Kastamonu Darülhadisi'nin Bilinmeyen Geçmişi
Kastamonu'nun bugün izine rastlanmayan eğitim yapılarından biri olan Dârülhadis, yüzyıllar boyunca hadis ve kıraat eğitiminin verildiği önemli merkezlerden biri oldu.
Kastamonu'nun bugün izine rastlanmayan eğitim yapılarından biri olan Dârülhadis, yüzyıllar boyunca hadis ve kıraat eğitiminin verildiği önemli merkezlerden biri oldu. Ancak bu yapının geçmişine ilişkin bilgiler, farklı dönemlere ait arşiv ve kütüphane kayıtlarında dağınık halde bulunuyor.
Kastamonu'da medrese geleneğinin geçmişi oldukça eskiye uzanırken, Dârülhadis de şehrin ilim hayatındaki özel kurumlardan biri olarak öne çıktı. Dârülhadisler, sıradan bir eğitim yapısından ziyade hadis ilmine yönelik ihtisas eğitiminin verildiği medreseler olarak biliniyordu.
1541'de 765 Kitaplık Kütüphane
Kastamonu Dârülhadisi'nin geçmişine dair en dikkat çekici bilgilerden biri kütüphanesine ilişkin kayıtlarda ortaya çıkıyor. Osmanlı dönemine ait kütüphane kayıtlarında, 948 hicri yani 1541 yılında Kara Mustafa Paşa tarafından Kastamonu'daki Dârülhadis medresesi bünyesinde bir kütüphane kurulduğu ve burada 765 kitabın bulunduğu belirtiliyor.
Bu sayı, Dârülhadisin yalnızca ders verilen bir yapı olmadığını, aynı zamanda dönemin ilim dünyasında kitapların toplandığı önemli bir merkez olduğunu gösteriyor. Kütüphanenin varlığı, Kastamonu'da hadis eğitiminin kitap ve yazma eserlerle desteklenen köklü bir geleneğe sahip olduğuna da işaret ediyor.
Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta ise aynı isimde farklı dönemlerde yaşamış Kara Mustafa Paşaların bulunması. Bu nedenle yapının banisi ve sonraki dönemlerdeki gelişimi konusunda kaynaklar birlikte değerlendirilmeden tek bir kişiye kesin biçimde bağlanması doğru görünmüyor.
Dârülhadis Ve Dâr-ı Kurra Birlikte Anıldı
Kastamonu'nun Osmanlı dönemindeki eğitim hayatına ilişkin akademik çalışmalarda yapı, sonraki dönemlerde Dârülhadis ve Dâr-ı Kurra şeklinde birlikte karşımıza çıkıyor.
Dâr-ı Kurra, Kur'an-ı Kerim'in okunması, ezberlenmesi ve kıraat usullerinin öğretilmesiyle ilgili ihtisas kurumuydu. Dârülhadis ise hadis eğitimine ayrılmıştı. Kastamonu'daki kurumun iki alanla birlikte anılması, yapının şehrin dinî eğitim hayatında özel bir konuma sahip olduğunu gösteriyor.
Abdullah Bay'ın Kastamonu medreseleri üzerine yaptığı ve Devlet Arşivleri belgelerinden de yararlanan çalışmada, 19. yüzyılın ilk yarısında Kastamonu'da Dârülhadis ve Dâr-ı Kurra'nın hadis ve kıraat ihtisas kurumu olarak faaliyet gösterdiği belirtiliyor. 1248/1832-1833 tarihli kayıtlarda da Dâr-ı Kurra ve Dâr-ı Hadis, şehirde faaliyet gösteren medreseler arasında yer alıyor.
Yüzlerce Öğrencinin Eğitim Gördüğü Merkez
Dârülhadisin Kastamonu'daki önemini gösteren bir başka ayrıntı ise öğrenci sayıları. Arşiv belgeleri ve maarif salnamelerinden oluşturulan verilere göre kurumda 1838 yılında 16, 1874 yılında 8 öğrenci bulunurken, 1899 yılında öğrenci sayısı 92'ye yükseldi. 1901'de 67, 1903'te ise 70 öğrencinin Dâr-ı Kurra ve Hadis'te eğitim gördüğü kaydedildi.
Bu rakamlar, kurumun Osmanlı'nın son dönemlerinde de eğitim faaliyetini sürdürdüğünü gösteren en somut veriler arasında yer alıyor.
Sadece Medrese Değil, Aynı Zamanda Kütüphane
Dârülhadisin dikkat çeken yönlerinden biri de bünyesindeki kütüphaneydi. Kastamonu'nun tarihî kütüphanelerini ele alan çalışmalarda Kara Mustafa Paşa Kütüphanesi'nin Dârülhadis medresesi içerisinde bulunduğu ve kuruluşunun 1541'e kadar götürüldüğü belirtiliyor.
Daha sonraki dönemlerde Kastamonu'daki medrese ve dergâh kütüphanelerinde bulunan eserler de şehirdeki merkez kütüphaneye aktarılmıştı. Türk Maarif Ansiklopedisi'nde aktarıldığı üzere, Tevhid-i Tedrisat sonrasında medrese ve dergâhlardan toplanan kitapların bir bölümü Dârülkurra binasına getirildi; burada oluşturulan merkez kütüphane daha sonra memleket kütüphanesine dönüştürüldü.
1920'lerde Polis Müdürlüğü Olarak Kullanıldı
Dârülhadisin hikâyesi eğitim faaliyetlerinin sona ermesiyle de bitmedi. İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın 1921 tarihli Kastamonu kütüphanelerine ilişkin yazısına atıf yapan araştırmalarda, Dârülkurra medrese ve kütüphane binalarının o yıllarda polis müdürlüğü olarak kullanıldığı belirtiliyor. Böylece bir dönem hadis ve kıraat eğitimi verilen yapı, Cumhuriyet'in ilk yıllarına gelindiğinde farklı bir kamu işlevi üstlenmişti.
Kastamonu'nun Kaybolan Tarihi Yapılarından Biri Oldu
Dârülhadisin günümüzde ayakta olmamasının nedeni ise kaynaklarda oldukça net şekilde karşımıza çıkıyor. Kastamonu Müzesi'nin bitişiğindeki bahçede bulunan Dârülhadis ve Dârülkurra yapısının 1950'li yıllarda yıkıldığı aktarılıyor. Araştırmalara göre medresenin bulunduğu alana daha sonra açık hava sineması yapıldı. Bu yapı da 1970'li yıllarda çıkan yangınla ortadan kalktı. Bugün ise bir dönem hadis ve kıraat eğitiminin yapıldığı medrese binasından geriye yapı olarak herhangi bir eser kalmadığı belirtiliyor.
Kastamonu'nun eğitim tarihine bakıldığında Dârülhadis, yalnızca geçmişte kalmış bir medrese olarak değil; kitapların toplandığı, hadis ve kıraat eğitiminin sürdürüldüğü ve Osmanlı'nın son dönemlerine kadar öğrencilerin yetiştiği bir ilim merkezi olarak öne çıkıyor.
Bakmadan Geçme