Kadir Yalçın: 'Gelin, Bu Gidişata Dur Diyelim'
Saadet Partisi Kastamonu İl Başkanı Kadir Yalçın, Eylül ayı İl Divan Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Kastamonu'nun kronikleşen sorunlarına dikkat çekerek, mevcut sorunlara ilişkin çözüm önerilerini sıraladı.
Saadet Partisi Kastamonu İl Başkanı Kadir Yalçın, Eylül ayı İl Divan Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Kastamonu’nun kronikleşen sorunlarına dikkat çekerek, mevcut sorunlara ilişkin çözüm önerilerini sıraladı.
Yalçın, Türkiye’de hayat pahalılığı, yoksulluk, işsizlik, eğitim, sağlık, aile, uyuşturucu ve madde bağımlılığı, enflasyon, adalet, liyakat, yolsuzluk, medya, siyaset ve dış politika konularında sorunlar yaşandığını belirtti.
Kastamonu’nun da yıllardır çözüm bekleyen kronik sorunları bulunduğunu ifade eden Yalçın, “Tarihiyle, doğasıyla, evliyalar ve şühedalar diyarı mukaddes Kastamonu’muzun makus talihini değiştirmek, şehrimizin kronikleşen acil sorunlarına ses olmak ve bu sorunların akılcı, kalıcı çözümlerini paylaşmak istiyorum” dedi.
‘Bu Sorunların Nasıl Aşılacağını Tek Tek Anlatacağım’
Yalçın konuşmasında; "Bugün ülkemizde hayat pahalılığı, yoksulluk, işsizlik, eğitim, sağlık, aile, uyuşturucu ve madde bağımlılığı, enflasyon, adalet, liyakat, yolsuzluk, medya, siyaset ve dış politika konularında birçok sıkıntımız ve mağdur insanımız var.
Ama bugün ben tarihiyle, doğasıyla, evliyalar ve şühedalar diyarı mukaddes Kastamonu’muzun makus talihini değiştirmek, şehrimizin kronikleşen acil sorunlarına ses olmak ve bu sorunların akılcı, kalıcı çözümlerini sizlerle paylaşmak istiyorum.
Kastamonu’muzun, bu coğrafyanın en kadim ve en şerefli şehirlerinden birisi olduğunu hepimiz biliyoruz. Beylikler döneminde Başkent, Osmanlı da Sancaktar, Çanakkale de savaşan, Kurtuluş Savaşı’nda kağnısıyla mermi taşıyan, İnebolu’dan Ankara’ya sırtında cephane götüren kahraman ecdadımızın torunları olarak bizler, bu topraklara hizmet borçluyuz. Ancak üzülerek ifade etmeliyim ki, tarihi mirası bu kadar büyük olan bu güzel şehir, bugün hak ettiği hizmeti alamamakta, yılların birikimi olan kronik sorunlar altında ezilmektedir. Bugün burada, laf üretmeye değil; dert dinlemeye ve dertlere çözüm üretmeye geldik. Kastamonu’nun en temel yaralarını masaya yatırarak, Millî Görüş anlayışımızla bu sorunların nasıl aşılacağını tek tek anlatacağım. Kastamonu’muzun bugünkü en büyük felaketi, sessiz ama derinden yaşanan göç krizidir. Köylerimiz boşalıyor, ilçelerimiz küçülüyor, merkezimiz ise genç nüfusunu maalesef büyük şehirlere kaptırıyor. Neden göç veriyoruz? Çünkü istihdam yok! Çünkü gençlerimiz üniversiteyi bitirdiğinde memleketinde iş bulamıyor, geleceğini göremiyor. Fabrikalarımızın sayısı parmakla sayılacak kadar az, mevcut sanayimiz ise destekten yoksun. Peki, çözüm nedir? Kastamonu’yu sadece tüketen değil, üreten bir cazibe merkezine dönüştürmek zorundayız. Tarımda, hayvancılıkta ve küçük sanayide özel teşvik bölgeleri ilan edilmelidir. İlimizde hali hazırda var olan sanayi, maden, tarım, orman ürünleri ve yöresel üretim kollarındaki işletmelerimize ucuz enerji, vergi indirimi ve nitelikli ara eleman desteği sağlanmalıdır. Tarım ve hayvancılıkla uğraşmak isteyen gençlerimize hibeler artırılmalı, köyde yaşam cazip hale getirilmelidir. Bizler sadece göçü durdurmakla kalmayıp, tersine göçü başlatmalıyız." dedi.
