Kastamonu'nun Şifa Haritası'nı Oluşturacaklar
Dr. Fzt. Demet Ensari Şaylı, Sağlık Turizmi kapsamında sürdürdükleri çalışmalar hakkında bilgilendirmede bulundu.
Dr. Fzt. Demet Ensari Şaylı, Sağlık Turizmi kapsamında sürdürdükleri çalışmalar hakkında bilgilendirmede bulundu.
Sağlık Turizmi kapsamında sürdürdükleri çalışmalara değinen Dr. Fzt. Demet Ensari Şaylı: “Kamuoyunun da bildiği üzere yaklaşık iki yıla yakın bir süre boyunca Kastamonu’da kapsamlı bir saha çalışması yürüttüm. Bu çalışmanın temel amacı, Kastamonu’nun sağlık turizmi açısından sahip olduğu mevcut potansiyeli ortaya koymak, kaynaklarını değerlendirmek ve geleceğe yönelik bir yol haritası oluşturmaktı. Bu süreçte kamu yöneticilerimizden, yerel yönetimlerimizden ve bölgedeki paydaşlarımızdan çok değerli destekler gördüm. Kendilerine özellikle teşekkür etmek isterim. Ayrıca çalışmalarımız boyunca desteklerini esirgemeyen Kastamonu milletvekillerimize ve yapılan çalışmaların kamuoyuna doğru şekilde aktarılmasına katkı sağlayan Kastamonu’nun değerli yerel basın mensuplarına da teşekkürlerimi sunuyorum. Gerçekleştirdiğimiz saha incelemelerinde, Kastamonu’nun sağlık turizmi alanında sahip olduğu doğal ve kültürel zenginlikleri bilimsel bir bakış açısıyla değerlendirdik. Bu değerlendirmelerimizi Sağlık Bakanlığı ve Kültür Turizm Bakanlığı’na detaylı bir rapor şeklinde ilettik. Özellikle wellness turizmi, longevity (sağlıklı yaşlanma) uygulamaları, orman banyosu, irtifa fizyolojisine dayalı sağlık turizmi ve doğa temelli iyileşme yaklaşımları üzerinde çalıştık. İlçeler bazında yaptığımız analizlerle, her bölgenin hangi sağlık turizmi alanında öne çıkabileceğini belirlemeye gayret ettik. Örneğin Daday ilçesinde hipoterapi olarak bilinen at destekli terapi uygulamalarına yönelik görüşmeler gerçekleştirdik. Bu süreçte yerel girişimcilerin konuya olan ilgisi ve heyecanı da bizleri oldukça memnun etti. Ayrıca Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanımız Sayın Dr. Fatih Seyran, Kültür ve Turizm Haftası kapsamında Kastamonu’da düzenlenen bir panelde sağlık turizmi konusundaki görüşlerini paylaştı. Bu tür etkinlikler, bölgede farkındalığın artmasına önemli katkılar sağladı. Yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda Kastamonu’nun sağlık turizmi potansiyeline ilişkin önemli bir bilgi altyapısı oluşturduğumuzu düşünüyorum. Bundan sonraki aşamada hedefimiz, Kastamonu’nun Şifa Haritası’nı ortaya çıkarmaktır. Bu haritanın hazırlanmasının ardından Kastamonu Üniversitesi iş birliğiyle ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtım toplantıları, paneller ve sempozyumlar düzenlenmesi planlanmaktadır. Ayrıca bölgede faaliyet gösteren Kalkınma Ajansı ile iş birliği içerisinde geliştirilecek projelerle sağlık turizmi alanındaki çalışmaların daha kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması hedeflenmektedir. Burada özellikle bir hususun altını çizmek isterim. Tüm bu çalışmaları tamamen gönüllülük esasıyla, bölgenin ve ülkemizin sağlık turizmi alanındaki gelişimine katkı sunmak amacıyla gerçekleştirdim. Zaman zaman ‘Neden Kastamonu’ya bu kadar yoğunlaşıyorsunuz?’ şeklinde sorularla karşılaştım. Bunun cevabı oldukça nettir: Kastamonu’nun sahip olduğu potansiyelin ülkemiz adına büyük bir değer olduğuna inanıyorum” dedi.
‘Ülkemize Katkı Sunmaya Devam Edeceğiz’
Açıklamalarına devam eden Şaylı; “Önümüzdeki dönemde ise çalışmalarımızın odağında Nevşehir yer alacak. Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü ve UKA Akademi iş birliğiyle Nevşehir’in sağlık turizmi potansiyelini ortaya koyacak kapsamlı bir Şifa Haritası hazırlamayı hedefliyoruz. Bu süreçte Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi ile iş birliği içerisinde çalışmayı planlıyoruz. Bunun yanında Nevşehir’de ilgili Kalkınma Ajansı ile ortak projeler geliştirilmesi, bölgenin sağlık turizmi potansiyelinin bilimsel veriler ışığında değerlendirilmesi ve uluslararası ölçekte tanıtılması için çeşitli çalışmalar yürütülmesi de planlarımız arasında yer almaktadır. Hazırlanacak şifa haritasının rehberliğinde Nevşehir’in uluslararası sağlık turizminde nasıl konumlanabileceğini, hangi alanlarda markalaşabileceğini ve hangi özgün değerlerini öne çıkarabileceğini değerlendireceğiz. Nevşehir’in sahip olduğu mağara yapıları, yer altı şehirleri ve benzersiz coğrafi özellikleri; mağara terapileri, yer altı terapi uygulamaları ve wellness odaklı yeni sağlık turizmi modelleri açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Bu başlıklar uzun süredir gündemimizde yer almakta olup, önümüzdeki dönemde bu projelere daha fazla ağırlık vereceğiz. Nevşehir milletvekillerimizden ve bölgedeki paydaşlarımızdan da son derece olumlu geri dönüşler alıyoruz. Bu destek, projelerimizin daha hızlı ve etkin şekilde ilerlemesine katkı sağlıyor. Aslında çalışmalarımız yalnızca Kastamonu ve Nevşehir ile sınırlı değil. Bunlar benim doğrudan görev aldığım projeler. Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü olarak Kayseri başta olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinde sağlık turizmine yönelik önemli projeler yürütülüyor. Bunun yanı sıra sağlık turizmi eğitimleri ve sektörel gelişime yönelik programlar da başarıyla sürdürülüyor. Bizler; akademik dünyanın, kamu kurumlarının, kalkınma ajanslarının, yerel yönetimlerin, girişimcilerin ve özel sektör temsilcilerinin ortak katkısıyla Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki potansiyelini daha görünür hale getirmeyi amaçlıyoruz. Nihai hedefimiz; ülkemizi uluslararası sağlık turizminde hak ettiği konuma taşımak ve bölgelerimizin sahip olduğu özgün değerleri dünya ile buluşturmaktır. Elbette her projede olduğu gibi zaman zaman aksaklıklar, zorluklar veya farklı değerlendirmeler olabilir. Ancak bunlar bizi hedeflerimizden uzaklaştırmayacaktır. Aynı kararlılık ve heyecanla çalışmaya, üretmeye ve ülkemize katkı sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.