya geldiğimizi tek tek anlatıyoruz ve anlatmakta da hepimizin asil görevi olmasını zaruri görüyoruz. Bundan sonraki süreçlerde inşallah hep beraber yine el birliğiyle omuz omuza yapılan çalışmalarımızı ve bundan sonraki Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesiyle neler yapacağımızı millete anlatmakla birinci derecede sorumluluğuyuz. Biz polemikle değil, hizmetle konuşuyoruz. Biz tehditle değil, eserle yol alıyoruz. Ve şunu herkes bilsin, bu teşkilat susmaz ve gereği zamanında yumruğunuzu masaya vurmasını da çok iyi biliriz” şeklinde konuştu.

Bakan Yumaklı'dan Kastamonu'ya Yatırım Sözü

‘Gurbetteki Sanayicilerimizi Geri Döndürmek İçin Seferberlik Vakti’

Nusaybin’de Türk Bayrağı’na yapılan saldırıyı kınayarak sözlerine başlayan AK Parti Milletvekili Serap Ekmekci; “Komşu ülkelerde cereyan eden son süreç bir kez daha gösterdi ki, bölgenin güvenlik ve huzur sigortası Türkiye’dir. Cumhurbaşkanımız, Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki ülkemiz bölgemizde seyreden, kabul eden, sineye çeken ülke konumunda olmayıp, bizzati yön veren, sevk eden ve planını kabul ettiren ülke konumundadır. Türkiye Cumhuriyeti gücünü yurtiçinde de milletimizin refahı için seferber etmeyi sürdürüyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın komutasındaki Türkiye Yüzyılı vizyonumuzda Kastamonu’nun yıldız illerden biri olacağını söylemiştik ve her zamanki sloganımız gibi ‘Yaparsa AK Parti yapar’ diyerek milletimize verdiğimiz sözleri bir bir tutmanın haklı gururunu bu kürsüde paylaşmanın haklı onurunu yaşıyoruz. Kastamonu'nun sanayi ile kalkınması yolunda attığımız adımların üzerine adım koymaya devam ediyoruz. 1990'lı yıllarda kurulan ancak iktidarımız döneminde hayata geçen Kastamonu Merkez OSB ile bizatihi iktidarımız döneminde kurulan Tosya, Seydiler, Taşköprü OSB'ye ilave olarak geçtiğimiz hafta güzel kişilik kazanan Araç-İhsangazi OSB'nin toplam Kastamonu'daki OSB alanını bununla beraber 895 hektara çıkarmış bulunuyoruz. Ayrıca Devrekani OSB ile sadece elimiz için değil, bölgemiz için de modern, kapsamlı, sürdürülebilir üretim üssünü Kastamonu'ya kazandırmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bir Geçtiğimiz hafta çok güzel bir haber paylaştık. Resmi Gazete’de Kastamonu Mega Endüstriyel Bölgesi ilan edildi. Samsun- Mersin hattındaki 13 Mega Endüstriyel Bölge ilinden biri olan Kastamonu, Batı Karadeniz bölgesindeki tek il olma özelliğini de kazanmış oldu. Bu projenin büyüklüğünü anlatmak için söylüyorum. Mevcut tüm OSB alanımızdan yakın bir ölçekte Ağlı Seydiler hattındaki 724 hektarlık alanda kurulacak mega endüstriyel bölgemiz geniş içerikli altyapıya sahip olup lojistik bağlantıları ile limanlara ve pazarlara bağlanacak. Bu projenin sanayinin Marmara'dan Anadolu'ya yayılmasını ve bölgesel ekonomik kalkınmayı destekleyen amacı dolayısıyla Kastamonu cazibe merkezi olarak göç alır seviyeye gelecek. Kamu, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları, meslek odaları ve özel sektörün imecesiyle yerel potansiyelimize harekete geçirmek Kastamonuluların birikimlerini ve ortak akıllarını sanayi sermayesine çevirmek, gurbetteki sanayicilerimizi ilimize geri döndürmek için şimdi seferberlik vakti” dedi. 

