Mecliste Net Açıklama!

Belediye Meclisi Ocak ayı 2'nci toplantısı Belediye Başkanı Hasan Baltacı başkanlığında gerçekleşti.

Belediye Meclisi Ocak ayı 2’nci toplantısı Belediye Başkanı Hasan Baltacı başkanlığında gerçekleşti.

Toplantıda ana isale hattında meydana gelen arızaya değinen Başkan Baltacı; “Pazar günü ana isale hattımızda arıza meydana geldi. Ekiplerimiz hemen arızaya müdahale ettiler. Yaklaşık 16 saat sonra arızayı giderdiler ve su verilmeye başlandı. Fakat ana isale hattı arızalandığı için birçok mahallede yaklaşık 48 saattir su kesintileri yaşadık. Bu su kesintileri üzerinden belediyemizi alan bazı açıklamalar oldu. Kastamonulular bizi göreve getirdi. Bu emanet bize teslimdir. Bu şehirde belediyeden kaynaklanabilecek herhangi bir sorunda günahı, vebali bana aittir. Bununla yüzleşmekten hiçbir zaman çekinmedim, hiçbir zamanda çekinmem. Fakat bugün Belediye Meclisi’nde olup, halka karşı sorumluluğu olan, burada sözünü söylemeyip, bu arızayı istismar edenlere karşı burada olduğumuzu bildirmek isterim. Birisinin bir sözü varsa, belediyemize ilişkin eksik, doğru, fazla, çıkın halkın karşısına neyse onu söyleyin diye buradayım. Benim yüzüme karşı söyleyin diye buradayım. Bizim yaptığımız işi severek, heyecanla, inanarak, bu memleketin hakkı olduğunu bilerek ama asla lütuf ederek değil, hakkı olduğunu bilerek görev yapmaya çalışan insanlarıyız. Elbette arızalar olacak, elbette ki bazı eksiklikler olacak, bunlarında üzerine gidip, çözmek boynumuzun borcu. Burada konuşmak yerine sosyal medyada bir su arızasını istismar edenleri görüyorum. Bir arızayı düğün, bayram edercesine kutlayanları gördüm. Bir her türlü arıza ile mücadele ederiz. Fakat asıl sorun arıza değil, bazıların arsızlığı: Mesele arsızlıkla nasıl mücadele edeceğiz odur. Arsızlığa da asla izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Eleştirilere yönelik konuşan Belediye Başkanı Hasan Baltacı; “Vatandaşımızın, yurttaşımızın Kastamonu’ya ilişkin eleştirilerini ve sitemlerini anlıyoruz. Bunların hepsini başımızın tacı yapıyoruz. Çünkü millet, herkesten ve her şeyden büyüktür. Biz de bu anlayışla hizmet etmeye devam edeceğiz. Eleştiren, sitem eden; hatta zaman zaman bizi arayıp öfkesini dile getiren hiçbir vatandaşımıza karşı en ufak bir kızgınlığımız ya da kırgınlığımız olmamıştır. Elbette vatandaş, bir görevi bize teslim ettiyse, bu görevden kaynaklı yaşadığı sorunlarla ilgili olarak sitemini ve eleştirisini de bize iletecektir. ‘Beni görmediniz’ dediniz ya arkadaşlar; benim oradaki fotoğraflarım var mı bilmiyorum, varsa gösterebilirsiniz. Ancak biz, ‘Şuraya gidelim, bir sorun var, fotoğraf çektirelim, yöneticinin gözüne bakalım’ anlayışıyla siyaset yapan bir anlayışa sahip değiliz” dedi.  

‘İsale Hattının Patlaması Gibi Öngörülemez Bir Kaza’

