Misafir

Yeni Umutlar Üzerine

Misafir

Merhaba. Bu yazıda henüz yeni deneyimlediğimiz yeni yıl heyecanlarını, yeni yıla girerken insanın o yıla dair umutlarını, özlemlerini kendi görüşlerimle yorumlayacağım. 

Toplum olarak birçok konuda biz bir hataya düşüyoruz. Zannediyorum ki bunun temelindeki esas problem saygı meselesidir. İnsanlar birbirlerine saygı duymayı azalttılar. Görüşlere, yorumlara, isteklere, kişinin öznel seçimlerinin bütününe bir eleştiri bombardımanı yapılıyor. Dışarıdan bakıldığında toplumun daha çok değiştiği algısına bürünüyor olabiliriz. Bu kısmen de doğrudur. Lakin değişim yalnızca insanın etkileşime girdiği fiziki materyallerin değişimi ile mümkün değildir. İnsanlarımızın zihni birbirlerine saygı duymayı hatırlamadığı müddetçe de toplum ilerleme zincirinin önündeki en büyük kilitlerden birini kıramayacaktır. Saygı duymalıyız, yeni yılda da gelecek olan diğer yıllarda da birbirimize saygı duymalıyız. Eğer bunu başarabilirsek toplumun getirdiği bir bütün olma mevzusunda daha başarılı bir konuma geliriz. Bırakınız insanlar mutlu olsun, siz mutlu olun. Biz nasıl mutluysak öyle kalalım, onlar nasıl mutluysa öyle kalsın. Yaşam ancak bu şekilde daha sürdürülebilir bir hal kazanır. Hayat ancak farklı görüşlerin karışımıyla daha canlı bir forma bürünür. Bizim hele ki Türkiye gibi nadide ve kıymetli bir ülkenin her köşesinde, her sokağında, her satırında bir renk gizli. Bu renklerin hepsini tek renge çevirmek ne derece mesut olmamızı sağlayacak? O yüzden birbirimizi kırmadan, saygı duyarak, huzur çerçevesinde bir toplum yapısı sürdürmek gerekmektedir. Elbette bu bahsettiğim saygı konusuna çok güzel örnek teşkil eden profiller de toplumumuzda var. Sadece eleştiri, tartışma, kaos, kargaşa içeren içerikler sosyal medyanın etkileşim sistemine daha uygun olduklarından daha çok gözümüze çarptırılıyorlar. Yani neticede toplumumuzda değerlere saygı makamı ölmüş değil, yalnız biraz restorasyon bekliyor. Yeni yılda saygı duyma makamında daha da gelişmiş, sosyal etkileşimini bir üst seviyeye getirmiş bir Türkiye görmek en büyük hayallerim içindedir. Bunun sihirli bir değnekle olması mümkün olmadığından hepimizin elini biraz daha taşın altına koyması gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Son olarak da yeni umutlar üzerine birkaç cümle dökeceğim. 

Yeni yıl ile birlikte insanda yeni başlangıçlar yapma isteği uyanıyor. Umutlar, hayaller ve düşler için yeni bir perde aralanıyor. Aslında uyandığımız gün bir önceki günün devamı oluyor. Pek bir fark ayırt edilemiyor. Önceki hafta başlayan bir olay, yıl yenilendiğinde sonlanmıyor. Ama takvimin değişmesiyle oluşan bu yenilik enerjisi, insanın ruhunda bir yenilenme isteği uyandırıyor. Yani yeni umutlar insanın içine doluyor. Umutlu değilseniz veya hayata karşı bir isteğiniz, beklentiniz kalmadıysa bile yine de vazgeçmek yerine bir şans daha vermeyi seçin. Kim bilir, belki baharın yavaşça yaklaşmasıyla hiç olmayacağını umduğunuz şeyler oluverir. Çünkü hayat böyledir, beklenmeyeni birden, bekleneni de beklenmeyen bir anda verebilir. Sağlıcakla kalın, insanların hayatlarına saygılı olmaya çalışın ve yeni hayallerle yeni bir yıla başlayın.

Furkan Kavuş

Göl Anadolu Lisesi

 

Yazarın Diğer Yazıları