‘Kastamonululuk Bu Kadim Kente Gönül Vermek İle Olunur’

Su sorununa da değinen Milletvekili Ekmekci; “Kastamonululuk bu kadim kente gönül vermek ile olunur. Bu aziz memleketinin her ferdini benimsemekle, tek karış toprağını, bir yudum suyunu, bir nefes havasını mukaddes saymakla olunur. Sayın Bakanımız Yumaklı’ya devlet adabına yakışmayan söz etmek hiçbir şekilde Kastamonululuk değildir. Kastamonu tarihi böyle bir üslubu ne gördü, ne de tarihi boyunca işitti. Bu da yetmedi, acizliklerinden, iş bilmezliklerinden, yönetemezliklerinden soruna dair halkımızdan gelen eleştirilere, üsluplarına bir de üsten bakan tavırlarını ekleyerek cevap verdiler. Oturdukları makama devlete meydan okumak, bakanımıza hakaret etmek, halkımızı azarlamak için kullanmak neyin nesidir? Bu düpedüz kibirdir, terazisi şaşmaktır. Tüm mahallerimizde susuzluğa sebep olan olay boru patlamasının çok daha ötesinde mevcut belediye yönetiminin vizyonsuzluğu ve misyonsuzluğudur. Yönetimin verdiği tepkiler gösteriyor ki, yönetim olanlardan ders almak, bilim ışığında ortak akılla gereken, yeterli ve gelişime açık yeni bir yol planı yapmak yerine yine algı, yine karalama, hatta halkı azarlamak suretiyle çağdışı kafayla yoluna devam ediyor. Kastamonu’nun susuz kalmasının sebebi ne patlayan boru, ne Kırık Barajı’nın bitmemiş olması, ne Karaçomak Barajı’ndaki su seviyesinin düşüklüğü, ne DSİ, ne de Bakanımız İbrahim Yumaklı’dır. Sebep belediyenin su yönetim planının bulunmamasıdır. Su yönetimi kanunen belediyelerin sorumluluğundadır, Kastamonu Belediyesi bu sorumluluğu taşımak için gerekli özeni göstermiş midir, göstermemiş midir? Kastamonu Belediyesi su yönetimi için ne planlaması yaptı, sahada ne uyguladı? Kastamonu’nun etrafında Gürleyik ve Ilgaz dışında su çıkan başka bir yer yok mu? Kastamonu kayıp kaçak oranı yüzde 31. Bu bile başlı başına bir sorun iken, Kastamonu Belediyesi bu sorunun üzerine ne kadar eğildi? Kastamonu Belediyesi su yönetimine dair kısa, orta, uzun vadeli olarak hangi planları yaptı?” diyerek eleştirilerine devam etti. 

‘Eski Devlet Hastanesinin Yerine Semt Polikliniği Yapılacak’

Olukbaşı Kavşağı’nın ihalesinin yapıldığı belirten Milletvekili Ekmekci, “Havaların yumuşaması ile birlikte ekipler sahaya inecek. Diş Hekimliği Fakültesi ile Uygulama-Araştırma Hastanesi ve Tıp Fakültesi Hastanesi. Yaklaşık 15 bin metrekare kapalı alana sahip modern donanımıyla hem eğitim, hem de sağlık açısından bölgeye katkı sağlaması beklenen Diş Hekimliği Fakültesi ile Uygulama-Araştırma Hastanesi’nin geçici kabulü yapıldı. Akademik ve idari kadro yapılanması devam ediyor. Bu yıl hizmete girecek. Üniversitesi hastanesi için de 350 milyon TL ödenek tahsis edildi. Etüt proje ihalesi devam ediyor. Bu yılın 2’nci yarısında yapım ihalesine çıkması bekleniyor. Eski devlet hastanesinin yerine de Semt Polikliniği yapılacak” dedi. 

Bakan Yumaklı'dan Kastamonu'ya Yatırım Sözü

‘Neden Kastamonu Belediyesi'ni Aldınız?’