Belediye Meclisi CHP Grup Başkanvekili Serkan Mütevelli, “Teşekkür ederim Sayın Başkanım. Burada, ilçe başkanımız Ahmet Bey’in yaptığı açıklamalara yönelik eleştirilere cevap vermek istiyorum.Bizim anlatmaya çalıştığımız temel husus şudur: Doğalgaz arızası olarak ifade ettiğiniz durum ile öngörülebilir bir olay arasında ciddi bir fark vardır. Yerin yaklaşık 5 metre altında, barajdan gelen ana isale hattının patlaması sonucu yaşanan bir kazayla, taşımalı doğalgaz hizmeti verdiğinizi iddia ettiğiniz bölgelerde yaşanan aksaklıklar aynı şey değildir. Bu noktada şunu sormak istiyorum: Ana isale hattının patlaması gibi öngörülemez bir kaza ile, kaza ya da başka bir aksama sonucu doğalgazın kesilmesi arasında nasıl bir bağlantı kuruyorsunuz? Açıkçası bunu merak ediyorum. Birincisi gerçekten öngörülemez bir durumdur; toprağın 5 metre altında bulunan ana borunun patlaması sonucu meydana gelmiş bir kazadır. Diğeri ise öngörülebilir bir durumdur. Çünkü kar yağacağı bellidir. Nitekim kar yağacağı bilindiği için bugün okullar tatil edilmektedir. Hava koşulları ortadayken, bu durumun sorumluluğu nasıl alınmaz ve hâlâ iki farklı olayı aynıymış gibi, benzer durumlar varmış gibi kamuoyuna aktarırsınız? Ben bunu anlamıyorum. Teşekkür ederim” ifadelerine yer verdi.

‘Öngörülebilen Meselelerle Öngörülemeyen Meseleler Arasında Net Bir Ayrım Yapmak Gerekir’

Açıklamalarına devam eden, Belediye Başkanı Hasan Baltacı, “Kar, buz ve don gibi durumlar öngörülebilir olaylardır. Meteoroloji diye bir kurum vardır. Bu kurum hem ilgili kurumları hem de toplumu önceden bilgilendirir ve gerekli önlemlerin alınmasını ister. Şimdi, taşımalı sistemle doğalgaz ulaştırılan ilçelerde, kış aylarında bu sistemde bir arıza yaşanıyorsa, buna yönelik önlemlerin önceden alınması gerekir. Ancak ana isale hattının patlamasıyla ortaya çıkan bir sorun öngörülebilir bir durum değildir, arkadaşlar. Dolayısıyla öngörülebilen meselelerle öngörülemeyen meseleler arasında net bir ayrım yapmak gerekir” diye konuştu.  

‘Bu süreci Halka Açık Ve Şeffaf Bir İletişimle Yönettik’

