İnsan İncindiğinde İncitmek İster
Serap Oruç
“Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin.” (Maide, 8)
Allah’ım, bilinçli bilinçsiz incitildiğimde; insanlar tarafından yorulup kalbime çekildiğimde ve kendilerine bu durumu açıkça ifade ettiğim hâlde anlaşılmama rağmen, anlaşılmak istenmediğimi hissettiğimde bile beni adaletten saptırma.
Duygularımın, kararlarımın önüne geçmesine ve davranışlarımla muhatabıma yansımasına müsaade etme.
Bana kimsenin ahlakına göre davranmamayı ve kimsenin cümlesine göre cümle kurmamayı öğret.
Hani bazen insan incindiğinde adil kalmak çok zordur. Kolay olan sertliktir; hızla öfkelenip kırıp dökmektir. Zirâ kendi hatasını kabullenemeyen insana karşı sabır, güçlü ve omurgalı bir duruş ister. Adil davranış ahlakı, yalnızca başkaları bize hak ettiğimiz gibi ve düzgün davrandığında onlar gibi davranmak değildir. İnsanın asıl adil ve ahlaklı davranış sınavı, karşısındaki adil davranma ahlakından yoksunken başlar.
Çünkü insan incindiğinde incitmek ister. O yönde bir tutum sergilemek ister. Ancak adil davranmayanlar tarafından incitilmek, adil davranmayarak onları incitme ruhsatı vermez bizlere.
Düşünsenize; muhatabımıza açıkça, “Bu davranışın beni incitti” demişken, kalbimize gömdüğümüzü ondan saklamamışken hâlâ anlaşılmıyorsak, meselemiz anlaşılmak istenmememiz değil midir? Bu hisle öfkelenip sertleşip keskinleşmez miyiz? Eleştirdiğimiz davranışı kendimiz yapar, eleştirdiğimiz sözü kendimiz eder hâle gelmez miyiz?
İşte tam o an, bu tuzaklara düşmeden evvel bu ayete ne kadar da çok ihtiyacımız var: “Kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin.”
Zirâ kimsenin ahlakına göre davranmamayı öğrenemediğimiz sürece, ahlaksızlık bulaşıcı bir hastalık gibi yayılır. Kimsenin cümlesine göre cümle kuramadığımızda değil; kurduğumuzda kaybederiz. Çünkü başkasının davranışıyla davranan, kendi omurgalı duruşunu unutur; başkasının diliyle konuşan da kendi vicdanının dilini unutur. Bazen son sözü söylememeyi ve susmayı, bazen haklıyken geri çekilmeyi göze almak gerekir. Bu çok zor olandır; ancak değerli olandır.
Hasılı kelam, bu hâl insanın muhatabından değil kendisinden Allah’a sığınmasıdır. Kötüleşmemek için son kalesi ve sığınağıdır. Tüm şefkatsizliklere rağmen şefkatimiz daim olsun. Saygılar.