Türk Şiirinin Milli Sesi: Arif Nihat Asya

Türk tarihini ve kültürünü bir kuyumcu titizliğiyle ele alıp şiirleştiren, 'Bayrak Şairi' olarak hafızalara kazınan Arif Nihat Asya'nın vefatının üzerinden 51 yıl geçti.

Milli ve manevi duyarlılığı, şiirlerinde kurucu bir damar haline getiren Asya, "Bayrak", "Fetih Marşı", "Kalk Yiğidim", "Dua" ve "Naat" adlı eserleriyle Cumhuriyet dönemi Türk şiirinin milli seslerinden biri olarak kabul ediliyor.

Asıl adı Mehmet Arif olan şair, Tokatlı Ziver Efendi ile Tırnovalı Zehra Hanım'ın tek çocuğu olarak 1904'te Çatalca'nın İnceğiz köyünde dünyaya geldi.

Asya, Henüz 7 günlükken babasını veba hastalığından kaybetti. Usta şair, annesinin yeni bir evlilik yaparak Filistin'e gitmesi üzerine akrabalarının yanında büyüdü.

Birinci Dünya Savaşı yıllarında eğitim gördüğü "Gülşen-i Maarif Rüştiyesi"nde hakim olan milliyetçi atmosfer, onun şiire yönelmesinde etkili oldu. Eğitimini parasız yatılı olarak Bolu ve Kastamonu liselerinde sürdüren Asya'nın ilk şiirleri, hocası Enver Kemal Bey'in yönettiği "Gençlik" dergisinde yayımlandı.

Öğrenimine Darülmuallimin-i Aliye'nin (Yüksek Öğretmen Okulu) Edebiyat Bölümü'nde devam eden Asya'nın ilk şiir kitabı "Heykeltıraş", 1924'te öğrencilik yıllarında okurla buluştu.

Okul yıllarında Anadolu Ajansı ve İstanbul Postanesi'nde de çalışan şair, son sınıftayken Hatice Semiha Hanım'la evlendi. Bu evlilikten iki çocuğu dünyaya geldi.

Mezuniyetinin ardından Adana Lisesi ile kız ve erkek öğretmen okullarında 14 yıl edebiyat öğretmenliği ve idarecilik yapan Asya, bu dönemde Çukurova'nın kültürel ikliminden derin biçimde etkilendi.

Öğretmenlik yıllarında Üsküdar Mevlevihanesi'nin son şeyhi Ahmet Remzi Akyürek'le tanışan Asya, tasavvufi şiirler de kaleme aldı. Mevlevilik çilesinden geçerek Mevlevi şeyhi rütbesine erişti.

Askerlik görevi sırasında, Türklerin ata vatanına duyduğu özlemin bir tezahürü olarak "Asya" soyadını alan şair, 5 Ocak 1940'ta Adana'nın kurtuluşu dolayısıyla kaleme aldığı "Bayrak" şiiriyle geniş kitlelerce tanındı.

"Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü" mısrasıyla başlayan şiir, önce "Görüşler" dergisinde, ardından 1946'da yayımlanan "Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor" adlı kitabında yer aldı. Şiir, Asya'ya "Bayrak Şairi" unvanını kazandırdı.

İlk evliliğini sonlandıran Asya, kimya öğretmeni Servet Akdoğan'la ikinci evliliğini yaptı ve bu evlilikten bir kız, bir erkek çocuk sahibi oldu.

Adana milletvekilliği yapan Asya, siyasetin ardından yeniden öğretmenliğe döndü ve 1962'de emekli oldu. Emeklilik yıllarında çeşitli gazetelerde yazılar kaleme alan usta şair, 5 Ocak 1975'te Ankara Numune Hastanesi'nde hayatını kaybetti.

Şiirlerinde kahramanlık ve tarih duygusu, din, aşk, tabiat ve memleket sevgisini işleyen Asya, Türkçeyi yalnızca bir anlatım aracı değil, bir şuur durumu olarak ele aldı. Türk kültürü ve sanatının Türkçe vasıtasıyla vücut bulduğunu savunan şair, dile tarihi bir sorumluluk yükledi.

Tüm eserleri 1975-1977'de 12 kitaplık bir külliyat halinde basıldı
Arif Nihat Asya'nın daha önce yayımlanmamış yazılarıyla birlikte bütün eserleri 1975-1977 yıllarında 12 kitaplık bir külliyat halinde okuyucuya sunuldu.

Usta şairin kaleme aldığı şiir kitapları arasında "Heykeltıraş", "Yastığımın Rüyası", "Ayetler", "Bir Bayrak Rüzgar Bekliyor", "Kubbe-i Hadra", “Kökler ve Dallar", "Emzikler", "Dualar ve Aminler", "Aynalarda Kalan", "Rubaiyyat-ı Arif", "Kıbrıs Rubaileri", "Nisan", "Kova Burcu" ve "Avrupa'dan Rubailer" yer alıyor.

Düşünce ve deneme türündeki eserleri ise "Kanatlar ve Gagalar", "Enikli Kapı", "Terazi Kendini Tartamaz", "Tehdit Mektupları", "Onlar Bu Dilden Anlar", "Aramak ve Söyleyememek" ve "Kanatlarını Arayanlar"dan oluşuyor.

Türkiye'nin farklı bölgelerindeki okullara ismi verilen Arif Nihat Asya'nın şiirleri, aradan geçen yarım asra rağmen edebiyatçıların, siyasetçilerin ve kanaat önderlerinin konuşmalarında bugün de varlığını sürdürüyor.

AA

Bakmadan Geçme