Su sorunu hakkında bilgilendirme yapan CHP Belediye Meclis Üyesi Alican Yılmaz, şunları söyledi; “Geçtiğimiz hafta sonu Karaçomak Barajı’ndan gelen ana isale hattında meydana gelen arıza ve bu arızadan kaynaklı yaşanan su kesintileriyle ilgili sizleri bilgilendirmek istiyorum. 3 Ocak Cumartesi’yi 4 Ocak Pazar’a bağlayan gece, içme suyu arıtma tesisimizde görevli nöbetçi ekiplerimizin yaptığı rutin kontroller sırasında, saat 00.15’te Karaçomak Barajı’ndan tesisimize gelen saniyede 350 litre olan su miktarının ani şekilde düşmesi üzerine sistem alarm vermiştir. Yapılan ilk incelemede, gelen su miktarının saniyede 160 litre seviyelerine kadar gerilediği tespit edilmiştir. Bunun üzerine KASMİP ekiplerimiz derhal Karaçomak Barajı’na intikal etmiştir. Öncelikle barajın üst kısmında bulunan yüzer dubalar ve sistemdeki pompalar kontrol edilmiş, herhangi bir arızaya rastlanmamıştır. Ardından dip savak vanaları incelenirken, gece saat 00.35’te 153 Çözüm Merkezimize Saraçlar Mahallesi Kaleli Sitesi önünden yolda aşırı miktarda su çıktığı yönünde bir ihbar ulaşmıştır. İhbarın hemen ardından içme suyu ekiplerimiz olay yerine gitmiş ve saat 01.00 itibarıyla Karaçomak Barajı isale hattında ciddi bir patlama meydana geldiği netleşmiştir.Gerekli güvenlik ve bilgilendirme süreçleri derhal işletilmiş, baraj çıkışları kapatılarak daha büyük bir riskin önüne geçilmiştir. Saat 01.15’ten itibaren ekiplerimiz, zorlu kış koşullarına rağmen çevre güvenliğini sağlayarak arızaya müdahaleye başlamıştır. Yine gece saat 01.58’de, 59 bin 46 hemşerimize arıza ve su kesintisiyle ilgili bilgilendirme yapılmıştır.Arızanın, 6,5 kilometre uzunluğunda ve 700 mm çapında çelik bir isale hattında meydana gelmiş olması nedeniyle hat boşaltma işlemi başlatılmış ve yaklaşık 3 bin 500 ton su kontrollü bir şekilde tahliye edilmiştir. Yoğun ve aralıksız çalışmalar sonucunda, 5 metre derinlikte bulunan boruya saat 10.20’de ulaşılmış; arızanın niteliği tespit edilerek en hızlı ve sağlıklı onarım süreci başlatılmıştır.Gerekli malzemelerin temin edilmesiyle birlikte saat 10.01’de tamirat çalışmalarına başlanmış, saat 18.08 itibarıyla çelik borunun onarım işlemi tamamlanmıştır. Onarımın ardından akşam saat 19.43’te içme suyu arıtma tesisimize yeniden su verilmiş; arıtma süreçleri ve depo dolumlarının tamamlanmasıyla birlikte saat 23.10 itibarıyla şehir şebekesine tekrar su sağlanmıştır.Açıkça ifade etmek isterim ki, yıllardır yatırım yapılmayan ve kaderine terk edilen bir altyapıya rağmen, belediyemiz ve KASMİP ekipleri 24 saat dolmadan hatta yeniden su vermeyi başarmıştır. Bu, algıyla değil emekle; mazeretle değil dayanışmayla yönetmenin bir sonucudur.Bu süreçte başta KASMİP Müdürlüğümüz olmak üzere gecesini gündüzüne