İl Kültür Ve Turizm Müdürü Seven: 'Turisti Tutamıyoruz'
İl Genel Meclisi'nin Haziran ayı toplantıları, İGM Başkanı Doğan Ünlü başkanlığında devam etti.
İl Genel Meclisi’nin Haziran ayı toplantıları, İGM Başkanı Doğan Ünlü başkanlığında devam etti. Toplantılar kapsamında İl Kültür ve Turizm Müdürü Mehmet Kerem Seven de meclis üyelerine hitaben açıklamalarda bulundu.
Kastamonu için turizm alanında tespitlerde bulunan Seven, “Çalıştığımız süre boyunca görev yaptığımız şehirlerde her zaman yaptığımız şeylerin kültürünü ve tarihini öğrenmek zorundayız. Bu anlamda çalışmalarımız devam ediyor ancak istediğimiz neticeye ulaşamadık. Şimdi bakanlığımızın politikalarında da yatak sayısına ve tesis sayısına göre hareket ediliyor. Şu anda Kastamonu’da 98 otel var. Kıyaslandığımız diğer yerlere baktığımız zaman, mesela Nevşehir’de bin tane otel var. Güney ve Güney sahilleri, Ege sahilleri ve diğer sahillerde de benzer durumları gördüm. Nevşehir’e gittiğimizde defalarca gittik. Orada ekstra ne var diye bakıyorsunuz, çok farklı bir şey yok ama tesisleşme anlamında çok ilerideler ve turizm açısından ciddi bir aşamadalar. Yine aynı şekilde Mardin’de, Urfa’da, Van’da ciddi çalışmalar var. Ama biz bu çalışmaları yeterince istemiyoruz. Türkiye’nin her yerini geziyorum; diğer ülkeler ne yapmış, biz ne yapıyoruz ya da ne yapacağız diye inceliyoruz. Bizim 2-3 tane gündem maddemiz var. 170 kilometrelik sahilimiz var. Bunu her konuşmamızda vurguluyoruz. Kastamonu Türkiye’nin en güzel şehirlerinden biri. Bana göre Karadeniz’de, sahil şeridini çıkardığınızda Karadeniz’de bulunan birçok özellik Kastamonu’da da var. Rize’ye gittiğinizde Fırtına Vadisi var ve herkes oraya gidiyor. Orada drone çekimleri yapılıyor ve sosyal medyaya düşüyor. Altında da ‘şehrimiz tanıtılmıyor’ yorumları yapılıyor. Biz bir şelaleyi ya da kanyonu tanıtırken altyapıya bakmamız gerekiyor. Yol var mı, tesis var mı? Herkes yol bahane ediyor, ben ise tesisleri bahane ediyorum. Yol yapılır, bir şekilde ulaşılır ama tesis yoksa orada bir şey yapamayız. Bir kanyona vatandaş giriyor, üç buçuk kilometre ilerliyor ama konaklama imkânı yok. Oraya gelen turistin kalabileceği bir yer yok. Ama şu anda kontrollü girişle bazı düzenlemeler yapılıyor. İstediğimiz seviye burada değil. Milyonlarca turist hedefliyoruz ama hazır değiliz. Mekânlarımız zayıf, restoranlarımız zayıf. Bunları geliştirmemiz gerekiyor ama bu eksiklikler var diye turist gelmesin de diyemeyiz. Gelen turistlerle birlikte gelişeceğiz. Şu anda bir kruvaziyer gemisi konusuyla ilgili özel bir çalışma var. Daha önce Türkiye’de ve bazı ülkelerde limanları gezdik. Mısır’a da gittik. Geçen yıl ve bu yıl tekrar incelemeler yaptık. Turizm haftasında da turizm zirvesi yaptık. Karadeniz’de deniz turizmi bazı