Misafir

Sokak Lambası

Misafir

Her gece sokakların yolunu aydınlatan o lambalar başka neleri aydınlatmıştır?

Her gece sokakların yolunu aydınlatan o lambalar, yalnızca kaldırımları değil; gecenin sessizliğinde kaybolmuş adımları, içe atılmış düşünceleri ve söylenememiş cümleleri de aydınlatır. Kimi zaman eve geç dönen birinin yorgunluğuna eşlik eder, kimi zaman pencereden dışarı bakan bir çift gözün suskunluğunu paylaşır. Belki de sokak lambası, karanlığa karşı değil; insanın içindeki yalnızlığa karşı yanar. Sessizce durur, soru sormaz, cevap beklemez ama oradadır. Yalnızların nöbetini tutmaz belki, fakat onların fark edildiğini hatırlatır. Belki de hayalleri süsler. Birbirini seven bir çiftin sokak lambası altında yağmur yağarken el ele tutuşarak yürüdüğü yolları aydınlatmayı bekleyebilir. Ortama saçılan sarı ışığın neler gördüğünü ve neler görmeyi hayal ettiğini bir düşünsenize. Kim bilir, belki de sokak lambası bu yüzden hiç sönmez; gecenin içinde umut edecek bir hikâye daha vardır diye. Çünkü sokak lambası, sadece gördüklerini değil, görülmeyi bekleyenleri de aydınlatır. Altından geçen herkesin hikâyesi farklıdır; kimi umutla yürür, kimi sessizce durur, kimi ise geçmişine takılı kalır. Ama lamba hepsine aynı ışığı sunar. Ayırmaz, yargılamaz, vazgeçmez. Belki de bu yüzden gecenin en karanlık anlarında bile, insana içten içe bir güven verir. Çünkü bir yerlerde hâlâ yanan bir ışık olduğunu bilmek, karanlığın o kadar da korkutucu olmadığını hatırlatır. Ama her hikâye umutla yazılmaz. Bazen sokak lambası, altında durup gidenleri izleyen bir yalnızlığa da tanıklık eder. Yağmurla ıslanan kaldırımlarda aceleyle yürüyen insanların omuzlarına çöken yorgunluğu görür. Kimsenin fark etmediği gözyaşları, gecenin karanlığına karışırken, lamba sessizce yanmaya devam eder. Ne teselli eder ne de engel olur; sadece oradadır. Belki de bazı duygular, anlatılmaktan çok görülmeye ihtiyaç duyar. Yine de sokak lambası, tüm bu sessizliğin içinde umudu tamamen söndürmez. En karanlık gecelerde bile yanmaya devam etmesi, her şeyin bitmediğini hatırlatır. Belki biri için eve giden yolu, belki bir başkası için yeni bir başlangıcı aydınlatır. Işığı güçlü değildir ama yeterlidir. Çünkü bazen umut, göz kamaştıran bir aydınlık değil; karanlığın ortasında vazgeçmeyen küçük bir ışıktır. Sabah olduğunda sokak lambası acele etmez. Gecenin tanıklığını sessizce geride bırakır. Güneş yükselirken ışığını yavaşça geri çeker; çünkü bilinir ki her ışığın bir zamanı vardır. Ama sönmesi, görevini bitirdiği anlamına gelmez. 

Gece gördüklerini, dinlediklerini ve sakladığı hikâyeleri içinde taşır. Akşam yeniden yanacağı ana kadar, sabırla bekler. Gün boyunca sessizdir; kimsenin dikkatini çekmez, gölgede kalmayı kabullenir. İnsanlar yanından geçip giderken o, geceden kalan izleri unutmaz. Belki de sabahları en çok bu yüzden suskundur: Çünkü bazı tanıklıklar anlatılmaz, sadece taşınır. Akşam yaklaştığında ise yeniden görev başına döneceğini bilir. Güneş çekilirken o, karanlığa karşı umut nöbetini bir kez daha devralır. Ve her akşam yeniden yanarak, karanlığa rağmen ışığın hâlâ mümkün olduğunu hatırlatır.

Sokak Lambası

EZGİ UYSAL 

GÖL ANADOLU LİSESİ
 

 

Yazarın Diğer Yazıları