Burhan Kendirci: 'Çocuklarımızın Güvenliği Tesadüflere Bırakılamaz'
Özel Güvenlik Görevlileri Derneği Başkanı (ÖZGÜDER) Burhan Kendirci Manisa'daki silahlı saldırı sonrası açıklama yaparak okullarda güvenlik tedbirlerinin yeniden ve kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu.
Özel Güvenlik Görevlileri Derneği Başkanı (ÖZGÜDER) Burhan Kendirci Manisa’daki silahlı saldırı sonrası açıklama yaparak okullarda güvenlik tedbirlerinin yeniden ve kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu.
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lise çevresinde meydana gelen silahlı saldırıda 11 öğrencinin yaralanması, Türkiye’nin okul güvenliğini bir kez daha ciddi şekilde tartışması gerektiğini ortaya koymuştur. Sabah saatlerinde öğrencilerin okula gittiği sırada yaşanan saldırıda çok sayıda çocuğumuz yaralanırken, bazı öğrencilerin sağlık durumlarının ağır olduğu bildirildi. Olayla ilgili adli soruşturma sürüyor.
Yaşanan olayın ardından açıklama yapan Özel Güvenlik Görevlileri Derneği Başkanı Burhan Kendirci, okullarda güvenlik tedbirlerinin yeniden ve kapsamlı şekilde ele alınması gerektiğini belirterek yetkililere çağrıda bulundu.
Kendirdi açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Daha kaç evladımızın yaralanması, daha kaç ailenin gözyaşı dökmesi gerekiyor? Daha kaç çocuğumuzun can güvenliğinin tehdit altında kalmasını bekleyeceğiz? Bugün Manisa’da yaşanan olay hepimizi derinden üzmüştür. Okula gitmek için evinden çıkan çocuklarımızın, okul çevresinde silahlı bir saldırının ortasında kalması kabul edilemez. Biz Özel Güvenlik Görevlileri Derneği olarak uzun zamandır söylüyoruz: Okullarımızda güvenlik konusu ertelenebilecek, ötelenebilecek veya sadece olay yaşandığında hatırlanacak bir konu değildir. Çocuklarımızın bulunduğu eğitim kurumlarında güvenlik, olay olduktan sonra değil, olay gerçekleşmeden önce sağlanmalıdır.
‘Okullarda Tam Gün Güvenlik Personeli Bulunmalıdır’
Kendirci; “Buradan açık ve net bir çağrıda bulunuyoruz; Okullarımızda tam gün görev yapacak, eğitimli, deneyimli, bilgili, iletişim becerileri yüksek ve gerekli donanıma sahip güvenlik personeli görevlendirilmelidir. Gerekli görülen okullarda emniyet personeli ile birlikte çalışan güvenlik modelleri oluşturulmalı; özellikle öğrenci yoğunluğu yüksek, riskli bölgelerde bulunan ve geçmişte güvenlik sorunları yaşanan okullarda güvenlik tedbirleri artırılmalıdır. Özel güvenlik görevlileri yalnızca kapıda bekleyen personel olarak görülmemelidir. İyi eğitim almış bir özel güvenlik görevlisi; Şüpheli durumları fark edebilir, okula giriş-çıkışları kontrol altında tutabilir, okul çevresindeki riskleri erken fark edebilir, öğrenciler, öğretmenler ve velilerle doğru iletişim kurabilir, acil durumlarda ilk müdahale ve kriz yönetimi konusunda görev alabilir, kolluk kuvvetleri gelene kadar olayın büyümesini önlemeye yönelik güvenlik prosedürlerini uygulayabilir, okul yönetimi ve kolluk kuvvetleriyle koordineli çalışabilir. Elbette hiçbir güvenlik görevlisi her olayı tek başına önleyemez. Ancak önleyici güvenlik anlayışının bir parçası olarak eğitimli ve donanımlı güvenlik personelinin okullarda bulunması ciddi bir güvenlik katmanı oluşturabilir.” Dedi.
