Tarihi Şadırvandan Akan Suyun Hikayesi İlgi Çekiyor
Kastamonu'nun en önemli tarihi yapılarından Nasrullah Camii'nin avlusunda bulunan şadırvan, yalnızca mimarisiyle değil, yüzyıllardır kullanılan suyu ve etrafında oluşan anlatılarla da dikkat çekiyor.
Kastamonu'nun simge yapılarından Nasrullah Camii'nin avlusunda bulunan tarihi şadırvan, yüzyıllardır şehrin merkezinde yer alıyor. Ancak şadırvanı ilgi çekici kılan yalnızca tarihi ve mimarisi değil. Buradan akan suyun geçmişte nereden getirildiği ve çevresinde oluşan inanışlar da yapının hikayesine ayrı bir anlam katıyor.
Kastamonu şehir merkezinde bulunan Nasrullah Camii ve Külliyesi, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan önemli eserlerden biri. Caminin kitabesinde yer alan bilgilere göre yapı, II. Bayezid döneminde Kastamonu kadısı Nasrullah bin Yakub tarafından 1506 yılında yaptırıldı.
Bugün caminin kuzeyinde görülen anıtsal şadırvan ise camiyle aynı tarihteki yapısıyla günümüze ulaşmadı. Şadırvanın bugünkü görünümünün temeli 18. yüzyıla uzanıyor.
İlk Su Havuzları Camiyle Birlikte Yapıldı
Nasrullah Camii'nin yapıldığı 1506 yılında, bugünkü kubbeli şadırvan henüz bulunmuyordu. Caminin banisi Nasrullah Kadı tarafından camiyle birlikte su havuzlarının da yaptırıldığı aktarılıyor. Bugün görülen büyük şadırvan ise yaklaşık iki buçuk asır sonra inşa edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı'nda yer alan bilgilere göre şadırvan, 1166/1752 yılında Bedii isimli bir hayır sahibi tarafından yaptırıldı. Yapı, sonraki dönemlerde çeşitli onarımlardan geçirildi.
TDV İslm Ansiklopedisi'nde de Nasrullah Camii'nin şadırvanı, Anadolu'daki büyük tarihi şadırvan örnekleri arasında gösteriliyor. İki büyük kubbeyle örtülen yapı, 18 paye üzerine oturuyor.
Şadırvana Su Olukbaşı'ndan Geliyordu
Şadırvanın geçmişine ilişkin en dikkat çekici bilgilerden biri ise suyun kaynağıyla ilgili. Yerel tarih araştırmalarında yer alan bilgilere göre Nasrullah Şadırvanı'na geçmişte şehir şebekesinden değil, Olukbaşı mevkiindeki bir kaynaktan su getiriliyordu. Alîce Camisi'nin güney tarafında bulunduğu aktarılan kaynaktan çıkan su, künklerle Nasrullah Şadırvanı'na ulaştırılıyordu.
Aynı su hattının şadırvanın kuzeyinde bulunan tuvaletlere de su sağladığı belirtiliyor. Kaynak suyunun ise oldukça soğuk ve bol olduğu aktarılıyor. Şadırvanın su sistemi zaman içerisinde bakım ve onarımlardan da geçti. Tarihi kayıtlara göre su yollarının 1716-1717 yıllarında onarıldığına ilişkin bilgiler bulunuyor. Bu durum, şadırvanın su sisteminin Osmanlı döneminde de düzenli olarak kullanıldığını ve zaman zaman yenilenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Eski Künkler Zamanla Devre Dışı Kaldı
Olukbaşı'ndaki kaynaktan şadırvana su taşıyan eski künk hattı ise günümüze kadar aynı şekilde kullanılmadı. Yerel tarih kaynaklarında, zaman içerisinde su hattında meydana gelen arızalar nedeniyle sistemin işlevini yitirdiği ve şadırvana şehir şebekesinden su verilmeye başlandığı aktarılıyor.
Bu nedenle bugün şadırvandan akan suyu, geçmişte Olukbaşı'ndan gelen kaynak suyunun doğrudan devamı olarak değerlendirmek mümkün değil. Şadırvanın yüzyıllar önce kullanılan su sistemi ile günümüzdeki bağlantısı farklı dönemlere ait.
Şadırvanın Suyu Bir İnanışa Da Konu Oldu
Nasrullah Şadırvanı'nın suyu, Kastamonu'da yıllardır anlatılan bir şehir inanışının da merkezinde bulunuyor. Yaygın inanışa göre şadırvandan bir kez su içen kişi, ilerleyen yıllarda yeniden Kastamonu'ya geliyor. Bazı anlatımlarda ise bu inanış, kişinin Kastamonu'yu hayatı boyunca yedi kez ziyaret edeceği veya bir gün şehre yerleşeceği şeklinde ifade ediliyor.
Bu anlatının tarihî bir belgeye dayanan kesin bir bilgi değil, Kastamonu'nun şehir kültürü içerisinde kuşaktan kuşağa aktarılan bir inanış olduğu belirtiliyor. Akademik çalışmalarda da Nasrullah Şadırvanı'ndan su içen kişinin Kastamonu'yu yedi yıl içinde ya da hayatı boyunca yedi kez ziyaret edeceğine inanıldığı aktarılıyor.
Şadırvan Yüzyıllardır Kastamonu'nun Merkezinde
Nasrullah Şadırvanı'nın hikayesi yalnızca 18. yüzyılda inşa edilen yapıdan ibaret değil. Şadırvanın geçmişi, 1506 yılında Nasrullah Camii ile birlikte oluşturulan su havuzlarına kadar uzanıyor.
Yıllar içerisinde şadırvanın yapısı değişirken su sistemi de değişti. Kaynak suyunu taşıyan eski künklerin yerini zamanla şehir şebekesi aldı. Yapı ise farklı dönemlerde gördüğü onarımlarla bugüne kadar ulaştı. Türk Tarih Kurumu Arşivi'nde Nasrullah Camii ve şadırvanına ilişkin fotoğraf kayıtlarının bulunması da yapının geçmişinin izlenmesine imkan sağlıyor.
Bugün Nasrullah Meydanı'ndan geçenlerin belki de çoğu, şadırvandan akan suyun ardındaki bu uzun hikayeyi bilmiyor. Oysa burada yalnızca tarihi bir şadırvan değil, Kastamonu'nun yüzyıllar boyunca değişen su kültürünün de bir parçası bulunuyor.