İYİ Parti, Büyükşen ile devam

25 Ekim 2017'de siyasi hayatına başlayan İYİ Parti'de dün Kastamonu Merkez ilçe kongresi gerçekleştirildi. Kongreye tek liste giden mevcut Merkez İlçe Kurucu Başkanı Özcan Büyükşen güven tazeledi. Kongrede konuşan İYİ Parti İl Genel Meclisi Üyesi Mehmet Çıvgın, Kastamonu'nun sözcüsü olmaya devam edeceğini söyledi. Çıvgın 'Kastamonu'da partimizi yerelde temsil etme görevi şahsıma ait. Kastamonu menfaatleri doğrultusunda...

25 Ekim 2017’de siyasi hayatına başlayan İYİ Parti’de dün Kastamonu Merkez ilçe kongresi gerçekleştirildi. Kongreye tek liste giden mevcut Merkez İlçe Kurucu Başkanı Özcan Büyükşen güven tazeledi. Kongrede konuşan İYİ Parti İl Genel Meclisi Üyesi Mehmet Çıvgın, Kastamonu’nun sözcüsü olmaya devam edeceğini söyledi. Çıvgın; “Kastamonu’da partimizi yerelde temsil etme görevi şahsıma ait. Kastamonu menfaatleri doğrultusunda sizleri her zaman tanıtıcı olmaya devam edeceğim. Son günlerde ülkemizin gündemini ilgilendiren, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Kuzey Irak, Suriye Afrin’de teröristlere karşı operasyonlardan şehitlerimiz gelmekte. Şehitlerimize Allah tan rahmet gazilerimize acil şifalar diliyorum. Çözüm süreci başladığı zaman bunları uyarmıştık. Türk silahlı kuvvetlerinin bugün yapılan harekatı o gün yapılması gerektiğini ve Türkiye’mizin sınırlarında ajanların kol gezdiği izah etmiştik. Ne yaptılar, çözüm sürecini ortaya attılar, bu çözüm süreci içerisinde teröristlere silahları gömün dediler. Biz de dedik ki teröristle silahlar gömülmez, gelir devletine teslim eder teslim olur cezası neyse çeker dedik. Peki bu teröristler silahları nereye gömdü? Güneydoğudaki tüm illerimizin devletimizin dozerleriyle gömdüler. Devlet bürokratları da bunları seyretmek zorunda kaldı. Orada mücadele eden komutanlarımızı gözaltına aldılar. Hatta PKK’lıların ispiyonları üzerine Genel Kurmay Başkanımızı bile terörist başı ilan ettiler. Türk Silahlı Kuvvetleri bugün Türkiye’nin namusunu koruyor. Devlet yetkilileri, Reyhanlı katliamı sanığının öldüğünü söyledi. Duyduk ki Suriye delegasyonu olarak bizim Dışişleri Bakanımızla masaya oturacakmış Soçi’de” diye konuştu. “TÜRK DEVLETİNİN SEVDALISI OLDUK” Türk devletinin sevdalısı olduklarını söyleyen Çıvgın; “Biliyorsunuz son zamanlarda milli ittifaklar kurulmaya başlandı. Ne zaman biliyor musunuz? İyi Parti kurulmaya başlayınca korkmaya başladılar. İYİ parti kurulmadan önce kamuoyunda yüzde 10-15 oy potansiyeli olduğunu bizzat kendileri söyledi. Bu ittifakların kurulması güzel de, sen bu ittifakları kiminle kuruyorsun? Diyarbakır meydanında Abdullah Öcalan’ın mektubunu okurken İbrahim Tatlıses, Şivan Perver ile ‘Megri Megri’ şarkılarını söylerken oturup da sayın cumhurbaşkanımız ve hanımefendi ağlarken o zaman ateş püskürüyordun. Şimdi bunların fikirleri mi değişti de sen bunlarla milli ittifaka girdin? Biz bu iktidarın içinde olmadık ve bu iktidara karşı Türk devletinin sevdalısı olduk. Bu milletin dertleri de bizim sıkıntıları da bizim. Bu dertleri sıkıntıları çözecek yine Türk milletinin kendi özüdür” dedi. “ÖZEL İDARELERİN HİZMETİNE İHTİYAÇ VARDIR” Bütünşehir ile ilgili konuşan Çıvgın; “Şimdi son zamanlarda belediyelerle ilgili de Özel İdareleri kapatıp bütünşehir veya büyükşehir yapacaklar. Özel İdareler misyonunu tamamlamamıştır. Özel İdarelerin hizmetine ihtiyaç vardır. 