• Haberler
  • Siyaset
  • CHP İl Başkanı Karabacak'tan Çiftçi Kredilerine Tepki

CHP İl Başkanı Karabacak'tan Çiftçi Kredilerine Tepki

CHP Kastamonu İl Başkanı Dilek İlke Karabacak, faizsiz ve düşük faizli tarımsal kredilere erişimin zorlaştırılmasına ilişkin yazılı bir açıklamada bulundu.

CHP Kastamonu İl Başkanı Dilek İlke Karabacak, faizsiz ve düşük faizli tarımsal kredilere erişimin zorlaştırılmasına ilişkin yazılı bir açıklamada bulundu.

CHP Kastamonu İl Başkanı Dilek İlke Karabacak açıklamasında şu ifadelere yer verdi: 

"1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile üretmekte zorlanan, ekonomik kriz içinde ayakta kalmaya çalışan çiftçimize yeni bir darbe daha vurulmuştur. SGK ve vadesi geçmiş vergi borçları gerekçe gösterilerek, faizsiz ya da düşük faizli tarımsal krediden yararlanmak isteyen üreticimize Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin kapıları kapatılmıştır. Tarlasından kazanç sağlayamayan, ürettiğiyle ayakta duramayan çiftçimiz; mazot, gübre, tohum ve zirai ilaç fiyatlarındaki fahiş artışlar karşısında çaresizliğe sürüklenmektedir.
Sadece yandaş şirketlerin 660 milyar liralık vergi borcunu silenler, çiftçimizin 12,2 milyar liralık gecikmiş borcunu bahane ederek üreticiyi “borcu yoktur” belgesi peşinde koşturmaktadır. Daha da vahim olan ise, geçmişte tüm çiftçileri kapsayan “yararlanırlar” hükmünün kaldırılarak yerine “yararlanabilirler” ifadesinin getirilmiş olmasıdır. Bu değişiklik, ‘borcu yoktur’ kağıdı bile alsa çiftçimizin faizsiz ya da düşük faizli tarımsal krediden yararlanabilmesini idarecilerin takdirine, hatta keyfiyetine bırakmıştır. Çiftçinin elini rahatlatması, yükünü hafifletmesi gerekenler ise aldıkları bu kararla adeta çiftçinin ölüm fermanını imzalamaktadır.
Bugün çiftçimizin borcu vardır; çünkü siz… Mazotu, gübreyi ve ilacı dövizle aldırdınız; ürünü yok pahasına sattırdınız. Destekleri ya geç verdiniz ya da enflasyon karşısında buharlaştırdınız. Üretim maliyetlerini katlarken taban fiyatları yerinde saydırdınız. Çiftçiyi banka kapılarına, tefeci faizine mahkûm ettiniz. Afetleri “kader” dediniz, borçları yapılandırmadınız. Planlı tarımı bitirdiniz, ithalatı teşvik ettiniz. Gençleri köyden kopardınız, toprağı sahipsiz bıraktınız. Bakın; 2000 yılında Kastamonu’nun belde ve köy nüfusu 201 bin 456 iken, 2025 yılında bu sayı 137 bin 565’e gerilemiştir. Bu ne demektir? Yani son 25 yılda köylerde yaşayan her 100 hemşehrimizden 31’i, geçim umuduyla toprağını terk etmek zorunda kalmıştır. Kimisi şehirde bir fabrikada ya da kamu kurumunda iş bulabilirse çalışmakta; bulamayan ise asgari ücretle hayata tutunmaya çalışmaktadır. Bu tablo, Kastamonu’nun da, Türkiye’nin de en yakıcı beka sorunlarından biridir.
Sandık önümüze geldiğinde; çiftçiyi yok sayan, üretimi cezalandıran, köyleri boşaltan bu anlayışı hep birlikte değiştireceğiz. Bu düzen değişecek, üretici yeniden ayağa kalkacaktır. Çiftçiyi borçtan kurtaran, girdi maliyetlerini düşüren, destekleri zamanında ve yeterli veren kamucu tarım politikalarıyla; üretenin kazandığı, çiftçinin yeniden ayağa kalktığı bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız."

Bakmadan Geçme