zorluklar nedeniyle istenen seviyede değil. Coğrafya ve iklim şartları buna etki ediyor. Ancak kruvaziyer turizmi Karadeniz’de gelişmeye başladı. Şu anda Soçi’den çıkan bir hat var. Bu gemi yaklaşık 1000-1500 yolcuyla Trabzon’a, Samsun’a, Sinop’a ve diğer limanlara gidiyor. Geminin içinde restoranlar, kültür alanları, eğlence alanları ve havuzlar var. Bunlar adeta yüzen oteller. Kastamonu’nun da bu turizm hattı içinde olabilecek bir potansiyeli var. Ancak bunun için yeterli altyapı henüz oluşturulmuş değil. Bu konuda çalışmalar yapılıyor. Burada paylaşmak istediğim iki önemli konu var. Birincisi Amasra’daki gelişmeler. Amasra’ya 2022 yılından bu yana, 115 bin turist geldi. Bu ciddi bir rakam. 2022’de başlamışlar ve 4 yıl geride kalmış. Bu gemiler Amasra’da mı kalıyor? Hayır. Amasra’da demir atıyorlar ve turistler oradan Safranbolu’ya geliyor. Şimdi biz sürekli ‘Safranbolu’dan daha büyüğüz ama Safranbolu kadar turist alamıyoruz’ demiyor muyuz? Safranbolu turisti nasıl alıyor? Birincisi kruvaziyer turizmi sayesinde, ikincisi de UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer aldığı ve Japon turistlerin güzergâhında bulunduğu için. Aynı durum Göreme için de geçerli. Eğer biz bu konuda bir hamle yapamazsak ve gözümüzün önünden bu gemiler gelip gitmeye devam ederse, turizmden söz etmememiz gerekir. Turizmin bütün unsurlarını kullanmamız lazım. Yaptığımız çalışmalarda İnebolu Limanı’nın, Mısır’da milyonlarca turist ağırlayan İskenderiye Limanı’ndan geri kalmadığını gördük. Ayrıca İnebolu Gümrük Müdürümüz, Eti Bakır Liman İşletme Müdürümüz ve Sahil Güvenlik Komutanlığımız ile görüşmeler gerçekleştirdik. Bu görüşmeler sonucunda İnebolu Limanı’nın Sinop Limanı’ndan daha iyi durumda olduğunu öğrendik. Elimizde bu kadar veri varken nasıl kayıtsız kalabiliriz? Bu işi yapan firmaları ve gemi sahiplerini önümüzdeki 10 gün içerisinde Kastamonu’ya getirmeyi hedefliyoruz. Kendilerine Kastamonu’yu gezdireceğiz ve burada neler yapılabileceğini konuşacağız” dedi.
‘Benim Hayalim Heyamola Festivali’ne Bir Kruvaziyer Gemisi Getirmek’
Her yıl ilimizin İnebolu ilçesinde düzenlenen, Milli Mücadele dönemindeki kahraman denizcilerin anısı için düzenlenen Heyamola Festivali için kruvaziyer gemisi hayalini paylaşan Seven, “Bunun için özel izin gerekiyor çünkü limanımız yük limanı statüsünde. Ancak bu izin alınabiliyor, zor bir süreç değil. Kastamonu irade ortaya koyduğu takdirde bu mümkün. Bu fikri ilk ortaya attığımızda bize ‘Hayal mi görüyorsunuz?’ dediler. Peki neden hayal görelim? Yüz yıl önce 750 ton cephaneyi teknelerle karaya ulaştıran İnebolulular ve Kastamonulular neden hayal kursun? Cephane getirirken gelen gemi, turist getirirken neden gelmesin? Benim amacım bu gemiyi getirmek. Sonrasını sürdürecek olan ise yine Kastamonulular olacak. Çünkü turistler karaya indikten sonra İnebolu’da bir saatten fazla vakit geçirme imkânına sahip değil. Her ilçemizin ayrı bir turizm potansiyeli var. İnebolu’da çok güzel fotoğraf alanları ve doğal güzellikler bulunuyor ancak bin ya da bin beş yüz turisti aynı anda ağırlayabilecek kapasite henüz yok. Bu nedenle turistleri otobüslerle Çatalzeytin’e, Abana’ya, Bozkurt’a, Kastamonu merkeze ve kanyonlara yönlendirebiliriz. Böylece sorun çözülür. Safranbolu ile Amasra arasındaki mesafe yaklaşık bir saat. İnebolu ile Kastamonu merkezi arasındaki süre de yaklaşık bir saat. Dolayısıyla bu modeli uygulayabiliriz. Bu konuya Ordu da talip olmuş. Limanları yetersiz denilmesine rağmen iki ayda liman düzenlemesi yapmışlar. Vali ve milletvekilleri sürece dahil olmuş. Ancak Trabzon’a yakın oldukları için gemiler orada uzun süre kalmak istemiyor. Sinop’un da artık kruvaziyer güzergâhlarından çıkmaya başladığını öğrendik. Kastamonu’nun ise 170 kilometrelik sahili var ve yaz döneminde sahil bölgelerimiz hareketlilik bekliyor. Biz sahil bölgemizi canlandırmak istiyoruz. Önceliğimiz sahili hareketlendirmek, ikinci önceliğimiz ise gelen turistleri Kastamonu merkeze, kanyonlara ve kültürel alanlara yönlendirmek. Hazır olup olmadığımızdan çok, önce bu fırsatı yakalamamız gerekiyor. Eksiklerimizi süreç içerisinde tamamlayacağız. Çünkü bazen hazırlık süreci sonsuza kadar uzayabiliyor. Heyamola Festivali’nde belediye başkanımız çok sayıda sanatçı getiriyor. Belki yabancı sanatçılar da getirilebilir. Bu durum farklı ülkelerden turistlerin ilgisini artırabilir. Biz sadece Rus turistleri değil, Arap turistleri de, farklı ülkelerden ziyaretçileri de görmek istiyoruz. Odessa Ticaret Ataşesi ile de görüşmelerimiz oldu. İlk düşüncemiz Odessa ile İnebolu arasında bir turizm hattı oluşturmaktı ancak Ukrayna-Rusya savaşı nedeniyle bunu şu an gerçekleştiremiyoruz. Yine de altyapısını hazırlamak zorundayız. Ben Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürü olarak sadece izleyen tarafta olamam. Biz Antalya değiliz, Muğla değiliz. Henüz yolun başındayız ve çalışmak zorundayız. Bazen bana “Çamurlu ayakkabılarla geziyorsun” diyorlar. Evet, çünkü kanyonlarda yürümek zorundayım. Dağlara çıkıyorum, tepelere çıkıyorum. Ilgarini Mağarası’na yaptığımız bir ziyarette üç parmağım kırıldı. Ancak bu ziyaretler gerekliydi. İnşallah 2027 yılında Ilgarini Mağarası’nın ışıklandırma çalışmalarını tamamlayacağız. Eğer teleferik ya da telesiyej projesini de gerçekleştirebilirsek Pınarbaşı çok önemli bir aşama kaydetmiş olacak. Ancak sadece Pınarbaşı’nı ya da sadece Azdavay’ı düşünemeyiz. Bütün ilçelerimizin bu gelişimden pay alması gerekiyor. İlçeleri hareketlendirebilirsek Kastamonu da hareketlenecektir” dedi.
