Milli Eğitim Bakan Yardımcısı M. Bilal Macit 'Kastamonu'nun Güçlü Bir Girişimcilik Ruhu Vardır'
Kastamonu Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen 'Köklerden Geleceğe Girişimcilik Zirvesi' gerçekleştirildi.
Kastamonu Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen 'Köklerden Geleceğe Girişimcilik Zirvesi' gerçekleştirildi.
İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş'ün, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz'un, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı M. Bilal Macit'in katıldığı programda; zirvede girişimcilik, üretim ve mesleki gelişim konuları ele alındı.
Açılış konuşması yapan İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, 'Geleceğin tasarlanmasında, hayallerin gerçeğe dönüşmesinde ve üretime katkı sağlamasında önemli bir yere sahip olan, 'Köklerden Geleceğe' temasıyla düzenlediğimiz bu Girişimcilik Zirvesi'nin, öğrencilerimizin hayallerini daha net bir şekilde şekillendirmelerine katkı sağlayacağını ve bunun da ülkemizin gelişimine olumlu yansıyacağını umut ediyoruz. İnsanlık tarihine baktığımız zaman, milletlerin hedeflerini gerçekleştiren ve insanların hayallerini hayata geçirenlerin yalnızca bugünü izleyenler değil; aynı zamanda risk alan, cesur adımlar atan kişiler olduğunu görmekteyiz. Ben buna kısaca girişimcilik ruhu diyorum. Türkiye Yüzyılı Vizyonu çerçevesinde de ülkemizin, milletimizin ve insanlarımızın hedeflerini gerçekleştirecek gençlerimizin; üretim ve girişimcilik fikriyle bu hayalleri gerçeğe dönüştüreceklerine inanıyorum. Bu kapsamda ilimizde yürüttüğümüz birçok çalışmanın, gençlerimizin milletimizin hedeflerini gerçekleştirme yolunda emin adımlarla ilerlemelerine katkı sağlayacağına inanıyorum' ifadelerini kullandı.
'Geleceği İnşa Eden Her Büyük Adımın Arkasında Güçlü Bir Birikim Vardır'
Açıklamalarda bulunan Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürü Salih Kaygusuz, 'Mesleki ve teknik eğitimden söz ettiğimizde son zamanlarda sürekli geleceği konuşuyoruz. Oysa geleceği inşa eden her büyük adımın arkasında güçlü bir birikim vardır. Bunu bazen göz ardı ediyoruz. Bugün Kastamonu'da bulunmamızın en önemli nedenlerinden biri de budur. Bu anlamda burada bulunmamız ayrıca büyük önem taşımaktadır. Çünkü bu şehir, yüzyıllar boyunca ustalığın, esnaf kültürünün, emeğin ve Ahilik anlayışının yaşatıldığı önemli merkezlerden biri olmuştur. Kastamonu'nun çarşılarında şekillenen bu kültür bize şunu hatırlatmaktadır: Bir meslek yalnızca öğretilmez; yaşanır, geliştirilir ve sonraki nesillere aktarılır. Bir mesleği geleceğe taşıyan şey yalnızca onu sürdürmek değil, onu geliştirecek iradeyi de ortaya koymaktır. Bugün girişimcilik dediğimiz yaklaşımın özünde de böyle bir bakış açısı vardır. İhtiyacı görebilmek, fikir geliştirebilmek ve değişime cesaretle karşılık verebilmek. Bizim medeniyetimizde Ahilik ise bu yolculuğa yalnızca beceri değil, yön de kazandırmaktadır. Çünkü Ahilik yalnızca meslek öğretmez; işi hakkıyla yapmayı, güven oluşturmayı, sorumluluk almayı ve değer üretmeyi de öğretir. Bu nedenle biz Ahiliği