Kaliteli ve yüksek verimin olmazsa olmazı 'TOPRAK TAHLİLİ'
Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur gübre ve yemdeki KDV indirimi, tarım ürünlerinin tarladan sofraya gelene kadar fiyatlarının katlanması, bölgesel destekler, tarım sigortası, toprak tahlilinin önemi, şeker pancarı ve şap hastalığı konularında açıklamalarda bulundu. Gübre ve yemdeki KDV indiriminin 1 Ocak'ta Bakanlar Kurulu'ndan geçtiğini belirten Butur 'Şu an mecliste. Birkaç gün içerisinde torba yasanın içerisinde meclisten...
Ziraat Odası Başkanı Mehmet Butur; gübre ve yemdeki KDV indirimi, tarım ürünlerinin tarladan sofraya gelene kadar fiyatlarının katlanması, bölgesel destekler, tarım sigortası, toprak tahlilinin önemi, şeker pancarı ve şap hastalığı konularında açıklamalarda bulundu. Gübre ve yemdeki KDV indiriminin 1 Ocak’ta Bakanlar Kurulu’ndan geçtiğini belirten Butur; “Şu an mecliste. Birkaç gün içerisinde torba yasanın içerisinde meclisten çıkacak. İlk olarak yüzde 18’den yüzde 1’e indirmişlerdi daha sonra sıfırladılar” dedi. “KOMİSYONCUYU ARADAN KALDIRIP ÇİFTÇİNİN DİREKT TÜKETİCİYE ULAŞMA ŞANSI YOK” Türkiye’de hal sisteminin tam olarak oturmadığını ve aracılar nedeniyle tarım ürünlerinde tarladan sofraya gelene kadar fiyatların katlandığını belirten Mehmet Butur; “Ancak sebze ve meyve ambarlarının olduğu illerde durum biraz daha iyi. Tarladan sofraya gelene kadar tarım ürünlerinin fiyatlarının katlanması, Türkiye’de ki aracıların ortadan kalkmamasından kaynaklanan bir durum. Tek komisyoncudan geçmiyoruz. Antalya’dan portakal yükleniyor, Antalya’da ki komisyoncuya gidiyor. Antalya’da ki komisyoncudan Ankara’da ki komisyoncu alıyor. Ankara’da ki komisyoncudan Karabük’te ki komisyoncu alıyor. Biz sebzeyi ve meyveyi Karabük’ten alıyoruz. Böylece Karabük’te ki komisyoncudan Kastamonu’da ki komisyoncuya geliyor ve Kastamonu pazarına satılıyor. Yıllardır böyle geldi böylede gider. Komisyoncuyu aradan kaldırıp çiftçinin direkt tüketiciye ulaşma şansı yok. Bu her üründe böyle.” “BEYAZ ALTIN KIRMIZI ALTINA DOĞRU GİDİYOR” Ulusal basında da özellikle örnek gösterilen sarımsak fiyatları hakkından da bilgi veren Butur; “Şu an sarımsağın pazar fiyatı çok yükseldi. 10 liradan 16 liraya kadar sarımsak satılıyor. Beyaz altın kırmızı altına doğru gidiyor. Taşköprü sarımsağı merkezinde 16 liraya kadar alıcı buluyorsa diğer illerdeki fiyat oranı daha yüksektir. Son yıllarda sarımsakta yaşanan istikrar çok önemli. Bu istikrar çiftçimizin büyük bir kısmının yararına oldu. Daha önceki dönemlerde sarımsak bir sene para ederdi, sonraki birkaç yıl para etmezdi. Bu nedenle çiftçi çok zorlanırdı” dedi. “İTHAL SARIMSAĞA GEREK YOK BİZDE YETERİNCE SARIMSAK VAR” Son 5-6 yıldır sarımsakta bir istikrarın oluşunun çiftçinin yararına bir durum olduğunu vurgulayan Butur sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Sarımsak üreticisi memnun. Bu istikrarın devam etmesi için ithal sarımsağın mutlaka önüne geçilmesi gerekir. Çünkü Türkiye’ye Çin’den sarımsak geliyor ve Kastamonu pazarında bu sarımsak mevcut. Ekenler var bu sarımsağı. İthal sarımsağa gerek yok bizde yeterince sarımsak var.” “BÖLGESEL FAKTÖRLERİN MUTLAKA DESTEKLENMESİ LAZIM” İleriki günlerde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’e bölgesel desteklerle ilgili bir sunumları olacağını ifade eden Mehmet Butur; “Bölgesel faktörlerin mutlaka desteklenmesi lazım. Bu hayvancılık olur, Taşköprü’nün sarımsağı olur, İhsangazi’nin siyez bulguru olur. Buna benzer ürünlere bölgesel desteklerin olması