Saadet Partisi Milletvekili Çalışkan Gündemi Değerlendirdi
Saadet Partisi İl Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıda Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.
Saadet Partisi İl Başkanlığı tarafından düzenlenen toplantıda Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu.
Programın açılışında konuşan Saadet Partisi İl Başkanı Kadir Yalçın, basının toplumdaki rolüne dikkat çekerek, “Yerel basınımızın çok kıymetli temsilcileri, bugün Kastamonu’muzda Saadet Partisi Hatay Milletvekilimiz Necmettin Çalışkan’ı misafir ediyoruz. İnşallah gün boyu çeşitli programlarımız olacak. İlk olarak siz değerli basın mensuplarımızla bir araya gelmek ve gerekli açıklamaları yapmak istedik. Biz dönem dönem Saadet Partisi Kastamonu teşkilatı olarak sizlerle bir araya geliyoruz. Gündemle ilgili ve Kastamonu’muza dair değerlendirmelerimizi paylaşıyoruz. Sizler de bunları gazetelerinizde, televizyonlarınızda ve internet haber kanallarınızda yayımlıyorsunuz. Bu konuda bir kez daha sizlere şükranlarımı sunuyorum. Basınımız bizim için çok kıymetli. Her zaman daha iyi koşullarda, daha özgür bir ortamda görev yapabilmeniz için desteklerimizi ifade ediyoruz. Basınımızın özgür olması ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi en büyük temennilerimizden biridir” diye konuştu.
‘Amacımız Halkımızla Bir Araya Gelmektir’
Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan ise konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı. Kastamonu ziyaretinin amacını açıklayan Çalışkan, “Bugün partimizin Türkiye genelinde başlattığı il taramaları programı çerçevesinde Kastamonu’dayız. Burada bulunma amacımız başta basın mensupları olmak üzere sivil toplum kuruluşları, teşkilat mensuplarımız, esnafımız ve halkımızla bir araya gelmek, onların sorunlarını dinlemek ve çözüm yollarını müzakere etmektir” dedi.
‘İran’la Tarihi Ve Kültürel Bağlarımız Bulunmaktadır’
Dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çalışkan, yaşanan gelişmelerin küresel ölçekte ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, “Bugün gerçekten dünya tarihine geçecek bir süreçten geçiyoruz. Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’ndan sonra kurulan uluslararası sistemlere rağmen yeni krizlerin ve savaşların yaşandığını görüyoruz. Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ne yazık ki bu sürecin en somut örneklerinden biridir. İran bizim komşumuzdur. İran’la tarihi ve kültürel bağlarımız bulunmaktadır. Ancak daha da önemlisi, Siyonist işgalci İsrail’in İran’dan sonra hedef olarak ülkemizi işaret ettiklerine dair açık ifadeler vardır. Bu açıdan yaşanan gelişmeler bizi doğrudan ilgilendirmektedir. Ne yazık ki böyle bir dönemde iktidarın gerekli hassasiyeti göstermediğini görüyoruz. Pek çok ülke bu savaşın bir parçası olmamak adına hava sahalarını kapatırken ve üs faaliyetlerini askıya alırken, ülkemizden bu konuda net bir duruş sergilenmemesi düşündürücüdür” dedi.
Ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çalışkan, mevcut durumun toplumun büyük kesimini olumsuz etkilediğini ifade ederek, “Bugün geldiğimiz noktada ülkemizin yarısından fazlası açlık sınırının altında bir gelirle yaşamaktadır. Yoksulluk sınırının altında yaşayanların oranı ise yüzde 85 seviyesindedir. Milyonlarca emekli 20 bin lira, asgari ücretli yaklaşık 28 bin lira maaş almaktadır” şeklinde konuştu.
‘Meclisin Asli Görevi Vatandaşın Sorunlarına Çözüm Üretmektir’
Toplumdaki ekonomik sıkıntılara dikkat çeken Çalışkan, “86 milyon nüfuslu bir ülkede 26 milyon icra ve haciz dosyasının bulunması, yaşanan ekonomik sıkıntının en açık göstergesidir. Ayrıca 5,5 milyon ‘ev genci’ dediğimiz, hayata küsmüş, gelecekten umudunu kesmiş bir genç kitlesi oluşmuş durumdadır. Bugün öyle bir tabloyla karşı karşıyayız ki, insanlar geleceğe dair umut beslemekte zorlanıyor. Beş yıl sonra daha iyi bir noktada olacağımıza dair bir beklenti dahi kalmamış durumda. Oysa ülkemiz sahip olduğu potansiyel itibarıyla çok daha iyi bir noktayı hak etmektedir. Meclisin asli görevi vatandaşın sorunlarına çözüm üretmektir. Ancak bugün çıkarılan kanunların büyük bir kısmının vatandaşın yarasına merhem olmaktan ziyade vergi, ceza ve yaptırımları artırmaya yönelik olduğunu görüyoruz. 2026 yılı için belirlenen 16 trilyon liralık bütçede en büyük gider kalemlerinden biri faizdir. Yaklaşık 3 trilyon lira faize ayrılmaktadır. Bu şu anlama geliyor; ülke olarak elde ettiğimiz gelirin önemli bir kısmını faize ödüyoruz ve buna rağmen borcumuz azalmıyor. Bugün 86 milyon insanın emeğiyle elde edilen gelir, ne yazık ki adil bir şekilde paylaşılmamaktadır. Kaynakların önemli bir kısmı israf, yolsuzluk ve faiz ödemelerine gitmektedir. Bu durum sürdürülebilir değildir. Biz Saadet Partisi olarak ülkemizin kaynaklarının adil şekilde dağıtıldığı, herkesin huzur ve refah içinde yaşadığı bir Türkiye hedefliyoruz. Ülkemiz sahip olduğu yeraltı ve yerüstü zenginlikleri, stratejik konumu ve genç nüfusuyla çok daha iyi bir noktada olmayı hak etmektedir. Saadet Partisi olarak hiçbir siyasi partiyle düşmanlığımız söz konusu değildir. Tüm siyasi partilere eşit mesafedeyiz. Amacımız, bu ülkenin değerlerini koruyarak milletimizin tamamıyla kucaklaşmak ve daha adil bir düzenin kurulmasına katkı sağlamaktır” dedi.
Program, basın mensuplarının sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.