yalnızca geçmişimizin önemli bir mirası olarak değil, bugünün eğitim anlayışının da önemli bir parçası olarak görüyoruz. Meslek liselerimizde Ahilik kültürü ve girişimcilik dersleriyle öğrencilerimize meslek ahlakını, girişimci düşünmeyi, iş fikri geliştirmeyi ve toplumsal sorumluluk almayı birlikte öğretiyoruz. Burada öğrencilerimiz de bulunuyor. Türkiye'nin geleceği, yarınlarımızın teminatı olan gençlerimize birkaç cümle söylemek istiyorum. Sevgili gençler; sizlerden beklentimiz yalnızca iyi bir meslek sahibi olmanız değildir. Aynı zamanda soru soran, ihtiyaçları gören, çözüm geliştiren ve bulunduğu yere değer katan bireyler olmanızdır. Bir ülkenin geleceği, her şey hazır olduğunda harekete geçenlerle değil; şartlar henüz tam anlamıyla oluşmamışken sorumluluk alabilenlerle şekillenir. Merakınızı kaybetmeyin. Denemekten vazgeçmeyin. Ve şunu özellikle bilmenizi istiyorum; biz size inanıyoruz. Daha iyisini düşüneceğinize, yeni yollar açacağınıza, bu ülkenin geleceğine yön vereceğinize ve bizden daha iyi bir Türkiye inşa edeceğinize gönülden inanıyoruz' dedi.
'Türkiye Teknolojiyi Tüketen Değil, Üreten Bir Ülke Olmayı Seçti'
En sevdiği şehirlerden birinin Kastamonu olduğunu belirten Milli Eğitim Bakan Yardımcısı M. Bilal Macit; 'Canıgönülden inanarak ifade etmek isterim ki Türkiye'de en sevdiğim şehirlerden biri Kastamonu'dur. Kimliğiyle, mimarisiyle, manevi atmosferiyle ve iklimiyle Türkiye'nin en karakterli ve en köklü şehirlerinden biridir. Sokaklarında dolaşmak, akşam o güzel atmosferi solumak gerçekten büyük bir keyif veriyor. Kastamonu'nun hem İstanbul'da hem Türkiye'nin dört bir yanında hem de kendi şehrinde güçlü bir girişimcilik ruhu vardır. Bu nedenle bu programın Kastamonu'ya çok yakıştığını düşünüyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Değerli öğrenci kardeşlerime çabalarınız ve gayretleriniz için teşekkür ediyorum. Sizleri yetiştiren, sizlere yol gösteren öğretmenlerimize de ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Biliyorsunuz, dünya çok hızlı değişiyor. Teknoloji ise bundan da hızlı değişiyor. Dün şaşkınlıkla karşıladığımız teknolojiler bugün kurumların envanterine giriyor, kısa süre sonra da evlerimizde kullandığımız araçlar haline geliyor. Dünyanın en büyük ülkeleri ve şirketleri teknolojiye ve AR-GE'ye çok büyük bütçeler ayırıyor. Hatta öyle ki Huawei ve Amazon gibi şirketlerin AR-GE harcamaları birçok ülkenin bütçeleriyle yarışıyor. Peki Türkiye bu konuda nerede? Aslında Türkiye bu konuda kararını yıllar önce vermiş bir ülkedir. Teknolojiyi yalnızca tüketen değil, aynı zamanda üreten bir ülke olma kararını vermiştir. 