‘İnebolu Limanı Yıllardır Yılan Hikayesine Dönmüştür’
Yalçın bugün Kastamonu'nun, coğrafi olarak Karadeniz’e kıyısı olan ama iç bölgelerle ve büyük pazarlarla bağlantısında hala ciddi lojistik engeller yaşayan bir konumda olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti; "Karadeniz otoyolunun sadece 180 km lik Kastamonu sınırı yapılmamış, İnebolu Limanı yıllardır yılan hikayesine dönmüştür. Karadeniz’i iç kesimlere bağlayan yollarımız, tünellerimiz tamamlanmayı beklemektedir.
Ayrıca şehir içi ulaşımda da ciddi sıkıntılarımız var. Kastamonu merkezde alternatifsiz ana arter, otopark sorunu esnafımızı ve vatandaşımızı çileden çıkarmış durumdadır. Çözümümüz net ve kesindir; Karadeniz kıyısında ki Çatalzeytin Cide arası sahil yolunun bitirilmesi, İnebolu Limanı’nın entegre bir ticaret ve lojistik üssü haline getirilmesi, Kastamonu ekonomisini doğrudan dünya pazarlarına bağlayacaktır. Güvenli ve Kesintisiz Ulaşım sağlanmalı Ilgaz Tüneli gibi projelerin devamı niteliğindeki bağlantı yolları acilen bitirilmeli, köy yollarımızın standardı yükseltilmelidir. Vatandaşımızın kış aylarında yollarda mahsur kalması kader olmaktan çıkarılmalıdır."
‘Burası Bir Tarım Ve Hayvancılık Şehri’
Yalçın Kastamonu'nun bir tarım ve hayvancılık şehri olduğunu belirterek, kentin yaylaları ve verimli ovalarına sahip olduğunu kaydetti. Yalçın öte yandan çiftçilerin mazot, gübre ve ilaç maliyetinin altında ezildiğini savunarak, üretilen ürünlerin hak ettiği değeri bulmadığını ve tarlada kalan ürünün çiftçinin sırtına yük olduğunu dile getirdi.
Yalçın; "Büyükbaş ve küçükbaş hayvancılıkta bir zamanlar kendine yeten, hatta dışarıya ihraç eden Kastamonu, bugün yem fiyatlarının yüksekliği ve üretim maliyetlerinin artması nedeniyle ahırlarını kapatmak zorunda kalan üreticilerle doludur.
Saadet Partisi iktidarında Çiftçimiz ne ekeceğini kara kara düşünmeyecek. Devlet eliyle taban fiyatları zamanında açıklanacak ve kooperatifler aracılığıyla ürünlere alım garantisi verilecektir. Kastamonu, Taşköprü sarımsağından siyez buğdayına, Devrekani patatesinden Tosya pirincine, kestane balından tıbbi ve aromatik bitkilerine kadar katma değeri yüksek her ürün, coğrafi işaret güvencesiyle dünya pazarlarına taşınacaktır. Tarım danışmanlık hizmetleri köylümüzün ayağına götürülecektir. Yem maliyetlerini düşürecek bölgesel destekler, meraların ıslahı ve küçük ölçekli üreticiye sağlanan faizsiz kredilerle Kastamonu, yeniden Karadeniz’in hayvancılık üssü yapılacaktır. Bu konu ile ilgili Milli Görüş liderimiz rahmetli Necmettin Erbakan hocamızın Kastamonu için yaptıklarını hatırlatmak isterim. 1975-1977 yılları arası Demirel hükümetinde Erbakan Hocam Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı. 1975 de Türkiye’de ağır sanayi hamlesini başlattıktan sonra 200 büyük projenin 100 den fazlasının temelini atıp 70 tanesini de hayata geçirmeyi başardı. Bu projelerden 6 tanesini de Kastamonu’muza planlamıştı rahmetli Erbakan Hocam. 1976 yılında Taşköprü Seka Kağıt Fabrikasını ve Araç Çimento fabrikasını programa aldırıyor. 