Düğünler Asırlık Geleneklerle Yaşatılıyor
Kastamonu ve çevresinde düğünler, küçük değişikliklere uğrasa da yüzyıllardır süregelen örf ve adetlerle gerçekleştiriliyor
Kastamonu ve çevresinde düğünler, küçük değişikliklere uğrasa da yüzyıllardır süregelen örf ve adetlerle gerçekleştiriliyor. Kız aramadan semete uzanan bu süreç, hem aileleri hem de toplumu bir araya getiren önemli bir kültürel miras olarak yaşatılmaya devam ediyor.
Şehrimizde evlilik, yalnızca iki gencin değil, iki ailenin ve hatta bir mahallenin birlikteliği olarak görülüyor. Bu nedenle düğünler, belirli aşamalar ve ritüeller eşliğinde gerçekleştiriliyor. Yörede evlenme süreci genellikle “kız arama-kız görme”, “düğürlük”, “kız isteme”, “şerbet”, “nişan”, “kına”, “hak alma” ve “semet” gibi aşamalardan geçerek tamamlanıyor.
Kız isteme sürecinde üçüncü gidişte söz kesiliyor. Hoca eşliğinde dua ediliyor, yemek yenip çay içiliyor. Söz kesiminde tatlı ikram edilmesi, eşler arasındaki ilişkinin tatlılıkla sürmesi temennisi olarak yorumlanıyor. Sözün ardından birkaç gün içinde şerbet içilerek kızın verildiği çevreye duyuruluyor. Bazı bölgelerde şerbet camide içilirken, eskiden bu törenlerin evde ve yemekli yapıldığı biliniyor.
Söz kesiminin ardından nişan aşamasına geçiliyor. Yörede “büyük nişan” olarak adlandırılan bu süreç, iki gencin evliliğe bir adım daha yaklaşmasını sağlarken, ailelerin de birbirini daha yakından tanımasına vesile oluyor. Nişanla düğün arasındaki süre, hem hazırlıkların yapılmasına hem de çiftlerin uyumunun görülmesine olanak tanıyor. Bu nedenle nişanın bozulması, evlilik sonrası boşanmaya kıyasla daha doğal karşılanıyor. Nişan döneminde bayramlarda kıza çeşitli hediyeler gönderiliyor. Kurban Bayramı’nda kurbanlık, Ramazan Bayramı’nda ise elbise ve altın takılıyor. Bazı köylerde helva ve çörek dağıtılarak nişanın duyurusu yapılıyor.
Düğün süreci ise genellikle kına gecesi, hak alma ve semet olarak üç ana bölümden oluşuyor. Çarşamba günü kına yakılıyor, kadınlar arasında eğlenceler düzenleniyor. Aynı gün damat evinde de yemek veriliyor. Perşembe günü gelin süslenerek oğlan evine götürülüyor. Bu törene “hak” denilirken, gelini almaya gidenler “hakçı” olarak adlandırılıyor. Eskiden gelin almaya damat götürülmezken, günümüzde bu gelenek birçok yerde değişmiş durumda.
Gelin alaylarında davul-zurna eşliğinde köy meydanlarından geçiliyor, bazı bölgelerde güreşler, at yarışları ve nişan atma müsabakaları düzenleniyor. Önceleri gelinler at arabasıyla alınırken, günümüzde bu gelenek yerini araçlara bırakmış durumda.
Dini nikâh genellikle düğün günü ya da bir hafta öncesinde gizli olarak kıyılıyor. Nikâh sırasında gelin ve damadın vekilleri bulunuyor. Gerdek gecesinin ardından sabah semet hazırlıkları yapılıyor, öğleden sonra ise gelin görme töreni düzenleniyor. Düğünden bir hafta sonra kız tarafı damat ve gelini yemeğe davet ederken, daha sonra oğlan tarafı da aynı şekilde karşılık veriyor. Bu karşılıklı ziyaretler, akrabalık bağlarının güçlenmesini amaçlıyor.
ilimiz ve çevresinde düğünler, modernleşmeye rağmen geleneksel yapısını büyük ölçüde koruyor. Yöre halkı için bu törenler, yalnızca bir evlilik değil, kültürel mirasın kuşaktan kuşağa aktarılması anlamını da taşıyor.