katan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve sabırla, sağduyuyla hareket eden tüm Kastamonululara yürekten teşekkür ediyorum. Devamında, 5 Ocak Pazartesi gecesi itibarıyla tüm isale hatlarımız, pompalarımız ve depolarımız detaylı bir şekilde kontrol edilmiştir. Şu an itibarıyla hatlarımızda, pompa sistemlerimizde ve depolarımızda herhangi bir teknik sorun bulunmamaktadır. Ancak barajdaki su seviyesinin düşüklüğü nedeniyle depoların dolması ve suyun sağlıklı şekilde her haneye ulaşması belirli bir zaman almaktadır.Bu süreci de kamucu bir anlayışla yönettik. Alternatif çözüm olarak; hidrofor sistemi bulunan binalara, Devlet Hastanemize, talepte bulunan tüm resmi kurumlara, okullarımıza ve Jandarma Komutanlığına toplam 105 ton kapasiteli 9 tankerle kesintisiz su desteği sağlanmıştır. Bu destek, şehir genelinde tüm abonelerimize su ulaşana kadar devam edecektir.Ayrıca süreç içerisinde yaşanan elektrik kesintilerinin, depolardaki su seviyelerini olumsuz etkilediğini de belirtmek gerekir. Son kesinti dün gece saatlerinde yaşanmış ve maalesef bazı depolardaki su seviyesini yarıya kadar düşürmüştür. Ancak teknik ekiplerimiz hızlı bir şekilde müdahale ederek daha büyük bir mağduriyetin önüne geçmiştir.Öte yandan Çözüm Merkezimiz bu kriz boyunca 12 personelle aralıksız çalışmış ve toplam 13 bin 399 çağrı almıştır. Bu çağrıların 10 bin 390’ına anında yanıt verilmiş, 2 bin 272’sine ise geri dönüş sağlanmıştır. Toplam geri dönüş oranımız yüzde 94’tür. Yani bu süreci kapalı kapılar ardında değil, halka açık ve şeffaf bir iletişimle yönettik.Bugün itibarıyla şehrimizdeki her eve içme suyunu ulaştırabilmek amacıyla bu akşam saat 23.00 ile yarın sabah 07.00 arasında, bazı bölgelerde depoları doldurmaya yönelik planlı ve geçici bir kesinti uygulanacaktır. Bu kesinti; Kırkçeşme, Aktekke, Mehmet Akif Ersoy Mahallelerinin üst kısımları ile Esentepe, Yavuz Selim, Atabey, Gazi Akmescit, Kışlalar, İsmail Bey, İsfendiyar, Topçuoğlu ve Cebrail Mahallelerini kapsayacaktır. Tekrar ediyorum, kesinti gece 23.00 ile 07.00 saatleri arasında uygulanacak, sabah saat 07.00 itibarıyla tüm evlerden suyun akması sağlanacaktır.Sonuç olarak şunu çok net ifade etmek istiyorum: Bu şehirde krizden siyaset devşirmeye çalışan küçük bir azınlık olabilir. Ancak Kastamonu’nun tamamı, bu süreçte dayanışmayı, emeği ve sorumluluk duygusunu büyütmüştür. Biz de her zaman olduğu gibi lafla değil, işle konuşmaya devam edeceğiz.Hedefimiz, bizden önceki yönetimlerin cesaret dahi edemediği 60 yıllık altyapıyı değiştirmektir. Bu kapsamda 95 kilometre içme suyu hattı ve 21 kilometre kanalizasyon hattını kapsayan, bütçesi 1 milyar 200 milyon liranın üzerindeki projemizde en kısa sürede ilk kazmayı vuracağız” dedi.