gerekiyor. Çiftçilere verilen desteklere ek olarak bölgesel ürünlere yönelik desteklerinde verilmesi verimlilik ve kalite açısından daha iyi.” “GEÇEN SENE YAŞANAN SEL AFETİ DERS OLMALIDIR” Geçen sene yaşanan sel afetini örnek göstererek çiftçilerin tarım sigortasını ihmal etmemesi gerektiğinin altını çizen Butur sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Sel afeti olur, sepken afeti olur, soğuk afeti olur çiftçinin ürünü zarar görür. Zararı sigorta karşılıyor. Sigortanın yarı parasını da devlet karşılıyor. Geçen sene yaşanan sel afeti ders olmalıdır. Dedenden neneden görme geleneksel metotlarla yapılan çiftçilikte bitti artık. Yani her alan kendini yeniliyor. Çiftçilikte böyle. Mutlaka Ar-Ge çalışmalarını kurumlar yapmalı ve çiftçileri doğru bilgilendirmeleri. Çiftçi de menfaatine olana yönelmeli.” “TOPRAĞIMIZA ZARAR VERMEMEK İÇİN TAHLİL YAPTIRMAMIZ LAZIM” Tarımda kalitenin mutlaka yakalaması ve verimin yükseltilmesi gerektiğini vurgulayan Butur; “Bu da sorgulamadan geçer. Örneğin toprak tahlili olmazsa olmaz. Her çiftçi toprağının tahlilini yaptırmalı. Ekim zamanı yaklaşıyor. İl Özel İdaresi laboratuvarında toprak tahlili yapılıyor. İnsanlarımızı toprak tahlili yapmaya alıştırmamız lazım. Belki de vatandaşlarımız toprağını tahlil yaptırmadığı için zararlı gübre atıp toprağın yapısını bozuyor. Cebinden daha fazla para gidiyor. Tek yönlü zarar değil. Birçok çiftçi zarar ediyor. Toprağımıza zarar vermemek için toprağın neye ihtiyacının olup olmadığını öğrenmemiz lazım. 10 TL gibi sembolik bir rakama bu tahliller yapılıyor. Hatta çiftçilerimiz çok yakın parsellerdeki arazileri de bir araya getirip tek tahlil halinde de yaptırabildiler. Vatandaşlarımız topraklarını ekim zamanından 15-20 gün önceden tahlil yaptırmak için İl Özel İdaresi’ne bıraktığı zaman sonuçlar yetişiyor. Ziraat Odamızda 8 tane Tarım Danışmanımız var. Toprağı nasıl alacağını bilmeyen çiftçilerimize alanda bilgilendirme çalışması yapıyoruz. Toprak tahlili yaptıran çiftçilere devlet dönüm başına 2,5 TL destek veriyor. Yaptırmış olduğumuz tahlil parasını geri almış oluyoruz” değerlendirmesinde bulundu. “350 BİN TON KOTAMIZ VARKEN BİZ 185 BİN TON PANCAR TESLİM ETMİŞİZ” Şeker pancarı hakkında da açıklamalarda bulunan Butur; “Pancarın taban fiyatının 190 kuruş olması iyi bir rakam. Çiftçilerimizin pancarı daha fazla ekeceğini ümit ediyorum. Hem Şeker Fabrikamızı elimizde tutmamız açısından önemli. Pancar çiftçimizin kar ettiği ürün haline geldi. Birileri çıkıyor ‘Fabrikamız elimizden gidiyor, pancar zarar ediyor’ diyor. Vatandaş böyle demekle fabrikaya iyilik yapmış olmuyor. 350 bin ton kotamız varken biz 185 bin ton pancar teslim etmişiz” dedi. “ŞAP HASTALIĞI EĞİLİME GEÇTİ” Şap hastalığı nedeniyle Hayvan Pazarının yaklaşık bir aydır kapalı olduğundan da bahseden Mehmet Butur açıklamasını şu şekilde sürdürdü: “Şap hastalığı bulaşıcı bir hastalık. Türkiye genelinde şap hatalığı nedeniyle bütün Hayvan Pazarları kapatılarak hayvan alım satımı durduruldu. Şap hastalığı eğilime geçti ama pazarların ne zaman açılacağı net değil. Şap hastalığı her sene çok yüksek oranda görülmez. Ankara’da ki Şap Enstitüsü hastalığa göre şap aşısı üretiyor. Hızlı bir şekilde hayvanlara aşısı yapılıyor. Bu seferki şap hastalığı farklı oldu. Hastalığın hayvanları öldürücü yönü de oldu. Hastalık ağır geçtiği için ve pazarlardan dolayı yaygınlaştığı için Türkiye’nin her tarafında pazarlar kapatıldı. Zannediyorum yakın zamanda açılır çünkü hastalık eğilime geçti.”
Bakmadan Geçme