Boş Tenekeler Devri İnanç Ve Manevi Değer Manipülasyonu
Nefise Köylü
Konuya ilişkin kaç kez yazı yazdım ben bile hatırlamıyorum. Bana 21. Yüzyılda seni en çok ne rahatsız ediyor Nefise diye sorsalar direk bu konuya işaret ederim;
Yahu siz kimsiniz? Diye sorarım önce…
Kendisini diğer insanlardan üstün sanan, insanları küçümseyebileceklerini düşünen, insanlara bağıran, kaba davranan, insanların iyi niyetini suiistimal edebileceğine inanan, kendini ayrıcalıklı sanan aciz manipülatörler SİZ KİMSİNİZ VE BU CÜRETİ NEREDEN BULUYORSUNUZ?
Günün sorusu bu…
Kendimce cevaplarım bu soruyu hemen. Çünkü toplumsal kaideler ölçüsünde yargılarım var. Bu doğrultuda yanıtlayım.
Bu insanlar, büyük bir kişilik bozukluğu yaşayan ve en önemlisi yüksek ölçüde aşağılık kompleksine sahip, toplumda saygınlık kazanamamış ama saygınlığı insanlara (şeş kaza edindikleri mevki ya da para ile) baskı yaparak, bağırarak çağırarak kazanmaya çalışan acizlerdir.
Bu acizliğin temel nedeni ise doğrudan cahillik ve bencilliktir. Bu kötü formülü ben şu şekilde özetliyorum; yüksek ego + bencillik = kişilik bozukluğu ve Narsizm.
Çok şanslıyız Müslüman bir ülkede yaşıyoruz. Çok şanslıyız Müslümanlar olarak Kuran-ı Kerim’e sahibiz. Biz Müslüman kulların herhangi ekstra bir kılavuza ihtiyacı yok. Bizim kılavuzumuz; Kuran-ı Kerim ve Allah’ın emirleri ile yolumuzu aydınlattığı İslamiyet…
Ne zaman eleştirisel bir yazı yazsam muhakkak empati yapıyorum. Diyorum ki Allah inancı olan ve bu dünyada İslamiyet gereği mütevazılığı, iyiliği, kibarlığı, temizliği kendine amaç edinmesi gereken bir kul nasıl bu kadar sevimsizleşebilir, nasıl bu kadar bencil olabilir, nasıl bu kadar kaba ve çirkin olabilir? Bunu gerçekten anlamaya çalışıyorum. Ama hiçbir mantıklı açıklama bulamıyorum.
Tabi ki hiçbirimiz mükemmel değiliz. Kusurlarımız var, fazlasıyla hem de… Ama kibir ve bencillik, kendini üstün görerek, dolaylı yoldan edindiği güç ile kendinden güçsüz olarak nitelendirdiği insanlara karşı kaba davranmak bambaşka bir şey.
Her yazımda değindiğim üzere 21. Yüzyıl insanları olarak, 1900’lü yılların sonuna kadar var olan ve 2000’li yıllarda bilhassa para figürünün son derece ön plana çıkması ve teknolojik deformasyonun hızla yayılması nedeniyle kaybolmaya yüz tutan TOPLUMSAL ETİK VE UYARI sisteminin tekrar devreye girmesini önemle temenni ediyorum. Allah’tan korkan, kuldan utanan insanların toplumda çoğalmasını diliyorum.
1986 doğumlu bir insan olarak şunu söyleyebilirim. Ben küçükken bu tarz kaba bir insan mahallemizde kibri ve cahilliği ile diğer insanlara karşı hatalı bir tutum sergilediğinde, mahalle büyüklerimiz hemen o kişiyi uyarırdı. “Bu yaptığın davranış çok yanlış derdi.” Büyüklerimiz, nazik uyarı ve doğru yol göstermeleri ile hatalı kişiyi doğru yola sevk ederlerdi.
Şimdi tüm yanlışlara çanak tutuluyor.
Kadının biri utanç verici bir şekilde, işyerinde ya da sokakta insanlara bağırıyor, çağırıyor, kimse sen ne yapıyorsun demiyor mesela mazur görüyorlar. Adamın biri trafikte küfrediyor, yan koltuğundaki yolcu ayıptır yapma böyle demiyor.
En yakınımızdaki insanları uyarmayı bıraktık, yanlışa çanak tutmaya başladık, kendi başımıza bir şey gelene kadar “bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” demeye başladık, ahlaksız TV yayınlarına ve sosyal ağlardan paylaşılan şeylere gülmeye ve normal karşılamaya başladık.
Bu çıkmazın sonu yok acil olarak çanak tutmayı bırakıp, ahlak, etik ve görgü kurallarımızı canlı tutmaya başlamalı ve Allah’ın aydınlattığı İslamiyet ışığına sığınmalıyız.