‘Kastamonu Halkı Kararını Verecektir’

AK Parti Meclis Üyesi Cengiz Zengin; “Öncelikle yaşanan malum durumdan dolayı emekçi arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. KASMİP Müdürümüzü iki defa aramama rağmen kendisine telefonda ulaşamadım, bunu da özellikle belirtmek istiyorum. Yoğunluktan kaynaklı olduğunu düşünüyorum, buna da halisane yaklaşıyorum. Ancak burada bir aksaklık, bir eksiklik olduğunu da ifade etmek zorundayım.Özür dileriz denilmesi gereken bir yerde, hâlâ sosyal medyada “bizi eleştiriyorsunuz, niye yorum yapıyorsunuz” gibi bir yaklaşımla karşı karşıyayız. Sayın Başkan, biz muhalefet partisi olarak bunları yazmayacak mıyız, söylemeyecek miyiz? Elbette söyleyeceğiz. Bunu bir kenara koyuyorum. Biz yıllardır, 25 yıldır hep şunu duyduk: “Ülkeye şunu kazandırdık, bunu kazandırdık, yollar yaptık, İHA’lar, SİHA’lar yaptık.” Siz değil miydiniz, “Bunu yaptıysanız kendi paranızla mı yaptınız?” diyerek bizi en acımasız şekilde eleştiren? Başkanım, bu eleştirileri yapan siz değil miydiniz? Dolayısıyla biz de sizi eleştireceğiz, tabii ki söyleyeceğiz. Ben o gün KASKİN Müdürünüzü bir belediye meclis üyesi olarak iki defa aradım. Telefonuma bakmadı ve geri dönüş de yapmadı. Ben bu aramayı Cengiz Zengin olarak değil, belediye meclis üyesi sıfatıyla yaptım. Eleştirmenin en doğal hakkımız olduğunu düşünüyorum. Tabii ki eleştireceğiz. Siz de açıklamanızı yaptınız. Kastamonu halkı kararını verecektir” dedi.

AK Parti Meclis Üyesi Mehmet Naci Terzi; "Başkanım, burada size ve ekibinize yönelik bir eleştirim var. Aşağı yukarı iki senedir Kastamonu Belediyesi’ni sizler yönetiyorsunuz. Önceki dönem belediye başkanı zamanında çıkarılmış olan, bildiğim kadarıyla yaklaşık 25 milyon avro civarında bir Avrupa Birliği fonu bulunuyor. Bu fon kapsamında altyapı çalışmalarının başlaması gerekiyordu. Şu ana kadar bu çalışmaların başlamamasının, gecikmesinin sebebi nedir? Az önce 35 yıllık, 60 yıllık gibi farklı tarihler telaffuz edildi. Zaten altyapının eski olduğu ortada. Bugün burası tamir edilir, yarın başka bir yer patlayabilir. Eğer bu altyapı 35–40 yıllıksa, yarın başka bir noktada da sorun yaşanması kaçınılmazdır. Bunun artık bir mazereti kalmamıştır. Bir şeyin eski olması, sorunun sürekli ertelenmesini gerektirmez. Bugün buradan patlar, yarın başka yerden patlar. Neticede buranın yenilenmesi, revize edilmesi gerekiyor. Bunun tahammülü kalmamıştır. Peki, iki yıldır bu çalışmalara başlanmamasının sebebi nedir? Madem parası çıkarıldı, ödeneği çıkarıldı, ödeneği geldi, parası geldi; bu projeye başlanmış olsaydı, en azından ana arterlerden başlanabilirdi. Şehir içinin tamamından değil, ana arterlerden başlanmış olsaydı, Kastamonu’nun büyük bir kısmı değil, sorun yaşansa bile daha küçük bir kısmı bundan etkilenirdi. Benim eleştirim bu yöndedir” ifadelerine yer verdi.

