• Haberler
  • Genel
  • 'Bizi tenkit etmesinler ne yapacağımızı öğretsinler'

'Bizi tenkit etmesinler ne yapacağımızı öğretsinler'

REKTÖR PROF. DR. SEYİT AYDIN 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kastamonu faaliyetleri kapsamında Kastamonu Üniversitesi (KÜ) ve Kastamonu Belediyesi tarafından 6'ncı Uluslararası Şeyh Şa'ban-ı Veli Sempozyumu düzenlendi. KÜ Bilgehan Bilgili Merkez Kütüphanesi Konferans Salonu'nda 'Yesevilik' teması altında düzenlenen sempozyuma Doç. Dr. Mehmet Nadir Özdemir, Doç. Dr. Mehmet Temizkan, Prof. Dr. Cevdet Yakupoğlu, Prof. Dr. Mehmet...

REKTÖR PROF. DR. SEYİT AYDIN; 2018 Türk Dünyası Kültür Başkenti Kastamonu faaliyetleri kapsamında Kastamonu Üniversitesi (KÜ) ve Kastamonu Belediyesi tarafından 6’ncı Uluslararası Şeyh Şa’ban-ı Veli Sempozyumu düzenlendi. KÜ Bilgehan Bilgili Merkez Kütüphanesi Konferans Salonu’nda ‘Yesevilik’ teması altında düzenlenen sempozyuma Doç. Dr. Mehmet Nadir Özdemir, Doç. Dr. Mehmet Temizkan, Prof. Dr. Cevdet Yakupoğlu, Prof. Dr. Mehmet Serhat Yılmaz, Prof. Dr. Bekir Tatlı ve Dr. Öğretim Üyesi Eyüp Akdağ konuşmacı olarak katıldı. “YENİ BİR MEDENİYET TASAVVURU ÜZERİNDE DÜŞÜNMEK GEREKİYOR” Sempozyumda açılış konuşmasını gerçekleştiren KÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Atalan; “Birçok alanda yeni krizler ile karşı karşıya olan insanlığın huzura kavuşturabilecek yeni bir medeniyet tasavvuru üzerinde düşünmek gerekiyor. Dini değerlerden arındırılmış seküler, maddeci, pozitivist, bilgi-bilim tasavvuru ve bunlar üzerine kurulu Batı Medeniyet anlayışının sosya-politik alanda küreselleşmesi ile insan insanın düşmanı haline geldi” dedi. “MİLLETİ KÖTÜLEMEYİ BIRAKIN” Ahmed Yesevi denilince akla tasavvufun akla geldiğini KÜ Rektörü Prof. Dr. Seyit Aydın; “Tasavvuf ise bizim manevi hayatımızın her şeyidir. Elbette tasavvuf, tasavvuf tarihi okuyarak öğrenilmez. Tasavvuf usulü öğrenerek öğrenilir ve yaşanır. Ahmet Yesivi, Şeyhi Nakşibendii Abdülkadir Geylani’nin, Ahmet Rufai’nin, Mevlana’nın, Şeyh Şa’ban-ı Veli’nin Hacı Bektaşi Veli’nin hepsinin usulünü ve hayatını öğrenip ona göre yaşamak bizi kurtarır. Çünkü tasavvuf Allah yolu demektir. İnce yol demektir. Tasavvufsuz bir İslam anlayışının kup kuru bir İslam anlayışıdır. Tasavvufun olmadığı yerde DAEŞ, Taliban gibi terör örgütleri olur. Hakiki manada İslam’ı yaşamak istiyorsak bunları iyi bilmek ve yaşamak mecburiyetindeyiz. Bu manada bizim İslam ulemamıza ve bil hassada bizim teşkilatımız Diyanet İşleri Başkanlığımıza çok iş düşüyor. Hocalarımıza çok iş düşüyor. Hocalarımız artık inşallah Cehenneme, ateşe ve tamamen tenkide dayalı vaazları bırakırlar. Mesela Cuma Vaazı’nda duyuyoruz. Müftü seviyesinde ki hocamız vaaz ediyor. ‘Temizlik ecnebide varda, bizde yok’ diyor. Öyle bir şey yok. Dünyayı gezi görün bizden temizi yok. Milleti kötülemeyi bırakın. Millete kendini kötülemeyi bırakın. Dünyayı dolaştığınızda da bizden temizi olmadığını görürsünüz. O hocamız hiç gezmemişte ondan bilmiyor. Dolayısıyla Cehennem ile ateşle hep tenkit ederek kötüleyerek bir yere varamayız. Bizi tenkit etmesinler ne yapacağımızı öğretsinler. Biz onlardan bunu bekliyoruz. Yine vahabilik veya selefilik biraz önce söylediğimiz terör teşkilatlarını doğuran daha başkalarını doğuran FETÖ’yü doğuran, dördüncü din çalışmasıdır. Biliyorsunuz onu her zaman söylüyoruz. O bizde var. Dünyaya da yayılmış maalesef. Bunu doğuran sebepler iyi tespit edip çalışılacağı yere onun karşısında bir Türk Selefiliği’de geliştirmeye çalışmamak lazım. İşte Ahmed Yesevi’yi, Şeyh Şa’ban-ı Veli’yi, Mevlana’yı, Şeyhi Nakşibendii’yi iyi öğrenir ve yaşarsak o zaman zaten yeni bir şey aramamıza lüzum yok. Yeni bir şey keşfetmeye gerek yok. İslam’ın kendisi bilinir ve yaşanırsa yeter zaten” dedi. “ANADOLU’NUN DÖRT MUHAFIZINDAN BİRİSİ DE ŞEYH ŞA’BAN-I VELİ’DİR” Sempozyumda konuşan Belediye Başkanı Tahsin Babaş ise; “Anketlerde Kastamonu denilince akla ilk gelen sarımsaktır, 2’ncisi ise Şeyh Şa’ban-ı Veli’dir. Bu nedenle bunların insanların aklına ve gönlüne yerleşmesi çok önemlidir. Anadolu’nun dört muhafızından birisi de Şeyh Şa’ban-ı Veli’dir. Bizim bu manevi değerlerimizi geçmişten geleceğe taşıma görevimiz var. Bu görevimizi yerine getirmek için her türlü çalışmaların içerisine giriyoruz” ifadelerini kullandı. Protokol konuşmalarından sonra sempozyuma destek verenlere plaket takdimi yapıldı.

Bakmadan Geçme