AK Parti Milletvekili Halil Uluay ise; “Kastamonu Belediyesi'nin son günlerde yaşadığımız birçok sorunu var. CHP'ye yakışır bir hitapla Sayın Bakanımıza bir hitapları oldu. Tüm Kastamonu tarafından lanetlendi aslında CHP'nin tüm teşkilatları. Sen Kastamonu Belediye Başkanı olarak kendin ziyaret ettin mi barajı? Kaç kere gittin? Bir baktın mı oralarda ne var ne yok? Ben buradan hangi şartlarda su alabilirim? Sorusunun cevabını Kastamonu halkın aslında vermesi gerekir. Yine su kesinti döneminde de hep özellikle vurguladık. Vatandaşa su verilemedi. Depoların bilinçsizle boşaltılmış olması nedeniyle su verilemedi. Teknik olarak bunun hiçbir araştırması yapılmadan insanlar Kırık Barajı’na dikkat çekmeye çalışıldı. Halbuki ise Kırık Barajıyla ya da ek suyuyla alakalı yoktu. Barajdaki suyu alıp Kastamonu halkına ulaştırma konusunda şebekenin ve depoların bilinçsizce boşaltılmasından kaynaklı bir sıkıntı vardı. Bunu da Kastamonu halkının takdirlerine biz buradan sunuyoruz. Yine Kastamonu Belediyesi sarı otobüslerle ilgili acayip fırtınalar kopardılar. Ama mahkemeden bir karar çıktı. ‘Adrese teslim ihale yapmışsınız. Bu ihalede rekabet çarkları oluşmamış’ diye bir karar çıktı. Tabii henüz mahkeme kararı kesinleşmiyor ama kararın bu aşamasıyla da bile Kastamonu halkına bir izahat yapılması gerekir. Rekabet şartlarının oluşmama gerekçesini Kastamonu halkına, Kastamonu Belediyesi'nin açıklaması gerekir dediğimizde ‘Biz dediler, Tahsin Babaş’ı örnek aldık’ dediler. Biz de ‘Katlı otoparkların, yer altı otoparkların yapılmasında da Tahsin Babaş’ı örnek alırsınız. Su isale hatlarının yönetiminde de Tahsin Babaş’ı örnek alırsınız, trafikte de Tahsin Babaş’ı örnek alırsınız’ dedik. Yine burada önceki dönem Cumhur İttifakı olduğumuzdan dolayı MHP'yle ilgili de bir takım serzenişleri bize yönlendiriyorlar. Ama bir önceki belediyenin bıraktığı 25 Euro’luk bir kredi var. Hala. onu bile kullanamadılar. Krediyle ilgili ihaleleri yapamıyorsunuz. O zaman neden Kastamonu Belediyesi'ni aldınız?” diyerek ulusal gündeme dair açıklamalarda bulundu. 

‘AK Parti Gücünü Milletten Alan Bir Partidir’

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise; “AK Parti gücünü milletten alan bir partidir. Genel Başkanımız Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın her zaman söylediği gibi teşkilatımız bizim en büyük gücümüzdür, milletimiz de bizim gücümüzü yetkimizi aldığımız en önemli gücümüzdür. Etnik, dini, sosyoekonomik ayrımcılıklara karşı ortaya koyulan güçlü duruş toplumsal vicdanın bir göstergesi olmuştur AK Parti teşkilatları için. Her alanda etkin ve vizyoner politikalar geliştirmiştir. AK Parti ve nitekim son 24 yılda bu ülkenin nereden nereye geldiğini şöyle kısacık baktığımızda da aslında bunun bir serüvenini belki de kitaplar dolusu ciltler dolusu bir yazılı külliyat haline getirmek de mümkün olabilecek. Dolayısıyla bu sayede AK Parti bugün hem Türkiye'yi olması gerektiği yere getirmiş hem de Türkiye'yi bütünleştiren bir güven ve istikrar abidesi olmuştur. Biz bu tarihi yazmaya devam ederken elbette yolumuza taş koymak isteyenler çıkacaktır. Bizlere çelme takmak isteyenler çıkacaktır. Ama buradaki kararlı duruşumuz istikrarlı yürüyüşümüz en önemlisi de memleket sevdamız bunların hepsinin üstün üstesinden gelecek güce sahiptir hamdolsun. Yine söylüyorum, bu güç bizim milletimizden aldığımız güçten başka bir şey değildir. Bu noktada yine tekrar ediyorum, bizim önderimiz, bizim vizyonumuzu çizen, bizi gösterdiği istikamette her daim tutan Genel Başkanımız, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan en büyük şansımızdır. Mayıs 2023 seçimlerinde hepimiz aslında o kurulan masaları daha henüz kazanılmamış bir seçim olmamış bir seçim olmasına rağmen yapılan paylaşımları gördü. Dertleri millete hizmet değildi. Dertleri kapışacakları tabiri caizse ganimetti. Ama bu millet ferasetiyle onlara izin vermedi. O bir turnusol kağıdıydı. Hiç de fazla uzun sürmedi. Birkaç ay içerisinde o menfaat birlikleri tuzla buz olup dağıldı gitti. Niye? Çünkü samimi değillerdi. Çünkü dertleri millet değildi. Çünkü hiçbir zaman için hizmete dair en ufak bir tahayyülleri yoktu maalesef” şeklinde konuştu.

‘Bayrağımıza Yapılan Hain Saldırı Hepimizin Sinir Uçlarına Dokunmuştur’