‘Bu Durum Bir Doğal Afettir’

CHP Belediye Meclis Üyesi Tufan Seyidoğlu; “Belki halkımıza istemeden, elimizde olmayan nedenlerle sıkıntı yaşatmış olabiliriz. Ancak yaşanan bu durum bir doğal afettir. Deprem, sel, heyelan, fırtına, çığ ve don gibi olaylar Allah’tan gelen durumlardır. Şunu da özellikle belirtmek istiyorum: Cumartesi sabaha karşı benim dizel aracım bile dondu. Bölgede ciddi bir don olayı yaşandı. Pazar günü de bunun devam etme ihtimali vardı; elbette bunu kesin olarak kimse bilemez. Ancak don olayının bazı bölgelerde eksi 22 dereceyi gördüğü tespit edilmiştir. Özellikle Levent tarafında sıcaklık eksi 22 dereceye kadar düşmüştür. Bu koşullar altında çelik borular, eskimeye bağlı olarak ya da aşırı don nedeniyle çatlamış olabilir. Bunlar bizim tamamen kontrolümüzde olan durumlar değildir. Eğer elimizde olmayan bu sebeplerden dolayı halkımıza bir sıkıntı yaşattıysak, tüm hemşehrilerimizden helallik istiyoruz. Ancak şunu da özellikle vurgulamak isterim ki, arızanın giderilmesi için 18 saat boyunca yemeden, içmeden, uyumadan çalışan başta Sayın Belediye Başkanımız Hasan Baltacı’ya, başkan yardımcılarımıza, Alican Yılmaz’a, Eda Başkanımıza, KASMİP Müdürümüze ve tüm belediye personeline sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Biz özür dilemesini bilen bir örgütüz. Erdemli insanlarız. Keşke diyorum; açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilen emekli, asgari ücretli ve çalışanları bu düzene mahkûm eden iktidar partisi de çıkıp özür dilemeyi bilseydi” dedi.

'Kırık Barajı, 2026 Yılına Gelindiği Hâlde Hâlâ Bitmemiş Durumda

AK Parti Meclis Üyesi Mehmet Naci Terzi’ye cevap veren, Belediye Başkanı Hasan Baltacı; “Birincisi, bu bir Avrupa Birliği projesi değil. Dünya Bankası’nın, tüm Türkiye’de afet bölgelerine sağlamış olduğu bir kredi var arkadaşlar. Toplam 17 il bu kapsamda yer alıyor. Bunu daha önce de açıklamıştım. 2021 yılında İzmir depremi olduktan sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi altyapı projesi için finansman, bir kaynak arıyor ve bir proje çiziyor. Bu projeyle Dünya Bankası’na gidiyorlar ve bu proje için kaynak talep ediyorlar. Dünya Bankası da “hay hay” diyor, projeyi onaylıyor; ancak şunu söylüyor: “Sadece İzmir Belediyesi olursa biz buna kaynak veremeyiz.” Çünkü sonuçta dış kaynaklar Cumhurbaşkanı’nın onayına tabidir. Daha sonra Kastamonu gibi yerlerde sert felaketler, doğal afetler, yangınlar yaşanıyor ve bu bölgeler afet bölgesi ilan ediliyor. Bunun üzerine deniliyor ki, “Biz bu projenin kapsamını genişletelim, 17 ile teklif edelim. Böylece İzmir de bu projeden yararlanabilsin.” Dolayısıyla bu, Kastamonu Belediyesi’nin ürettiği ve ortaya koyduğu bir proje değil; Dünya Bankası’nın teklif ettiği bir proje. Sağ olsunlar. Geçmiş dönemi eleştirirken hakkını teslim etmemiz lazım. Sağ olsunlar, bu projeyi kabul etmişler ve “Tamam, biz bu 25 milyon avro ile altyapı çalışması yapalım” demişler. Peki neden uzadı? Birincisi, Dünya Bankası’nın ihale süreçleri uzun olduğu için. İkincisi, yapılan proje dört kez revizyona uğradığı için. Dört kez revize etmek zorunda kaldık. İhale süreçleri bitti, sözleşme imzalandı. İmzalanmış olmasına rağmen şu anda yeniden beşinci bir revizyonla uğraşıyoruz. Proje sağlıklı çizilmemiş. Ayrıca o projede Kastamonu’nun ana isale hattı hiç yok arkadaşlar. Proje bu bakımdan zaten eksik. Ana isale hattı yok; iletim hatları ve abone hatları var. Dolayısıyla “Bu öngörülüyordu da niye yapmadınız?” deniliyor. Kardeşim, biz 21 aydır görevdeyiz. Yıllarca burayı yönetenler var. Ya bunu öngörmüşler ama kaynak bulamamışlar ya da öngörememişler. Şimdi 21 ayda belediyeye “Bunu niye öngörmediniz?” demek doğru değil. Bugün başlasak bile bu iş yıllarımızı alır zaten. Dolayısıyla o proje başladı ve yürüyecek. Ama o projenin içerisinde ana isale hattı yok. Onu da yapacağız. Ana isale hattını niye koymamışlar arkadaşlar? Bunu da anlayışla karşılıyorum. Aslında doğru da yapmışlar. O projeyi çizen arkadaşlar, emeklerine sağlık, teşekkür ediyorum. O projeyi çizenler Kırık Barajı’nın biteceğini öngörmüşler. Kırık Barajı’ndan yeni bir isale hattı yapılacağı için, “Bu Dünya Bankası kredisiyle ekstra bir isale hattı yapmayalım” demişler. Ancak 2020 yılında bitmesi gereken Kırık Barajı, 2026 yılına gelindiği hâlde hâlâ bitmemiş durumda” diye konuştu.