9 bin 136 kilometre yol ağına sahip Kastamonu’muzda daha 2 bin 900’lerdeyiz yani daha yüzde 28’lerdeyiz, altyapıda yüzde 11’lerdeyiz, sulama suyunda çok gerilerdeyiz. Eğer büyükşehir veya bütünşehir yapılacaksa Türkiye’deki bütünşehir veya büyükşehirlerdeki hizmetlerle aynı seviyeye getirirsiniz Kastamonu’yu o zaman eyvallah. Ama benim Kastamonu’mun yol ağı bitmemiş alt yapısı bitmemiş. Büyükşehir veya bütünşehir yaptığınızda köylerde yaşayanlar büyük sıkıntıya girecektir” ifadelerini kullandı. “TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDEN TÜRK’Ü SİLEMEZSİN” Çıvgın son olarak; “Sosyal devletten bahsediyoruz ama sosyal devlet anlayışımız da değişti. Şehitleri bile ikiye üçe böldünüz, Allah’tan korkun. Bu kadar Türk milletiyle uğraşılmaz. Şimdi gündem ne? Türk kelimesi. İnsan bu kelimeyi istemiyorum derse bu ülkenin vatandaşı olmaması lazım. Bunu diyen kim? Bizim belediye başkanı seçtiğimiz, milletvekili, başbakan, cumhurbaşkanı seçtiğimiz reisimiz. Peki Cumhurbaşkanı, sen Türkiye’de madem bu kadar kafa takıyordun da niye bu makamlara aday oldun? Sen Türk Dil Kurumundan Türk kelimesini silemezsin. Türk Silahlı Kuvvetlerinden Türk’ü silemezsin” dedi. “BİZLER TÜYLERİ YOLUNAN KAZLAR HALİNE GELDİK” Seçime tek liste giren Merkez İlçe Kurucu Başkanı Özcan Büyükşen; “Tarım, hayvancılık, ekonomi, sağlık, eğitim, sanayi, insan hakları, çocukları hakları, kadın hakları gibi konularda 15 yıl boyunca ülke olarak ne kadar zayıflatıldığımızın hepiniz farkındasınızdır. Sosyal devlet, sadaka devletine dönüştürüldü. İnsanlar fakirleştirilerek, sadakayı oya çevirmeye dönüştürüldü. Dolaylı vergiler yüzde 70 bugün. Aklınıza gelen her maddeden vergi alınıyor. Bu toplumun sömürülmesi manasına geliyor. Direk alınan vergilerde zenginden alınmıyor, fakirden alınıyor. Bizler tüyleri yolunan kazlar haline geldik. Zengin daha zengin, fakir daha fakir duruma geldik. Dünyayla kavgalıyız. Türkiye belki 15 yıl önce çok parlak noktada değildi. Gelişiyordu ama hızlı değildi. Bugün Türkiye ise tüm komşuları ile düşman durumda. Bizim çökmemizi bekleyen bir Avrupa var. Tıpkı Suriye’de, Irak’ta yaptıkları gibi, bize de barış getirmeyi istiyorlar. Biz öyle barış istemiyoruz. Biz İYİ Parti olarak kendi kendimize barışı tesis etmek istiyoruz. Yaşanan süreçte Türkiye’nin Ortadoğu’da yaşananlara nasıl müdahil olduğunu, nasıl değirmenlere su taşıdığını hepimiz şahit olduk” dedi. “BİZİM CANLARIMIZI BİR RAKAM OLARAK GÖREBİLİYORLAR” Büyük Orta Doğu Projesi’ne değinen Büyükşen; “Eşbaşkanı oldukları Büyük Orta Doğu Projesi, Ortadoğu’ya savaşları getirdi. Bizi yönetenler bunun eşbaşkanı olduklarını söylediler. Kıbrıs’taki Milli Birliği tasfiye ettiler. 