‘Turistleri Burada Tutamıyoruz’
Turistlerin Kastamonu’yu durak olarak gördüğünü belirten Seven, “Kastamonu’ya çok sayıda turist geliyor ancak gelen turistleri burada tutamıyoruz. Çoğu turist Kastamonu’ya uğrayıp, Sinop’a veya Safranbolu’ya geçiyor. Kastamonu’yu bir saatlik ya da bir gecelik durak olarak görüyorlar. Bu algıyı değiştirmemiz gerekiyor. Turist geliyor ama kalmıyor. Bizim temel sorunumuz bu. Çalışmalarımız bu doğrultuda devam ediyor. Kruvaziyer turizmi açısından Kastamonu, Karadeniz’in en uygun noktalarından biri. Bu konuya hep birlikte sahip çıkmamız gerekiyor. Gerekli altyapı çalışmalarını ve ön görüşmeleri tamamladık. Ağustos ayı sonuna kadar ilk gemiyi getirmeyi hedefliyoruz. Ancak bu yalnızca benim inisiyatifimle olacak bir iş değil. Ordu’da bu görüşmeleri vali ve milletvekilleri yürütüyor. Kastamonu’da da daha üst düzey bir sahiplenme gerekiyor. Ben müdür olarak görevimi yaptım. Bilgi notlarımız hazır, ön görüşmelerimiz tamamlandı. Şimdi İl Genel Meclisimizin ve ilgili kurumların bu konuda irade ortaya koymasını bekliyorum. İnşallah bunu da başaracağız. Konaklarımız var. Bazıları eski, bazıları yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya ama konaklarımız çok kıymetli. Konakların kurtuluşu, şehir otelciliğinin konak otelciliğine geçmesiyle gerçekleşecektir. Biz ortaya ürün koyacaksak, pazarlayacaksak eğer bundan sonuç almamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
Son olarak Seven, ilimize ait olan 20 bin adet salnamenin bu yıl çevrilmesinin zorunlu olduğunu belirterek, “Bununla ilgili bir komisyon belirledik ve maliyetini çıkardık. Yaklaşık 1 milyon TL maliyet görünüyor. Dijital baskılarının yapılmasını istiyoruz. Çünkü doğrudan bizim kültürümüzle alakalı ve erişimi kolay olmalı. Dolayısıyla sponsora da ihtiyacımız var. 20 bin salnameyi çevirmemiz lazım ve kültürümüze, geleneğimize ışık tutmamız gerekiyor” dedi.
Toplantıda ilk olarak, Kastamonu köylerinde orman emvali ve Enerjisa tarafından yürütülen altyapı çalışmalarının kaymakamlık izni alınmadan yapılması nedeniyle köy yollarında meydana gelen tahribatlara ilişkin 06.05.2026 tarihli yazılı önerge görüşüldü. Hukuk İşleri Komisyonu tarafından hazırlanan rapor meclis üyelerinin değerlendirmesine sunuldu. Önergede, çalışmaların izin alınarak yürütülmesi ve oluşan zararların ilgili kurumlarca giderilmesi gerektiği vurgulandı.
Bir diğer gündem maddesinde ise ilde tarım ve hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliğinin sağlanması, üretim verimliliğinin artırılması ve üreticilerin ekonomik olarak güçlendirilmesine yönelik hazırlanan önerge ele alındı. Tarım, Orman ve Hayvancılık Komisyonu raporunda; küçük ve orta ölçekli üreticilerin desteklenmesi, modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, yem maliyetlerinin düşürülmesine yönelik çalışmalar yapılması, veterinerlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve kooperatifleşmenin artırılması gibi başlıklara dikkat çekildi.
Toplantıda ayrıca İl Özel İdaresine ait bazı taşınmazlarla ilgili teklifler de görüşüldü. Buna göre, Beyçelebi Mahallesi’nde belediyeye tahsisli 6 bin 911,73 metrekarelik arsa üzerinde bulunan çay evi ve müştemilatların tahsis süresinin sona ermesi nedeniyle alanın geleceğine ilişkin değerlendirme yapıldı. Öte yandan, merkez ilçe ve Kuzeykent Mahallesi başta olmak üzere farklı bölgelerde bulunan arsa ve tarla vasfındaki bazı taşınmazların satışıyla ilgili İl Özel İdaresi’nin teklifleri de meclis gündeminde yer aldı. Toplantıda son olarak sözlü ve yazılı önergeler görüşülerek oturum tamamlandı.