Mardin Nusaybin’de yaşananlara değinen Bakan Yumaklı; “Tam tarihi bir eşik aşılacakken, bazı yapılanların tesadüfi olduğunu düşünmek herhalde çok iyi niyetliliktir ama yanlıştır. Bayrağımıza yapılan hain saldırı hepimizin sinir uçlarına dokunmuştur. Dünyanın hiçbir yerinde bir bayrağa bu kadar önem atfedilmez, bir bayrağa şiir, türküler yazılmaz, Türkiye’den başka. O yüzden bizim için Ay Yıldızlı Bayrak yere düşecek bir alamet değil, uğruna şehit olunacak bir şereftir. Terörle mücadelede Türkiye ilkesel ve kararlı bir mücadeleyi uzun süredir devam ettiriyor. Terörsüz Türkiye hedefi toplumsal huzuru sağlamak, kardeşliği ve ortak geleceği öncelemektir. Bu hedef sınırlarımızın hemen dışında oluşabilecek tehditlere karşı da net bir duruşu da beraberinde getirmektedir. Türkiye kendi topraklarından terörü tasfiye ederken, elbette sınır hattında yeni ve kalıcı risk alanlarında oluşmasına asla izin vermemiştir, vermeyecektir. Suriye’de yaşanan gelişmeler bu kararlılığın haklılığını bir kez daha ortaya koymuştur. Suriye için ateşkes ve tam entegrasyon antlaşması ile beraber silahın tamamen devreden çıktığı, ayrılıkçı yapılardan arındırılmış tek devlet, tek meşru otorite fırsatı da bu anlamda doğmuştur. Türkiye bu süreçte ortaya koyduğu terörle mücadelesinin yanında bölge haklarıyla kurduğu kardeşlik hukukunu korumaktadır. Terörle, şiddetle ve silahla hiçbir halkın temsil edilemeyeceği bu yaklaşımın en temel noktasıdır. Son dönemde sahada ve siyasette yaşanan hareketler tesadüfi değildir. Türkiye ne zaman tarihi bir eşiği aşmaya çalışsa, kardeşlik bağlarını perçinlemeye çalışsa mutlaka kirli bir el devreye giriyor. Bugün terörü kaynağında kurutma kapasitesine sahip bir ülkeyiz biz. Bölgesel ve küreselde bir gücüz aynı zamanda. İç cepheyi sağlam tutukça ne terör örgütleri ne de şer güçleri emellerine ulaşamayacaktır. İç cepheyi güçlü tutmak olmazsa olmazımızdır. Bu süreçte birçok algı faaliyetleri var. Bunların takibini yapıyoruz. Bununla hiçbir taviz vermiyoruz. Aynı zamanda siyasi çözüm kabiliyetlerini de ülkemiz açık tutmaktadır. Türkiye hem içeride hem sınır ötesinde istikrarı önceleyen ve kalıcı güvenliği önceleyen çalışmalarını sürdürmektedir. Provokasyonlar olacaktır. Hiçbiri başarıya ulaşamayacaktır. Bu ülkeyi seven teşkilatlarımız olduğu sürece” ifadelerini kullandı. 

‘Devrekani Besi OSB’Yİ Bu Yıl Tamamlamayı Hedefliyoruz’

Türkiye Yüzyılı hedefine değinen Bakan Yumaklı, “Kastamonu’da son olarak 250 yataklı Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanemiz, 2 milyarlık bedelle tamamlandı, hizmete girdi. Araç-İhsangazi OSB bölgesi için imar planları hazırlanacak. Burası tamamlandığında Kastamonu binlerce evladı iş sahibi olacak. Kastamonu Üniversitesi Uygulama-Araştırma Hastanesi bu yıl yatırıma alındı. Toplam yatırım bedeli 3,5 milyar TL. Buranın da hızlıca yapımına başlayacak. Engelsiz Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nin bu yıl temelini de atacağız. Tarım Lisesi’nin yapımına bu sene başlayacağız. Kastamonu’ya su ve tarım alanında yapılan yatırımlar var. 145 tane su ve sulama alanında tesis hizmete alındı. Bu tesislerle 255 bin dönüm alan sulamaya açıldı. Bunun her yıl Kastamonu ekonomisine katkısı 2,6 milyar TL. Kastamonu’da desteklenen proje sayısı 17 bin 292 adettir. Kastamonu’ya 170 milyon fidan dikildi. Obrucak Barajı için 1,5 milyar liralık bir ödenek tahsis ettik. İnşallah 25 bin dönümlük arazi daha sulamaya açacağız. Bu yıl 8 adet taşkın kontrol yatırımı yapacağız. Devrekani Besi OSB’yi bu yıl tamamlamayı hedefliyoruz. Gıda Kontrol Laboratuvarı ile Tarım ve Orman İl Müdürlüğü binası da yatırım programına alındı. Bizim boş laf ile geçireceğiz vaktimiz yok. Çöp, çukur, susuzluk ve yolsuzluk bize tek bir şeyi ifade ediyor. Bir an önce kendilerine çekidüzen versinler, hizmet üretsinler” şeklinde konuştu. 

Bakan Yumaklı'dan Kastamonu'ya Yatırım Sözü

Bakan Yumaklı'dan Kastamonu'ya Yatırım Sözü

 

Özel Haber

Bakmadan Geçme