15 yıl önce geldiklerinde AB’ye giriyoruz dediler. Sonuçta gelinen noktada Hollanda’ya gidemeyen bir Bakanımız var. Uygulanan istikrarsız siyaset yüzünden. AB uyum yasaları kapsamında yapılan özelleştirmeler, ülkemizi fakirleştirdi. Devletin stratejik kurumları satıldı. Toprak kayıpları yaşadık. Yine AB uyum yasaları kapsamında “Analar Ağlaması” politikası üretildi. Analar ağlamasın derken çukurlar kazıldı. Habur’dan YPG/PYD davulla, zurnayla karşılandılar. Bütün bunların sonunda Suriye’den gelen şehitlerimizi görüyoruz. Cumhurbaşkanı şehitlerimizden bir rakam olarak bahsedebiliyor. Bütün bunların sebebi olan insanlar, bizim canlarımızı bir rakam olarak görebiliyorlar. Şehidimize kelle diyebilen bir zihniyet, Apo’ya sayın diyebilen bir zihniyet, bizim canlarımızdan rakam olarak bahsedebilir. Atatürk’ün Cumhuriyeti ilan ettikten sonra tekke ve zaviyeleri kapatmak ilk işlerinden birisiydi. Atatürk bunları ülke için zararlarını görmüştü ve bunun için yapmıştı. Taaki 15 yıl öncesine kadar. 15 yıl önce bir yol verildi. O tarikatlardan FETÖ denilen, 15 Temmuz’da ülkemizi bölmeye kalkıştı. Bunlara mevcut hükümet yol verdiler. Askerlerimizi tasfiye edip, ordumuzu güçsüz düşürenler, kendi başlarına mı becerdiler bunu? O günkü kol kola oldukları hükümetle” ifadelerini kullandı. “BU DURUM BÖLÜNMENİN ÖNÜNÜ AÇAN BİR DURUM” Kastamonu’nun Bütünşehir olması yönünde çalışmaların olduğunu ve bunu zaman zaman basında da okuduklarını söyleyen İYİ Parti İl Başkanı İlhan Engin; “Bütünşehir olacak Kastamonu diyorlar. Bunu daha önce söyledik. Biz bütünşehire de büyükşehire de şu ortamda karşı olduğumuzu söyledik. Bu durum bölünmenin önünü açan bir durum. Kastamonu’nun bütünşehir olmasındaki sebep ne? Hizmet açısından Kastamonu’nun bu sisteme elverişli olmadığını ifade ettik. İdare edenler ve idare edenlere yardım edenler bunu açıklasınlar. bütünşehirde Büyükşehir Belediye Meclisi gibi bir meclis yok. Bütünşehir olduğunda kaldırılacak olan İl Genel Meclisi’nin yerine gelecek bir kurum yok. Büyükşehirlerde bu var. İmar konusu il belediyesine bırakılmış. Özel İdare’nin makine parkı ve personeli ilçelere dağılacak. 20 ekibi yok ki 20 ilçeye dağılsın. Cide’ye yaşayan bir vatandaş, köyde evini yıkıp mütevazi bir ev yaptıracak. Şu anda 6,5 metreyi geçmemek kaydıyla yaptırıyordu. Ancak bütünşehir sonrasında önce mimar bulacak, mühendis bulacak proje çizdirecek. İlçe belediyesi bunu onaylayacak. İmara il belediyesi baktığı için de il belediyesi de bunu onaylayacak. Böylece ek masraflar olacak. Kastamonu köylüsünün bunları bilmesi lazım. Yerleşik planlar yapıldı. Kümes bile yaptırmak için izin alacak. Şu anda köylerde su parası yok. Sadece kuyunun elektrik parasını ödüyoruz. O zaman gelecek su sayacı takacaklar. Emlak vergisi, çevre temizlik vergisi verecekler. Tüm köyleri tek tek gezip bu durumları anlatacağız. Belediye bütçesi artacak diyebilirler. Ama Özel İdare kaldırıldığında 120 milyon liralık bütçe Kastamonu Belediyesi’ne aktarılacak. Ek bir bütçe olmayacak. Ancak bunun ne kadarı köylere aktarılacak. Özel İdare’nin bütçesi köylere aktarılıyordu. O zaman ne kadarı aktarılacak göreceğiz. Belediye Başkanı önce burnunun dibini mi düşünecek köydeki yolu mu düşünecek” diye konuştu. “O BÖLGEYİ KİME BIRAKACAĞIZ?” Afrin