2000'li yılların başında Türkiye'de yalnızca bir veya iki teknopark bulunuyordu. Özel sektörün ise neredeyse hiç AR-GE merkezi yoktu. Bugün ise Türkiye'de 100'den fazla teknopark, 1.500'den fazla AR-GE ve tasarım merkezi, 200 binden fazla araştırmacı ve mühendis bulunmaktadır. Girişimcilere yönelik milyarlarca liralık destek ve yatırım fonları oluşturulmuştur. Millî Eğitim Bakanlığı da bu doğrultuda önemli adımlar attı. Hatırlarsınız, 2000'li yılların başında FATİH Projesi hayata geçirildi. Bugün dünyada her sınıfında internet bulunan, her sınıfında akıllı tahta olan ve öğrencilerine ücretsiz dijital eğitim platformları sunan çok az ülke vardır. Bunları neden söylüyorum? Çünkü yaptığınız her işte bu özgüveni taşımanız gerekiyor. Sizlerin ağabeyleri ve ablaları bu özgüvenle İHA'ları ve SİHA'ları ürettiler. Yerli tohumlar geliştirdiler. Birazdan değerli konuşmacılarımızın da anlatacağı gibi çok önemli girişimcilik başarı hikyelerine imza attılar. Dolayısıyla bizim sizlerden beklentimiz de yeni başarı hikyeleri yazmanızdır. Halil Cibran'ın çok güzel bir sözü vardır: 'Eğer iş yoksa bütün bilgiler boştur. Eğer aşk yoksa bütün işler boşunadır.' Bu ne demek? Okulda öğrendiğimiz bilgileri mutlaka bir işe, bir üretime dönüştürmemiz gerekiyor. Bu bilgileri yalnızca kendimize saklamanın bir anlamı yoktur. Aynı zamanda yaptığımız işlerle çevremize, topluma, insanlığa ve hatta dünyaya fayda sağlamayı hedeflemeliyiz. Ve bunları gerçekleştirecek olan sizlersiniz. Şunu da unutmamak gerekir; bütün bu teknolojileri ve girişimleri hayata geçirirken iyi insan olma duygusunu kaybedersek büyük bir eksiklik yaşarız. Bugün dünyada karşılaştığımız birçok sorunun temelinde teknoloji eksikliği değil, insanlık değerlerinin eksikliği yatmaktadır. Bu nedenle sizlerden beklentimiz; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda kendini çok iyi yetiştirmiş, aynı zamanda insan olma bilincini merkeze alan, ailesine, öğretmenine, annesine, babasına ve çevresine saygılı bireyler olmanızdır. Başarılı girişimciler birazdan kendi hikyelerini anlatacaklar. Ben yalnızca iki noktanın altını çizmek istiyorum. Birincisi çalışmak… Sosyal medyada ve internette birçok başarı hikyesi görüyorsunuz. Benim gördüğüm kadarıyla bu hikyelerin ortak noktası çok çalışmalarıdır. Çalışmadan başarıya ulaşan bir örnek neredeyse görmedim. Eğer birileri size çalışmadığını söylüyorsa, bilin ki işin görünmeyen kısmında mutlaka büyük bir emek vardır. Dolayısıyla başarının temel yolu çok çalışmaktan geçmektedir. İkinci nokta ise pes etmemektir. Bazen çok çalışırsınız ama istediğiniz sonucu alamayabilirsiniz. Bu durum sizi umutsuzluğa sürüklememeli, hedeflerinizden ve hayallerinizden vazgeçirmemelidir. Dünyadaki birçok girişimcilik hikyesinin arkasında defalarca denenmiş ve ilk aşamada başarısız olmuş girişimler bulunmaktadır. Bu nedenle sizlerden beklentimiz asla pes etmemeniz ve hayallerinizin peşinden gitmenizdir. Son olarak şunu söylemek istiyorum: Bugün sizlerin başarılı olabilmesi için ülkemizde çok önemli imknlar bulunmaktadır. Yeter ki kendinize inanın. Öğretmenlerinize, okulunuza, ailenize ve memleketinize güvenin. Ben tekrar emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Girişimcilik ruhumuzu kaybetmediğimiz ve ülkemize faydalı olma duygusunu koruduğumuz sürece rollerimiz değişse de yollarımız yine kesişecektir' diyerek sözlerini tamamladı.
Köklerden Geleceğe Girişimcilik Zirvesi Programı; Ufuk Batum'un, Cihan Buğdaycı'nın ve Dr. Bedirhan Keskin'in sunumlarının ardından sona erdi.