1977 yılında ise Devrekani ve Tosya Yem fabrikaları buna entegre olarak Kastamonu Et Kombinası ve Daday Kundura Fabrikası Devlet Planlamanın programına girip bir kısmının temelleri atılıyor. O yıllarda şehrimiz için yapılan bu yatırımları daha sonra gelen hükümetler yok pahasına özelleştirerek şehrimizde sanayi ve istihdamı zayıflattılar maalesef. Buradan bir kez daha ahirete göçen Necmettin Erbakan Hocamı ve dava arkadaşlarını rahmet ve minnetle anıyor mekanları cennet olsun diyorum. Bir şehrin gelişmişlik düzeyi, o şehirde yaşayan insanların sağlık hizmetlerine ve sosyal imkanlara ne kadar kolay erişebildiğiyle ölçülür. Bugün Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanemiz başta olmak üzere sağlık kurumlarımızda randevu bulmak büyük bir çile haline gelmiştir. Uzman doktor eksikliği, hastaların başka illere sevk edilmesi hemşehrilerimizi maddi ve manevi olarak yıpratmaktadır. Ayrıca gençliğimizin sosyal alanları kısıtlıdır. Üniversite öğrencilerimiz şehrimize geliyor ancak barınma, sosyal aktivite ve geçim sıkıntılarıyla karşı karşıya kalıyor. Çözümümüz açık ve nettir. Kastamonu’daki hastanelerimizin donanımı artırılmalı, doktor açığı acilen kapatılmalıdır. Hiçbir vatandaşımızın tedavi için başka şehirlere gitmek zorunda kalmadığı bir sağlık sistemi kurulmalıdır. Öğrencilerimiz için ucuz barınma imkanları, kültürel ve sosyal alanlar çoğaltılmalı; Kastamonu, "göç veren" değil, gençlerin "kalmak için yarıştığı" bir üniversite şehri olmalıdır. Milli Görüş'ün Sosyal Belediye anlayışı hayata geçirilmeli yaşlılarımız, engellilerimiz ve dar gelirli ailelerimiz kimseye muhtaç edilmeden, insan onuruna yaraşır bir şekilde desteklenmelidir." şeklinde konuştu.
‘İnsanı İmar Etmeyen Hiçbir Siyasetin Kalıcı Bir Başarı Şansı Yoktur’
Bir şehrin sadece binalarını ve yollarını yapmanın yeterli olmadığını belirten Yalçın, insanı imar etmeyen hiçbir siyasetin kalıcı bir başarı şansının olmadığına dikkati çekti.
Yalçın açıklamasında; “Bugün maalesef uyuşturucu kullanımı, gençliğimizin yalnızlaşması ve milli-manevi değerlerimizden uzaklaşma süreci, en büyük sosyal krizimizdir. Gençlerimiz boşlukta. İş bulamayan, umutsuzluğa kapılan evlatlarımız yanlış yollara sürükleniyor. Biz Saadet Partisi olarak, tüm politikalarımızın merkezine ”önce ahlak ve maneviyat" ilkesini koyuyoruz. Gençlerimizin hem maddi hem de manevi ihtiyaçlarını karşılayacak projeler üretmeliyiz. Spor salonları, kültürel merkezler, sanatsal atölyeler ve meslek edindirme kurslarıyla gençlerimizi kötü alışkanlıklardan koruyarak, onlara kucak açmalıyız. Sorunlar büyük, biliyoruz. Ancak, 57 yıllık Milli Görüş tecrübemizle bu sorunların çözümsüz olmadığını da çok iyi biliyoruz. Kastamonu’nun çaresi var, Kastamonu’nun Saadet kadroları var! Bizler, makam ve mevki hırsıyla değil, sadece ve sadece Hakk’ın rızası ve halkımızın duası için siyaset yapıyoruz. Yıllardır inancından, dürüstlüğünden ve liyakatinden ödün vermeyen Millî Görüşçüler olarak, Kastamonu’nun her bir karış toprağına adalet, refah ve huzur getirmeye yeminliyiz. Gelin, bu gidişata "dur" diyelim. Gelin, partisinden, görüşünden bağımsız olarak Kastamonu ortak paydasında birleşelim. Şehrimizin geleceğini karartanlara karşı, hep birlikte umudun ve çözümün bayrağını dalgalandıralım.
Yaşanabilir Bir Kastamonu’yu, Yeniden Büyük Kastamonu’yu hep birlikte inşa edelim.
Bu duygu ve düşüncelerle, toplantımıza teşrif eden her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, hepinizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. Saadetimiz daim, geleceğimiz aydınlık olsun. Allah’a emanet olun, kalın sağlıcakla" diye konuştu.