operasyonuna geç kalındığını ifade eden Engin, “Bu ayıplarını yüzlerine vurduğumuz için vatan haini ilan ediyorlar bizi. Arkadaşın biri diyor ya, biz canımızı vermeye hazırız diye. Biz çürük raporu mu alacağız kardeşim, biz sizden önce gideriz bu vatan için can vermeye. Bu milletin tek bir beka sorunu varsa o da bugünkü iktidardır. Biz 6 yıl önce söyledik, Afrin Harekatı’nın yapılmasını. Daha önce de Fırat Kalkanı yaptık. Bunun da onun da yanındayız. Ancak geç kalındı. Şu anda kiminle savaşıyoruz? Ne yapmak istiyoruz? Bunu öğrenmek istiyoruz? Savaştıklarımız PYD dimi? Peki bunları benim vergimle 29 Ekim’de bunları sınırdan geçiren kimdi? Bunlara lahmacun ısmarlayan kimdi? Lahmacun ısmarladığım teröristlerle şu anda savaşıyorum. Birlikte çarpıştığımız ÖSO. Karmaşık bir grup. Orada işimiz bittiğinde o bölgeyi kime bırakacağız? ÖSO’ya mı bırakacağız? ÖSO’ya bırakacaksak Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunuyoruz demenin ne manası var? Yapacaksak Fırat’ın doğusuna da gideceğiz. İstişare ile yapacağız. Dışişleri Bakanı yalnızlıktan dert yanıyor. Herkesle kavga eden sensin, bir tek dost bırakmadın, sonra da yanımızda değiller diyorsun. Bizim bu memleketten başka gidecek bir yerimiz yok. Bizim kazancımızın ne olacağını açıklasınlar. Amerika bir oyun oynuyor. Amerika’nın dediği olsa da Amerika kazanıyor, bizim dediğimiz olsa da Amerika kazanıyor. ÖSO dediğin topluluk nihayetinde paralı asker. Rusya keza aynı şekilde. Dış politika böyle çadır devleti haline gelirse böyle olur” ifadelerini kullandı. “MEVZU VATANSA GERİSİ TEFERRUAT DİYORUZ” Milli ve yerli üretimden bahsettiklerine işaret eden Engin; “Bunları söyleyince vatan haini oluyoruz. Milli ve yerli ittifakın dışındakiler nasıl vatan haini oluyor? Kimse onlardan daha az vatansever değildir. Bu milletin evlatları Çanakkale’de Kurtuluş savaşında çarpışırken, birbirine sen hangi partidensin diye mi sordu? Şimdi Türkiye’yi biz idare ediyoruz diye bölenlere yamananlar, ülkeyi kutuplaştırmak isteyenlere hizmet ediyor. Herkes aynanın karşısına geçip özeleştirisini iyi yapsın. Oslo’da otur, Dolmabahçe’de tiyatro oyna, Apo’nun manifestosunu PKK milletvekilleriyle oku, çadır mahkemeleri kur, bugün savaştığın teröristlere lahmacun ısmarla, sonra kendine yerli ve milli de, bize de vatan haini. Allah’tan korkun. Allah devletimize zeval vermesin. Türk milletinin menfaatine olan her şeyin arkasındayız. Mevzu vatansa gerisi teferruat diyoruz” dedi. “BİRİSİ SONUN YAKLAŞTIĞINI İYİ BİLİYOR” Engin, koltuk ve ihale peşinde koşmayan, menfaat kovalamayan insanlarla İYİ Parti çatısı altında toplandığı için mutlu olduğunu belirterek, amaçlarının iktidara gelerek parlamenter sistemi yeniden tesis etmek olduğunu kaydetti. Engin; “Türkiye’nin bekasına bir tehdit varsa buda mevcut iktidardır. Geleceğimizi bir kişinin iki dudağı arasından çıkacak sözlere bırakamayız. Birisi sonun yaklaştığını iyi biliyor. Bu sonunda diğer siyasi liderler gibi olmayacağını da çok iyi biliyor. Bir diğeri ise koltuğunu korumak için onun paçasına yapışıyor” şeklinde konuştu. “UNUTULANLARIN HEPSİNİ BURAYA GETİRECEĞİZ” Tıp Fakültesi’ne değinen Engin, “Tıp Fakültesi denilince gazetelerdeki fotoğraflarda gözlerim Rektör Beyi de aradı. Sizleri bilgilendirecek olan Rektördür. Ödenek falan aldıkları yok, bunlar sadece ödenek sözü almışlar. 