Misafir

Çok Temkinli Olmak

Misafir

Bu yazıda insanın tedbiri ve temkini aşırıya kaçırdığında neler olur ve bu durum insan için iyi midir, ona bakacağız.

İnsan olarak hepimiz akıl ve düşünce unsuruna sahibiz. Bu sayede olaylar yaşanmadan önce onlarla ilgili fikirler üretebiliyoruz. Aynı zamanda bu fikirleri üretirken hayat tecrübemizi de devreye sokuyoruz.

"5 yaşındaki bir çocuğun karar alma mekanizmasını nasıl hayat tecrübesi etkileyebilir ki o çocuğun ne tecrübesi var?" dememek gerekir. Zira herkes kendi yaşamı boyunca edindiği çeşitli bilgileri farklı kombinasyonlarla düşünme, fikir üretme ve karar alma anlarında kullanır. Üstelik bu tecrübeleri edinmek için birebir deneyimlemiş olmak gerekli değildir. Bazen yakın arkadaşınızın yaşadığı bir olay, bazen dedenizden gelen bir hatıra, bazen kulaktan kulağa yayılan rivayetler bizlerin zihninde ister istemez etki oluşturan unsurlardır. Bu yüzden hayatımızı da etkilemekten kaçınmazlar. Kimi zaman bizden tavsiye isteyen bir kimseye memnuniyetle öğüt vermemiz de bu tecrübelerimizin mahsulüdür. Bizim yaşadığımız bir acı artık başkasının acı yaşamasını engellemekten başka işe yaramaz.

Peki şimdi geldik bizim konumuz tedbir ve temkin mevzusuna. İşte bahsettiğim bu hayat tecrübelerimiz doğrultusunda biz sadece insanlara tavsiye vermekle sınırlı kalmaz, kendimiz için de bir rota belirleriz. Bizim için sakıncalı olduğunu düşündüğümüz şeyler bu rotanın uğrak noktaları değildir. Her yıl biraz daha tecrübe biriktirildiğinde önceki yılların tecrübelerine revizeler yapılır ve önceden tedbir aldığımız kimi konular artık o tedbirlerden muaf tutulur. Ancak bu tedbirlerin fazlalaşması, çok temkinli olma çabası neleri doğurur? Bana kalırsa yalnızca çile ve insanın kendine yaptığı bir eziyet. Durumu daha iyi aktarabilmek adına bir örnek vereyim. Trafik kazası yaptığınız için araç kullanımını bıraktığınızı düşünün. Bir kez sorun olduğu için artık sürekli ve boyutu bilinmeyen birden fazla soruna kapı açıldı. İşe arabayla gittiğiniz kadar hızlı gidemiyorsunuz, hafta sonu şehrin dışına doğru olan ufak kaçamak planlarınızı yapamıyorsunuz, market alışverişini çok sevdiğiniz için şehrin bir diğer tarafındaki marketten artık yapamayacaksınız. Sorun, sorun, sorun. Evet, bir tedbir alınmaya çalışıldı fakat bu hem kişinin hayatını zorlaştırdı hem de hala daha kişiyi o ilk sorundan tam anlamıyla kurtaramadı. Örnek üzerinden devam edersem araç kullanmamaya başlamak sizin bir trafik kazasına asla karışmayacağınız anlamına gelmemekte. Bir diğer örnek mesela annesi çocuğunu mikrop kapar, hasta olur diyerek evden sokağa çıkartmıyor, parka bahçeye girmesine müsaade etmiyor. Ancak neticede çocuk okulda hasta bir arkadaşından o mikrobu alıyor ve üstelik direnci olmadığı için daha kötü bir hastalık süreci geçiriyor. İşte hal böyle olunca aradaki tüm bu eziyet boşuna çekilmiş oluyor.

Peki tedbir yahut temkin gereksiz mi? Kesinlikle hayır. Bu tecrübeler birikimin getirisidir ve size dozunda bir önlem almanızı hissettirebilir. Böyle durumlarda onlara da kulak vermek gerekliliktir. Ancak iş abartıldığında insanın ruhuna da huzuruna da iyi gelmez. Sürekli bir tedirginlik hissi belirir. İnsanı diğer insanlardan uzaklaştırır, bireyselleştirir ve yıpratır. İnsan sosyal bir varlıktır ve birbirinden uzaklaşmamalıdır. Tabii ki bizim için yanlış olan insanlar bize çeşitli kötülükler, haksızlıklar ve hatalar yapmış olabilir. Fakat kişinin bu davranışları kendine aittir ve başka bir kişiyi peşin hükümle o kişiye benzetip ondan tamamen uzaklaşmak veya diğerinin yaptıklarından onu mesul tutmak doğru değildir. Bir insanın yanlışı, temkinli davranıyorum düşüncesiyle bizim diğer insanlarla olan bağlarımıza kepenk vurmamalı, bizi hayatın dışına itmemelidir. Buna müsaade etmeyelim; her insanı tanımak için biraz zaman tanıyalım ve tedbirde aşırılığa kaçıp hayatı kendimize zindana çevirmeyelim. Hoşça kalın.

FURKAN KAVUŞ

GÖL ANADOLU LİSESİ

Yazarın Diğer Yazıları