‘Kimin Haklı Olduğuna Vicdanınızla Karar Verin’

Belediye Başkanı Hasan Baltacı; "Yaşanan su arızası sürecinde belediyemiz, hiçbir aşamayı eksik ya da yanlış yönetmemiştir. İsale hattının tamamen boşalması nedeniyle, 65 bin aboneye sahip bir şehre yeniden su vermek kolay bir süreç değildir arkadaşlar. Bu akşam bazı bölgelerde planlı kesintiler yaparak, özellikle Mehmet Akif Ersoy ve Kuzeykent mahallelerinde su alamayan depoları dolduracağız. Bu süreçte tankerlerimiz sürekli hareket hâlindedir. Hidroforu ve deposu bulunan sitelere gece saat 23.00’e kadar su ulaştıracağız. Saat 23.00’ten sonra ise hem tankerlerimiz hem de isale hattı üzerinden özellikle Mehmet Akif Ersoy ve Kuzeykent’teki depoları doldurarak, yarına daha az sıkıntılı bir şekilde uyanmayı hedefliyoruz. Değerli arkadaşlar, Cuma günü burada bir tartışma yaşadık. Bu tartışma da yine Kastamonu’nun çıkarları üzerineydi. Biz yaklaşık 8–9 aydır su problemiyle mücadele ediyoruz. Üç adet su kuyusu açtık, ardından dört kuyu daha açılması için izinlerimizi aldık, yerlerini tespit ettik. Bunları da açarız. Ancak Kastamonu’nun önümüzdeki yaz susuzluk yaşamaması, hatta kuraklık olsa bile su sıkıntısı çekmemesi için Karaçomak Barajı’na bir an önce su takviyesi yapılması gerektiğini defalarca ifade ettik. Bu konuyla ilgili Devlet Su İşleri ile görüştük. Tüm iyi niyetli, diplomatik ve bürokratik girişimleri yaptık. Ancak sonuç alamadık. Bize yalnızca uyarılarda bulunuldu. Oysa barajla ilgili asıl görev ve sorumluluk Devlet Su İşleri’ndedir. Tarım ve Orman Bakanı, Kastamonu’nun hemşehrisidir. Eğer hemşehrimiz olmak yalnızca siyasi faaliyet yürütmek anlamına geliyorsa, bu eksiktir. Aynı zamanda Kastamonu’nun içme suyu sorununu da samimiyetle ve ciddiyetle ele alması gerekir. Biz Cuma günü bunu ağır bir dille eleştirdik. Bu eleştirileri yaptığımızda AK Parti Belediye Meclis Üyeleri Sayın Naci Bey ve Nükhet Hanım, ‘Devlet Su İşleri’ne hiç yazı yazdınız mı? Söz uçar, yazı kalır’ şeklinde ifadeler kullandılar. Ancak herkesin sözü uçmaz. Biz sözümüzün arkasındayız. Devlette her ilişki yalnızca yazıyla yürütülmez. Kurumlar kendi görev ve sorumluluklarını bilmek zorundadır. 1968 yılında çıkarılan bir kanunla, il belediyelerinin bulunduğu yerlerde baraj yapımı ve işletilmesi yetkisi Devlet Su İşleri’ne verilmiştir. Türkiye’de barajların ve iletim hatlarının yaklaşık yüzde 99’unu DSİ yapmıştır. Baraj seviyelerini kontrol etmek de onların görevidir. Biz buna rağmen, ortak projeler geliştirilebileceğini söyledik. Cuma günü sizlere 2016 yılında hazırlanmış bir acil eylem planı da göstermiştim. Bu planda, Karasu Deresi’nden ve Ilgaz’dan gelen suyun bir kısmının Karaçomak Deresi’ne aktarılmasıyla baraj seviyesinin yükseltilebileceği ifade ediliyordu. Bu projeyi hazırlayanların emeğine saygı duyuyorum. ‘Yazı yazsaydınız sizi haklı bulurduk’ denildi. O hâlde yazılara bakalım. Devlet Su İşleri’ne yazdığımız tüm yazıları çıkardık. 18 Haziran 2020 tarihinde DSİ’ye yazdığımız yazıda açıkça şunu söyledik: ‘Kastamonu Acil Eylem Planı kapsamında Karasu Çayı’ndan Karaçomak Barajı havzasına derivasyon hattının ivedilikle yapılması gerekmektedir.’ Bu yazıya uzun süre cevap verilmedi. 31 Aralık’ta bir yazı daha yazdık. O yazıya verilen cevap ise bugün, yani belediye meclisi toplantısından sadece saatler önce tarafımıza ulaştı. Adeta meclis öncesi malzeme hazırlanmış oldu. Gelen yazıda Kastamonu Belediyesi’ne; yeterli kaynak ayrılmadığı, açılan kuyuların bağlantılarının yapılmadığı, suyun verimli kullanılmadığı ve kayıp-kaçak oranlarının düşürülmediği yönünde eleştiriler yöneltiliyor. Oysa biz kayıp-kaçakla ilgili çalışmaları zaten yapıyoruz. DSİ’nin de kendi görevini yapması gerekiyor. Şimdi ‘Neden bir yıldır beklediniz?’ diyorsunuz ya… Size geçmişten bir örnek vereyim. Şubat 2014’te, o dönemde henüz seçilmemiş olan Belediye Başkanı Tahsin Babaş’ın bir açıklaması var. Karasu Deresi’nden Karaçomak Barajı’na su aktarımının kısa vadeli çözüm olduğu, orta vadede de yeni hat yapılması gerektiğini söylüyor. Yani bu sorun 2014’ten beri biliniyor. Demek ki biz yazıyı da yazmışız. O hâlde şimdi bu meclis sıralarından Kastamonu halkına şunu açıkça söyleyin: Bizi haklı buluyorsanız, Devlet Su İşleri’ni haksız buluyorsunuz demektir. Bu da Orman Genel Müdürlüğü’nü ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nı haksız bulmak anlamına gelir. Bunu bilerek, kimin haklı olduğuna vicdanınızla karar verin” ifadelerine yer verdi.