2006 yılında aynı şekilde hepsi birlikte Sağlık Bakanı da yanlarında yine söz almışlar. ‘Rehabilitasyon Hastanesi’ni yeni devlet hastanesinin yanında bir yere yapacağız. Eski devlet hastanesinin olduğu yeri de Sağlıklı Yaşam Merkezi yapacağız” demişler. Şimdi de çıkıp diyorlar ki: “Rehabilitasyon Merkezi’ni eski devlet hastanesinin olduğu yere taşıyacağı” diyorlar. Peki, gelinen süreçte Sağlıklı Yaşam Merkezi ne oldu. Ağzımıza bir parmak bal sürdünüz. Vicdansızlara bakın, bir parmak bal ile bizleri kandırabileceklerini zannediyorlar. Biz de diyoruz ki: “Unutulanların hepsini buraya getireceğiz” dedi. “DEVLET ÖDENEK GÖNDERMİYOR MU?” İl Genel Meclisi’nde önceki günlerde AK Parti grubu tarafından Özel İdareye ait gayrimenkullerin satılmasına yönelik alınan karara da dikkat çeken Engin; “Özel İdare’nin 153 tane taşınmazı satılığa çıkmış. Bizim merkezde de var, değişik ilçelerde de değişik gayrimenkuller var. Merkezde satışa çıkarılan yerler için Belediye Başkanı Tahsin Babaş’ı ziyaret ettik. Tahsin beye, ‘Bakın buralar satılıyor, bu satılan yerlerin hepsi güzel yerler. Yarın bir gün buralar lazım olacak. Bunları niye satıyorsunuz’ diye sorduk. Çünkü bunlar yarın bir gün Tahsin Babaş’a kalacak. O yiyemesin, biz bunları satıp harcayalım. Nereye harcayacaksınız, köy alt yapısına harcanacakmış. Devlet ödenek göndermiyor mu? Ödenek alamıyor musunuz? Alamazsanız orada işiniz ne?” diye konuştu. “ÜÇ İLÇEMİZDE KURULUŞ SÜRECİ HALEN DEVAM EDİYOR” İYİ Parti’nin Merkez İlçe Başkanlığı kongresiyle 16’ncı kongresini yaptığını söyleyen Engin; “Bugün 16’ıncı kongremizi yapıyoruz. Üç ilçemizde kuruluş süreci halen devam ediyor, bir ilçede de kongre kararı almıştık, hatta tarihini bile belirlemiştik. Fakat üye kaydı yapılırken, bakıyorsunuz, hayatında hiçbir partiye üye olmamış kişilerin AK Parti’de üye kayıtları çıkıyor. Sahte imzalarla veya başka sebeplerden dolayı adamların haberi olmadan üye kayıtları oluşturulmuş. Bu sebepten ötürü bu ilçemizdeki kongremizi ertelemek zorunda kaldık” dedi. Engin, ayrıca 13 Şubat Salı Günü İYİ Parti Genel Başkanım Merak Akşener’in katılımıyla Kastamonu İl Başkanlığı binasının açılışını yapacaklarını belirterek; “Tüm üyelerimizi, halkımızı, delegelerimizi, partimize gönül vermiş herkesi açılışımıza bekliyoruz” dedi. İYİ Parti Merkez İlçe Başkanı Özcan Büyükşen'in asil yönetim kurulu üyeleri, Yücel Tonturoğlu, Ahmet Acar, Ziya Kurt, Şirin Hancı, Mehmet Öz, Atalay Ak, Bakiye Aydın, Muharrem Kertiş, Mehmet Çınar, Kazım Yıldırım, Serpil Ergin, Mahir İbrahimoğlu, Ali Dikel, Cengiz Aydın, Cengiz Kenanbeyoğlu, Birsen Çıvgın, Gönül Karakaş, Ramis Çelik, Ziya Çırak, Aydın Yaman, Sait Feyzi Eroğlu, Muhittin Alkan, Muzaffer Kuyucu, Mustafa Gazioğlu, Haşim Hebiboğlu, Saniye Ergün, Ümit Hacısüleymanoğlu, Mehmet Karataş, Cihat Çelik, Sabri Yıkılmaz, Veysel Çakıroğlu ve İhsan Kılıçoğlu oluştu.

Bakmadan Geçme