‘Güvenlik Sadece Kapıya Bir Personel Koymak Değildir’
Kendirci açıklamasının devamında; “Burada önemli bir noktanın altını çizmek istiyoruz.Bizim talebimiz, herhangi bir kişiyi sadece okul kapısında görevlendirmek değildir.Bizim talebimiz profesyonel okul güvenliği sistemidir. Görevlendirilecek özel güvenlik personelinin; eğitimli, deneyimli, bilgili, iletişim konusunda yeterli, kriz yönetimini bilen ve okul ortamının hassasiyetlerine hâkim kişilerden seçilmesi gerekir. Çünkü okul güvenliği yalnızca hırsızlığa veya izinsiz girişe karşı güvenlik değildir. Okul güvenliği; şiddetin, akran zorbalığının, uyuşturucu ve madde kullanımının, silah ve tehlikeli maddelerin okula girişinin, tehditlerin ve diğer risklerin önceden fark edilmesini sağlayacak bütüncül bir sistem olmalıdır.” diye konuştu.
‘Bir Çocuğumuzun Daha Canı Yanmadan Harekete Geçilmeli’
Burhan Kendirci açıklamasını şöyle sürdürdü: “Bugün 11 çocuğumuz yaralandı. Bu çocukların her birinin bir ailesi var. Her biri sabah evinden çıkarken ailesi tarafından ‘Okula gidiyorum’ diyerek uğurlandı. Anne ve babalar çocuklarını eğitim alsın, geleceğini kursun diye okula gönderiyor. Hiçbir anne-baba çocuğunu okuldan eve dönecek mi, dönmeyecek mi korkusuyla göndermemelidir. Bu nedenle artık sadece olaylardan sonra açıklama yapmak yerine, olaylardan önce tedbir almak zorundayız. Biz ÖZGÜDER olarak hiçbir çocuğumuzun zarar görmesini istemiyoruz. Amacımız bir kurumu, bir kişiyi veya herhangi bir makamı suçlamak değildir. Amacımız çözüm üretmektir. Çözümün önemli ayaklarından birisinin de okullarda profesyonel güvenlik hizmetlerinin güçlendirilmesi olduğuna inanıyoruz.”
‘Okul Güvenliği İçin Ortak Model Oluşturulmalı’
Kendirci, Milli Eğitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, emniyet teşkilatı, okul yönetimleri, yerel yönetimler ve güvenlik sektörünün temsilcilerinin bir araya gelerek ülke genelinde uygulanabilecek bir “Okul Güvenliği Eylem Planı” oluşturması gerektiğini belirtti. Kendirci; “Her okulun risk seviyesi aynı değildir. Bazı okullarımızda güvenlik ihtiyacı çok daha yüksek olabilir. Bu nedenle okulun bulunduğu bölge, öğrenci sayısı, çevresel riskler ve geçmişte yaşanan olaylar değerlendirilerek risk analizi yapılmalı ve buna göre güvenlik personeli planlaması gerçekleştirilmelidir. Ayrıca okullarda görev yapacak özel güvenlik görevlilerine, okul ortamına özel eğitimler verilmelidir. Çocuklarla iletişim, kriz yönetimi, ilk yardım, yangın ve afet farkındalığı, şüpheli durumların tespiti, okul çevresinde güvenlik, acil durum prosedürleri ve kolluk kuvvetleriyle koordinasyon gibi konularda düzenli eğitimler verilmelidir.” Şeklinde konuştu.
‘Çocuklarımızın Güvenliği Tasarruf Kalemi Olamaz’
ÖZGÜDER Başkanı Burhan Kendirci, açıklamasının sonunda şu ifadeleri kullandı: “Devletimizin en değerli varlığı çocuklarımızdır. Bir ülkenin geleceğini korumak, çocuklarını korumakla başlar. Eğitim için okula gelen bir çocuğun can güvenliği konusunda hiçbir fedakârlık yapılmamalıdır. Okul güvenliği bir maliyet değil, çocuklarımızın geleceğine yapılan yatırımdır. Bugün Manisa’da yaşanan olaydan hepimiz gerekli dersleri çıkarmalıyız. Yarın başka bir okulda benzer bir olay yaşandığında ‘Neden daha önce önlem alınmadı?’ diye sormak istemiyoruz. Biz bugün soruyoruz: Daha kaç evladımızın yaralanmasını bekleyeceğiz? Daha kaç aile hastane kapılarında çocuklarından gelecek güzel haberi bekleyecek? Daha kaç kez ‘Keşke önlem alınsaydı’ demek zorunda kalacağız?