‘Üç Gündür Ciddiyetle Ele Alıp İşimizin Başındayız’

CHP Belediye Meclis Üyesi Eda Büyükdemirci Livan açıklamada bulunarak; “Şimdi Cengiz Bey’in konuşmalarını dinledim. Kendisi diyor ki, Kastamonu’da iki gündür, üç gündür süren bir sorun var ve “Çıkıp özür dileyeceğiniz yerde sosyal medya paylaşımlarımız üzerinden niye bizi eleştiriyorsunuz?” diyor. Bir kere şunu söyleyelim: Kendileri 20 küsur yıllık iktidarlarında toplumdan bir kere bile özür dilememiş bir siyasi geleneğin temsilcileridir. Az önce siz de konuşmanızda açık yüreklilikle bahsettiniz; üç gündür Kastamonu’da su arızasından kaynaklı bir problem var. “İzlediğiniz için teşekkür ederim, açık yüreklikle burada her şeye cevap vermeye hazırım” dediniz. Biz her zaman samimiyetle, açık yüreklikle, halka yalan söylemenin suç olduğu bilinciyle hareket eden bir siyasi anlayışa sahibiz. Ancak Cengiz Bey şöyle bir şey söyledi. Dedi ki: “KASKİ Müdürü’nü iki kere aradım, telefonumu açmadı.” Yani “size ulaşamıyoruz” demeye getirdi. Kendisi bir siyasi temsilcidir. Muhatapları buradadır; bu meclis salonu içerisindedir. Telefon numaralarımız da kendisinde mevcuttur. Aslında orada doğrudan araması gereken kişiler Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyasi temsilcileridir. Beni arayabilirdi. Başkan Yardımcımız Ali Can Bey’i arayabilirdi. Üç gündür bir krizin ortasında süreci yönetmeye çalışan bir müdürü arayıp “iki defa ulaşamadım” demeyi ben açıkçası çok vicdani bulmuyorum. Bir diğer konu; Cengiz Bey su krizinin yaşandığı gün sosyal medyasında bir paylaşım yapmış. Belli başlı sorular sormuş. Bizim anlatmak istediğimiz şey buydu aslında. Biz diyoruz ki, sosyal medyadan bizi eleştirin. Eleştirmeyeceksiniz diye bir şey yok. Ama bir açar mısınız sesi? Cengiz Bey’in eleştiri diye aslında milletle dalga geçtiği paylaşımı açar mısınız lütfen? Şimdi buna eleştiri diyorlar. Evet, bakın; milletle dalga geçilmiş. Su kesilmiş, düğün bayram edilmiş. Aynen öyle. Kendisi bir önceki paylaşımda iki defa “ciddiyet”ten bahsetmiş. “Ciddi olmalısınız, sorumluluklarınızı ciddiyetle ele almalısınız” demiş. Cengiz Bey’in Kastamonu’nun bir sorununu ciddiyetle ele alma biçimi bu. Dolayısıyla bu paylaşımı, bu ciddiyeti; Kastamonulular bir su sorunu yaşarken “başına da neler geldi” deyip halkın susuzluğuyla dalga geçen bu anlayışı Kastamonu’nun vicdanına teslim ediyorum. Bizler sorumluluk sahibiyiz. Kastamonu’nun yaşamış olduğu bir sorun varsa, üç gündür ciddiyetle ele alıp işimizin başındayız. Aynı ciddiyeti muhalefet temsilcisi meclis üyelerinden de bekliyorum” dedi.

Belediye Meclisi toplantısında söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Namlı, su kesintileri ve tasarruf uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, kesintilerden en fazla dar gelirli vatandaşların etkilendiğini söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Namlı, konuşmasında iki noktaya değinerek; “Başkanım, iki noktaya değinip bu akşamki konuşmamı bitireceğim. Tasarruf konusuna değindiniz; peki tasarruf neden ve vatandaş neye tasarruf etsin? Vatandaş tasarrufu zaten öğrendi. Bir bardak suyla abdest almayı, kişisel bakımını yapmayı öğrendi. Bu konuda bir sıkıntı yok. Tasarrufa alışılmışken, bu kesintilerin vatandaşa iyilik olacağını düşünüyorum. Eğer kesinti yapılacaksa, bunun bir program ve plan dâhilinde yapılması gerekir. Ne zaman ne olacağı önceden açıklanmalı. Bu sizin işiniz, planlamasını siz yaparsınız. Bu süreçte su kesintilerinden en az etkilenenler su deposu olanlardı. Su deposu olan sitelerin zaten iki-üç gün yetecek suları var. Asıl etkilenenler gariban vatandaşlar oldu. Çeşmelerin başında kavgalar yaşandı. Bu durum dengeli yönetilmedi. Asıl yapılması gereken, bu vatandaşlara yardım edilmesidir. İnşallah yapılmıştır. Yardımlar, su deposu olan sitelere değil, mahallelere ve gerçekten ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmalıdır. Zengin siteler bu süreci daha rahat atlattı. Garibanlar ise büyük sıkıntı yaşadı. Su parası alınmasa da olur; ben şahsen bin lira verip su aldım. Ama bunu alamayanlar var. Onlara ulaşılması gerekiyor. Bu işin uzun süreceği söylendiğinde bana da uyar dedim. Diğer arkadaşlara da ilettim. Ben alabiliyorum ama alamayanlar var. Keşke bu insanlar daha fazla mağdur edilmesin. Son olarak, konuyla doğrudan ilgisi yok ama Dilek İlke Başkan’a da kızdım. Geçtiğimiz günlerde, Özgür Özel’in Maduro olayıyla ilgili paylaşımını o da paylaşmıştı. Bugün düzeltmiş olabilir ama o paylaşım yanlıştı. Yanlış anlaşılmalara yol açtı. Bugün düzeltilmişse ne âlâ, bu nedenle fazla uzatmayacağım. Teşekkür ederim, hayırlı akşamlar” dedi.

Özel Haber

Bakmadan Geçme