‘Fosforlu Yelekle Güvenlik Mi Olur? 5188 Sayılı Kanun Ne İçin Var?’
ÖZGÜDER Başkanı Burhan Kendirci, okullarda güvenlik hizmetlerinin niteliğine ilişkin eleştirilerini de gündeme taşıdı.
Kendirci, özellikle okullarda güvenlik ihtiyacının TYP kapsamında görevlendirilen personelle karşılanmasının, profesyonel özel güvenlik hizmetiyle karıştırılmaması gerektiğini belirterek şöyle konuştu: “Bu yıl okullarımızda güvenlik adı altında görevlendirilen personelin durumunu da artık açıkça konuşmamız gerekiyor. Güvenlik görevlisi olmak başka, okulda güvenlik amacıyla herhangi bir personelin bulunması başka şeydir. Eğer bir kişiye güvenlik görevi veriyorsanız; o kişinin eğitimli, mevzuatı bilen, görev ve sorumluluklarının farkında olan, kriz anında ne yapacağını bilen ve gerekli donanıma sahip olması gerekir. Sadece üzerine fosforlu yelek giydirerek bir insanı okul güvenliği noktasına koymak profesyonel güvenlik hizmeti değildir.”
Kendirci, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun'un özel güvenlik görevlilerinin çalışma izni, kimliği, kıyafeti, eğitimi ve görev yetkileri gibi temel konuları düzenlediğine dikkat çekerek; “Kanunun 12. maddesinde özel güvenlik görevlilerine kimlik kartı verilmesi, 13. maddesinde görev alanı ve süresince üniforma giyilmesi, 14. maddesinde ise özel güvenlik temel ve yenileme eğitimlerinin düzenlenmesi hüküm altına alınıyor. O zaman soruyoruz: 5188 sayılı Kanun ne için var? Devletimiz özel güvenlik mesleğini kanunla düzenlemiş. Özel güvenlik görevlisinin eğitimini, kimliğini, kıyafetini, çalışma iznini ve yetkilerini belirlemiş. Emniyet Genel Müdürlüğümüz de kamu kurumlarında görev yapan özel güvenlik görevlilerinin kıyafet ve eğitim standartlarına ilişkin uygulamaları açıkça ortaya koymuş durumda. Hal böyleyken okullarımızın güvenliği söz konusu olduğunda neden profesyonel, eğitimli ve mevzuata tabi özel güvenlik görevlileri yerine farklı uygulamalar tartışılıyor?” dedi.
Burhan Kendirci açıklamasında özellikle fosforlu yelek konusuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Fosforlu yelek görünürlük sağlayabilir; ancak tek başına özel güvenlik görevlisi kimliği veya profesyonel güvenlik yetkisi anlamına gelmez. Güvenlik hizmeti sadece bir yelekten ibaret değildir. Bir okulun kapısında duran kişinin öğrenciyi, öğretmeni, veliyi, okul çevresindeki riskleri, şüpheli davranışları ve acil durumları doğru şekilde değerlendirebilmesi gerekir. Bunun için eğitim, tecrübe, görev tanımı ve yetki gerekir. 5188 sayılı Kanun kapsamında özel güvenlik görevlilerinin belirli eğitim ve çalışma izni şartlarına tabi olduğu; kanunun ayrıca görev alanında üniforma ve kimlik düzenlemeleri getirdiği resmi mevzuat metninde yer alıyor. Biz Özel Güvenlik Görevlileri Derneği olarak açıkça ifade ediyoruz: Okullarımızda eğitimli, deneyimli, bilgili ve donanımlı güvenlik personeli görevlendirilmesini; ihtiyaç duyulan bölgelerde emniyet birimleriyle koordineli, etkin ve sürdürülebilir okul güvenliği modellerinin hayata geçirilmesini istiyoruz. Çocuklarımızın güvenliği için bugün adım atılmalıdır. Çünkü güvenlikte en pahalı şey, alınmayan önlemin bedelidir. Manisa’da yaralanan tüm evlatlarımıza acil şifalar diliyor, ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Bir daha hiçbir çocuğumuzun okul yolunda şiddetle karşılaşmaması için gereken tüm tedbirlerin vakit kaybetmeden alınmasını bekliyoruz.” diye konuştu.